11. Hukuk Dairesi 2011/15889 E. , 2013/9169 K. "" MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.10.2011 tarih ve 2011/195-2011/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve t…
**11. Hukuk Dairesi 2011/15889 E. , 2013/9169 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.10.2011 tarih ve 2011/195-2011/42 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, müvekkilinin davalı anonim şirketin %8,75 hissedarı ve kurucu ortağı olduğunu, kurucu ortaklıktan gelen ve eşinden miras kalan hisselerini hiç bir şekilde devretmek arzu ve iradesi olmadığı halde dava dışı oğlu ... 'in davalı ... ile birlikte evine gelerek 73 yaşındaki müvekkiline formalite bir işlem için "şu evrakları bir imzalayıver" demek suretiyle, evrak arasında hisse devir evrakı olduğunu bilmeden oğlu tarafından hat ve hileye düşürülerek imza attırılmak suretiyle 30 adet hissesinin gasp edildiğini, müvekkilinin davalılar gerçekten hisse satmadığını, manevi değere sahip hisselerin devri arzusu olmadığını, maddi olarak satma ihtiyacı da bulunmadığını, davalı ...'in torunu, diğer davalıların da şirketin maaşlı çalışanları olduklarını, hisseleri satın alabilecek maddi güçleri bulunmadığını, şirket ana sözleşmesine göre hisse senetleri nama yazılı ise de, hisselerin pay senedine bağlanmamış ve hisse senedi olarak bastırılmamış olduğunu, devre ilişkin olarak BK'nın 162, 163. maddelerine uygun bir sözleşme yapılmadığını, şirket yönetim kurulunu 5 kişiye tamamlamak için yapılmış gibi gösterilen hisse devrinin aldatılma ve hile nedeniyle geçersiz olup, yok hükmünde olduğunu, işlemin terkini amacıyla ... 38. Noterliği'nin 09.02.2011 tarihli ihtarnamesi gönderilmiş ise de, cevap verilmediğini ileri sürerek, hisse devirlerinin şirket pay defterinden tamamen terkin ve iptal edilerek eski hale getirilmesini, bu hisselerin gerçek sahibinin müvekkili olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkili şirkete husumet yöneltilemeyeceğini, davacının 20.10.2010 tarihinde onar adet hissesini davalılara devrettiğini, devir senedini sadece imzalamakla kalmamış, isim ve soyadını da yazdığını, devir senedinin bir adet olmayıp, üç adet olmasının davacının yanlışlıkla ya da hile ile imzaladığı iddiasını boşa çıkardığını, şirketin 20.10.2010 tarihinde yapılan genel kuruluna katılan davacının, yönetim kurulu seçiminde davalıların yönetim kuruluna girmesi yönünde oy kullandığını, TTK. gereğince şirket ortağı olmayanların yönetim kuruluna seçilmeleri mümkün olmasına rağmen göreve başlayabilmeleri için pay sahibi olmaları gerektiği, davacının da kendi hisselerinden sembolik bir kısmı olan sadece 30 adedini devrederek yönetim kurulu üyelerini göreve başlattığını, ancak daha sonra büyük oğlu ... 'in baskı ve tehditleri ile karşılaşınca