İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacılar ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar vekili; müvekkillerinin ortağı olduğu ...AŞ'nin davalı şirkette %40 oranında pay sahibi olduğunu, ayrıca müvekkillerinin şahsen %24 oranda pay sahibi olduklarını, ... AŞ'nin, genel kurulda temsili için 12.10.2021 tarihli ve 2021/04 sayılı yönetim k…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/507 KARAR NO : 2026/520 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 10/11/2022 NUMARASI : 2021/1022 Esas - 2022/1061 Karar DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ: 09/12/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacılar ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacılar vekili; müvekkillerinin ortağı olduğu ...AŞ'nin davalı şirkette %40 oranında pay sahibi olduğunu, ayrıca müvekkillerinin şahsen %24 oranda pay sahibi olduklarını, ... AŞ'nin, genel kurulda temsili için 12.10.2021 tarihli ve 2021/04 sayılı yönetim kurulu kararı ile üye tam sayısının %60'ı (3/5) ile ...'nın temsilci olarak tayin edilmesine karar verildiğini, müvekkillerinin bu karara muhalif kaldıklarını, ... şirketi iç yönergesinin 3/I maddesi gereğince temsilci tayinine ilişkin kararların yönetim kurulu üye tam sayısının %80'inin (4/5) olumlu oyu ile alınabileceğini, söz konusu yönetim kurulu kararının geçersizliğinin tespiti için Bakırköy 4. ATMnin 2021/852 esas sayılı dosyasında dava açıldığını,davalı şirketin 18.10.2021 tarihli genel kurul toplantısına ...'nın ... AŞ temsilcisi sıfatıyla gönderilmediğini, ancak bu konuda yeni bir yönetim kurulu kararı da alınmadığını, bu suretle davalı şirketin hakim ortağı olan ... AŞ'nin, (%40) genel kurul toplantısına katılmasınin bilinçli olarak engellendiğini, TTK'nın 447/a maddesine aykırı olarak toplantıya katılma ve oy kullanma hakkından mahrum bırakıldığını,genel kurulda alınan tüm kararların TTKnın 447. maddesi kapsamında batıl olduğunu, müvekkili ... vekilinin, ... şirketine yeni bir temsilcisi belirleninceye kadar toplantının ertelenmesi talebinin oylamaya sunulmadığını, bu durumun alınan tüm kararların batıl olmasına neden olduğunu, ayrıca toplantıda alınan kararların iptalinin gerektiğini, gündemin birlikte görüşülen 4 ve 9. maddelerinin bilanço kar zarar hesaplarının görüşülüp onaylanması ile karın ve kullanım şeklinin görüşülerek karara bağlanmasına ilişkin olduğunu, bu kapsamda şirketin geçmiş yıl karlarının %5'inin dağıtılmasına karar verildiğini, müvekkillerinin karara muhalif kaldıklarını, bu kararın müvekkillerinin kar payı alma haklarını ihlal ettiğini, gündemin 8. maddesinde yer alan bağımsız denetim ve konsolide bağımsız denetim raporu hazırlayacak bağımsız denetim şirketinin seçilmesi hususunun görüşülerek karara bağlanması maddesinde, müvekkillerinin %40 olumsuz oyuna karşın %60 olumlu oyla ... AŞ ile anlaşma yapılması için yönetim kuruluna yetki verilmesinin kabul edildiğini, müvekkillerinin olumsuz oy kullandığını ve muhalefetlerini tutanağa geçirdiğini, ... grup şirketlerinin kurucusu,aynı grup şirketlerinin yetkilisi olan ...'nın, bağımsız denetim şirketinin seçimine ilişkin oylamada davalı şirket ortağı ...'yı temsilen oy kullandığını ve olumlu oy verdiğini, bu kişinin 6102 sayılı TTK 436/1 maddesi ve Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkında Yönetmeliğin 19/3 maddesi gereğince bu toplantıda oy kullanamayacağını belirterek, davalı şirketin 18.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan tüm kararların mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine, mümkün olmaması halinde ise gündemin birleştirilen 4 ve 9 maddeleri ile 8. maddesinde alınan kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili;davalı şirket yönetim kurulu iç yönergesinin düzenlendiği TTK'nın 367 ve 371/7 maddelerinde, toplantı ve karar nisabına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, TTK'nın 390. maddesine göre, esas sözleşmede aksine bir hüküm yoksa yönetim kurulunun üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanacağını ve kararların toplantıda hazır bulunanların çoğunluğu ile alınacağını, bu konuda şirket ana sözleşmesinde ayrı bir düzenleme ve ağırlaştırılmış nisap bulunmadığını, iç yönergedeki %80 oy şartının sadece maddede sayılan hususlarla sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin genel kurulunda pay sahiplerinin %60 oranında temsil edildiğini, dolayısıyla TTK'nın 418. maddesinde düzenlenen toplantı nisabının fazlasıyla sağlandığını, davacıların tümünün de toplantıya katılarak tüm haklarını kullandıklarını, genel kurulun ertelenmesi şartları TTK'nın 420. maddesinde düzenlenmiş olup, toplantı nisabı gerçekleştikten sonra bir kısım ortakların gelmemesi nedeniyle toplantının ertelenmesinin söz konusu olamayacağını, müvekkili şirket tarafların grup şirketlerinden en önemlisi olup, yine grup şirketlerinden Vezirköprü şirketinde %13,3 oranında pay sahibi olduğunu, bu şirketin sermaye ihtiyacı nedeniyle müvekkili şirketten sermaye aktarımı yapıldığını, sermaye aktarımının müvekkili şirkette YK üyesi olan davacılar ...'ın bilgisi dahilinde yapıldığını, geçmiş yıllarda karın olağanüstü yedeklere atılması yönünde oy kullanan davacıların, bölünme konusu gündeme geldikten sonra şirketi zor durumda bırakmak için bu hususu kullandıklarını, müvekkilinin yedek akçelerdeki miktarın %5'inin dağıtılmasına ve kalan kısmın şirket menfaatleri çerçevesinde dağıtılmamasına karar verildiğini, gündemin 8. maddesinde genel kurulda yapılan müzakereler sonucunda ... şirketi ile çalışmaya karar verildiğini, davacıların iddia ettiği gibi ...'nın bu şirketin ortağı ve temsilcisi olmadığını, bu kişinin genel kurula ortaklardan ...’a vekaleten katıldığını, öte yandan ...’nın vekaleten katıldığı ...’ın müvekkili şirketteki hisse oranı %3 olup, alınan kararlara doğrudan bir etkisi bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı şirketin %40 ortağı ... AŞ’nin ... numaralı ve 09/05/2017 tarihli iç yönergesinin 3/I. maddesinde; “… aşağıdaki hususlarla ilgili şirketin temsil ve ilzam edilebilmesi için öncelikle en az %80 üyenin oy birliği ile yönetim kurulu kararı alınması …” gerektiğinin belirtildiği, ancak bu bölümde yer alan iş ve işlemler arasında, huzurdaki davaya konu genel kurullara katılma ve pay sahipliğinden doğan hakları kullanma başlığının yer almadığı, bir başka deyişle genel kurula katılım hususunda iç yönergenin 3/I. maddesinin uygulama alanı bulamayacağı, yönetim kurulu kararında TTK 391. maddede belirtilen butlan sebeplerinin de bulunmaması sebebiyle, ... tarafından görevlendirilen/atanan temsilci bakımından gerek yasa gerekse de esas sözleşmeye aykırılıktan bahsedilemeyeceği, davacıların kararlara olumsuz oy kullanıp muhalefet yazdırdığı,Davacıların iptal davası açabilmesinin şartlarının oluştuğu, TTK 447’de zikredilen pay sahibinin kanundan kaynaklanan müktesap haklarının sınırlandırılması, ortadan kaldırılması, bilgi alma ve inceleme hakkının izin verilen ölçülerin dışında sınırlandırılması yahut şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan bir karar mevcut olmadığından, butlan davası açabilmenin şartlarının ise oluşmadığının anlaşıldığı, dava konusu genel kurul gündeminin 4. maddesinde yer alan 1 Ocak 2020-31 Aralık 2020 mali yılına ait bilanço ve kar-zarar hesaplarının okunması, görüşülmesi ve onaylanması, 2020 yılı karının belirlenmesi ve kullanım şeklinin ve oranlarının görüşülerek karara bağlanması konusu ile gündemin 9. maddesinde yer alan şirketin 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı dağıtılmayan geçmiş yıl karları ve şirket aktifinde kayıtlı kar yedekleri toplamının dağıtılmasının %60 olumlu oy ile oy çokluğu ile alındığı, geçmiş dönemlerden başlayan kar dağıtmama politikası, mali kayıtlarda biriken dağıtılmamış karın 50.907.054,79-TL bulunduğu ve genel kurula raporlandığı halde 2011-2020 karlarının dağıtılmama durumunun devam ettiği, yönetimin ortaklara dağıtma kararı ve kararlılığının bulunmadığı, şirketin de kayıtlarda bulunan ve biriken kar paylarını yatırıma yönlendirmediği anlaşıldığından, genel kurulun kar dağıtmama yönünde aldığı 4 gündem numaralı ve bu gündemle birleştirilerek birlikte oylanan 9 gündem numaralı kararın iptali şartlarının oluştuğu, gündemin 8. maddesinde yer alan bağımsız denetim ve konsolide bağımsız denetim raporu hazırlayacak bağımsız denetim şirketinin seçilmesi hususunun görüşülerek karara bağlanması hususunda %60 pay sahibinin olumlu oyu ile ... AŞ'nin denetçi olarak seçildiği, genel kurul toplantısına ortaklardan ... temsilcisi olarak katılan ...’nın, denetim şirketi olarak ... AŞ ile anlaşma yapılması için yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin oylamada olumlu oy kullandığı, ancak aynı zamanda ilgili şirketin yetkilisi olduğunun iddia edildiği, 6102 sayılı TTK 436/1. maddesi ve anonim şirketlerin genel kurul toplantılarının usul ve esasları ile bu toplantılarda bulunacak bakanlık temsilcileri hakkında yönetmeliğin 19/3 maddesinin, "pay sahiplerinden hiçbiri; kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleriyle şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargıkurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin müzakerelerde oy kullanamaz." hükmünü havi olduğu, burada yasaklı olan davranışın, pay sahibinin kendisiyle bağlantılı olan şirketlerle iş yapamayacağı, bu müzakerelerde oy kullanamayacağı hususu olduğu, şirket ortaklarından ...’ın bahse konu denetim firması ile bir ortaklık bağı olmadığı,... vekili ...’nın, TTSG’nin 19.01.2015 tarih ve 8739 sayılı nüshasına göre, söz konusu denetim firmasının kurucularından olduğu, ancak genel kurul toplantısının gerçekleştiği 18.10.2021 tarihi itibarıyla, ... AŞ’nin 31/03/2021 tarihli ... no'lu yönetim kurulu kararı gereğince hisselerini devrettiği için, ortaklıkla bir bağlantısı olmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 2020 yılı olağan genel kurul toplantı gündeminin birleştirilen 4 ve 9. maddesinin iptaline, fazla istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili; davalı şirketin 18.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 8. no'lu karar bakımından, ... temsilcisi olarak toplantıya katılan ve bağımsız denetçi seçiminde oy kullanan ... ile ile bağımsız denetim şirketi olarak seçilen ... AŞ arasında bağımsızlık ve tarafsızlığı etkileyecek düzeyde sıkı bir irtibat ve iltisak bulunduğunu, ... şirketinin, ... grup şirketlerinden olup, ...'nın ise ... grup şirketlerinin kurucusu, başkan vekili ve icra kurulu başkanı olarak görev yaptığını, dava dışı ... AŞ tarafından, ... Müşavirlik-...’nın banka hesabına ödeme yapılmasına ilişkin 15.12.2021 tarihli talimat yazısı bulunduğunu, ... AŞ’nin kurucu ortağı ...'nın, dava dışı ... AŞ'nin 18.10.2021 tarihli genel kurul toplantısına aynı zamanda danışmanlığını da yaptığı şirket ortağı ...’ı temsilen k atıldığını ve iltisaklı olduğu ... şirketinin ... AŞ’yi denetleyecek bağımsız denetim firması olarak seçilmesinde olumlu oy kullandığını, ...'nın aynı zamanda bağlı şirketlerin tamamında alınan nizalı kararlar ile çeşitli üyeleri temsilen genel kurullara katıldığını, 6102 sayılı TTK'nın 400. maddesi gereğince; yeminli mali müşavir, serbest muhasebeci mali müşavir ve/veya sermaye şirketi ve bunların ortaklarından biri ve bunların ortaklarının yanında çalışan veya bu cümlede anılan kişilerin mesleği birlikte yaptıkları kişi veya kişilerin, ilgili şirkette denetçi olamayacağını, bu kişilerin, denetlenecek şirketle bağlantısı bulunan bir tüzel kişinin, bir ticaret şirketinin veya bir ticari işletmenin kanuni temsilcisi veya temsilcisi, yönetim kurulu üyesi, yöneticisi veya sahibiyse ya da bunlarda yüzde yirmiden fazla paya sahipse denetçi olamayacağını, 6102 sayılı TTK'nın 436/1 maddesindeki oydan yoksunluk hallerinin, maddede sayılan kişileri asaleten sınırladığı gibi, söz konusu sınırlamaların maddede sayılanların temsilcilerini de kapsadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı ... ile ...'ın müvekkili şirketin hem yönetim kurulu üyesi hem de pay sahibi olduklarını, diğer davacı ...'ın da diğer grup şirketlerinde yönetim kurulu üyesi olduğunu, dolayısıyla 2020 yılına kadar yapılan kar dağıtma ve karın belli bir kısmının yedek akçeye ayrılmasında doğrudan doğruya bilgi ve etkilerinin bulunduğunu, grup şirketi ... AŞ'nin sürekli olarak sermayeye ihtiyaç duymasından dolayı, hem başka bir grup şirketi olan ...'dan hem de müvekkili şirketten bu şirkete sermaye aktarımı yapıldığını, sermaye aktarımının hem müvekkili şirkette hem de Vezirköprü şirketinde yönetim kurulu üyesi olan davacılar ... ile ...’ın bilgisi dahilinde ve bütün yönetim kurulu üyelerinin ortak kararı ile yapıldığını, nitekim müvekkili şirketin 2011-2019 arası genel kurullarında davacıların da üye oldukları şirket yönetim kurulunun oybirliği ile kararlaştırdıkları genel kurul gündeminde, bu yıllara ait kârın olağanüstü yedek akçe olarak ayrılmasının öngörülmüş ve yönetim kurulu tarafından yapılan bu önerinin yine bütün davacıların katıldığı genel kurullarda oybirliği ile kabul edildiğini, ayrıca genel kurul tarafından kârın dağıtılmama kararının iptal sebebi olarak görülebilmesi için, bu hususun süreklilik arz edecek ve MK 2. maddeye aykırılık teşkil edecek şekilde olması gerektiğini, şirketin mümkün olan en yüksek oranda kar dağıtma gayreti içinde olduğunu, ancak ülkemizde yaşanan yüksek enflasyondan kaynaklanan sorunlardan dolayı mali tabloların bozulması ve işletme sermayesinin yetersiz hale gelme riski de bulunduğunu, işletme sermayesindeki yetersizliğin giderilmesi için şirketin finans kuruluşlarından kredi temin etmesinin günümüzün ekonomik şartlarında imkansıza yakın derecede zorluk arz ettiğini,yüksek enflasyondan dolayı şirket bilançolarında görülen karların reel olmadığını, enflasyon düzeltmesi yapılması halinde şirketin kar değil, zarar dahi etme olması ihtimali bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davalı şirketin 18.10.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların batıl olduğunun tespiti, aksi halde gündemin birleştirilen 4 ve 9 maddeleri ile 8. maddesinde alınan kararların iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 445. ve 446. maddelerinde; toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahiplerinin, yönetim kurulu ile kararların yerine getirilmesi kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa, yönetim kurulu üyelerinden her birinin kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine iptal davası açabileceği belirtilmiştir. Aynı yasanın 447. maddesine göre ise; genel kurulun, pay sahibinin genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararları batıldır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; dava dışı ortak ... şirketinin ... sayılı 09.05.2017 tarihli iç yönergesinin 3/I maddesinde sayılan ve %80 oy oranı öngörülen iş ve işlemler arasında, genel kurullara katılma ve pay sahipliğinden kaynaklanan hakları kullanma başlığının yer almadığı, bu nedenle ... tarafından görevlendirilen temsilci bakımından yasa ve ana sözleşmeye aykırılık bulunmadığı, bu nedenle genel kurul kararlarının butlanı şartlarının oluşmadığı, genel kurulun birleştirilen 4 ve 9 no'lu gündem maddeleri şirketin kar zarar hesaplarının okunarak onaylanması ile geçmiş yıl karlarının dağıtılmasına ilişkin olup, kararın katılanların %60 olumlu oyu ile alındığı, mali kayıtlarda 50.907.054,79-TL dağıtılmamış kar bulunduğu, genel kurula raporlandığı halde 2011-2020 karlarının dağıtılmama durumunun devam ettiği, şirketin biriken karları yatırıma yönlendirmediği, bu nedenle birleştirilen 4 ve 9 no'lu gündem maddelerinde alınan kararın iptali koşullarının oluştuğu, gündemin 8. maddesinde ... şirketinin bağımsız denetçi olarak seçilmesine %60 olumlu oy ile karar verildiği, genel kurulda ortaklardan ... temsilcisi olarak yer alan ...'nın bu karara olumlu oy kullandığı, pay sahibi ...'ın ... şirketiyle bir ortaklık bağının bulunmadığı, ... şirketinin kurucuları arasında yer alan ...'nın 31.03.2021 tarihinde ... şirketindeki hisselerini devrederek ortaklıktan ayrılmış olduğu ve şirketle bir bağının kalmadığı bildirilmiştir.Dava dışı ortak ... AŞ'nin davalı şirket genel kurulunda temsiline ilişkin 12.10.2021 tarihli ve 2021/04 sayılı yönetim kurulu kararında, şirketi davalı şirketin genel kurulunda temsil etmek üzere üye tam sayısının %60'ı (3/5) ile ...'nın temsilci olarak tayin edilmesine karar verildiği, davacı tarafça söz konusu kararın şirket yönergesi gereğince en az %80 oy ile alınması gerektiği, bu nisapla alınmayan karar geçersiz olup, şirketin genel kurulda temsili engellenmiş olmakla,genel kurulda alınan kararların batıl olduğu ileri sürülmüştür. 6102 sayılı TTK'nın 390. maddesi uyarınca, esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde yönetim kurulu, üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanır ve kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alır. Aynı kanunun 391. maddesi uyarınca ise yönetim kurulunun; eşit işlem ilkesine aykırı olan, anonim şirketin temel yapısına uymayan veya sermayenin korunması ilkesini gözetmeyen, pay sahiplerinin, özellikle vazgeçilmez nitelikteki haklarını ihlal eden veya bunların kullanılmalarını kısıtlayan ya da güçleştiren, diğer organların devredilemez yetkilerine giren ve bu yetkilerin devrine ilişkin kararları batıldır. Kanunun 370/2. maddesi uyarınca da; yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır. Dava dışı ... şirketi iç yönergesinin 3.I maddesinde, şirketin temsil ve ilzam edilebilmesi için en az %80 üyenin oy birliği ile yönetim kurulu kararı alınması zorunlu kılınan hususlar bentler halinde sayılmış olup, bunlar arasında, şirketi pay sahibi olduğu şirketi genel kurulda temsil edecek kişinin seçimi hususu yer almamaktadır. Buna bağlı olarak şirketin davalı şirket genel kuruluna katılma ve pay sahipliğinden kaynaklanan hakları kullanmasının engellenmesi söz konusu olmadığından, dava konusu genel kurul kararlarının butlan koşulları oluşmamıştır.Davacıların iptal istemi bakımından ise gündemin 4. maddesi, şirketin finansal tablolarının okunması, görüşülmesi ve onaylanmasına ilişkin olup, birleştirilen 9. maddesi ise şirketin 2011, 2012, 2013, 2014, 2015, 2016, 2017, 2018, 2019 ve 2020 yılı dağıtılmayan geçmiş yıl karları ve şirket aktifinde kayıtlı kar yedekleri toplamının dağıtılmasının müzakeresine ilişkindir. Genel kurulda davacıların olumsuz oyuna karşılık %60 olumlu oy ile birikmiş karın %5'inin dağıtılmasına karar verilmiştir. TTK'nın 508/2 maddesinde, yıllık kârın bilançoya göre belirleneceği düzenlenmiştir. Ayrıca anonim şirketlerde kar payı dağıtılmamasına ilişkin yetki genel kurulda olup, genel kurul bu yetkisini kullanırken kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kuralına uygun karar almak zorundadır. Her ticaret şirketinin nihai amacı kar elde etmek ve bunu dağıtmak olup, şirketin kar elde etme ve dağıtma nihai amacından doğan pay sahibinin kar payı hakkı da vazgeçilmez haktır. Bu çerçevede şirketin pay sahiplerine dağıtılabilecek karı bulunuyorken, kar dağıtmama gerekçesinin somut gerçeklere dayanması ve ileri sürülen bu durumun kar payı dağıtılmamasını haklı kılacak nitelikte olması gerekmektedir. Yine kar dağıtımı yapılıp yapılmayacağına karar verilirken, TTK'nın 514-515 maddelerine ve Türkiye Muhasebe Standartlarına uygun olarak düzenlenen finansal tabloların esas alınması gerekmektedir. Bu kapsamda somut olayda mahkemece alınan bilirkişi raporunda, şirketin mali kayıtlarında 50.907.054,79-TL dağıtılmamış kar bulunduğu, genel kurula raporlandığı halde 2011-2020 karlarının dağıtılmama durumunun devam ettiği, şirketin biriken karının yatırıma yönlendirilmediği tespit edilmiştir. Bu durumda davalı tarafça, somut bir kar dağıtmama gerekçesi ileri sürülmemiş olup, şirketin biriken karını yatırıma yönlendirmediği de tespit edildiğinden kararın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Genel kurul gündeminin 8. maddesinde, bağımsız denetim ve konsolide bağımsız denetim raporu hazırlayacak bağımsız denetim şirketinin seçilmesi hususu yer almakta olup, %60 pay sahiinin olumlu oyu ile ... AŞ'nin denetçi olarak seçilmesine karar verilmiştir. Davacılar tarafından; ... grup şirketlerinin kurucusu, başkan vekili, icra kurulu başkanı, ortağı ve/veya organik bağ içerisindeki aynı grup şirketlerinin ilgilisi ve yetkilisi olan ...'nın, bağımsız denetim şirketinin seçimine ilişkin oylamada davalı şirket ortaklarından ...'yı temsilen oy kullandığı, bu hususun TTK'nın 436/1 maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. TTK'nın 436/1 maddesinde; pay sahibinin, kendisi, eşi, alt ve üst soyu veya bunların ortağı oldukları şahıs ya da hakimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikli iş veya işleme ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamayacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak genel kurulda ... tarafından temsil edilen ortaklardan ...'ın denetim şirketi olarak seçilen ... şirketiyle bir ortaklık bağı veya ilişkisi bulunmamakta olup, bu nedenle oydan yoksunluk hali söz konusu değildir. ... şirketinin kurucularından olan ...'nın ise dava konusu genel kurul tarihi öncesinde ... şirketine ait hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca ...’ın pay oranı %3 olup, etki prensibi gereğince de karar sonucunu değiştirme ihtimali bulunmamaktadır. TTK'nın 400. maddesinde denetçi olamayacaklar düzenlenmiş olup, somut olayda hükümde belirtilen şekilde bir engel hali bulunmamaktadır. ... şirketinin eski ortağı olan ...'nın, davalı şirket ile grup şirketlerinin genel kurul toplantılarına bazı ortakları temsilen katılmış olması da, söz konusu genel kurul kararının iptalini gerektirmemektedir. Kaldı ki TTK'nın 399. maddesinde düzenlenen koşulların varlığı halinde denetçinin görevden alınması ve yerine yeni denetçi atanması için dava açılması mümkündür. Bu nedenle söz konusu genel kurul kararı bakımından iptal koşulları oluşmamış olup, mahkemece bu karara yönelik iptal isteminin reddine karar verilmesi de yerindedir. Açıklanan nedenlerle,istinaf nedenleri yerinde olmayan davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacılardan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalıdan alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı ve davacılar tarafından yapılan giderlerin kendileri üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.25/03/2026