T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/406 - 2026/1 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/406 KARAR NO : 2026/1 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2023 NUMARASI : 2022/804 Esas, 2023/517 Karar DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVA : Tazmin…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/406 - 2026/1 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/406 KARAR NO : 2026/1 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/10/2023 NUMARASI : 2022/804 Esas, 2023/517 Karar DAVACI : ... - VEKİLİ : Av. DAVALI : ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ - VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 05/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.10.2023 tarih ve 2022/804 Esas, 2023/517 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların iddia ve savunmalarının özeti: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'a ait ... plaka sayılı aracın 14.01.2022 tarihinde sürücü ...'in sevk ve idaresindeyken, davalı sigorta şirketini nezdinde ... poliçe numarası ile sigortalı ...'a ait sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile çarpışması sonucu kaza meydana geldiğini, müvekkiline ait araçtaki hasar nedeni ile oluşan şimdilik 100,00 TL değer kaybı ile araç mahrumiyetinden doğan ve kanunen ödemekle yükümlü olunan trafik kazası sonucu araçta meydana gelen aracın kullanılmamasından doğan zarar 100.00 TL lik tazminatın davalı taraftan tahsiline, mahkeme masrafları ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile dava değerini toplamda 16.850 TL olarak arttırmıştır. ISLAH: Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; araçta meydana gelen değer kaybı miktarı 16.750,00 TL, ikame araç bedeli dava talebi 100,00 TL olmak üzere toplamda 16.850,00 TL alacağın ticari faiziyle birlikte, ayrıca avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinin davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; İlgili kazaya karışan, ... plakalı araç ... Sigorta A.Ş. tarafından 30.07.2021/2022 tarihlerini kapsayan ... numaralı Karayolları Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalanmış olup, davacı sigorta şirketinin sorumluluğu iş bu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davalı şirket tarafından 20.500,00 TL hasar onarım bedeli ödendiğini, iş bu sebeple teminat limitlerinin dikkate alınması gerektiğini ve davacının başkaca hak ve alacağı kalmadığını beyan etmekle davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Davanın kabulü ile, 16.750,00 TL değer kaybı ve 100,00 TL ikame araç bedeli olmak üzere toplam 16.850,00 TL tazminatın 17/07/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (bakiye poliçe limiti olan 22.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde; kusur oranlarını kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde davacı tarafa ait araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunu, değer kaybı hesaplamasının poliçe tanzim tarihi itibarı ile yürürlükte olan trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan kriterler göre yapılması gerektiğini, davacı tarafından talep edilen ikame araç bedelinin teminat dışı olduğunu, bu nedenle bu miktar yönünden kabul kararı verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile değer kaybı ve ikame araç bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davalı vekili her ne kadar kusur oranlarını kabul etmediklerini, kazanın meydana gelmesinde davacı tarafa ait araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğunu ileri sürmüş ise de, dosya içerisinde mevcut kaza tespit tutanağı ve bilirkişi raporuna göre kazanın meydana geldiği yerin 4 yollu kontrolsüz kavşak olduğu, davalı sigortalı sürücünün sağdan gelen davacıya ilk geçiş hakkını vermediğinin tespit edildiği, bu nedenle dava dışı sigortalı sürücünün asli ve tam kusurlu kabul edilmesinde ve buna göre karar verilmesinde bir yanlışlık bulunmadığı kanaatine varılmış, davalı vekilinin kusura yönelik istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin değer kaybına yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Davalı vekili her ne kadar değer kaybı hesaplamasının poliçe tanzim tarihi itibarı ile yürürlükte olan trafik sigortası genel şartları ekinde yer alan kriterler göre yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de, mahkemesince alınan bilirkişi raporu incelendiğinde raporda araçtaki değer kaybının Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonrasında Yargıtay tarafından belirlenen ölçütler kapsamında aracın kaza tarihindeki hasarsız haldeki ikinci el piyasa değeri ile aracın onarımından sonraki ikinci el piyasa değeri arasındaki fark nedeni ile araçta oluşan değer kaybının16.750,00 TL olduğu belirlenmiştir. Hükme esas alınan raporda araçtaki değer kaybı zararı; aracın kaza tarihindeki rayiç değeri esas alınmak sureti ile , aracın marka ve modeli, yaşı, kilometresi, kullanım amacı, donanımı, aracın hasar aldığı bölgeler, geçmiş hasar kayıtları ,araçtaki hasar durumu, kullanılmışlık düzeyi gibi değer kaybına etki edecek unsurların dikkate alınarak hesaplamış olması, usul, yasa ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygundur buna göre hükme esas alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöndeki istinafının reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekilinin ikame araç bedelinin teminat dışında olduuna yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; ZMSS, motorlu bir aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitlerle sigortalamaktadır. Hasar veren aracın trafik sigortacısı, işletenin 2918 sayılı KTK.nun 85/1. madde hükmünde yazılı hukuki sorumluluğunu aynı Kanun’nun 91/1. maddesi uyarınca üstlenmiş olup, gerek 85/1. madde hükmü, gerekse zorunlu trafik sigortası poliçesi genel şartları gereğince, ölüm veya cismani zararlar yanında bir şeyin zarara uğraması halinin teminat kapsamında olduğunu öngörmüş bulunmaktadır. Dolayısıyla, aracın uğradığı hasar, değer kaybı ve çekici ücreti gibi giderler gerçek ve doğrudan zararlar olup teminat kapsamında kalırken, ikame araç gideri (araç mahrumiyetine bağlı kazanç kaybı) gibi dolaylı zararları teminat dışındadır. Dava konusu uyuşmazlıkta yazılı şekilde davacının ikame araç gideri zararı yönünden davalı sigorta şirketi zarardan sorumlu olmayacağından, davalı vekilinin istinaf başvurusu yerinde görülmüş ve kararın bu sebeple kaldırılması gerekmiştir. HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Açıklanan ve benimsenen nedenlerle dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye göre, ilk derece mahkemesince davanın tam kabulüne karar verilmiş ise de, mahkemece 100,00 TL ikame araç bedeli yönünden sigorta şirketinin sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olduğundan, davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, HMK 353/1-b-2. maddeleri gereği ilk derece mahkemesi kararının yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Kabulü ile; 2-HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.10.2023 tarih ve 2022/804 Esas, 2023/517 Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; 3-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE; a)-16.750,00 TL değer kaybı tazminatının 17.07.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (bakiye poliçe limiti olan 22.500,00 TL ile sınırlı olmak üzere) davalıdan alınarak alınarak davacıya verilmesine, b)-Davacının ikame araç bedeli yönünden tazminat talebinin reddine, 4-a)-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.144,19 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından ıslah harcı ile birlikte peşin yatırılan 365,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 778,49 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, b)-İlk derece mahkemesince 10.10.2023 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen harcın davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, c)-Harç tahsil edilmiş ise tahsil edilen miktarın Dairemizce tahsiline karar verilen bakiye harçtan mahsup edilmesine, fazla yatan kısmın iadesine, 5-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı ve 285,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 446,40 TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-a)-Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydı amacı ile tahsil müzekkeresi düzenlenmesine, b)-İlk derece mahkemesince 10.10.2023 günlü karar ile davalıdan tahsiline karar verilen arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsil edilmemiş olması ve fakat harç tahsil müzekkeresi çıkartılmış olması halinde söz konusu harç tahsil müzekkeresinin tahsil edilmeksizin iadesinin ilk derece mahkemesince istenilmesine, arabuluculuk ücretinin tahsil edilmiş olması halinde tahsil edilecek miktarın değişmediği anlaşıldığından işlem yapılmasına yer olmadığına, 7-Davacı tarafından yargılama aşamasında harcaması yapılan 1.160,00 TL bilirkişi ücreti, 153,50 TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 1.313,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.305,70 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya iadesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümleri uyarınca hesap olunan 16.750,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. hükümleri uyarınca hesap olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine, İstinaf giderleri bakımından; 11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 12-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 13-Davalı tarafından istinaf aşamasında harcaması yapılan 242,00 TL istinafa dosya gönderme giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 14-Kesin olan iş bu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.05.01.2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır