T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2218 Esas KARAR NO: 2026/515 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/845 Esas- 2025/953 Karar TARİH: 27/10/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen kar…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/2218 Esas KARAR NO: 2026/515 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2025/845 Esas- 2025/953 Karar TARİH: 27/10/2025 DAVA: İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 12/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı arasında 02/08/2023 ve 03/08.2023 imza tarihli “anonim şirket hisse devir sözleşmesi ve ortaklık ilişkisinin tasfiyesi protokolü”nün imzalandığını, sözleşme uyarınca müvekkilinin sözleşme kapsamında anılan ... A.Ş. ile ...A.Ş.'deki hisselerinin davalıya belirlenen bedel karşılığında devrinde anlaşılmış olup sözleşmeye göre devre konu payların toplam bedelinin 19.410.687,00USD (ondokuzmilyon dörtyüzonbin altıyüzseksenyedi Amerikan Doları) olduğunu, bir kısmının peşin ödendiğini, bakiyenin 1'er yıl ara ile 4 eşit taksite bağlandığını ve ilk taksidin vadesinin 01.05.2024 olarak belirlendiğini, her bir taksidin 3.874.286,75 USD olduğunu, ödeme günündeki TC Merkez Bankası usd efektif satış kuru üzerinden ödenmesi gerektiğini, davalının ilk taksiti geç de olsa ödediğini, 2. taksiti vadesinde ödemeyerek temerrüde düştğünü, müvekkili tarafından yapılan tüm ihtarlara rağmen edimini yerine getirmediğini, bunun üzerine ...... İcra Müdürlüğü’nün .... sayılı dosyasıyla genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalıya tebliğ edildiğini, vadesinde ödenmeyen alacak tutarı için 3.874.286,75 USD asıl alacak ve 16.680,96 USD takip öncesi işlemiş faiz olmak üzere 3.890.967,71 USD üzerinden takip başlatıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, işbu dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulduğunu ancak uzlaşılamadığını beyanla davanın kabulü ile davalının ..... İcra Müdürlüğü'nün .... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere karar tarihi veya sayın mahkemece uygun görülen karar tarihine en yakın tarih üzerinden TC Merkez Bankası Türk Lirası - Amerikan Doları kuru üzerinden Türk Lirası ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Uyuşmazlığın bir ticari iş olup tarafların tacir olması nedeniyle huzurdaki uyuşmazlık bakımından yapılan işbu yetki sözleşmesi ile İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin kesin yetkili kılındığını, ...... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında bertaraf edilmeden davanın ikame edildiğini, müvekkilinin ikamet adresi Silivri olduğundan yetkili mahkemenin Silivri Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı yanın iddia ve taleplerini asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı yan tarafından iddia olunan sözleşmede yer alan imzanın müvekkiline ait olmadığını, iddia olunan şirketlerin genel kurullarının kanuna uygun şekilde yapılmadığını, çağrı usulü, toplantı nisabı, gündem, ilan usullerinin hiçbirinin usulüne, kanuna ve esas sözleşmeye uygun şekilde yapılmadığını, bu nedenlerle sözleşmede içerisinde yetki anlaşması olması ve İstanbul Mahkemelerinin kesin yetkili mahkeme olarak tayin edilmiş olması nedeniyle; huzurdaki dava bakımından yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri'nin kesin yetkili olduğu hususunda aksi kanaatin hasıl olması halinde ise; davalı müvekkilinin yerleşim yeri nazara alınarak huzurdaki dava bakımından yetkili Mahkeme Silivri Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesini, zamanaşımına ilişkin itirazlarının kabulü ile öncelikle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, neticede davanın haksız ve mesnetsiz olması nedeniyle esastan tümden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: Mahkemece; davanın, alacağın tahsili için davalı aleyhine girişilen icra takibine vâki itirazın İİK'nun 67.maddesi gereğince iptali ile takibin devamına ve icra inkâr tazminatı istemine ilişkin olduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12 nci maddesinde "...ihtilaf hâlinde İstanbul Mahkemeleri ve icra daireleri yetkilidir." şeklinde yetki sözleşmesi yapıldığı, 6100 sayılı HMK'nin 17. maddesinde tacirler ve kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşme ile yetkili kılabilecekleri, taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşme ile belirlenen bu mahkemelerde açılabileceği yönünde düzenleme bulunduğu, bunun yanında yetki sözleşmesi nin ancak kesin yetki bulunmayan ve tarafların tacir veya kamu tüzel kişisi olmaları halinde geçerli olarak yapılabileceği, taraflar arasındaki ilişkiye konu para miktarı dikkate alındığında söz zkonusu miktarın esnaf sınırının çok üstünde olduğu ve bu hali ile tacir sıfatlarının bulunduğu, her ne kadar ortaklar arasında yapılan hisse devir protokolü nedeniyle HMK'nın14/2.maddesi uyarınca kesin yetkinin varlığı düşünülse de uyuşmazlığın fesih protokolünden kaynaklandığı ve davacının şirketin eski ortağı olması nedeniyle kesin yetkinin de bulunmadığı, bu bakımından öncelikle sözleşmedeki yetki şartının geçerli olduğu, dosya içerisinde davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, davalı vekilinin verdiği cevap dilekçesi ile süresinde yetki itirazında bulunulduğu anlaşılmış olup tacir olan taraflar arasında yapılan sözleşmedeki düzenleme dikkate alındığında, İstanbul Mahkemelerinin yetkisi münhasır yetki olup, bu nedenle davanın İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gerektiği gerekçesi ile davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. DAVALI VEKİLİNCE İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ; Yerel mahkemece verilen kararın hatalı olduğu, bilindiği üzere itirazın iptali davalarında görevli mahkemenin yetkili icra müdürlüğünün bulunduğu yerdeki görevli mahkeme olduğunu, davacının icra takibini Bakırköy'de başlattığını, Bakırköy icra dairesinde başlatılan takibe ilişkin davanın İstanbul mahkemelerinde görülmesinin hukuka aykırı olduğu ve bu sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğine ilişkindir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, taraflar arasında imzalanan anonim şirket hisse devri sözleşmesinde belirlenen hisse devir bedelinin tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Dosya kapsamından; taraflar arasında Anonim Şirket Hisse Devir Sözleşmesi ve Ortaklık İlişkisinin Tasfiyesi Protokolü'nün düzenlendiği, sözleşmenin 3. maddesi ile davacının, dışı ... A.Ş. ile....A.Ş.'deki hisselerinin tamamını davalıya devrettiği ve sözleşmenin 5. maddesinde devir bedelinin 19.410.687,00 USD olarak belirlendiği, sözleşmenin 6. maddesi ile ödemelerin 4 taksit şeklinde yapılacağının kabul edildiği ve davanın, davalının 2. taksiti ödemediğinden bahisle başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itiraz üzerine açıldığı, sözleşmede yer alan şirketlerin merkezlerinin ....../İstanbul'da bulunduğu sabittir. HMK'nın 14/2. maddesi uyarınca; özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Yine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin; Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Dairelerinin Kesin Nitelikteki Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesine Yönelik 2021/9104 Esas, 2022/2412 Karar sayılı ve 25.03.2022 Tarihli kararı ile; "...Bu itibarla Dairemizin yerleşik uygulamaları ve yukarıda açıklanan hususlar doğrultusunda dava tarihinden önce şirket ortağı olan ve ancak "dava öncesi ortaklık sıfatı sona eren" kişinin, daha sonra ortaklık ilişkisinin mevcut olduğu tarihlerden kaynaklanan hukuki uyuşmazlık nedeni ile ortak veya ortaklığa dava açması ya da bu kişiye dava açılması durumunda HMK’nın 14/2. maddesinde düzenlenen kesin yetki kuralının uygulanması gerektiği"ne karar verildiği, somut uyuşmazlığın sözleşmede belirtilen şirketlerin eski ortağı tarafından yeni ortağına karşı hisse devir bedelinin tahsili için açıldığı, yani şirketlerin eski ve yeni ortağı arasında ortaklık ilişkisi ve alacaklarından kaynaklandığı, şirketlerin merkezinin bulunduğu adres itibariyle Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin kesin yetkili olduğu, kesin yetkinin olduğu hallerde taraflarca yapılan yetki sözleşmesinin geçersiz olduğu, bu itibarla Mahkemece davalının yetki itirazının reddine karar verilerek işin esası yönünden yargılamaya devam edilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile davanın yetkisizlik nedeniyle usulden reddine dair verilen kararın isabetsiz olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davalının istinaf başvurusunun usulen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../10/2025 tarihli, 2025/.. Esas ve 2025/. Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a3 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/03/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.