11. Hukuk Dairesi 2020/6631 E. , 2022/985 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.09.2018 tarih ve 2016/649 E. - 2018/675 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.06.2020 tarih ve 2020/409 E. - 2020/669 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incel…
**11. Hukuk Dairesi 2020/6631 E. , 2022/985 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ13. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18.09.2018 tarih ve 2016/649 E. - 2018/675 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.06.2020 tarih ve 2020/409 E. - 2020/669 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin emekli olmadan önce çalıştığı işyerinde işverenin yönlendirmesiyle teminat olarak verilen senedi kefil olarak imzaladığını, teminata konu borcun ödendiğini, buna rağmen davalının senedi iade etmediğini ve İstanbul 31. İcra Müdürlüğü'nün 2012/18038 Esas sayılı dosyası ile senedin 560.000 Euro'luk kısmını icra takibine koyduğunu, takibin kesinleştiğini, teminata konu borcun ödenmesi nedeniyle icra takibinin haksız olduğunu ileri sürerek müvekkilinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere HMK'nın 109. maddesi uyarınca bononun öncelikle 1.000,00 TL'lik kısmı yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takibe konu senedin teminat senedi olmadığını ve dava dışı borçlu şirketin müvekkil şirkete borcu bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı vekiline davacının borçlu olmadığını talep ettiği bedel olan 560.000,00 Euro üzerinden eksik harcını ikmal etmek üzere kesin süre verildiği, aksi halde dosyanın işlemden kaldırılacağına ilişkin ihtarda bulunulduğu, davacı vekilinin bu aşamada adli yardım talebinde bulunduğu ve davacının emekli olup yalnızca SGK'dan aldığı maaşa ilişkin kayıt sunduğu, davalı vekilinin ise davacı adına kayıtlı tapu kayıtlarını dosyaya sunduğu, davacı vekili tarafından HMK'nın 336/2 maddesi kapsamında yeterli delil sunmadığından adli yardım talebinin reddine karar verildiği ve davacı vekiline harcı tamamlamak üzere yeniden süre verildiği ve eksik harcı ikmal etmediği takdirde dosyanın işlemden kaldırılacağının ihtar edildiği, davacı vekilinin verilen kesin süre içersinde harcı tamamlamadığı, bu nedenle 22/05/2018 tarihinde dosyanın işlemden kaldırıldığı gerekçesiyle dosyanın 22/05/2018 tarihinde işlemden kaldırıldığı, aradan üç aydan fazla zaman geçtiği halde yenilenmediği anlaşıldığından HMK'nın 150/1. madde hükmü gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.