T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/565 KARAR NO : 2025/2530 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/11/2022 NUMARASI : 2018/165 E. - 2022/343 K. DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Tecavüzün ve Haksız R…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/565 KARAR NO : 2025/2530 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/11/2022 NUMARASI : 2018/165 E. - 2022/343 K. DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Men ve Ref'i, Maddi ve Manevi Tazminat, Erişimin Engellenmesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 03/11/2022 tarih ve 2018/165 E. - 2022/343 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin kendisine ait “...” ve at üstünde ... oyuncusu figürlü markasını uzun yıllardır menşe ülke Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere dünya genelinde, Türkiye de dahil 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullanıldığını ve tescil kayıtları ile koruma altına alındığını, davalı şahsın, iş yerinde ve www...com ve www.....com/..... alan adlı internet sitelerinde, müvekkiline ait Türk Patent nezdinde tescilli, T/03171 sayılı tanınmış "...", 143105 sayılı "...", 124664 sayılı "..." ve 2014 102602 sayılı "..." markalarının birebir aynısını, müvekkili markalarının da tescilli olduğu 25. sınıfta yer alan "giyim eşyaları" üzerinde, izinsiz ve hukuka aykırı bir biçimde kullandığını, bu hususun tespiti için davalıya ait iş yerinden 5 adet eşofman takım satın alındığını, buna ilişkin olarak taraflarına davalı tarafça satış faturası adı altında davalının isminin yahut ticaret unvanının yer almadığı, fakat kartvizitlerinin ilişik tutulduğu bir belgenin verildiğini, ancak tüm ısrarlara rağmen yasalara uygun bir satış fişi verilmediğini, davalı tarafın satışını gerçekleştirdikleri ürünler üzerinde müvekkil adına tescilli tanınmış "..." ve "..." markalarını müvekkilin izni olmaksızın haksız ve hukuka aykırı olarak kullandığını ileri sürerek, müvekkilin tescilli markasına karşı gerçekleştirilen tecavüzün önlenmesi ve durdurulması ve giderilmesi ile davalıların haksız eylemlerine son verilerek “...” ibaresi ve görselini taşıyan tüm ürünlerin vs. tanıtım araçlarının toplatılmasına, bu ibarenin her türlü ürün, tanıtım aracı ve www...com alan adlı internet sitesinden çıkartılmasına, bunun imkansız olması halinde bunların imhasına, davalının, müvekkilinin marka hakkının ihlali neticesinde ortaya çıkan haksız rekabetinin men’ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, davalının, müvekkilin haklarına tecavüz teşkil eden eylemleri nedeniyle ortaya çıkan maddi zararın tazmini amacıyla (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 50.000,00-TL maddi, manevi zararın giderilmesi amacıyla 10.000,00-TL manevi tazminat ödenmesine, davalıya ait www...com alan adının iptaline, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 09/03/2020 tarihli dilekçesiyle, dosya kapsamında hazırlanan raporda davalı taraf ticari defter ve belgeleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, "..." adresindeki iş yerinin davalı ...'a değil, davalının abisi ...'a ait olduğunun tespit edildiğini ve bu sebeple HMK'nın 124.maddesi uyarınca davadaki husumetin ...'a yöneltilmesini talep etmiş, mahkemece bu doğrultuda taraf teşkili sağlanmıştır. Davalı ... vekili, davacının yabancılık unsuru nedeniyle teminat yatırmasını talep ettiklerini, davacı vekilinin vekaletnamesinin usul ve yasaya uygun olup olmadığının denetlenemediğini, davacının maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden arabulucuya başvurulmadığından davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, davada Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu marka tecavüzü ve haksız rekabet eylemlerinin gerçekleştirildiği iddia edilen web sitesi ve ... adresinin müvekkili ile ilgisinin olmadığını, sunulan satış fişinin müvekkilinin ad, soyad, imzasını taşımadığını, ... markasının da önceki davacıya ait olduğunu, bahsi geçen malları müvekkilinin sattığının da hiçbir şekilde kanıtlanmadığını, dava konusu kullanımlar ile davacı markaları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, "..." bir spor dalının adı olmakla birlikte ülkemiz ortalama tüketicisi nezdinde öncelikli olarak yarattığı ilk algının ticari bir marka adı olduğu, anılan ibarenin, tarafların müşterek faaliyet alanı olduğu görülen tekstil ürünleri açısından markasal ayırt ediciliği mevcut olduğu gibi davacı markalarının yıllara sair kullanımları ile de bu ayırt ediciliğin tanınmışlık düzeyinde kabul edilmesinin gerektiği, davacının bu kapsamdaki ayırt edici vasfının çok daha yüksek olduğu, davalı kullanımlarının ... ... markası ile sınırlı kalmadığı, davalı kullanıma konu işaretlerin davacı ile özdeşleşmiş 124664 kod numaralı şekil markası ve ... şekil markalarının ayniyet derecesinde taklidi olduğu, davalının ...+şekil ya da ... ... ... +şekil şeklindeki kullanımına konu tescilli bir markasının da bulunmadığı, yine davalının kullanımlarının ortalama tüketicinin ürün tercihlerine yönelik bir tehdit oluşturduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalı işaretini taşıyan ürünleri gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, taraf markaları arasında iltibas bulunduğu ve haksız rekabete yol açacağı, davalı kullanımlarının davacının 143111, 124664 ve 143105 sayılı marka tescillerinden doğan haklarına tecavüz oluşturacağı, davacının tazminat tercihini 6769 sayılı SMK’nın 151/2-b maddesinde yer alan “marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre" yaptığı, davalının marka hakkına tecavüz fiilinin başlangıç ve bitiş tarihinin net olarak tespit edilememesi, davalı ...’ın defterlerinden hareketle işletmesinde başka markalı ürünlerin satılıp, satılmadığının ve incelenen süreç içinde bütün faaliyetin davacı marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinden olup olmadığının da belirlenememesi nedenleriyle davalının 01.01.2015-08.05.2018 tarihleri için belirlenen net kâr tutarının %20 kadarının yani (= 150.085,19 TL x %20) 30.017,04-TL’nin davacı lehine BK 50 maddeye göre maddi tazminat olarak hesaplanabileceği, davacının davalı yandan talep edebileceği maddi tazminat tutarının 30.017,04-TL olacağı, davalının elde ettiği kazanç miktarı, sektörel teamüller, eylemin süresi, markanın tanınmışlığı ve tescilli olduğu süre nazar alındığında 10.000-TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davalının iş yerinde ve internet sitelerinde sattığı bir kısım giyim eşyalarının davacının 90/008236, 93/007789, 93/007792 sayılı markalarına tecavüz ve haksız rekabet ettiğinin tespitine, tecavüzün ve haksız rekabetin men ve ref'ine, davalının ürettiği ve sattığı davacının 90/008236, 93/007789, 93/007792 sayılı markalarına tecavüz teşkil eden giyim eşyalarına, tanıtım araçlarına el konulmasına, eşyaların ve araçların üzerinden markaların çıkartılması mümkün ise markaların çıkatılmasına, mümkün değil ise imhasına, 30.017,04 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, www...com alan adına erişimin engellenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı vekiline vekalet veren şahsın davacı şirketi temsil yetkisi bulunup bulunmadığının, dolayısıyla davacı vekilinin geçerli bir vekaletnamesinin bulunup bulunmadığının denetlenemediğini, dava konusu web sitesinin müvekkili ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını, web sitesinin kime ait olduğuna veya müvekkiline ait olup olmadığına dair dosya kapsamında hiçbir delil ya da tespit bulunmadığını, yine ... hesabındaki görsellerin de müvekkili ile bağlantısının söz konusu olmadığını, web sitesi ve ... adresinin aidiyetinin tespit edilmediğini, davacının satış fişi olduğunu iddia ettiği belgede müvekkilinin adının/imzasının bulunmadığını, bu belgenin müvekkili tarafından düzenlenmediğini, "..." markasının da müvekkiline ait olmadığını, bahsi geçen malları müvekkilinin sattığının kanıtlanamadığını, davacının maddi tazminat şartlarının oluştuğunu ispat edemediğini, davacının sattığı ürünlerin fiyatı gözetildiğinde dava konusu ürünlerle aynı tüketici kitlesine hitap etmediğini, markaların karıştırılmasi ihtimalinin bulunmadığını, önceki davalının "..." markasını adına tescil ettirmesinden ve o marka ile faaliyette bulunmasından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men ve ref'i, maddi ve manevi tazminat, www...com alan adının iptali istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından, diğer sebeplerinin yanında, dava konusu web sitesinin müvekkili ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığı, web sitesinin kime ait olduğuna veya müvekkiline ait olup olmadığına dair dosya kapsamında hiçbir delil ya da tespit bulunmadığı, ... hesabındaki görsellerin de müvekkili ile bağlantısının söz konusu olmadığı, web sitesi ve ... adresinin aidiyetinin tespit edilmediği gerekçeleri ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Nitekim, mahkemece oluşturulan bilirkişi heyetleri tarafından, davacının sunduğu internet sitesi ve ... görselleri üzerinden inceleme yapılarak, mahkemece anılan mecralardaki kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğu kabul edilmiş ise de, söz konusu ... hesabı ile internet sitesinin davalıya ait olup olmadığı ya da davalı ile bağlantısının kurulup kurulamayacağı bakımından dosya kapsamında hiçbir tespit yapılmamış, ... hesabı ve internet sitesine dayalı istemler yönünden davalının pasif taraf sıfatının (husumet) varlığına ilişkin olan ve mahkemece re’sen göz önünde bulundurulması gereken bu yön üzerinde yeterince durulmadan, davalının ... ve internet sitesi kullanımlarından sorumlu tutulması ve davalıya ait olup olmadığı belirlenemeyen alan adına erişimin engellenmesine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, en azından ... hesabının ve internet sitesinin davalıya ait olup olmadığı ya da davalı ile bağlantısının kurulup kurulamayacağı yönünden araştırma yapılarak teknik bilirkişi raporu alınması, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir. Bu itibarla Dairemizce, davalı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 03/11/2022 gün ve 2018/165 E. - 2022/343 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 683,39-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalıya iadesine, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/12/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/01/2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...