İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili;davalı şirketin 1 TL itibari değerli toplam 10.000.000 adet payından 1.499.970 adedinin müvekkiline ait olduğunu, 02.11.2021 tarihli genel kurul toplantısının ... no'lu gündem maddesi ile ... üyesi ...'a Ocak 2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 45.000-TL ne…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/469 KARAR NO: 2026/475 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/11/2022 NUMARASI: 2021/739 Esas - 2022/810 Karar DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 16/11/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/03/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili;davalı şirketin 1 TL itibari değerli toplam 10.000.000 adet payından 1.499.970 adedinin müvekkiline ait olduğunu, 02.11.2021 tarihli genel kurul toplantısının ... no'lu gündem maddesi ile ... üyesi ...'a Ocak 2021 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 45.000-TL net ücret ödenmesine karar alındığını, davacının olumsuz oy kullanarak alınan karara muhalefet ettiğini, Yargıtay içtihatları gereğince ... üyeleri için belirlenen ücretin şirketin finansal yapısı, geçmiş uygulamaları, ortaklık yapısı, emsal ücretler, harcanan emek ve mesai ile orantılı olması ve pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kârdan pay alma haklarını ihlal etmeyecek şekilde belirlenmesi gerektiğini, şirketin 2020 yılı net karının 2018 yılına göre %84,54, 2019 yılına göre ise %25 oranında düşüş gösterdiğini, şirketin 2018 karının 6.399.418,45-TL, 2019 karının ise 1.306.430,94-TL olmasına karşılık 2020 karının 989.662,64-TL olduğunu, davalı şirketin 2019 ve 2020 satışları aynı kalmasına rağmen vergi sonrası net karında düşüş olduğunu, ... üyesine belirlenen ücret net olup, brüt olarak aylık 70.000-TL'ye ve yıllık 840.000-TL'ye karşılık geldiğini, belirlenen ücretin pay sahiplerinin kar payı alma hakkını ihlal ettiğini, davalı şirketin 2020 yılı karının neredeyse %90'ını ... üyesine ücret olarak ödenmesinin kar payı alma haklarının ihlalinin açık göstergesi olduğunu, 2019 mali yılına ilişkin 09.07.2020 tarihli . toplantısında alınan Ocak 2020 tarihinden itibaren aylık 40.000-TL ödenmesi yönünde alınan kararın iptali için İstanbul 10. ATM'nin 2020/542 esas sayılı dosyasında açılan davada alınan bilirkişi raporunda, alınan ücretin yıllık maliyetinin 677.014,24-TL olduğunun, bu tutarın 1.306.430,94-TL net kara göre örtülü kar dağıtımı kapsamında değerlendirildiğini, 02.11.2021 tarihli .. toplantısının ... no'lu kararı ile onaylandığı üzere davalı şirkette %15 hisse sahibi olan ... başkanı ... ...'ın temettü payı olarak ortaklık sıfatı ile 248.674,10-TL alacağı miktar dışında ayrıca ücret adı altında brüt 840.000-TL ödenmesinin eşit işlem ilkesine aykırı olduğunu, belirlenen ücretin emsallerine uygun olmadığını ve ... üyesinin harcadığı emek ve mesai ile doğru orantılı olmadığını, zira davalı şirketin faaliyetinin kira geliri elde etmek olduğunu,başkaca faaliyeti bulunmadığını, ücretin şirketin geçmiş uygulamalarına aykırılık teşkil ettiğini, 2014 yılına kadar olan eski genel kurullarda ... üyelerine ödemede bulunulmadığını, şirketin 2018 ve 2019 yıllarına ait genel kurul toplantılarında ... başkanına ücret ödenmesine dair alınan kararların da mahkemelerce iptaline karar verildiğini belirterek, davalı şirketin 02.11.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 no'lu kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; 02.11.2021 tarihli genel kurul bakanlık temsilcisi gözetiminde yapılmış olup, alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, genel kurulun 5. gündem maddesinde belirlenen yönetim kurul başkanına huzur hakkı ödemesinin yıllardır süregelen uygulama olduğunu, TTK'nın 394 maddesi gereğince ücretin yönetim kurulu üyesinin emek ve mesaisinin telafisi olarak ödeme yapıldığını, yönetim kurulu başkanı için belirlenen ücretin makul seviyede olup, önceki yıl enflasyon oranı dikkate alındığında cüzi bir artış olduğunu, harcanan emek ve mesainin karşılığı bile olmadığını, şirketin karının düşmesinin sorumlusunun davacı olduğunu, davanın amacının husumet nedeniyle ... başkanı ... .......'ı zarara uğratmak olduğunu, bu maksatla davacının diğer aile şirketleri ve taşınmaz kiracıları hakkında kendi yönetim kurulu üyelikleri döneminde yapılmış imar aykırılıklar hakkında şikayetlerde bulunduğunu, böylece şirketin taşınmazlarının kiralanmasına ve şirketin kar elde etmesine engel olduğunu, kaldı ki şirket zarar dahi etse ücret hakkının ödenebileceğini, ücret hakkının şirketin kar elde edip etmemesine bağlı olmadığını, şirketin geçmiş uygulamaları kapsamında 2014, 2015 ve 2016 yıllarında da ... başkanına ücret ödemesi yapıldığını, devam eden yıllarda da enflasyon oranı altında artışlar yapılarak bu günlere gelindiğini, ücretin emsal ücretlere göre makul olduğunu, şirketin 101 adet bağımsız bölümünün kiralanması, bakımı, onarımı gibi hizmetlerin tek başına ... başkanı tarafından yürütüldüğünü, ... başkanının aynı ailenin ortakları olduğu üç şirketi daha yönettiğini, ancak o şirketlerden ücret almadığını, bu nedenle ücretin sembolik olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; iptali talep edilen 5 no'lu gündem maddesinde yönetim kurulu başkanına Ocak 2021'den itibaren aylık 45.000-TL net ücret ödenmesine karar verildiği, karara karşı davacının ret oyu kullandığı ve muhalefet şerhini de zapta geçirttiği,TTK'nın 394. maddesine göre, yönetim kurulu üyelerine ödenecek ücretin ve huzur hakkının genel kurul kararına dayanması gerektiği, ücrete ilişkin olarak belirli bir oranı aşmama veya belirli bir orandan aşağı olmama koşuluyla genel kurula yetki verilmesinin de mümkün olabildiği, yönetim kurulu üyelerine ödenmesine karar verilen ücret ve huzur hakkının objektif iyi niyet kurallarına, eşitlik ilkesine aykırı olmaması gerektiği, davalı şirketin ticari defterlerinde yapılan mali inceleme sonucunda, şirketin 2018 yılında net kar tutarı 6.399.418-TL iken 360.000-TL net huzur hakkı ödenmesine karar verildiği, bu tutarın net karın %60'sına tekabül ettiği, 2019 yılında %80 azalış ile 1.306.430-TL olarak gerçekleşen net kara göre huzur hakkının 450.000-TL olarak belirlendiği, şirketin net karının %30'una tekabül ettiği, 2020 yılında net karda %24 azalış gerçekleşmiş iken, %6 artış ile belirlenen 480.000-TL'lik net huzur hakkı ödemesinin net karın %49'una tekabül ettiği, 2021 yılında önceki yıla göre net karda %68 artış gerçekleşmiş iken %12,5 artış ile huzur hakkı tutarının yıllık 540.000-TL olarak belirlendiği, bunun net karın %33'üne denk geldiğin tespit edildiği, TTK'nın 357. maddesine göre pay sahiplerine eşit şartlarda eşit şekilde davranılması gerektiği, davalı şirketin genel kurulunda dava dışı yönetim kurulu üyesi bakımından öngörülen huzur hakkının davalı şirketin net karının %33'üne tekabül etmesinin, geliri sadece kiralardan oluşan şirketi finansal açıdan güç durumda bırakabileceği gibi, diğer ortaklar arasında da eşitsizliğe sebebiyet vereceği, pay sahibi olan yönetim kurulu üyesinin yüksek oranda huzur hakkı almasının yönetim kurulu üyesi sıfatı olmayan pay sahiplerine nazaran daha avantajlı duruma geçmesine sebebiyet vereceği, bu durumun TTK'nın 357. maddesine aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı şirketin 02/11/2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan... no'lu kararın iptaline karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; 02/11/2021 tarihli genel kurulda alınan 5 numaralı karar ile yönetim kurulu başkanına ödenmesine karar verilen miktarın huzur hakkı olmayıp ücret olduğunu, huzur hakkı esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, TTK'nın 357. maddesinde düzenlenen eşit işlem ilkesinin ancak şartların eşit olması halinde uygulanabileceğini, yönetim kurulu başkanına ödenmesine karar verilen ücretin, kendisinin yönetim kurulu başkanı olarak fiili ve resmi görevli olmasından kaynaklandığını, yönetim kurulu başkanının ortak olmasından kaynaklı hakları ile yönetim kurulunda olmasından kaynaklı haklarının birbirinden bağımsız olduğunu, müvekkili şirketin yönetim kurulu başkanının şirketin yönetim işlerini tek başına yürüten tek şirket ortağı olduğunu, bu nedenle ücretin diğer pay sahiplerinin eşit işlem haklarını ihlal ettiğinden bahsedilmesinin mümkün olmadığını, yönetim kurulu başkanının, müvekkili ile ortaklık yapısı aynı olan diğer 3 aile şirketinin yönetim kurulu başkanlığı ve genel müdürlük görevini 2015 senesinden beri yürüttüğünü, bu şirketlerde yönetim kurulu başkanına ücret ödenmesi uygulamasına, şirketlerin kurucusu merhum ... zamanında 2014 yılında başlandığını, 2014 yılında yönetim kurulu başkanı ve genel müdürün aylık net maaş toplamı 40.000-TL iken, 2021 yılında aylık net maaş toplamının 45.000-TL olduğunu, dolayısıyla ücret artışının cüzi olduğunu, ücret ödemesinin şirketin karına göre belirlenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle ödenecek ücretin şirketin elde ettiği karına oranının bir öneminin olmadığını, yönetim kurulu başkanı tarafından üstlenilen görev ve sorumluluklar dikkate alınmadan, ödenecek ücretin sadece bir önceki yılın kar ve zararına göre belirlenmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin yönetim işlerini yürüttüğü toplam dört aile şirketinin yönetim işleri için ödenmesine karar verilen ücretin, yıllardır süregelen uygulamalarla sadece davalı şirketçe ödendiğini, diğer 3 aile şirketine verilen hizmete karşılık herhangi bir ücret alınmadığını, bu nedenle ücretin şirketin karının yüzde kaçına denk geldiğine ilişkin hesabının kabulü anlamına gelmemek kaydı ile, ücretin aile şirketlerinin tümünün mali tablolarına göre değerlendirilmesi gerektiğini, yapımları davacının yönetim kurulu üyesi olduğu yıllara dayanan imara aykırılıklar nedeniyle, müvekkili şirketin taşınmazlarının yıkım ve idari para cezalarına muhatap olduğunu, imar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi alınabilmesi için müvekkili şirkete kambiyo geliri sağlayan yaklaşık 1.900.000-USD döviz bozdurulmak zorunda kalındığını, bunun doğal sonucu olarak 2019 ve sonraki yılların kambiyo karlarında ciddi düşüş yaşandığını, mahkemece bu durumun dikkate alınmadığını belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, davalı şirketin 02.11.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan, ... başkanına aylık ücret ödenmesine ilişkin ... no'lu kararın iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı TTK'nın 394. maddesi gereğince; ... üyelerine, tutarı esas sözleşmeyle veya genel kurul kararıyla belirlenmiş olmak şartıyla huzur hakkı, ücret, ikramiye, prim ve yıllık paydan kar ödenebilir. Şirkete emek ve mesaisini harcayan yöneticilerin ücretsiz çalışması sözkonusu olamaz. Yönetim kurulu üyelerine tanınan mali haklar, esasen şirketin karlılık durumu ile bağlantılı değildir. Şirket kar etmese hatta zarar ederek kapatsa bile huzur hakkı ödenebilir. Ne var ki, şirketin karlılık durumu, yöneticilere sağlanacak bu mali hakların miktarını ve bu miktarın fahiş olup olmadığının tespitinde önemli bir kriterdir. Huzur hakkı her toplantı için ayrı ayrı belirlenebileceği gibi, aylık olarak belirli bir ücret biçiminde de tespit edilebilir. Ücretin miktarı ise şirketin mali yapısı, yönetim kurulunun bu iş için harcadığı emek ve mesai ile orantılı olmalıdır. Yönetim kurulu üyeleri için belirlenen ücretlerin pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını da ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Bu kapsamda ... üyeleri için belirlenen ücretlerin fahiş olup olmadığı değerlendirilirken; şirketin ortaklık yapısı, finansal durumu, geçmiş uygulamaları, ortaklık ve mali durum açısından davalı şirketle benzer durumda olan şirketlerin yöneticilerinin aldığı emsal ücretler göz önünde bulundurulup karşılaştırılmak suretiyle, yönetim kurulunun harcadığı emek ve mesai ile orantılı, pay sahiplerinin vazgeçilmez nitelikteki kardan pay alma haklarını ihlal etmeyecek şekilde tespiti gerekmektedir. Somut olayda; davalı şirketin 02.11.2021 tarihli genel kurulunda alınan .... no'lu karar ile şirketin ... başkanına Ocak 2021 tarihinden itibaren 45.000-TL net ücret ödenmesine 1.500.000 olumsuz oya karşılık toplantıya katılan diğer ortakların 4.199.600 olumlu oyu ile karar verildiği, davacının karara karşı muhalefetini tutanağa geçirttiği anlaşılmaktadır. Mahkemece alınan bilirkişi raporunda; yapılan mali incelemelerde 4 yılın birlikte değerlendirilmesi sonucu şirketin net karı 2018'de 6.399.418-TL iken 360.000-TL net huzur hakkı tutarının net karın %6'sına denk geldiği, 2019 yılında bir önceki seneye göre yaklaşık %80 azalışla 1.306.430-TL iken net 450.000-TL huzur hakkı tutarının şirketin net karının %34'üne denk geldiği, 2020 yılında bir önceki yıla göre net karda %24 azalış gerçekleşmiş iken %6 artışla belirlenen 12 aylık 480.000-TL net huzur hakkı tutarının, net karın %49'una denk geldiği, 2021'de bir önceki yıla göre net karda %68 artış gerçekleşmiş iken 12,5 artışla belirlenen 12 aylık 540.000-TL net huzur hakkı tutarının, net karın %33'üne denk geldiğinin tespit edildiği, huzur hakkı brüt tutarlarının net kara oranının 2018 yılında %8,4, 2019 yılında %51, 2020 yılında %73, 2021 yılında ise %49,50'ye denk geldiği, 2018 sonrası dönemde karlılığın azalması ile huzur haklarının maliyetinin dönem karı oranında belirgin bir artış görüldüğü, şirketin her yıl pay sahiplerine faaliyet gelirlerinden elde ettiği karları düzenli olarak dağıttığı, şirketin 2015 yılından itibaren satış gelirlerindeki artış oranlarının, satış maliyetleri ve faaliyet giderlerinde gerçekleşen artış oranlarının altında kaldığı, davalı şirket genel kurulunda yönetim kurulu üyesi bakımından öngörülen huzur hakkının, davalı şirketin net karının %33'üne tekabül etmesinin, geliri sadece kiralardan oluşan şirketi finansal açıdan güç durumda bırakabileceği, söz konusu eşitsizliğin şirketin menfaatine olmadığı, kapalı tip bu şirkette diğer ortaklar bakımından bir eşitsizlik yaratıldığı, zira aynı zamanda pay sahibi olan yönetim kurulu üyesinin bu sıfatı olmayan pay sahiplerine nazaran daha avantajlı konuma getirildiği, dolayısıyla alınan kararın TTK'nın 357. maddesine aykırılık teşkil ettiği, sonuç olarak şirketin 2021 tarihli olağan genel kurulunda alınan yönetim kurulu üyesinin ücretine ilişkin 5 no'lu kararın, eşitlik ilkesine aykırılık dolayısıyla iptal edilebileceği bildirilmiştir. Davalı şirketin yönetim kurulu başkanı için belirlenen aylık 45.000-TL ve 12 aylık toplamı 540.000-TL olan ücretin, şirketin o yıla ait net karının %33'üne denk geldiği, söz konusu ücretin brüt tutarının 2021 yılı net karına oranının ise %49,50'ye denk geldiği ve söz konusu genel kurulda belirlenen ücret tutarının, geliri sadece kiralardan oluşan davalı şirketi finansal açıdan güç durumda bırakabileceği tespit edilmiştir. Şirketin gelir kaynağı kira olup, başkaca bir faaliyeti bulunmamaktadır. Şirketin aynı genel kurulunda net 1.410.197,64-TL karın ortaklara dağıtımına da karar verilmiş olup, yönetim kurulu başkanı için belirlenen ücret miktarı, ortakların hisselerine düşen kar paylarının üzerinde olup, dağıtılacak toplam kar payının da %38'ine denk gelmektedir. Bu tespitlere göre yönetim kurulu başkanı için belirlenmiş olan ücret miktarı, yönetimde bulunmayan diğer ortakların şirket karından pay almalarını engeller derecede, geçmiş yıllar ortalamasının da üzerinde ve ortakların alabileceği yarısına yakın tutarda yüksek bulunduğundan, diğer ortakların kar payı alma hakkını ihlal eder nitelikte bulunduğunun kabulü ile kararın iptaline karar verilmesinde bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 28-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/03/2026