11. Hukuk Dairesi 2021/8675 E. , 2023/2913 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1111 Esas, 2021/1036 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/108 E. 2019/255 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün durdurulması, ticaret unvanının terkini ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın …
**11. Hukuk Dairesi 2021/8675 E. , 2023/2913 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1111 Esas, 2021/1036 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/108 E. 2019/255 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün durdurulması, ticaret unvanının terkini ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1998 yılından beri hazır giyim firmaları, gıda ve kuyumculuk sektörünün her türlü ambalaj ve aksesuar ihtiyacını sağlamak üzere, askı, etiket, poşet, kutu, kartondan mamul ambalaj gibi ürünlerin üretimi ve satış faaliyetlerini yürüttüğünü, müvekkilinin ayırt edici ibaresi ...olan ticaret unvanını 2001 yılında ticaret siciline tescil ettirdiğini ve aynı zamanda ...ibaresini ilk defa 03.10.2001 tarihinde 2001/20071 numarasıyla Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 16, 24, ve 40. sınıf mal ve hizmetler için tescil ettirdiğini, davalı şirketin, müvekkilinin iştiraki ile faaliyete başlayan bir şirket olduğunu, ...markasının ticari ağının ve ürün çeşidinin yaygınlaşması amacıyla müvekkili şirketin kurucu ortakları ... ve ...’un 2008 yılında MN Oluklu Mukavva Karton Kutu Ambalaj İmalat Müh. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd.Şti. şirketini devir aldığını ve aynı tarihte anılan şirketin unvanının ...Oluklu Mukavva Karton Kutu Ambalaj İmalat Müh. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd.Şti. olarak değiştirildiğini ve adresinin müvekkili şirketin imalat adresi olarak ticaret siciline kaydedildiğini, müvekkili şirketin kurucu ortaklarından ...’in 2012 yılında ve ...’un 2014 yılında davalı şirketten ayrıldıklarını, davalı şirketin ...markasını kullanmasına müvekkili şirket ile bağı olduğu için müsaade edildiğini, ancak taraflar arasındaki bağın 2014 yılında sona ermesi ile davalıdan ...ibaresini kullanmayı bırakmasını talep ettiklerini, davalı şirket müdürünün bu ibareyi kullanmayı bırakacağını ve yeni bir markaya geçiş için süre istediğini belirttiği halde ...ibaresini kullanmayı bırakmak niyetinde olmadığını, davalının 2017/97192 sayılı “AB Akal Batu” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, müvekkili tarafından, davalıya gönderilen 22.01.2018 tarihli ihtar ile ...ibaresinin unvan ve marka olarak kullanılmasına rızasının olmadığı ve izninin sona erdiğinin bildirildiğini, davalının müvekkiline ait tescilli markanın aynısı ile tescilli markanın kapsamında yer alan aynı mal ve hizmetler için markasal kullanımının bulunduğunu, müvekkilinin izninin gönderilen ihtarname ile son bulduğu halde davalı tarafından AB ...markasının kullanılmasının, marka hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğini, davalının tescilli markaya tecavüzü sebebiyle müvekkilinin maddi ve manevi zararının ve yoksun kalınan kazancının tazmininin gerektiğini ileri sürerek davalının markaya tecavüzünün durdurulmasına, ticaret ünvanından "AKAL BATU" ibaresinin terkinine, tecavüzün kaldırılması ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yoksun kalınan kazanç ve fiili zarar itibariyle 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın 22.01.2018 tarihinden işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketin ortaklarından ...’in 2008 yılında müvekkili şirkete ortak olması ile ve Birtay Yurseven’ in önerisi ile, müvekkili şirket unvanının ...Oluklu Mukavva Karton Kutu Ambalaj İmalat Müh. İnş. Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti olarak değiştirildiğini, ...’in 2012 yılında şirket ortaklığından ayrıldığını, bu duruma rağmen müvekkili şirketin ...unvanını kullanmasına izin verdiğini, aksini iddia etmelerine rağmen unvan terkinini talep ettikleri ihtarnameyi şirket ortaklığından ayrıldıktan 10 yıl sonra gönderdiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 inci maddesine aykırı olduğunu, müvekkilinin kötüniyetli bulunmadığını, davacı tarafından, AB ...ibaresinin, müvekkili şirketin unvanı ile markasal olarak kullanıldığını iddia ettiğini, ancak müvekkili şirketin ticaret unvanını markasal olarak kullanmadığını, müvekkili şirketin ...ibaresini markasal olarak değil, kendi tescilli unvanı olduğu üzere ticaret unvanı olarak kullanıldığını, davacı tarafın 10 yıl sessiz kaldıktan sonra düzenlenen ihtarname ile müvekkili şirketin ticaret unvanının terkinini talep etmesinde haksız rekabetin söz konusu olduğunu, taraflar arasında haksız rekabete konu olabilecek sektörel benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların ticaret unvanı arasında 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) kapsamında benzerlik bulunduğu, ancak davalı şirketin 26.03.2008 tarihinden beri bu ünvanı kullandığı, davacı şirketin bu kullanımdan haberdar olmasına rağmen 22.01.2018 ihtarname tarihine kadar davalının kullanıma karşı çıkmadığı, aynı zamanda davacı şirket ortağı da olan davalı şirket ortağı ...’in şirket payını ...’a devrederek şirketten ayrıldığı 13.01.2012’den 22.01.2018 tarihli ihtarnameye kadar yaklaşık 6 yıllık süre geçtiği ve davacının bu süreler boyunca davalının ticaret unvanına ses çıkarmadığı, davalı ticaret unvanına ilişkin olarak davacı yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybı koşullarının oluştuğu, davalının “AB ...AMBALAJ” şeklindeki markasal kullanımları ile davacı adına 2001/20071 sayı ile tescilli "AB AKAL BATU” markası arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzerlik bulunduğu, davalının marksal kullanımlarının 2008 yılının eylül ayında başladığı ve davacının haberdar olmasına rağmen ihtarname tarihine kadar bu kullanımlara karşı çıkmadığından davalının markasal kullanımlarına ilişkin olarak davacı yönünden sessiz kalma yoluyla hak kaybı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafın cevap dilekçesinde, ...ibaresini markasal olarak inkar ettiğini, sessiz kalma yolu ile hak kaybı savunmasına bulunmadığını, davalının markasal kullanımı inkarının müvekkilin kullanımdan haberdar olmasına rağmen sessiz kalması gibi bir durumun mevcut olmadığını gösterdiğini, davalının ...ibaresini marka olarak tescil başvurusu yapması ile birlikte müvekkilinin davalıya ihtar gönderdiğini ve davalı tarafça inkar edilen kullanımlara karşı yasal yollara başvurulduğunu, müvekkilinin davalı tarafın kullanımlarına sessiz kalmasının söz konusu olmadığını, ticaret ünvanı terkini talepleri bakımında da tarafların geçmiş dönemdeki ortaklık yapılarındaki karşılıklı görüşmeler ve ayrılıklar sürecindeki yeniden yapılandırmaların sessiz kalma yolu ile hak kaybı olarak yorumlanamayacağını, hakkın özünün davacıya ait olduğunu, davalının müvekkilinin marka ve ticaret ünvanından kaynaklanan haklarını ihlal etiğinin açık olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın maddi ve manevi tazminat istemiyle açıldığını, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası gereğince bu taleple bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını ve ayrı kalemler halinde vekalet ücretine hükmedilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddi gerektiği, davalı vekilinin istinaf başvurusu bakımından vekille temsil olunan davalı yararına reddedilen 3 asli talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine takdir edilmesi gerekirken mahkemece tek bir vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı, ancak davalı tarafça istinaf dilekçesinde sadece maddi ve manevi tazminat istemleri bakımından iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi talep edildiğinden taleple bağlı kalınarak davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın reddine, maddi tazminat ve manevi tazminat istemleri yönünden ayrı ayrı vekalet ücreti takdirine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; her talep yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, tecavüzün durdurulması, terkin, maddi ve manevi tazminat için ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalının ticaret unvanı ve marka kullanımı nedeniyle davacının marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüzün bulunup bulunmadığı, davacının sessiz kalması nedeniyle hak kaybının olup olmadığı hususlarına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.