10. Ceza Dairesi 2022/11544 E. , 2023/7792 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/490 E., 2021/471 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2021 tarihli ve 2021/490 Esas, 2021/471 Karar sayılı, sanık hakkında kullanmak içi…
**10. Ceza Dairesi 2022/11544 E. , 2023/7792 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/490 E., 2021/471 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Kamu davasının durması YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2021 tarihli ve 2021/490 Esas, 2021/471 Karar sayılı, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "durmasına" ilişkin kararın, itiraz edilmeksizin 22.11.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 10.06.2022 tarihli ve 2021/28834 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/87686 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2022 tarihli ve KYB-2022/87686 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Her ne kadar mahkemesince suça konu maddenin uyuşturucu madde olduğuna dair rapor veya bilirkişi mütalaası bulunmadığı gerekçesiyle durma kararı verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231 inci maddesi uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek, cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği, kaldı ki 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesindeki "...soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında, mahkemesince hangi hallerde durma kararı verileceğinin açık olduğu, karara konu gerekçenin suçun sübutuna ilişkin delil değerlendirilmesi olduğu, durma kararı verilmesini gerektirir neden bulunmadığı, bu haliyle Mahkemesince anılan Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası gereğince hükmün aynen açıklanmasına karar vermesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Sanık hakkında, 01.02.2013 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 14.02.2013 tarihli ve 2013/20413 Soruşturma, 2013/10374 Esas, 2013/5030 sayılı iddianamesi ile İstanbul 38. Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, B. İstanbul 38. Sulh Ceza Mahkemesinin 03.10.2013 tarihli ve 2013/128 Esas, 2013/893 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl süreyle denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verildiği, kararın 11.10.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleştiği, C. İstanbul Anadolu Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce, sanığın yükümlülüklerine uygun davranmadığının bildirilmesi üzerine, İstanbul 91. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/1231 Esas, 2014/400 Karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 10.02.2015 tarihinde kesinleştiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 27.12.2017 tarihinde işlediği aynı nitelikteki suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.10.2021 tarihli ve 2021/490 Esas, 2021/471 Karar sayılı kararı ile, " dosyanın fiziken incelenmesinde ve uyapta yapılan araştırmada suça konu maddenin uyuşturucu olduğuna dair ekspertiz raporu - uzmanlık raporu - ATK raporu ve benzeri bilirkişi mütaalası bulunmadığı anlaşılmakla kesinleşmiş HAGB kararının kanun yararına bozulması için dosyanın Yargıtay' a gönderilmek üzere CMK 223/8 maddesi uyarınca yargılamanın durmasına karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle durma" kararı verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, kararın kesinleşmesinden sonra, İstanbul 91. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/1231 Esas, 2014/400 Karar sayılı kararına karşı kanuna aykırılık ihbarında bulunulduğu, Anlaşılmıştır. E. Dosyanın incelenmesinde; Kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında, uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, suçun maddi delilinin elde edilemediği bu nedenle sanığın suçunun sabit olmadığı anlaşıldığından, sanığın "beraatine" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olup bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu, esasen İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesince de, 20.11.2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kanun yararına bozulması için ihbarda bulunulması amacıyla "durma" kararı verildiği anlaşıldığından; İstanbul 91. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/1231 Esas, 2014/400 Karar sayılı kararına karşı bu gerekçe ile kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen husus yönünden İstanbul 91.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.11.2014 tarihli ve 2014/1231 Esas, 2014/400 Karar sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.09.2023 tarihinde karar verildi.