T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/332 KARAR NO : 2026/302 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/10/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/769 (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/332 KARAR NO : 2026/302 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/10/2025 Tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/769 (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; itirazın iptaline dair esas dava içinde, borçlunun mallarını kaçırma ihtimaline karşın, alacağın sürüncemede kalmaması ve icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine alacağın tahsilini teminen İİK’ da ihtiyati haciz için aranan koşullar bulunduğundan teminatsız veya mahkemenizce uygun görülecek bir teminat mukabilinde ihtiyati haciz kararı verilmesini, talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında, ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 09.10.2025 tarihli ara kararla; "...İncelenen dosya kapsamına göre, davacının dava dilekçesi anlatımıyla talebinin itirazın iptali talebi olduğu, dosyadaki iddiaların bu aşamada soyut iddialar olduğu, iddiaları destekler mahiyette dosyaya somut bir delil sunulmadığı, davacının alacağının varlığının yargılamayı gerektirdiği, yine karşı tarafın mal kaçırma hazırlığı içinde olmasına ilişkin de herhangi bir delil sunulmadığı, bu haliyle yaklaşık ispat koşuluğunun gerçekleşmediği anlaşıldığı..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 9 Temmuz 2025 tarihinde davalı şirkete ait [email protected] adresinden müvekkili şirkete gönderilen eposta ekinde davalının 1.039.816,78 TL borçlu olduğunun gözüktüğünü, davalının anılan e-postasının, cari hesap borcuna ilişkin ikrar mahiyetinde olduğunu, davalının göndermiş olduğu cari hesap ekstresi dava dilekçesi ekinde sunulan müvekkili şirket kayıtlarındaki cari hesap ekstresi ile uyumlu olduğunu, cari hesap kapsamında gönderilen faturaların itiraz edilmeksizin kesinleştiğini, Vergi Dairesi kayıtlarının iddialarını doğruladığını, davalının faaliyetlerine başka şirket üzerinden devam ederek mal kaçırdığını, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin 09.10.2025 tarihli ara kararın taraf vekillerine tebliğ edilmediğini, kararın gerekçesiz olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne, karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satım kapsamında oluşan açık hesap alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından esas dava içinde ihtiyati haciz talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Alacaklı vekili talep dilekçesinde delil olarak, karşı taraf adına düzenlenen e-arşiv fatura örneği, kendi cari hesap ekstresi ve cari hesap mutabakatına dayanmıştır. Cari hesap mutabakatı ve cari hesap ekstresi delil olarak gösterilmiş olmakla birlikte cari hesap mutabakatına dair karşı tarafın imza veya onayını taşıyan herhangi bir belgeye rastlanılmamıştır. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. Somut olayda, her ne kadar fatura düzenlendiği beyan edilmiş ise de fatura düzenlenmiş olması tek başına fatura konusu mal veya hizmetin karşı tarafa verildiği ve alacağa hak kazanıldığı sonucunu doğurmayacağından, dosyaya ibraz edilen delillerin ara karar tarihi itibariyle yaklaşık ispat şartını gerçekleştirmiş olduğunun kabulü mümkün görülmediğinden ve yine ara karar tarihi itibariyle davalının mal kaçırmaya yönelik iddialarının da somutlaştırılmadığı anlaşılmakla, ihtiyati haciz talebinin reddi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Kararın gerekçeli yazıldığı görülmekle davacı vekilinin kararın gerekçesiz olduğuna ilişkin istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve HMK'nın 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 09.10.2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına, 3-İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, 5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 19/02/2026 KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.