T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2228 - 2025/2494 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2228 KARAR NO : 2025/2494 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2023/88 E. - 2023/683 K. DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ortadan Kaldırılması, Manevi Tazminat, İlan Taraflar arasında görülen davada Ank…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/2228 - 2025/2494 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/2228 KARAR NO : 2025/2494 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/10/2023 NUMARASI : 2023/88 E. - 2023/683 K. DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Ortadan Kaldırılması, Manevi Tazminat, İlan Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 18/10/2023 tarih ve 2023/88 E. - 2023/683 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." markalı temizlik ürününün, 2019 yılı son aylarında pazara girdiğini ve ilk günden tüketicinin ilgisini çekerek 2021 yılı araştırma raporlarından da anlaşılacağı üzere hızla pazar payını arttırdığını, ürünün tüketiciler nezdinde sarı rengi ve sarı renkli zemin-fon üzerinde kırmızı renkli "..." yazısı ile özdeşleştiğini, davalı şirket tarafından üretilen ithal edilen ve piyasaya arz edilen "... ..." isimli temizlik ürününün TV kanallarında, sosyal medya hesaplarında, 3. kişilerin sosyal medya hesaplarında ve e-ticaret sitelerinde yayınlanan ve "..." ibaresini içeren reklamlarında müvekkili şirket tarafından üretilen ve satışa arz edilen "..." isimli temizlik ürününü sesli ve görsel işaret ederek, bu ürünü kötülemek, karalamak suretiyle işbu davaya konu haksız rekabet teşkil eden fiili işlediğini ve halen de işlemeye devam ettiğini; davalının bu fiilinin yanısıra anlaşmalı olduğu/işbirliği yaptığı çok geniş kesimlere hitap eden, influencer olarak tabir edilen sosyal medya kullanıcılarının instagram sosyal medya hesaplarında yaptırdıgı reklamlarda da yine aynı şekilde müvekkilinin "..." markalı ürününü kötüleme ve karalama gayretini sürdürdüğünü, söz konusu reklamların yayımlanması üzerine müvekkil şirketin 28.04.2021 tarihinde Reklam Özdenetim Yürütme Kuruluna (RÖK) başvuru yaparak davalı şirketin yasal mevzuata aykırı şekilde düzenlenmiş tanıtım materyalleri (reklamları) hakkında inceleme yapılmasını talep ettiğini, RÖK tarafından gerekli incelemelerin yapıldığını ve yapılan inceleme neticesinde Kurulun 05.05.2021 tarihli kararının verildiğini, ancak davalı şirketin RÖK kararına rağmen işbu davanın konusu olan reklamı bütünüyle yayından kaldırmadığını, davalının reklamını devam ettirilmesi üzerine bu kez müvekkili şirketin Ticaret Bakanlığına 16.08.2021 ve 24.09.2021 tarihlerinde başvuru yaparak dava konusu reklamın durdurulmasını ve yasal hükümlerin uygulanmasını talep ettiğini, Reklam Kurulunun şikayete konu reklam hakkında 09.02.2022 tarihinde durdurma ve idari para (457.308 TL) cezası verdiğini, reklamın işbu dava tarihinde halen yayında olduğunu ileri sürerek, davalının vaki fiillerinin, haksız olduğunun hükmen tespitine, haksız rekabetin men’ine, haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını teminen, dava konusu yayınların kaldırılmasına, bu linklere erişimin engellenmesine, TTK hükümleri uyarınca 200.000,00-TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek banka reeskont faizi ile birlikte tahsiline, mahkeme kararının Türkiye’de yayınlanan bir gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, RÖK ve REK değerlendirmeleri esnasında haksız rekabet hükümlerinin değerlendirmeye alınmadığınından kararların işbu dava bakımından kesin delil oluşturmadığını, RÖK'ün tüzel kişiliği haiz olmadığı gibi, yaptırım uygulama yetkisine de sahip olmadığını, Ticaret Bakanlığı bünyesinde yer alan REK'in, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un (6502 sayılı Kanun) 63. maddesine dayanılarak kurulduğunu; kuruluşu, görevleri, çalışma usul ve esaslarının ise Reklam Kurulu Yönetmeliği’nde belirlendiğini, buna göre Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü tarafından yürütülen Reklam Kurulunun verdiği kararların Ticaret Bakanlığı tarafından uygulanan idari kararlar olduğunu, RÖK incelemesinde gerekse de REK denetimi esnasında, TTK hükümlerinin incelenmediğini; mahkemece iki farklı reklam içeriğinin bulunduğununun ve bu reklam içeriklerinin birbirinden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğinin kabulünün gerektiğini; dijital platformlarda ve TV kanallarında yayımlanan "..." reklamlarında müvekkiline ait ürünün performansına, etkisine, ürünün çok hızlı ve etkin bir şekilde temizlik fonksiyonunu gösterdiğine, %100 performans sağladığına ve bu özelliklerinin herhangi bir şekilde abartılmadığına veya şişirilmediğine vurgu yapılırken, sosyal medya fenomenlerinin tanıtımlarında müvekkiline ait ürünün özelliklerine karşılaştırma yöntemi ile vurgu yapıldığını; bu tanıtımların da bağımsız araştırma kuruluşlarının raporları ile desteklendiğini; reklamlarındaki "asparagas" ibaresinin "..." markasını işaret ettiği ve reklamlarda yer alan sarı renkli sprey ürünün davacı sprey ürününe işaret ettiği iddialarının gerçeği yansıtmadığını; birçok markanın sarı renkli yüzey temizleyici ürününün bulunduğunu ve bu ürünlerden pek çoğunda marka isimleri kırmızı renk ile yazıldığını, reklamda kullanılan şişenin sektörde kullanılan harcıalem bir şişe olduğunu ve sosyal medyada yer alan tanıtımlarda kullanılan şişenin ise ...’in kendi şişesi olduğunu, müvekkili tarafından belirli bir kişinin hedef gösterilmesi mümkün olmayıp anılan hükümde yer alan "başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini" kötüleme şartının da somut olayda gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, “...…” reklamları yönünden yapılan incelemede; söz konusu açıklamalar basın ve internet yolu ile yapıldığından açıklama unsurunun gerçekleştiği; dava konusu reklamda davacının ticaret unvanı ve markasının açıkça ifade edilmediği, ancak hangi markayı kast ettiğinin anlaşıldığı; hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, reklamın girişinde ve açıklama kısmında kullanılan ve vurgulanan "asparagas" kavramı ile davacının "..." markalı ürününün "..." kısmına gönderme yapıldığının anlaşıldığı; reklamda adı belirtilmeyen diğer markalı ürüne ilişkin olarak sarı zemin üzerinde kırmızı puntolar kullanılmasının da, davacının sarı güç kavramını ve davacının sarı zemin üzerinde yer alan etiketini çağrıştırdığı; reklamda adı belirtilmeyen diğer ürüne ilişkin olarak ayrıca davacının kullandığı gibi sarı renk sprey şişesinin kullanıldığı; bunun yanı sıra konuşma metninde "..." olarak adlandırılan markanın da davacının markası olduğunın kolaylıkla anlaşıldığı; bu haliyle reklamda davacının kötülendiği hususunun belli olduğu; TTK'nın 55/1.a.1 maddesi hükmünün uygulanabilmesi için söz konusu iddianın ya yanlış ya yanıltıcı olması ya da gerçek olmasına rağmen gereksiz yere incitici olmasının da zorunlu olduğu; ancak bu hususun ilgili çevreye göre belirleneceği; söz konusu temizlik ürününün ilgili çevresinin özel bir uzmanlık, profesyonellik ya da eğitim şartı gerekmeksizin genel kullanıcılara hitap ettiği dikkate alındığında, "asparagas" kelimesinin ürünün rakiplerinden olan ve davalının ifadesiyle "..." olan davacı markasını anımsatacağı ve bunun da karşılaştırma sınırlarını aşacak saikle, diğer ürünü küçümseyici bir bakış açısıyla yapıldığının anlaşıldığı; bu itibarla dava konusu olayda, Youtube ve Facebook’ta yayımlanan "...…" reklamları şeklinde tanımlanacak söz konusu reklama ilişkin olarak TTK'nın 55/1.a.1 maddesindeki kötüleme fiilinin gerçekleştiği kanaatine varıldığı; sosyal medya fenomenlerinin tanıtımları yönünden yapılan incelemede ise; Yönetmeliğin 8/1.e maddesi hükmündeki "Karşılaştırılan mal veya hizmetlerin, fiyatı da dahil, bir ya da daha fazla maddi, esaslı, doğrulanabilir ve tipik özelliğinin objektif olarak karşılaştırılması", 8/1.f hükmündeki "Nesnel, ölçülebilir, sayısal verilere dayanan iddiaların; bilimsel test, rapor veya belgelerle ispatlanması" şartlarının yerine getirilip getirilmediğinin tespit edilmesinin gerektiği; davalının sunmuş olduğu Ege Üniversitesi tarafından yapılan kir çıkarma etkilerinin incelenmesi raporu (L17-21) ve Ege Üniversitesi tarafından ... ve ... ürünleri üzerinde yapılan yanmış süt kirini çıkarma etkisinin incelenmesi raporu (L19-21), davacı tarafından sunulan kalite sistem laboratuvarı raporları değerlendirildiğinde, dava konusu reklamların (fenomen sunumları) metal zemin üzerindeki süt yanığı lekesine ilişkin olduğu, davacı tarafından sunulan söz konusu testlerin süt yanığı lekesine ilişkin olmadığı ve reklamdakinden farklı bir yapı olan cam yüzey üzerindeki testlere ilişkin olduğu, davacının sunduğu raporun süt yanığı lekesine ilişkin kendisinin ARGE birimi tarafından test yapıldığı, ancak söz konusu testin de tarafsız, akredite üçüncü bir kişi tarafından yapılmadığı dikkate alındığında, bilimsel test, rapor veya belgelerle ispat şartının sağlanmadığı, bu haliyle Instagramdaki sosyal medya fenomenlerinin tanıtımlarına ilişkin olarak haksız rekabetin şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığı; TTK'nın 56/e ve 58/3 maddeleri gereğince uygulanacak olan TBK’nın 58. maddesine göre, kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören kişinin, uğradığı manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat adı altında bir miktar paranın ödenmesini isteyebileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı yanın "...…” reklamlarının haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile bu haksız rekabetin önlenmesine, davaya konu haksız rekabet nedeniyle davacı tarafın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 25.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihiden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu yönde fazlaya ilişkin istemin reddine; TTK'nın 59 madde uyarınca masrafların haksız çıkan davalı taraftan karşılanmak üzere karar kesinleştiğinde kesinleşen ilamın Türkiye genelinde ek yüksek trajlı 3 büyük gazetede 12 punto olarak ilanına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, bir kısım sosyal medyada yayın yapan influencerların söylemlerinin haksız rekabet rekabet teşkil etmediğini kabul etmediklerini, testlerin adil ve eşit koşullarda yapıldığının kabul edilmesinin mümkün olmadığını, sosyal medya reklamlarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilini kötülemeye yönelik olduğunu ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili, cevap dilekçesi sunulması için yasal süre dolmadan, dilekçe teatisi de sona ermeden bilirkişi raporu hazırlanması için dosyanın bilirkişiye gönderildiğini, ek rapora itiraz ettiklerini, itirazlarının ve savunmalarının dikkate alınmadığını; ilk derece mahkemesi kararının aksine, sarı renkli sprey üzerine yazılan kırmızı markanın davacı ile özdeşleşmediğini, gerçek hak sahibi İtalyan bir şirket olup, konseptin ilgili sektörde ayırt ediciliğini yitirdiğini, davacının "..." markalı ürüne ilişkin tescilsiz ayırt edici ad veya işareti bulunmadığını, sektörde birçok sarı sprey bulunduğunu, davacıya ait tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, "..." ve "..." ibareli sarı spreylerin de mevcut olduğunu, "asparagas" ibaresinin herhangi bir markayı işaret etmediğini, "kimileri temizlediğini söyler" ifadesinden diğer markaların temizlemediği anlamının çıkarılamayacağını, müvekkilinin iyiniyet göstergesi olarak reklamı sonlandırdığının ve idari para cezasını ödediğinin gözardı edidiğini, facebook'ta var olduğu iddia edilen paylaşımın müvekkilinin bilgisi ve yönlendirmesi dahilinde olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, haksız rekabete dayalı tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut olaya uygulanması gereken Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nin 10. maddesi uyarınca reklamların hiçbir kişi, kurum veya kuruluşu, ticari ya da mesleki faaliyeti, malı ya da hizmeti, reklamı veya markayı aşağılayamayacağı, açıkça alay konusu edemeyeceği ve benzeri bir biçimde kötüleyemeyeceği; aynı Yönetmeliğin 8/1. maddesinde ise, karşılaştırmalı reklamlara ilişkin ilkelerin düzenlendiği, bu tür reklamların, fıkranın (a) bendine göre aldatıcı ve yanıltıcı olmaması, (c) bendine göre haksız rekabete yol açmaması, (e) bendine göre karşılaştırılan mal veya hizmetlerin, fiyatı da dahil, bir ya da daha fazla maddi, esaslı, doğrulanabilir ve tipik özelliğinin objektif olarak karşılaştırılması, (f) bendine göre nesnel, ölçülebilir, sayısal verilere dayanan iddiaların; bilimsel test, rapor veya belgelerle ispatlanması gerektiği; somut uyuşmazlıkta sosyal medya fenomenlerince yapılan tanıtımlarda kullanılan "..." ifadelerinin Ege Üniversitesi tarafından yapılan kir çıkarma etkilerinin incelenmesi raporu (L17-21) ve Ege Üniversitesi tarafından ... ve ... ürünleri üzerinde yapılan yanmış süt kirini çıkarma etkisinin incelenmesi raporu (L19-21) ile doğrulanabildiği, söz konusu tanıtımlarda rakibin malını kötüleyen veya itibarsızlaştıran bir ifadeye ise yer verilmediği ve tanıtımlarla haksız rekabet yapıldığının kanıtlanamadığı; davalı şirket tarafından yayınlanan "..." reklamlarında ise, ayrı tür lekeleri diğer markalı ürünün temizlediğini söylediği, ancak temizlemediği, ...'in temizlediği yönünde ifadelere yer verildiği, söz konusu reklamlardaki "asparagas", "kimileri temizlediğini söyler" gibi ifadelerin diğer markayı küçültücü, imajını zedeleyici ifadeler olduğu; öte yandan, davalı şirket tarafından reklamlar ve sosya medya fenomenleri aracılığı ile yapılan her iki tanıtımmda da davacı şirketin "..." markalı ürününün hedef alındığı hususunda bir tereddüt bulunmadığı, tüketiciler arasında yapılan araştırmaya göre, sarı sprey olarak düşünüldüğünde akla ilk gelen ürünün %62,8 oranında davacının ... markalı ürünü olduğu; nitekim Reklam Özdenetim Kurulu tarafından da davacının ürününün hedef alındığı sonucuna ulaşıldığı, davalı şirketin "..." şeklindeki reklamlarının TTK'nın 55/1-a.1. maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil ettiği; her ne kadar davalı tarafça dilekçe teatisi tamamlanmadan bilirkişi raporu alınmasının usule aykırı olduğu da ileri sürülmüş ise de, davacı vekilince dava dilekçesinde delil tespiti mahiyetinde bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edildiği, davalı tarafın bilirkişi heyetince düzenlenen kök rapora itirazlarının ise ek rapor alınmak suretiyle değerlendirildiği anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.707,75-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TLmaktu istinaf karar ve ilam harcı ve 157,15-TL nispi istinaf karar ve ilam harcınun mahsubu ile bakiye 1.280,75-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin taraflar uhdesinde bırakılmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 08/01/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.