T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/983 Esas KARAR NO:2026/275 DAVA:Tanıma ve Tenfiz DAVA TARİHİ:30/12/2025 KARAR TARİHİ:26/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı... ... A.Ş. vekili 30.12.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın 2007 yılından beri ... Havalimanı'nın işletmecisi olduğunu, müvekkili ile davalı ... ... A.Ş. arasında ... Havalimanı'ndaki gümrüksü…
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/983 Esas KARAR NO:2026/275 DAVA:Tanıma ve Tenfiz DAVA TARİHİ:30/12/2025 KARAR TARİHİ:26/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı... ... A.Ş. vekili 30.12.2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın 2007 yılından beri ... Havalimanı'nın işletmecisi olduğunu, müvekkili ile davalı ... ... A.Ş. arasında ... Havalimanı'ndaki gümrüksüz satış mağazalarının davalı tarafından işletilmesi amacıyla 8 Eylül 2007 tarihinde bir sözleşme akdedildiğini ve akabinde 11 Ağustos 2009 tarihinde ek bir sözleşme düzenlendiğini, her iki tarafın da Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre kurulmuş anonim şirketler olduğunu belirtmiştir. Davacı vekili devamla; 3 Nisan 2024 tarihinde davalı ... tarafından müvekkili aleyhine, 8 Eylül 2007 tarihli sözleşmenin 15.6. maddesindeki tahkim şartı uyarınca ... (...) nezdinde ...dava numaralı tahkim davası ikame edildiğini, tahkim yerinin Almanya'nın Frankfurt am Main şehri olarak belirlendiğini, uygulanacak hukukun Türk Hukuku olduğunu, hakem heyetinde Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve hakem heyeti başkanı olarak Dr. ...'un görev yaptığını, söz konusu tahkim davasında 27 Ağustos 2025 tarihinde hakem kararı verildiğini ve bu kararın 17 Aralık 2025 tarihli kesinleşme şerhi ile kesinleşip taraflar açısından bağlayıcı hale geldiğini ifade etmiştir. Davacı vekili, tenfizi talep edilen hakem kararının müvekkili lehine gecikme cezası dahil icra kabiliyetini haiz pek çok hüküm içerdiğini, gerek davalı gerekse müvekkil şirketin Türkiye'de kurulu şirketler olması nedeniyle hakem kararının gereklerinin yetkili icra makamları tarafından yerine getirilebilmesini sağlamak amacıyla tenfiz talebinde bulunduğunu belirtmiştir. Davacı vekili uygulanacak hukuka ilişkin olarak; Anayasa'nın 90/5. maddesi uyarınca usulüne göre onaylanıp yürürlüğe girmiş milletlerarası antlaşmaların kanun hükmünde olduğunu, MÖHUK madde 1/2 uyarınca milletlerarası sözleşme hükümlerinin saklı tutulduğunu, tenfize New York Sözleşmesi'nin uygulanacağını açıklamıştır. Davacı vekili tenfiz koşullarına ilişkin olarak; taraflar arasında 8 Eylül 2007 tarihli sözleşmenin 15.6. maddesinde geçerli bir tahkim anlaşması bulunduğunu, tahkim yargılamasında taraf teşkilinin sağlandığını ve taraflara iddia ve savunma olanağı verildiğini, kararın hakemlerin yetkisi çerçevesinde verildiğini, ...'nün ve hakem heyetinin kuruluş ve işleyişinin hukuka uygun olduğunu, kararın taraflar açısından bağlayıcı hale geldiğini, uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olduğunu ve kararın Türk kamu düzenine uygun olduğunu ileri sürmüştür. Davacı vekili, görev ve yetkiye ilişkin olarak; MÖHUK madde 60/2, TTK madde 4 ve 5235 sayılı Kanun'un 5. maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, davalının merkezinin İstanbul'da bulunması nedeniyle İstanbul mahkemelerinin yetkili olduğunu belirtmiştir. Davacı vekili, dava dilekçesi ekinde hakem kararının onaylanmış aslını, apostil şerhli suretini ve yeminli tercümesini ile ... tarafından düzenlenen 17 Aralık 2025 tarihli kesinleşme şerhinin aslını ve tercümesini fiziken dosyaya sunmuştur. Hakem kararının aslı mahkeme kasasına alınmış, apostil şerhli sureti dosya içinde bırakılmıştır. Davacı vekili netice olarak; ...'nün 27.08.2025 tarihinde ...dava numaralı davaya ilişkin verdiği hakem kararının MÖHUK ve New York Sözleşmesi uyarınca tenfizine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili duruşmada, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti konusunda davalıdan herhangi bir taleplerinin bulunmadığını ayrıca beyan etmiştir. Davalı ... ... A.Ş. vekili, 6 Ocak 2026 tarihinde elektronik tebligat yoluyla tebliğ edilen dava dilekçesine karşı yasal süresi içinde sunduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin davacı ... ile akdedilmiş 8 Eylül 2007 ve 11 Ağustos 2009 tarihli sözleşmelere istinaden ... Havalimanı'ndaki gümrüksüz satış mağazalarını işlettiğini, bu sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü için müvekkil şirketin sözleşmelerdeki tahkim şartına istinaden ... nezdinde tahkim yargılaması başlattığını ve davacının tenfizini talep ettiği hakem kararının bu tahkim yargılaması neticesinde verildiğini belirtmiştir. Davalı vekili görev ve yetkiye ilişkin olarak; mahkemenin bu tenfiz davasında görevli ve yetkili mahkeme olduğu yönündeki açıklamalara itirazlarının bulunmadığını, hem ... hem de ...'ın tacir olduğunu ve tenfizi talep edilen hakem kararının her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olduğunu kabul etmiştir. Davalı vekili hukuki yarara ilişkin olarak; davacının hukuki yarar iddiasına itirazlarının olmadığını, ilaveten hakem kararının 2 numaralı hükmünde müvekkil şirkete 56.000.000 EUR tutarında maddi tazminat ödenmesine hükmedilmiş olması nedeniyle hakem kararının tenfizine karar verilmesinde müvekkil şirketin de hukuki yararının bulunduğunu beyan etmiştir. Davalı vekili uygulanacak hukuka ilişkin olarak; davacının da iddia ettiği üzere hakem kararının tenfizine New York Sözleşmesi'nin uygulanacağını kabul etmiş, New York Sözleşmesi tahtındaki tenfiz koşullarına ilişkin açıklamalara da itirazlarının bulunmadığını belirtmiştir. Bilhassa hakem kararına konu uyuşmazlığın sözleşmelerden kaynaklanan ticari uyuşmazlıklara ilişkin olduğundan hem tahkime elverişlilik hem de kamu düzeni yönünden bir tenfiz engeli bulunmadığını ifade etmiştir. Davalı vekili, davacı tarafından sunulan hakem kararının aslına ilişkin olarak; bu kararın ...'a tebliğ edilmiş hakem kararı ile aynı olduğunun tespit edildiğini, hakem kararının tercümesinin doğru ve eksiksiz olduğunun tespit edildiğini, ...'nün 17 Aralık 2025 tarihli kesinleşme şerhinin tercümesinin de doğru ve eksiksiz olduğunun tespit edildiğini beyan etmiştir. Bu sebeplerle davacı tarafından sunulmuş hakem kararının aslına ve tercümesine ilişkin itirazlarının bulunmadığını bildirmiştir. Davalı vekili netice olarak; hakem kararının New York Sözleşmesi ve MÖHUK uyarınca tenfizi için gerekli şartların gerçekleşmiş olduğundan davacının tenfiz talebine itirazlarının bulunmadığını açıkça beyan etmiştir. Tensip tutanağının sekizinci maddesinde dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra dosya üzerinden karar verilmesine karar verilmiş olması karşısında, tenfiz talebine itirazları olmaması sebebiyle dosya üzerinden karar verilmesine de itirazlarının bulunmadığını belirtmiştir. Son olarak davacının dava dilekçesinde vekâlet ücreti dahil olmak üzere yargılama giderlerinden müvekkil şirketin sorumlu tutulmasına ilişkin bir talebi olmadığından, tenfiz talebinin kabulü halinde yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava, ... (...) nezdinde ...dava numaralı dosyada 27 Ağustos 2025 tarihinde verilen hakem kararının, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) ve 1958 tarihli Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi uyarınca Türkiye'de tenfizi talebine ilişkindir. Tenfizi istenen hakem kararı, davacı... ... A.Ş. ile davalı ... ... A.Ş. arasında ... Havalimanı'ndaki gümrüksüz satış mağazalarının işletilmesine ilişkin 8 Eylül 2007 ve 11 Ağustos 2009 tarihli sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlığa dair olup, ... Kuralları madde 41.1 uyarınca tarafların uyuşmazlığı sulh yoluyla çözüme kavuşturmaları üzerine verilmiş bir rızai karar (Award by Consent) niteliğindedir. Hakem kararının hüküm fıkrası on maddeden oluşmakta olup; Fraport AG aleyhine yapılan taleplerin reddi, ...'ın ...'a 56.000.000 EUR maddi tazminat ödemesi, kira sözleşmelerinin 5 Ağustos 2025 tarihi itibarıyla sona erdiğinin tespiti, ...'ın belirli tarihlere kadar tahliye yükümlülüğü, banka teminatının iadesi, gecikme halinde günlük 100.000 EUR ceza ödenmesi, diğer tüm talep ve karşı taleplerin reddi ile tahkim masraflarının paylaşımına ilişkin hükümler içermektedir. Davacı, hakem kararının tamamının tenfizini talep etmiştir. Tenfiz davasının yapısı itibarıyla mahkememizin inceleme yetkisi, hakem kararının esasına girmeksizin, yalnızca tenfiz koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin ve tenfiz engellerinin bulunup bulunmadığının denetimiyle sınırlıdır. Mahkememizce révision au fond yasağı çerçevesinde hakem kararının doğruluğu veya yanlışlığı inceleme konusu yapılmamıştır. Dosya kapsamındaki teati dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde, tarafların aşağıdaki hususlarda mutabık olduğu tespit edilmiştir: Mahkememizin görevli ve yetkili olduğu, davacının tenfiz talebinde hukuki yararının bulunduğu, tenfize New York Sözleşmesi'nin uygulanacağı, tahkim sözleşmesinin geçerli olduğu, tahkim yargılamasında savunma hakkının tanındığı, kararın hakemlerin yetkisi çerçevesinde verildiği, hakem mahkemesinin kuruluş ve işleyişinin hukuka uygun olduğu, kararın kesinleşmiş ve bağlayıcı olduğu, uyuşmazlığın tahkime elverişli olduğu, kararın Türk kamu düzenine aykırı olmadığı, davacı tarafından sunulan hakem kararı aslının ve tercümesinin doğru ve eksiksiz olduğu ile dosya üzerinden karar verilmesine itiraz bulunmadığı hususlarında taraflar arasında tam bir mutabakat mevcuttur. Davalı taraf, davacının tenfiz talebinin esasına hiçbir itirazda bulunmamış, aksine tenfize açıkça muvafakat etmiştir. Davalı, New York Sözleşmesi madde V kapsamındaki tenfiz engellerinden hiçbirine dayanmamıştır. Bu durumda taraflar arasında tenfizin esasına ilişkin çekişmeli bir husus bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan deliller şunlardır: davacı tarafından sunulan ...'nün 27.08.2025 tarihli ve ...dava numaralı hakem kararının onaylanmış aslı ve yeminli tercümesi, hakem kararının apostil şerhli sureti (aslı mahkeme kasasına alınmış olup sureti dosya içindedir), ... tarafından düzenlenen 17.12.2025 tarihli kesinleşme şerhi ve tercümesi, taraflar arasındaki sözleşmelere ilişkin bilgi ve belgeler ile doktrin ve içtihat örnekleri. Hakem kararının onaylanmış aslı incelendiğinde, kararın ... (...) nezdinde ...dava numarasıyla, Frankfurt am Main tahkim yerinde, İngilizce yargılama diliyle, Prof. Dr. ..., Prof. Dr. ... ve başkan hakem Dr. ...'dan oluşan üç kişilik hakem heyeti tarafından, ... Kuralları ve Alman Medeni Usul Kanunu'nun 10. Kitabı uyarınca yürütülen yargılama sonucunda, 27 Ağustos 2025 tarihinde verildiği anlaşılmıştır. Kararın, ... Kuralları madde 41.1 uyarınca tarafların 4 Ağustos 2025 tarihinde uyuşmazlığı tamamen sulh yoluyla çözüme kavuşturma iradeleri doğrultusunda, hakem heyetinin sulh şartlarını inceleyerek herhangi bir engel görmemesi üzerine rızai karar olarak verildiği belirlenmiştir. Davalı taraf, cevap dilekçesinde hakem kararının aslının kendilerine tebliğ edilen karar ile aynı olduğunu, tercümenin doğru ve eksiksiz olduğunu ve kesinleşme şerhi tercümesinin de doğru ve eksiksiz olduğunu açıkça teyit etmiştir. Bu karşılıklı beyanlar ve dosyadaki belgeler çerçevesinde, hakem kararının aslına, tercümesine ve kesinleşme şerhine ilişkin herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. New York Sözleşmesi'nin IV. maddesi, tenfiz talep eden tarafın hakem kararının usulüne uygun olarak onaylanmış aslını veya onaylı suretini mahkemeye sunmasını aramaktadır. Somut olayda davacı, hakem kararının onaylanmış aslını fiziken dosyaya sunmuş olup, bunun yanı sıra hakem kararının apostil şerhli sureti de mahkememize ibraz edilmiş ve aslı mahkeme kasasına alınarak sureti dosya arasına konulmuştur. Davalı tarafın da kararın aslına ve tercümesine herhangi bir itirazı bulunmamaktadır. Bu itibarla New York Sözleşmesi madde IV'teki belge koşullarının eksiksiz karşılandığı tespit edilmiştir. Dosya kapsamı, tarafların karşılıklı beyanları ve sunulan belgeler birlikte değerlendirildiğinde aşağıdaki vakıalar sabit görülmüştür: Davacı... ... A.Ş. ile davalı ... ... A.Ş. arasında 8 Eylül 2007 ve 11 Ağustos 2009 tarihli sözleşmeler kapsamında, ... Havalimanı'ndaki gümrüksüz satış mağazalarının davalı tarafından işletilmesine ilişkin bir sözleşmesel ilişki kurulduğu, bu sözleşmelerin 15.6. maddesinde ... nezdinde tahkim yoluyla uyuşmazlık çözümünü öngören geçerli bir tahkim şartının bulunduğu, davalı ... tarafından bu tahkim şartına istinaden 3 Nisan 2024 tarihinde ... nezdinde tahkim davası başlatıldığı, tahkim yargılamasının ... Kurallarına uygun şekilde yürütüldüğü, taraflara iddia ve savunma imkânının tam olarak tanındığı, hakem heyetinin usulüne uygun şekilde oluşturulduğu ve hiçbir tarafça heyetin teşkiline itiraz edilmediği, tarafların 4 Ağustos 2025 tarihinde uyuşmazlığı tamamen sulh yoluyla çözüme kavuşturma konusunda anlaştıkları, hakem heyetinin sulh şartlarını inceleyerek ... Kuralları madde 41.1 uyarınca 27 Ağustos 2025 tarihinde rızai karar verdiği, kararın ... Genel Sekreterliği'nin 17 Aralık 2025 tarihli şerhi ile kesinleşmiş ve taraflar için bağlayıcı hale geldiği hususları dosya kapsamından sabit görülmüştür. Bu sabit görülen vakıalardan hareketle, tenfiz koşullarının hukuki değerlendirmesi aşağıdaki şekilde yapılmıştır: Uygulanacak hukukun tespiti bakımından; Anayasa'nın 90/5. maddesi uyarınca usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmünde olup, MÖHUK madde 1/2 gereğince Türkiye Cumhuriyeti'nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri saklıdır. Tenfizi talep edilen hakem kararı Almanya'da verilmiş yabancı bir hakem kararı olup, Almanya New York Sözleşmesi'ne taraf devlettir. Türkiye New York Sözleşmesi'ni karşılıklılık ve ticari mahiyet çekinceleri ile onaylamış olup, somut olayda her iki çekince de karşılanmaktadır: karar, Sözleşme'ye taraf bir devlette (Almanya) verilmiştir ve uyuşmazlık, Türk hukuku bakımından ticari nitelikteki sözleşmelerden kaynaklanmaktadır. Bu itibarla hakem kararının tenfizine New York Sözleşmesi hükümleri uygulanmıştır. Görev bakımından; MÖHUK madde 60/2 uyarınca yabancı hakem kararlarının tenfizinde asliye mahkemeleri görevlidir. Her iki tarafın da tacir olması ve tenfizi talep edilen kararın tarafların ticari işletmesiyle ilgili olması nedeniyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi gereğince dava ticari dava niteliğindedir. Bu çerçevede mahkememiz görevlidir. Yetki bakımından ise; MÖHUK madde 60/2 gereğince aleyhine karar verilen tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri mahkemesi yetkili olup, davalı ...'ın merkezi İstanbul'da bulunduğundan mahkememiz yetkilidir. Tarafların görev ve yetkiye itirazı da bulunmamaktadır. Hukuki yarar bakımından; davacı ..., hakem kararının Türkiye'de icra edilebilirlik kazanmasını sağlamak amacıyla tenfiz talebinde bulunmakta olup bu talepte hukuki yararı mevcuttur. Davalı ...'ın da hakem kararının 2 numaralı hükmü gereği lehine 56.000.000 EUR maddi tazminata hükmedilmiş olması nedeniyle tenfizde hukuki yararının bulunduğu teyit edilmiştir. New York Sözleşmesi madde IV kapsamındaki belge koşulları bakımından; davacı tarafından hakem kararının onaylanmış aslı, yeminli tercümesi ve 17 Aralık 2025 tarihli kesinleşme şerhi ile tercümesi dosyaya sunulmuştur. Davalı, bu belgelerin doğruluğunu ve eksiksizliğini teyit etmiştir. Hakem kararının aslının sunulmuş olması karşısında, New York Sözleşmesi madde IV'ün aradığı belge koşulları tam olarak karşılanmıştır. Kararın aslının doğrudan sunulmuş olması nedeniyle ayrıca apostil şerhi aranmasına gerek görülmemiştir; zira hakem kararları, Lahey Apostil Sözleşmesi anlamında devlet yargı organlarınca düzenlenmiş resmi belgelerden olmayıp, New York Sözleşmesi'nin kendi özerk belge rejimi tenfiz için yeterlidir. New York Sözleşmesi madde V/1 kapsamındaki taraf itirazına bağlı tenfiz engelleri bakımından; davalı taraf, New York Sözleşmesi madde V/1'de sayılan tenfiz engellerinden hiçbirine dayanmamıştır. Bununla birlikte mahkememizce dosya kapsamı itibarıyla bu koşullar da değerlendirilmiştir. Taraflar arasında 8 Eylül 2007 tarihli sözleşmenin 15.6. maddesinde yazılı ve geçerli bir tahkim anlaşması bulunmakta olup tahkim yargılaması bu anlaşmaya dayanılarak başlatılmış ve yürütülmüştür (m.V/1-a). Hakem kararının usul özetinden açıkça anlaşıldığı üzere, tahkim yargılamasında taraf teşkili sağlanmış, taraflara iddia ve savunma imkânı eksiksiz olarak tanınmış, her iki taraf da vekilleri aracılığıyla temsil edilmiş, dava ve cevap dilekçeleri ile tanık beyanları ve bilirkişi raporları sunulmuştur (m.V/1-b). Karar, tahkim şartının kapsamındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak hakemlerin yetkisi dahilinde verilmiştir (m.V/1-c). Hakem heyeti, ... Kurallarına ve tarafların anlaşmasına uygun şekilde oluşturulmuş ve yargılama bu kurallar ile Alman Medeni Usul Kanunu'nun emredici hükümlerine uygun olarak yürütülmüş, hiçbir taraf heyetin teşkiline itiraz etmemiştir (m.V/1-d). Hakem kararı, ... Kuralları madde 38 uyarınca kesinleşmiş olup 17 Aralık 2025 tarihli kesinleşme şerhi ile bağlayıcı olduğu teyit edilmiştir (m.V/1-e). Sonuç olarak New York Sözleşmesi madde V/1 kapsamında hiçbir tenfiz engeli bulunmamaktadır. New York Sözleşmesi madde V/2 kapsamında mahkememizce re'sen incelenmesi gereken tenfiz engelleri bakımından; tahkime elverişlilik yönünden, tenfizi talep edilen karar ticari kira sözleşmelerinden kaynaklanan tazminat, tahliye, tespit ve cezai şart taleplerine ilişkin olup bu uyuşmazlık konuları Türk hukukuna göre tahkime elverişlidir (m.V/2-a). Kamu düzenine uygunluk yönünden, hakem kararının hüküm fıkrasında yer alan düzenlemeler, ticari sözleşme ilişkisinin tasfiyesine yönelik olağan hükümler niteliğindedir. Karar, tarafların ortak iradesini yansıtan bir rızai karar olup, tarafların 4 Ağustos 2025 tarihinde birlikte kararlaştırdıkları sulh şartlarının hakem kararı formunda kayıt altına alınmasından ibarettir. Kararın Türk kamu düzenine aykırı herhangi bir yönü tespit edilmemiştir (m.V/2-b). Bu itibarla mahkememizce re'sen gözetilmesi gereken tenfiz engelleri bakımından da hakem kararının tenfizine engel bir durum bulunmamaktadır. Hakem kararının bazı hükümlerinin koşula bağlı muacceliyete sahip olması hususu da ayrıca değerlendirilmiştir. Kararın 2 numaralı hükmünde yer alan 56.000.000 EUR tazminatın ...'ın tahliyesinden sonraki üç banka iş günü içinde muaccel olacağı, 6 numaralı hükmünde banka teminatının tahliye ile eş zamanlı olarak iade edileceği ve 7 numaralı hükmünde gecikme cezasının belirli koşulların gerçekleşmesi halinde işlemeye başlayacağı düzenlenmiştir. Bu hükümlerdeki koşula bağlı muacceliyet, tenfize engel bir durum oluşturmamaktadır. Zira New York Sözleşmesi madde V'teki tahdidi tenfiz engelleri arasında muacceliyet koşulu yer almamaktadır. MÖHUK madde 60/1'de aranan "kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan" koşulu, kararın bütünü açısından değerlendirilmekte olup kararın kesinleştiği ve bağlayıcı olduğu 17 Aralık 2025 tarihli şerh ile sabittir. Koşula bağlı hükümlerin muacceliyetinin gerçekleşip gerçekleşmediği meselesi tenfize değil icraya ilişkin bir mesele olup, icra aşamasında koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin ayrıca denetlenmesi mümkündür. Harç meselesi bakımından; 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 3. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yabancı hakem kararlarından hakem kararının mahiyetine göre karar ve ilam harcı alınmaktadır. Kanun'a bağlı (1) sayılı tarifenin III. bölümündeki karar ve ilam harcına ilişkin düzenlemede, 6728 sayılı Kanun'un 36. maddesi ile yapılan değişiklikle "Tahkim yargılamasında bu bent hükümlerine göre harç alınmaz" hükmü getirilmiştir. Türkiye'de verilen hakem kararlarında nispi harç alınmayacağı düzenlenmiş olduğuna göre yabancı hakem kararının tenfizi davalarında da nispi harç alınmayacağının kabulü gerektiği, ancak bu düzenlemenin nispi harca ilişkin olması nedeniyle maktu harç alınacağı alınmıştır. Bu itibarla dosyamızda maktu karar ve ilam harcı uygulanmıştır. Davacı tarafın karşı taraftan vekalet ücreti ve yargılama gideri talebi bulunmamakla lehine bu hususlarda karar kurulmamıştır. Tüm bu değerlendirmeler ışığında; ... nezdinde ...dava numaralı dosyada 27 Ağustos 2025 tarihinde verilen hakem kararının, New York Sözleşmesi ve MÖHUK uyarınca tenfiz koşullarının tamamını taşıdığı, New York Sözleşmesi madde V kapsamında taraflarca ileri sürülen veya mahkememizce re'sen tespit edilen herhangi bir tenfiz engelinin bulunmadığı, davalının da tenfize açıkça muvafakat ettiği anlaşılmakla, davacının tenfiz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davacının tenfiz talebinin KABULÜ ile ... (...) nezdinde ...dava numaralı dosyada 27.08.2025 tarihinde verilen hakem kararının TENFİZİNE, 2-Yargılama giderinin talebi doğrultusunda davacı üzerinde bırakılmasına ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 3-Alınması gereken maktu 732,00-TL harcın, peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile kalan 116,60-TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, 4-Davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.26/03/2026 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır