Hukuk Genel Kurulu 2007/20-369 E., 2007/369 K. Hukuk Genel Kurulu 2007/20-369 E., 2007/369 K. - ÇEKİŞMELİ TAŞINMAZ - EKSİK İNCELEME VE BİLİRKİŞİ RAPORU - KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ- 5304 S. KADASTRO KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKIND... [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 45 ] "" Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Tunceli Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 02.06.2006 gün ve 2006/316 E- 41…
Hukuk Genel Kurulu 2007/20-369 E., 2007/369 K. **Hukuk Genel Kurulu 2007/20-369 E., 2007/369 K.** **- ÇEKİŞMELİ TAŞINMAZ - EKSİK İNCELEME VE BİLİRKİŞİ RAPORU - KADASTRO TESPİTİNE İTİRAZ**- 5304 S. KADASTRO KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKIND... [ Madde 14 ] - 3402 S. KADASTRO KANUNU [ Madde 45 ] **"İçtihat Metni"** Taraflar arasındaki "kadastro tespitine itiraz" davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Tunceli Kadastro Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 02.06.2006 gün ve 2006/316 E- 410 K. sayılı kararın incelenmesi davalı Atilla K......... vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 13.11.2006 gün ve 2006/11921-15166 sayılı ilamı ile; (...Kadastro sırasında U… ……. Köyü 115 ada 24 parsel sayılı 1.607,53 m2 yüzölçümündeki taşınmaz senetsiz belgesiz olarak tarla niteliği ile kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı Attila K......... adına tespit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır. Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hüküm kurmaya yeterli değildir. a)Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli alanın, çok eski tarihlerden beri 30-40 cm pulluk derinliğinde sürülerek ve işlenerek en az 100 yıldır tarım arazisi olarak kullandığı, ancak son 10-15 yıldır terk edilerek nadasa bırakıldığı, bakımsızlıktan üzerinin çayır otları ile kaplandığı, yörenin ekolojik koşullarına uygun olarak nadasa bırakıldığı süre içerisinde alana gelen ve alanın kenarlarında serpili halde 10-15 yaşlarında meşe ağaçlarının oluştuğu, davalı parsel üzerinden alınan toprak örneklerinden ve profil içinde yapılan incelemelerden toprak içerisinde orman ağaçlarına ilişkin kök kalıntılarının yer almadığının tespit edildiği, b)Raporun devamında ise, dava konusu alanın çevresi ile birlikte incelendiğinde ormanlık alanlar ile arasında ayırıcı unsur bulunmadığı, çevresindeki ormanlık alanlar ile tam bir bütünlük arz ettiği genel görünümü itibariyle alanın toprak yapısının orman yetiştirmeye elverişli ve orman toprağı niteliğinde bulunduğu, çekişmeli taşınmazın 1959 basım tarihli memleket haritasında ve tarihi belirtilmeyen hava fotoğraflarında yeşil zemin üzerinde orman ile sembolize edilen orman alanları içinde kaldığı, bu sebeplerle orman sayılan yerlerden olduğunu, c)Diğer taraftan, aynı keşifte bilgisine başvurulan ziraat bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise; çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlertden olmadığı tarım arazisi niteliğinde bulunduğu açıklanmıştır.