(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/21421 E. , 2013/5325 K. "" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurumu zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Temyiz talebinin reddi Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/10/1993 gün ve 187/227 sayılı kararında açıklandığı üzere, tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay'ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması, müşteki kurumun temyizinin de suç vasf…
**(Kapatılan)15. Ceza Dairesi 2011/21421 E. , 2013/5325 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurumu zararına dolandırıcılık HÜKÜM : Temyiz talebinin reddi Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04/10/1993 gün ve 187/227 sayılı kararında açıklandığı üzere, tür ve miktarı itibariyle kesin olan kararların suç vasfına yönelik temyizi halinde Yargıtay'ca inceleme yapılmasının olanaklı bulunması, müşteki kurumun temyizinin de suç vasfına yönelik olduğunun anlaşılması karşısında usul ve yasaya aykırı bulunan 26/06/2008 gün 2008/108 Esas, 2008/277 Ek Karar sayılı temyiz isteminin reddi kararının kaldırılarak, 10/06/2008 tarihli mahkumiyet hükmünün incelenmesinde; Hekimhan İlçe Tarım Müdürlüğü'nce 2006 tarihinde meydana gelen don felaketi nedeniyle zarar görenlere, 2090 sayılı "Tabii Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yapılacak Yardımlar Hakkında Kanun gereğince yardım parası ödemesi yapıldığı, sanığın da kayısı bahçesinin dondan zarar görmesi nedeniyle yaptığı başvuru sırasında doldurduğu 21/11/2006 tarihli taahhütnamesinde 01/01/2001 tarihinden beri Emekli Sandığında emekli maaşı aldığı halde, herhangi bir kurumdan maaş almadığını beyan etmek suretiyle haksız olarak devletten yardım parası aldığının anlaşılması karşısında; suçtan zarar gördüğü anlaşılan Tarım ve Köyişleri Bakanlığının davaya katılmakta yararı bulunduğu gözetilmeden adı geçen idare adına hazine vekilinin katılma talebinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmakla, katılma talebinin reddi kararının kaldırılarak ve Hazinenin, katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar görmüş bulunduğu dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK'nın 260.maddesinin 1.fıkrası uyarınca hükmü de temyize hakkı bulunduğu belirlenerek ve tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmeyerek yapılan incelemede; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi,kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi,kullanılan hilenin şekli,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.