4. Ceza Dairesi 2010/22680 E. , 2010/18731 K. "İçtihat Metni" Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, davaya bakma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2009 tarihli ve 2007/492 esas, 2009/760 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, görev
**4. Ceza Dairesi 2010/22680 E. , 2010/18731 K.** **"İçtihat Metni"** Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... hakkında yapılan yargılama sonucunda, davaya bakma görevinin Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğundan bahisle mahkemenin görevsizliğine, dosyanın yetkili ve görevli Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine dair, Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.09.2009 tarihli ve 2007/492 esas, 2009/760 sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, görevsizlik kararının kaldırılmasına ilişkin, Eskişehir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2009 tarihli ve 2009/780 değişik iş sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 11.07.2010 gün ve 46124 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12.08.2010 gün ve sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 09.07.2007 tarihli iddianamede, sanıkların Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve, Balıkçılar ve Pazarcılar Odası yöneticileri oldukları, adı geçen odaya devredilen Eskişehir Kurutuluş Pazarı Marketine ait gider evrakına göre 2005 yılının dokuz aylık dönemi içerisinde Botanik Çiçekçilikten 18.700,00 Türk lirası çiçek alındığı hâlde sevk irsaliyesinin bulunmadığı, çiçeklerin nereye gönderildiğinin belli olmadığı, ... Marketten 30.09.2005 tarihli ve 123817 nolu fatura karşılığında alınan 6.169,00 Türk lirası bedelli erzakların kime dağıtıldığının karar defterinden belli olmadığı, bu bedelin 04.10.2005 tarihinde kasa defterine işlendiği ancak aynı gün kasada faturaları ödemeye yetecek nakit bulunmadığı, 9.129,00 Türk lirası erzak bedelinin faturalarının sanık ...'nin kardeşinin marketinden alındığı şeklindeki iddialara yer verilmiş olması karşısında, sanıkların eyleminin zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağı yönündeki değerlendirmenin üst dereceli mahkeme olan ağır ecza mahkemesine ait olduğu dikkate alınmaksızın, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulü ile görevsizlik kararının kaldırılmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; T.C.Anayasasının 142. maddesinde " Mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla düzenlenir." 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 3/1 maddesinde "Mahkemelerin görevleri kanunla belirlenir." 4/1 maddesinde "Davaya bakan mahkeme, görevli olup olmadığına kovuşturma evresinin her aşamasında re'sen karar verebilir. 6 ncı madde hükmü saklıdır." 5/1 maddesinde "İddianamenin kabulünden sonra; işin, davayı gören mahkemenin görevini aştığı veya dışında kaldığı anlaşılırsa, mahkeme bir kararla işi görevli mahkemeye gönderir." 5235 sayılı Yasanın 1. maddesinde "Bu kanun, adli yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkilerini düzenler." 10. maddesinde "Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, iki yıla kadar (iki yıl dahil) hapis cezaları ve bunlara bağlı adli para cezaları ile bağımsız olarak hükmedilecek adli para cezalarına ve güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanması, sulh ceza mahkemelerinin görevi içindedir." 12 maddesinde "T.C.K'da yer alan yağma, irtikap, resmi belgede sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık, hileli iflas suçları ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir." 11. maddesinde "Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, sulh ceza ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere asliye ceza mahkemelerince bakılır." 14. maddesinde ise "Mahkemelerin görevlerinin belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin kanunda yer alan suçun cezasının üst sınırı göz önünde bulundurulur." hükümleri yer almaktadır. İncelenen dosyada, sanıklar ..., ..., ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan asliye ceza mahkemesine kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır. 09.07.2007 tarihli iddianamede Eskişehir Yaş Sebze ve Meyve, Balıkçılar ve Pazarcılar Odası yönetim kurulu üyesi olan sanıkların, Eskişehir Büyükşehir Belediyesince odalarına devredilen Eskişehir ... Marketinin işletme hesaplarını muhasebe usul ve esaslarına uygun tutmadıkları; Botanik Çiçekçilikten aldıkları 18.700 TL'lık çiçeğin sevk irsaliyesinin bulunmadığı, nereye gönderildiğinin belli olmadığı ve ... Marketten 30.09.2005 tarihinde alınan 6.169 TL'lık erzakın kime dağıtıldığının karar defterinden anlaşılamadığı, bedelinin 04.10.2005 tarihinde ödendiği kasa defterine işlenmesine karşın ödeme gününde kasada o miktarda para bulunmadığı ve 9.129 TL'lık erzak faturasının oda başkanının kardeşine ait marketten alındığı, ileri sürülmektedir. Sanıklar hakkında yapılacak yargılamanın ve hükümlerin konusunun yukarıda belirtilen fiillerle sınırlı olduğu ve görevsizlik kararlarının dava açan belge olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. Anılan kararlar dava açan belgede yer alan fiille ilgili yargılama ve suçun nitelendirmesini yapma yetkisinin hangi mahkemeye ait olduğunu gösterirler. Bu nedenle yargılama ve hukuki nitelendirme görevsizlik kararında açıklanan değil iddianamede yer alan fiil/ fiiller esas alınarak yapılmalıdır. Somut olayda, sanıkların çiçek ve erzak alımıyla ilgili suç oluşturduğu iddia edilen fiilleri 17.07.2009 tarihli bilirkişi raporunda da yer almıştır. Asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararında, iddianame metninde belirtilmeyen ancak bilirkişi raporunda yer alan saptamaların gerekçeye dayanak alındığı anlaşılıyor ise de dava açan belgede (iddianamede) anlatılan fiillerin, T.C.Y.'nın 247. maddesinde düzenlenen ve ağır ceza mahkemesinin görevi kapsamında bulunan zimmet suçunu oluşturabileceği görülmektedir. Yapılan açıklamalara göre itiraz merciinin, sanıkların görevsizlik kararına dayanak alınan fiilleri hakkında dava açılmadığı ve dava açılan (iddianamede gösterilen) fiillere ilişkin olarak mahkemece ne gibi bir işlem yapıldığının anlaşılamadığı gerekçesiyle verdiği itirazların kabulüne ilişkin kararının, hukuka aykırı olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ... , ... , ... , ... , ... , ... ve ... hakkında yapılan yargılama sırasında, Eskişehir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği 16.09.2009 tarihli görevsizlik kararına karşı yapılan itirazların kabulüne ilişkin Eskişehir 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 03.11.2009 gün ve 2009/780 D.İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin anılan yasa maddesinin 4/a fıkrası gereğince itiraz merciince yerinde tamamlanmasına, 10.11.20102010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.