15. Ceza Dairesi 2012/7607 E. , 2014/857 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileni
**15. Ceza Dairesi 2012/7607 E. , 2014/857 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır. Mağdur tek başına yolda yürürken yanına yaklaşan sanık ...'ın sanıkla tanışıyorlarmış gibi selam verip, babasının öldüğünü yardım yapacağını, tanıdığı fakirler varsa kendisine yardımcı olmasını istediği, ardından yeni bir dükkan açtıklarını, kendisine erzak vereceğini söylemesi üzerine birlikte yürümeye başladıkları, bir süre sonra sanığın yerde mendil içerisinde sarılı para bulmuş gibi yaparak, bu parayı alamayacaklarını, kendilerinin haram yiyemeyeceklerini, sahibi gelirse vereceklerini, gelmezse bir camiye yardım edebileceklerini söylediği esnada diğer sanık ...'un koşarak geldiği, parasını düşürdüğünü söylediği, diğer sanık ...'ın da senin paran nasıl bir şeydeydi diye sorduğu, sanık ...'un mendile sarılıydı demesi üzerine sanık ...'ın parayı verdiği, bu esnada ceplerini göstererek, biz paranı almadık dediği, mağduru da ikaz ederek sen de ceplerini göster ki paramı aldılar diye şikayetçi olmasın demesi üzerine mağdurun da sadece cep telefonu olduğunu söylediği, sanık ...'un olay yerinden uzaklaştığı, sanık ... bunun üzerine mağdurdan cep telefonunu istediği, mağdurun tereddüt etmesi karşısında ben tomarla parayı iade ettim, dükkan şurada sana erzak getireceğim diyerek güven telkin ettiği, cep telefonunu alarak ortadan kaybolduğu somut olayda; mağdurun 27.01.2010 tarihinde yapılan teşhis işlemi sırasında birden çok şahıs arasından sanıkları seçerek kendisini dolandıranların bu şahıslara benzediğini söylemesi, suça konu cep telefonunun sanık ...'tan ele geçirilmesi karşısında sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek hileli davranışlarla önce mağdurun cep telefonu olduğunu öğrendikleri ardından mağdurda güven telkin edip erzak yardımı yapacaklarından bahsederek cep telefonunu almaları şeklinde gerçekleşen eylemleri nedeni ile dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir. 5237 sayılı TCK'nın 157. maddesinde hapis cezası ile birlikte adli para cezası da öngörülmesine rağmen, sadece hapis cezasına hükmedilmesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,22.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.