İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin Samsun şubesi ile davalı arasındaki abonelik sözleşmesinin sona erdirilmesi aşamasında davalının dava dışı bayisi aracılığıyla, müvekkili tarafından talep edilmeyen ve teslim alınmayan cihaz-tarife kampanyalarının bulunduğunun öğrenildiğini, itirazların 30/11…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1911 KARAR NO : 2026/309 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/06/2022 NUMARASI : 2021/195 Esas 2022/512 Karar DAVA: Menfi Tespit DAVA TARİHİ: 24/02/2016 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin Samsun şubesi ile davalı arasındaki abonelik sözleşmesinin sona erdirilmesi aşamasında davalının dava dışı bayisi aracılığıyla, müvekkili tarafından talep edilmeyen ve teslim alınmayan cihaz-tarife kampanyalarının bulunduğunun öğrenildiğini, itirazların 30/11/2015 tarihli ihtarla davalıya iletildiğini; müvekkilinin bilgisi dışında 12/03/2015 tarihinde 5 adet ... cihaz kampanyası tanımlandığını, fakat davalıdan ... nolu hatta tanımlanan 1 adet ... cihazın teslim alındığını, diğer 4 adet cihazın teslim alınmadığını; 29/06/2015 tarihinde 6 adet ... yaz kampanyası, 3 adet internette telefon kampanyası, 21/07/2015 tarihinde 4 adet ... cihaz kampanyası ve 25/08/2015 tarihinde 1 adet ... cihaz kampanyası tanımlandığını ancak bu cihazların müvekkiline teslim edilmediği, buna karşın Samsun şubesine fatura edildiğini; ekte sundukları 30/11/2015 tarihli ihtarla sözleşmenin feshedildiğini, itirazlarına rağmen davalının müvekkiline 107.122,03-TL bedelli fatura gönderdiğini ileri sürerek, müvekkilinin ... nolu nolu 24/02/2016 tarihli 107.122,02-TL bedelli faturadan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, ekte sundukları 2 adet teslim tutanağı ve kampanya taahhütnamelerinde görüldüğü üzere toplam 19 adet akıllı telefon cihazının davalıya teslim edildiğini, faturanın davacının erken iptal işleminden kaynaklanan bedele ilişkin olduğunu, bu bedelin taahhütnameye uygun olarak hesaplandığını, davacının faturaya süresi içinde itiraz etmediğini, dilekçede belirttikleri 20 adet telefon numarası için davacının telefon kampanyasına katıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacının dava konusu cihazlar olmasa da onların yerine geçmek üzere bir takım cihazları davalıdan aldığını açıkça bildiği, bu cihazları aldıktan sonra 10 ay boyunca faturaları ödediği, davacının cihazların teslim edilmediği ve kampanyalardan yararlanmadığı halde kendisine ücret tahakkuk ettirildiği iddiasına itibar edilmediği; davacının çalışanı ..., ceza davasında cihazların teslimine ilişkin tutanağı iş yoğunluğundan gönderdiğini, aslında cihazların teslim edilmediğini beyan etmişse de, anonim şirket olan davacının basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olduğu, belgenin hilafının yine belgeyle ispatının kabulünün gerektiği, aynı çalışanın cihazların bir kısmının teslim alındığına ilişkin e-postayı davalı çalışanına gönderdiği; bilirkişi raporunda, taahhütnameye aykırı hareket edilmesi halinde davalının cayma bedeli ve diğer fatura alacaklarını talep edebileceğinin saptandığı ve kesinleşen ceza mahkemesi kararında söz konusu tespitlerin aksine delil bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin telefon hatlarının taşınmasına ilişkin ilk sözleşmenin davalının Samsun'daki kurumsal bayisi ... ... Ltd. Şti. ile yapıldığını, bu kapsamda 6 adet notebook, 1 adet ... tablet, 3 adet ... tacker ve 1 adet ... S4 mini cep telefonu teslim ettiğini, bu cihazların bir kısmının hediye olarak verildiğini, sözleşmeye bağlı olanların ise bedellerinin taahhüt süresi içinde yani 2015 yılına kadar 2 yılda ödendiğini, mahkemenin davanın reddi gerekçesine dayanılabilmesi için müvekkilinin defterleri üzerinde 25/04/2013 ilk abonelik tesis tarihinden itibaren bilirkişi incelemesi yaptırması gerektiğini, inceleme yapılsaydı müvekkilinin ilk abonelik tesisinden cihaz veya başkaca taahhüt borcu olmadığının tespit edileceğini; davalının kurumsal bayi çalışanı tarafından aboneliğin ilk tesis tarihi 25/04/2013 taahhüt süresi olan 2 yılın bitiminde ilgili tarihlerde müvekkilinin şirket hatlarına 12/03/2015 tarihinde 5 adet, 29/06/2015 tarihinde 6 adet, 21/07/2015 tarihinde 4 adet, 25/08/2015 tarihinde 1 adet ... 6 cep telefonu ile 29/06/2015 tarihinde 3 adet ... edge taahhüdünün tanımlandığını, 2015 yılında başlayan bu ikinci dönemde müvekkiline hediye cihaz verilmesinin söz konusu olmadığını, tanımlanan bu telefonların şirket hatlarına bağlı olarak kullanılmadığını, telefonların ilk açılışlarının başka kişilerce başka numaralarda yapıldığını, bunların ceza dosyasında sabit olduğunu, müvekkilinin bu telefonları hiç teslim almadığını ve kullanmadığını davalının bayi çalışanı tarafından suiistimal edildiğini; ayrıca davalı bayi çalışanının verildiğini iddia ettiği hediyelerin ilk abonelik tesis tarihinde yani 2013 yılı Nisan ayında verildiğini, uzun zaman geçtikten sonra müvekkili aleyhine davaya konu usulsüz işlemlerin yapıldığını, 2 yıl sonra tanımlanan bu telefonların müvekkiline hediye almak için olduğunun kabulünün mümkün olmadığını, kaldı ki davalının cevaplarını da müvekkiline hediye verilmesi için bu cihazların tanımlandığı ve piyasada satılarak bu hediyelerin karşılandığı savunmasında bulunmadığını, davalının ileri sürmediği bir hususun mahkeme tarafından resen dikkate alınarak davanın reddine karar verilemeyeceğini; bilirkişi raporunda, taahhütler ile tarife tarihleri arasında uyumsuzluk bulunduğu ve bu durumun tutarsızlığa neden olduğu, abonelik sözleşmesine konu telefonların davacı müvekkiline teslim edilmediğini, cayma bedeli olarak tahakkuk edilen bedellerin numara taşıma sözleşmesinin imza tarihinden çok sonra tanımlandığı bu yüzden geriye dönük işlem yapıldığını, şeklinde tespitler ortaya konulduğunu ancak bilirkişi heyetinin bu tespitlere aykırı bir sonuca ulaştığını belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki kurumsal cep telefonu abonelik sözleşmesi kapsamında düzenlenen 10/02/2016 tarihli 107.122,02-TL bedelli faturadan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.Davacı dava dilekçesinde, 12/03/2015-25/08/2015 tarihleri arasında müvekkilinin talebi olmaksızın Samsun şubesine 16 adet ... cihaz kampanyası, 3 adet internetli telefon kampanyası tanımlandığının görüldüğünü, ancak sadece 1 adet ... cihaz alındığını; buna ilişkin yapılan itirazların karşılanmadığını, bu nedenle davalıya gönderilmiş 30/11/2015 tarihli ihtarnamede bu hususların belirtildiğini, 18 adet cihazın halen fatura edildiği 25/01/2015 tarihinde 1 yıllık sözleşme yapıldığı, sözleşme bitiş tarihinin 25/02/2016 olması gerekirken sözleşme bitiş sürelerinin 04/09/2017, 01/04/2018 olarak afaki rakamlarla cayma ve sübvansiyon bedeli adı altında bedellerin bildirildiğini, bunların kabul edilmediğini ifade ederek, bahsi geçen sözleşmeden sonra tanımlanan cihaz kampanyalarının da incelenerek haksız tahsil edilen tutarların iadesini istemiştir.Davacı şirketin Samsun şubesi adına 30/11/2015 tarihli ihtarın davalıya, şube genel müdürü ... ile mali ve idari işler müdürü ... tarafından gönderildiği belirlenmiştir. Her iki taraf da "erken iptal bedeli=108.761,68-TL" açıklamalı telefon numaralarının karşısında kampanya başlangıç ve bitiş tarihleri olan kurumsal internet paketli ... kampanyası, kurumsal kontratlı internet telefonu kampanyası, kontratlı paket kampanyası kontratlı sms paketleri kampanyası, yeni işte cep kampanyası gibi açıklamalar içeren ve karşısında buna ilişkin bedellerin yazdığı tabloyu dosyaya sunmuşlardır. Davaya konu toplam 107.122,02-TL bedelli faturanın 55.479,62-TL'sinin diğer ücretler (vergi cayma bedeli, kontratlı paketsiz İptal, kontratlı iştecell paketleri cayma bedeli, iştecep servis cayma bedeli vs.), 50.278-TL'sinin cihaz kampanyası iptal ücreti ve diğer alacak kalemlerinin bulunduğu ve fatura döneminin 10 Ocak- 9 Şubat 2016 olduğu görülmüştür.Davacı şirket ve şirket genel müdürü ... 21/04/2017 tarihli şikayet dilekçesi üzerine başlatılmış Samsun CBS'nin 2017/13048 soruşturma sayılı dosyasının UYAP'tan incelenmesinde, davalı cep telefonu operatörü şirketin dava dışı Samsun bayisi ... şirketi müdürü ...'yi, bayinin satış temsilcisi ...'ı ve davacının Samsun şubesinin işlemlerin yapıldığı dönemdeki idari ve mali işler müdürü ...'ı dolandırıcılık eylemi sebebiyle şikayet ettikleri, davacı-müşteki şirketin davalı şirket ile kurumsal hat sözleşmesinin şüpheli ... aracılığıyla imzalandığını, imei numaraları belli telefonların davacı-müşteki şirkete teslim edilmediğini, buna rağmen kendilerinden 105.775,43-TL tutarlı ödeme istenilen ihtarın gönderildiğinin belirtildiği; şüpheli ...'nin ifadesinde, müşteki şirketle 2013 yılında kurumsal hat abonelik sözleşmesi yapıldığını, buna istinaden şirkete cihaz verildiğini, kaç cihaz verildiğini bilmediğini, cihazların hediye olmadığını, şube olarak taahhütlü cihaz verme yetkilerinin bulunmadığını beyan ettiği; şüpheli ...'ın ifadesinde, düzenlenen belge ve sözleşmeleri kendisinin imzaladığını, tarihsiz "cihaz teslim tutanağı" başlıklı belge altındaki Mengerler Tic. isimli kaşenin altındaki imzanın kendisine ait olduğunu, o dönemde diğer şüpheli ...'ın bu teslim tutanağını ve sözleşmelerini firmaya getirip imzasını aldığını, ancak cihaz teslim tutanaklarını imzaladığı sırada üst tarafının tamamen boş olduğunu, cihaz bilgilerinin yazmadığını, tutanağı aceleyle imzaladığını, fakat tutanakta yazılı cihazların hiçbirisinin şirkete teslim edilmediğini, telefonların şirket çalışanları tarafından kullanılmadığını, sözleşme imzalanırken ...'ın 50 tane hattın diğer operatörden davalı şirkete taşınması karşılığında şirkete tahakkuk edilecek faturanın 8.000-TL yerine 5.000-TL olarak gönderileceğini söylediğini, operatörler arasındaki geçiş sebebiyle bir cayma bedeli de ödemediklerini beyan ettiği; müşteki ...'in ifadesinde, teslim tutanağındaki cihazların şirkete teslim edilmediğini, ...'ın bu cihazları şirketin kullandığı faturalar üzerine tanımlayıp daha sonra piyasada satarak menfaat elde ettiğini, şirketin bu şekilde dolandırıldığını beyan ettiği; BTK'dan getirtilen belgelere istinaden bir kısım telefon cihazlarının davacı şirketle ilgisi olmayan kişilerce piyasadan satın alınıp kullanıldığının belirlendiği; şüpheliler ... ve ...'ın üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığından haklarında 07/02/2019 tarihinde takipsizlik kararı verildiği; diğer şüpheli ... hakkında dolandırıcılık suçundan cezalandırılması talebiyle 07/09/2019 tarihinde iddianame düzenlendiği, tüm dosya kapsamına göre sanığın müşteki şirketle görüşerek uygun ödeme koşullarında kurumsal hat aboneliği düzenlenmesi karşılığında hediye olarak cihaz ve tablet vereceğini söylediği, kurumsal abonelik sözleşmesinin düzenlendiği, şüphelinin müşteki şirkete teslim etmediği halde teslim etmiş gibi suça konu 19 adet cihazla ilgili teslim tutanağı düzenlediği ve şirket yetkilisi ...'a imzalattığı, bu cihazları şirkete tahsis ettiği hatlar için düzenlediği sözleşmede teslim edilmiş gibi gösterip şirkete fatura ettirdiği, fakat teslim etmediği, cihazları piyasada satarak bedellerini mal edindiği, kendisine haksız menfaat sağladığı, şirketin toplam 105.775,43-TL zararının olduğunun iddia edildiği; davanın görüldüğü Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/213 esas ve 2020/435 Karar sayılı dosyasında, sanık ...'ın savunmasında müşteki şirketin müdürü ... ile kurumsal hat sözleşmesi için anlaştıklarını, fakat hatların taşınması konusunda adı geçen müştekinin kendilerinden bilgisayar, tablet, yazıcı, ... office programları tarzı hediye taleplerinde bulunduğunu, ... ofisinde talep edilen bu ürünler bulunmadığı için kendilerine telefon tanımlayıp dışarıda bu telefonları satıp istenilen ürünleri alıp hediye ettiklerini, bu kapsamda kaç tane telefon tanımlandığını bilmediğini, ancak 5-6 tane ... dizüstü bilgisayar, printer, ..., ... office programları alarak ...'e teslim ettiklerini, taahhütname ile tanımlanan cep telefonlarını ise bizzat kendisinin çeşitli telefoncularda sattığını, sonrasında müşteki şirketin diğer bir operatörle numaralarını taşımak istediğini, taahhüt bozulursa cezai yaptırımlarla karşılaşacaklarını söylediğini, buna rağmen hatlarını yine de taşıdıklarını, ...'den davacı-müşteki şirkete ciddi miktarda bir para cezası çıktığını, ondan sonra ...'in kendisini arayarak çağırdığını, görüşmede kendisinin ...'e hatlar ...'e tekrar taşınırsa ve taahhüt uzatılırsa bu cezayı kendilerinin karşılayabileceğini söylediğini, şirketin de tekrar ...'e geçtiğini ve şirketin de taahhütlerini uzattığını, o tarihten sonra kendilerinden tekrar cihaz talebinde bulunulduğunu, bu kapsamda satış müdürü olan kişiye tablet verdiklerini, bu durumu ...'in bildiğini, ...'ın da ... talep ettiğini, hatırladığı kadarıyla bu ...'nun ...'ın kullandığı şirket hattına tanımlandığını, sonrasında telefon faturaları yüksek gelince şikayet ettiklerini, taahhütnamelerin bir kısmının ..., bir kısmının ... tarafından imzalanmış olabileceğini, işlemlerin tamamından ...'in bilgisinin olduğunu, ...'dan kendisine e-posta göndermesini istediğini, o telefonlarından 1 tanesini zaten adı geçen kişiye verilen telefon olduğunu, telefonları da müşteki şirketin teslim almadığının doğru olduğunu, daha doğrusu e-postadaki telefonları teslim almadıklarının doğru olduğunu, ancak karşılığında bahsettiği bilgisayar ve cihazları teslim aldıklarını, ...'e teslim ettiği cihazlarla ilgili elinde bir teslim tutanağının olmadığını söylediği; ...'ın duruşmadaki beyanında, sanığı 2014 yılında tanıdığını, sanığın daha önce müşteki şirketle çalıştığını, 2013 -2014 yıllarında sanığın şirkete bilgisayarlar verdiğini, kendisinin kullandığı şirket hattına ...'nun tanımlandığını, bunun dışındaki diğer tanımlamalarda rızalarının bulunmadığını, sanığın o tarihte kendisini arayarak telefonların teslim alındığına dair e-posta göndermesini istediğini, işlerinin çok yoğun olduğunu, talep üzerine aslında 1 adet telefon teslim almasına rağmen 5 adet telefon teslim aldığı şeklinde e-posta gönderdiğini söylediği; katılan ...'in beyanında, müşteki şirketin Samsun şubesinin genel müdürü olarak görev yaptığını, hat taşıma sözleşmesi kapsamında hatlara bağlı olarak 6 adet notebook, 1 adet ... tablet, 3 adet ... tacker, 1 adet ... S4 mini cep telefonunun kendilerine teslim edildiğini, ancak sonradan öğrendikleri kadarıyla iddianamede belirtilen 19 adet cep telefonunun hatlara tanımlandığını ve kendilerine teslim edilmeden başkalarına satılarak faturalara yansıtıldığını, kendilerinin olay boyunca faturadaki anormallikleri fark edemediğini, fark edince de kurumsal bir firma oldukları için faturaları ödeyip ondan sonra şikayetçi olduklarını söylediği; tanık ...beyanında, müşteki şirkette satış müdürü olarak çalıştığını, hat taşıma sözleşmesi yapılınca ilk etapta hediyelerin yöneticilere verildiğini, bunların 6 adet notebook, 1 adet ... tablet ve 2 tane tacker, ... telefon olduğunu, bunlardan ... tableti ve T40 ... telefonu kendisinin kullandığını, bu cihazları kendilerine sanık ...'ın getirdiğini, fakat bu hatlara telefon tanımlanacağını bilmediklerini, ...'den vazgeçip başka bir operatöre gitmek istediklerinde ise bu hatlara telefonların tanımlandığını öğrendiklerini, sadece birkaç telefon hattıyla ilgili yüksek fatura gelince sanıkla diyaloğa geçtiklerini, onun da manuel olarak fatura bedelini sözleşmede anlaşılan tutara çektiğini söylediği; Mahkemece 17/09/2020 tarihli nihai kararla, müşteki şirket çalışanı ...'ın 5 adet telefon teslim alındığına dair sanığa e-posta gönderdiği, taahhütname bedellerinin 10 aya yakın bir süre müşteki şirket adına telefon faturalarına yansıtılmasına ve itiraz edilmeden faturaların ödendiği, sanığın tüm aşamalarda bahse konu telefon tanımlamalarını katılan şirketin bilgisi ve rızası dahilinde yapıldığını savunması dikkate alındığında, sanığın üzerine atılı suçu işlediği konusunda cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak müspet ve yeterli delil elde edilemediği kanaatine varılmakla, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle CMK 223/2,(e) gereğince beraatine karar verildiği; kararın katılan şirket ve Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Samsun BAM 4. Ceza Dairesi'nin 28/10/2021 tarihli kararıyla başvurunun kesin olarak esastan reddedildiği ve beraat kararının belirtilen tarihte kesinleştiği tespit edilmiştir. Davalı şirketten dosyaya getirtilmiş kurumsal tip abonelik sözleşmelerinin incelenmesinde, 25/04/2013 tarihinde bir operatörden davalı şirkete geçiş için 2 adet, 09/12/2013 tarihinde 1 adet, 13/04/2014 tarihinde de 1 adet sözleşmenin davacı şirket Samsun şubesi genel müdürü ... tarafından imzalandığı; imza tarihi belli olmayan ancak belgenin en üstünde 19/08/2015 tarihi olan 01/06/2015 tarihinden itibaren düzenlenmekte olan "kurumsal ... akıllı telefon kampanya taahhütnamesi" ile eklerinin (Eklerinde tarife paketleri tablosu, kampanya dahilindeki cihazlar, paket fiyatları ve cihaz seçenekleri bulunduğu, taahhüt kapsamında davaya konu edilmiş ... 6 64 gigabayt cihazın toplam bedelinin 3.336-TL, ... 6 plus 64 gigabayt cihazın toplam bedelinin 3.888-TL olduğu), belgelerin dava dışı ... tarafından imzalandığı; aynı içerikteki 23/07/2015 tarihli olduğu anlaşılan taahhütname ve eklerin dava dışı ... ile ... tarafından imzalandığı; 27/12/2014 tarihinde aynı içerikte (64 gb toplam cihaz bedeli 3.072-TL, 6 plus 64 gb cihaz bedeli 3.432-TL) belgelerin ... tarafından imzalandığı; sözleşmelerin eklerinde imzalayan şahısların nüfus cüzdan fotokopilerinin ve şirketin imza sirkülerinin bulunduğu; yine 07/07/2014 tarihli imza sirkülerine göre, şirket genel müdürü ...'in (A) grubu imza yetkilisi olduğu ve o tarihte idari-mali işler müdürü olan ...'ın da (B) grubu imza yetkilisi olduğu belirlenmiştir. Yukarıdaki sözleşme ve taahhütlere ek olarak, ceza mahkemesi dosyasının soruşturma aşamasında davalı cep telefonu operatörü şirketten gönderilmiş 02/11/2017 tarihli cevabi müzekkerede, davaya konu faturanın hatların kayıtlı oldukları kampanya koşullarına aykırı olarak başta başka bir işletmeci şebekeye taşınmalarından kaynaklanan ve kampanya taahhütnamesinin ilgili hükümleri gereğince yansıtılan cayma bedellerinden oluştuğu bildirilmiş; yazının ekinde 27/12/2014 tarihli (yukarıdakinden) faklı numaralara ilişkin ilgili taahhütlerinin (burada kurumsal kontratlı modem kampanya taahhütnamesi, Yeni iştecep kampanya taahhütnamesinin) ... tarafından imzalandığı; 17/02/2015 tarihinde davacı şirket Samsun şubesi ile davalı şirket arasında sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 3. maddesinde sözleşmenin süresinin 36 ay olduğu, 4. maddesinde davacının taahhütlerine uymaması sebebiyle davacıya 33.786,51-TL fatura kesildiği, bu sözleşme imzalandığı için bu bedelin talep edilmeyeceği, fakat sözleşme feshedilirse cezai şart olarak bu bedelin isteneceği, sözleşmenin ... tarafından imzalandığı; 07/01/2015 tarihinde "kontratlı hoş geldiniz paketleri kampanya taahhütnamesi" ve eklerinin ... tarafından imzalandığı; 14/06/2014 tarihli "internet paketli telefon kampanya taahhütnamesi"nin ... tarafından imzalandığı, burada bir telefon numarası için ... ... ve diğer bir telefon numarası için ise T50 telefonun seçildiği; yine yukarıdaki sözleşmelerin haricinde 15/04/2014 tarihli abonelik sözleşmesinin ... tarafından imzalandığı; 28/01/2014 tarihli abonelik sözleşmesinin de imza yetkilileri ... ve ...tarafından imzalandığı; 30/09/2013 tarihli abonelik sözleşmesinin yetkililerden ... tarafından imzalandığı; 09/12/2013 tarihli abonelik sözleşmesinin ... tarafından imzalandığı; 01/09/2015 tarihli sözleşmenin yetkililer ...ve ... tarafından imzalandığı görülmüştür. Yine ceza dosyası içinde mevcut dava dışı ...'ın dava dışı görüşülen ...'a 15/04/2015 tarihinde gönderdiği e-postada "tarafımıza tanımlanan 5 adet ... cihaz teslim alınmıştır bilginize" içerikli e-postayı gönderdiği belirlenmiştir. Mahkemece alınan bilirkişi heyeti raporunda, 20 adet telefon numarası için 12/03/2015-25/08/2015 tarihleri arasındaki telefon taahhüt başlangıç tarihleri ile 09/04/2017- 09/09/2017 tarihleri arasındaki telefon taahhüt bitiş tarihleri ve bu numaralara ilişkin 26/01/2015-18/03/2015 tarihleri arasındaki tarife taahhüt başlangıç-bitiş tarihleri için 16 adet ..., 4 adet ... marka telefonun tespit edildiği, yine 19 adet imei numarası belirlenen 15 tanesi ... 6 plus 64 ve ... edge telefonların imei numaraları ile davalı şirketin faturasında cayma bedellerine temel oluşturan telefon numaraları arasındaki bağlantının dava dosyası ve eklerinde tespit edilemediği, olaya karışan kişilerin ceza davasındaki beyanları da dikkate alınarak, telefon bedel taahhüt tarihleri ile tarife taahhüt tarihleri arasında uyumsuzluk olduğu, telefonların davacı şirkete hiçbir zaman teslim edilmediği, cayma bedeli olarak tahakkuk edilen bedellerin numara taşıma abonelik sözleşmesinin imza tarihinden çok sonra tanımlandığı, bu yüzden geriye dönük işlem yapıldığının görüldüğü, fatura konusu cihazlar davacıya aynen teslim edilmese de bunların yerine ikame başka cihazların teslim edildiğinin şirket çalışanlarının ve bayisinin kabulünde olduğu, cihazların davacı şirkete teslim edilmiş sayılacağı ve davalı tarafça bakiye cihaz bedellerinin istenebileceğinin kabulü halinde davalının da fatura bedelini talep edebileceği; cihaz bedellerinin istenemeyeceğinin kabulü halinde ise, toplam 107.122,02-TL'lik faturanın cihaz bedellerine ilişkin 50.278-TL'lik kısmının iade istenebileceği ve bu kısım yönünden davacı şirketin talebinin yerinde olacağı görüşü ifade edilmiştir. Somut olayda taraflar arasında davacının farklı bir operatördeki kurumsal cep telefonu aboneliklerinin davalı cep telefonu operatörü şirketine taşınması suretiyle 2013 yılında çeşitli hatlar için abonelik sözleşmeleri akdedildiği, bu kapsamda davacı şirketin genel müdürü ...'in ve diğer çalışanlarının beyanları ile davalı şirketin Samsun'daki bayisinin davacıyla sözleşmeleri imzalayan satış temsilcisi ceza davasındaki beraat etmiş sanık ...'ın birbirlerine uyumlu beyanlarına göre, davacı Samsun bayisine bir kısım ürünlerin dışarıdan temin edilmek suretiyle satın alınıp verildiği, bu ürünlerin bedelinin karşılanması amacıyla davacı bayisine taahhütle teslimi gereken telefonların piyasada satıldığı savunulmuştur. Yine ...'ın savunmasında belirttiği davacı bayisinin 2015 yılında başka bir operatöre geçmek istediğinden bahisle davacı bayisine yüksek tutarlı faturanın düzenlendiği, davalı bayisinin talebi üzerine yeniden davalı şirkette aboneliğe devam edildiği, ceza dosyası içinde mevcut 17/02/2015 tarihli taraflar arasındaki sözleşmede davacıya taahhüde aykırılık sebebiyle 33.786,51-TL fatura düzenlendiği ve o sözleşme imzalanınca davalının o fatura bedelini davacıdan istemediği, bu sözleşme sonrasında davacının eski mali ve idari işler müdürü ...'ın davalı şirketle bir kısım taahhütnameler imzaladığı, 15/04/2015 tarihinde ...'ın talebi üzerine 5 adet ... cep telefonunun aslında 1 tanesi teslim alınmasına rağmen 5 adet ... cep telefonunu teslim alındığını bildiren e-posta gönderdiği, yine davalının 05/01/2017 tarihli müzekkere cevabı ekinde sunduğu tarihsiz ... imzalı toplam 19 telefona ilişkin cihaz teslim tutanağının davacının bayi kaşesiyle imzalandığı belirlenmiştir. Bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere, telefon ve abonelik taahhütleri tarihlerinde uyumsuzluk bulunduğu, davacı bayisine kayıtlı cep telefonu numaralarının söz konusu teslim tutanağındaki 19 adet imei nosu belli cep telefonlarıyla uyuşmadığı, hem ceza davası hem de bu dosyadaki bilgilere göre aslında bu telefonların davacıya hiç teslim edilmediği ve davaya konu 10/02/2016 tarihli faturaya kadar davacı bayisinin 2015 yılından beri bu taahhütleri de içerir faturaları ödediği hususunda uyuşmazlık yoktur. Dosya kapsamından anlaşıldığı kadarıyla davacı bayisinin ekonomik olarak avantajlı cep telefonu hatlarını kullanabilmesi amacıyla davalı şirketin bayisi ile görüşmeler yapıldığı, davalı şirket bayisinin de davacı ile sözleşme yapabilmek amacıyla kendisinden talep edilen ancak sözleşmelere göre yerine getirmesi imkanı bulunmayan bir kısım ürünleri piyasadan temin ederek davacının yöneticilerine verdiği ve yöneticilerin bu ürünleri teslim alarak kullandığı, süreç içinde her iki tarafın abonelik sözleşmeleri ile taahhütnameler akdettiği, dolayısıyla her ne kadar ortada belgelerle uyuşmayan işlemler yapılmış ise de, bu işlemlerden istifade eden davacı bayisinin bu hususları benimsediği ve davalıya gönderdiği 30/11/2015 tarihli ihtarnameye kadar itiraz ileri sürmediği görülmektedir. Bu nedenle her ne kadar 19 adet telefonun teslim edildiğine dair şekli gerçekliği gösteren teslim tutanağına rağmen telefonların davacıya teslim edilmediği sabit ise de, bu durumun davacı bayisinin kabulü üzerine telefonların yerine notebok benzeri cihazların istenilmesiyle oluştuğu dikkate alındığında, davacının imzalayarak benimsediği taahhütlere aykırı olarak sonlandırılmasından dolayı düzenlenen faturadan davacının sorumlu olacağı sonucuna varılmaktadır. Davacı taraf istinaf dilekçesinde bu hususların cevap dilekçesinde ileri sürülmemesine rağmen mahkemece dikkate alınmasının doğru olmadığını belirtmiş ise de, davacı yetkilisinin teslim tutanaklarını imzalaması ve aynı olayla ilgili görülen ceza davasında yapılan tesbitlerin dikkate alınması gerektiğinden davanın reddini isteyen davalı savunması kapsamında, mahkemece değerlendirilmekle varılan sonuca ilişkin olmakla yerinde bulunmamıştır. Yine davacı vekili replik dilekçesinde müvekkili şirketin çift imza ile temsil edildiğini sözleşmelerde ise bir tek (B) grubu imza yetkilisi ... imzasının bulunduğu itirazında bulunmuş ise de, adı geçen şahsın imzaladığı sözleşmelerden sonra davacının söz konusu telefon hatlarını kullandığı gözetildiğinde davacı şirket tarafından yapılmış işlemlere onay verildiğinin kabulü gerektiğinden davacının aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 19/02/2026