19. Hukuk Dairesi 2013/4941 E. , 2013/8615 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının boma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine 13/01/2007 tanzim tarihli 24/04/2007 vade tarihli 2.000.000,00 TL bedel…
**19. Hukuk Dairesi 2013/4941 E. , 2013/8615 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki tazminat davasının boma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine 13/01/2007 tanzim tarihli 24/04/2007 vade tarihli 2.000.000,00 TL bedelli bono ile 14/01/2007 tanzim tarihli 24/04/2007 vade tarihli 2.000.000,00 TL bedelli bonolara istinaden İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2007/5063 Esas ve yine İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2007/5216 Esas sayılı takip dosyaları ile icra takibi yapıldığını, takibe dayanak bononun davalı tarafından nasıl ele geçirildiği hususunun müvekkili tarafından bilinemediğini, ancak bu bonoların bedelsiz olduğunu belirterek müvekkilinin İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2007/5063 Esas ve yine İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2007/5216 Esas sayılı dosyalarından borçlu olmadığının tespitine, müvekkilinin HUMK uyarınca adli yardım kurumundan faydalandırılarak dava harç ve masraflarından muaf tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı yanın adli müzaharet talebini kabul etmediğini, eksik harcın ikmali gerektiğini, davacının adli müzaharet talebinin samimi olmadığını, kötüniyetli olduğunu, taraflar arasında görülmekte olan bir kısım davalarda davacının tamamen aksine beyanlarda bulunduğunu, ve ayrıca davanın haksız ve yersiz açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre davacı vekilinin adli yardım talepli dava dilekçesine adli yardım talebini haklı kılacak herhangi bir makbuz veya belge sunmadığı, ayrıca davacı aleyhine yapılan icra takiplerinde alacağa karşılayacak mal bulunmaması sebebiyle verilen aciz belgelerinin iptallerinin davacı yanca talep edildiği, davacının adli yardım ihtiyacını kanıtlayamadığından adli yardım taleplerinin reddine karar verildiği, dava konusu bu olayda davacı vekiline dava şartlarından olan eksik harcın ikmali için verilen kesin süre içerisinde harç eksikliğinin giderilmediği gerekçeleriyle 6100 sayılı HMK'nın 114, 115, ve 120 maddeleri uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Davacı vekili temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. 6100 s. HMK'nun 336/3 maddesi uyarınca kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi bölge adliye mahkemesine veya Yargıtaya yapılır. Belirtilen bu yasa hükmü çerçevesinde davacı vekilinin adli yardım talebi Dairemizce incelenmiş, yapılan inceleme sonucunda davacının adli yardım talebini haklı kılacak belgeleri sunamadığı ve ayrıca kendisinin aciz halinde olmadığına dair dava açmak suretiyle adli yardım talebinin dayanaksız olduğunu ortaya koyduğu anlaşıldığından bu yöndeki talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve temyiz harçları yatırılmış olduğundan dosyanın temyiz incelemesine geçilmiştir. 2- Davacının dava açarken yatırması gereken peşin harcı dava değerini eksik göstererek yatırdığının mahkemece saptanması üzerine yatırılması gereken eksik peşin harcın tamamlanması konusunda kendisine HMK'nun 120. maddesi uyarınca 2 haftalık kesin süre verilmiş, davacı vekilinin yargılama sırasındaki adli yardım talebinin reddine karar verildiği ve verilen kesin süreye rağmen eksik peşin harcın yatırılmadığı dosya içeriğinden anlaşılmıştır. 492 sayılı Harçlar Kanununun 32. maddesi uyarınca yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz. Aynı kanunun 30. maddesine göre "Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır." 6100 sayılı HMK'nun 447/2. maddesi uyarınca "Mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 18/6/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamalar, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılır." HUMK'un 409. maddesinin HMK'daki karşılığı 150. madde hükmüdür. Bu açıklamalar karşısında mahkemece verilen kesin süre içerisinde eksik peşin harcın tamamlanmaması nedeniyle 492 sayılı Harçlar Kanununun 30., HMK'nun 447/2 maddesi yollamasıyla aynı Kanunun 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi ve böylece anılan Yasa hükmünde belirtilen 3 aylık süre içerisinde eksik peşin harcın yatırılması halinde dosyanın yenilenerek muameleye konulması olanağının davacıya tanınması gerekirken bu yönler gözetilmeksizin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin adli yardım talebinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.