İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 19/11/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/1119 Esas 2025/507 Karar sayılı ilamına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Yeşilhisar İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile 29.05.2023 tarihinde "m…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2025/1838 KARAR NO: 2025/2094 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/05/2025 NUMARASI: 2023/1119Esas - 2025/507Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 19/11/2025 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/1119 Esas 2025/507 Karar sayılı ilamına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine Yeşilhisar İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası ile 29.05.2023 tarihinde "müvekkili şirket ile davalı arasında mevcut olan cari hesaba dayanarak" ödeme emri düzenlendiğini ve 28.07.2023 tarihinde ilgili takibin kesinleştirildiğini, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, buna rağmen müvekkilinin olmayan bir hesaptan, bir başka ifade ile, davalının dayandığı cari hesabı yanlış tutmasından kaynaklı olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkili şirket aleyhine başlatılan icra takibinin ticari hayatını etkilemesinden dolayı Yeşilhisar İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında dosya borcu olan 52.760,71-TL'yi 22.09.2023 tarihinde ödemek zorunda kaldığını, müvekkilinin icra tehdidi altında kalarak ödeme yaptığını ve böyle bir borcunun kesinlikle bulunmadığını göz önüne alındığından ödenen tüm borcun iadesinin talep edilmesi zaruriyeti doğduğunu belirterek Yeşilhisar İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında ödenen borcun fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'sinin 22.09.2023 (ödeme tarihinden) itibaren işleyecek reeskont faizi ile beraber tahsiline karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıya kesilen faturaların hepsinin mail üzerinden gönderildiğini, ayrıca GİB sisteminden de iletildiğini ancak davacının 07.12.2022 tarihli 8.453,25-TL bedelli ve 01.04.2023 tarihli 32.675,38-TL bedelli faturaları cari hesaba kaydetmediğini, iki fatura toplamının 41.128,63-TL (8.453,25+32.675,38) olduğunu, aradaki farkın bu 2 faturadan kaynaklandığı beyan ederek haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; "Mahkememizce davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmıştır. Davacı defterlerinin incelenmesinde davalının düzenlemiş olduğu e-arşiv faturaya ilişkin sistem üzerinden iptal yada itiraz talebi girmediği, davacının e-arşiv faturaları elektronik ortamda davalıdan talep ettiğine dair dosyada bir yazı olmadığı, e-arşiv faturaların davacıya kağıt ortamında teslim edildiğine dair bir belge bulunmadığı, fatura içeriklerinin davacıya teslim edildiğine dair yazılı bir belge olmadığı, bu durumda taraflar arasında ihtilafa konu olan 2 adet fatura ve içeriğinin davacıya tesliminin yapılmadığı, takibe konu edilen cari hesap alacağının yer aldığı mübrez 2023 defterleri de yasal geçerliliğe sahip olmadığı, davacının davalıya bu faturalar bakımından borçlu olmayacağı, davacının cari hesaptan dolayı borçlu olmayıp alacaklı olduğundan davaya konu edilen Kayseri Yeşilhisar İcra Dairesi ...-Esas dosyasına konu edilen cari hesap için borçlu olmadığı hesap ve tespit edilmiştir. Davacı defterlerinin incelenmesinde; 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresinde yapıldığı, içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, defterlerin bu haliyle HMK 222/2 ye uygun olduğu, Taraflar arasındaki ihtilafın davacının davalıya yapmış olduğu ödemeler değil, DAVALININ DAVACIYA DÜZENLEDİĞİ 07.12.2022 tarih ... nolu 8.453,25-TL bedelli (ki bu fatura taraflar arasında düzenlendiği iddia edilen ilk fatura olup, taraflar yapılan işin faturalandırılmasını aralarında yapılan mutabakata göre yapmakta olup bu faturaya ilişkin mutabakat tespit edilememiştir.) (EK: Nakliye teslim tutanakları ve bu tutanaklara istinaden düzenlenen mutabakat tablolarının bulunduğu Flash belllek) ve 01.04.2023 tarihli, ... nolu 32.675,38-TL bedelli faturalar olduğu tespit edilmiştir. Davacının faaliyet alanı altın ticareti olmaması ve davacı adına altın teslimine ilişkin bir belge olmaması nedeniyle ikinci faturayla da davacı şirket borçlandırılamayacağı, düzenlenen faturalar VUK yasal mevzuatı ve TTK hükümleri kapsamında somut olay ele alındığında: Davalının düzenlemiş olduğu e-arşiv faturaya ilişkin sistem üzerinden iptal yada itiraz talebi girmediği ortadır. Bununla birlikte davacının e-arşiv faturaları elektronik ortamda davalıdan talep ettiğine dair dosyada bir yazı, aynı zamanda e-arşiv faturaların davacıya kağıt ortamında teslim edildiğine dair bir belge ve son olarak fatura içeriklerinin davacıya teslim edildiğine dair yazılı bir belge tespit edilememiştir. Bu durumda taraflar arasında ihtilafa konu olan 2 adet fatura ve içeriğinin davacıya tesliminin yapılmadığı, bu durumda davacının davalıya bu faturalar bakımından borçlu olmayacağı, davacının teslimini kabul ettiği faturalar toplamı 1.681.340,75 TL., borca karşılık davalıya toplam 1.681.340,75 TL ödeme yaptığı ve borç/alacak bakiyesinin 0 (SIFIR) landığı ve sonuç itibariyle davacının davaya konu Kayseri Yeşilhisar İcra Dairesi ...-Esas dosyasına dayanak edilen cari hesaptan dolayı borçlu olmadığının hesap ve tespit edildiği, anlaşılmakla ...." gerekçesiyle Davanın KABULÜ ile 52.760,71-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağa 22/09/2023 tarihinden itibaren avans faiz uygulanmasına karar verilmiştir. İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; BA/BS formları nazara alınmadığını, ihtilafa konu olan iki adet fatura davacı ve tarafın GİB kayıtlarında mevcut olduğunu, bu durum davacının ticari defter ve kayıtlarının incelendiği 02/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda " söz konusu faturaların vergi dairelerinden getirilen form BA/BS lerde yer aldığı görülmektedir" şeklinde açıkça görüldüğünü, bu faturalar BA/BS formları içerisinde dahil olup her iki tarafında vergi kayıtlarında mevcut bulunduğunu, bu durum tarafların söz konusu faturaların vergi kayıtlarında mevcut olduğunu bu kayıtlara dayalı olarak gelir vergisi kdv gibi vergiler yönünden faturaların sistemlerinde işli olduğunu açık şekilde gösterdiğini, bu durum da tarafların bu faturalardan bilgi sahibi olduğunu açık şekilde gösterdiğini , buna karşın mahkeme tarafından bu faturaların ve içeriklerinin teslim edilmediğine ilişkin gerekçeler hukuka açık şekilde aykırı olduğunu, ihtilafa konu olan iki adet faturanın ve fatura içeriklerinin teslim edildiğine ilişkin mevcut deliller mahkeme tarafından incelenmediğini, söz konusu altın alımına ilişkin davacı firma ile yapılan görüşmelere ilişkin watsapp mesaj kayıtları dosya içerisine sunulduğunu, mesaj kayıtları mahkeme tarafından yazılı delil kabul edilmesi gerektiğini, bu kabul edilmese dahi yüksek mahkeme kararları ışığında kayıtların delil başlangıcı olarak kabul edilmesi gerektiğini, nitekim emsaj kayıtlarında faturası eksilen altının seçimi ve bedeline ilişkin görüşmeler açık şekilde görüldüğünü, kayıtların delil başlangıcı olarak kabul edilmesi halinde tarafımızca söz konusu ürünlerin teslim edildiğine ilişkin tanıklar yasal süresi içerisinde delil dilekçesi ile 25/06/2024 tarihinde mahkeme nazarına sunulmasına rağmen dinlenilmediğini, bu tanıklar altının seçimi gönderilmesi ve teslimi hususunda tanık olup bu kişilerin dinlenilmesi halinde teslimin nasıl ve ne şekilde yapıldığı açık şekilde görüleceğini, ancak mahkeme tanıkları dinlemediğini ve görüşme kayıtlarını hiçbir suretle nazara almadan dosya üzerinden davanın kabulüne karar vererek eksik incelemeye dayalı olarak karar verdiğini, ihtilafa konu faturalar her iki tarafın vergi kayıtlarında mevcut olduğunu, davacının ve tarafın BA/BS formları içerisinde yer aldığını, bu kayıtların varlığı faturaların taraflarca bilindiğine karine teşkil ettiğini, hakeza söz konusu faturaların da içerisinde yer aldığı cari hesapta yer alan yaklaşık 70'e yakın fatura aynı mail adresine whatsapp görüşmelerinde davacı yana iletildiği bu şekilde tarafların teslimin elektronik şekilde yapıldığını gösterdiğini, buna karşın hepsi aynı şekilde düzenlenmiş olan ve süreklilik arz eden faturalardan ihtilafa konu olmayan birçok faturanın teslim edildiği ancak iki faturanın aynı suretle düzenlenmiş olmasına karşın teslim edilmediğine ilişkin kabul açık şekilde taraflar arasında kabul edilmiş ticari teamüle ve hayatın olağan akışına aykırılık teşkil ettiğini, mamafih dosya içerisinde whatsapp görüşmelerinde bu faturaların ve içeriğinin teslimine ilişkin olarak görüşme kayıtları sunulmuş bunlar delil veya delil başlangıcı olarak kabul edilmemiş bununla beraber delil dilekçesinde teslime ilişkin tanıkların dinlenmediğini, mahkemece tarafın delilleri toplanmadan tanıklar dinlenmeden, sunduğu deliller nazara alınmadan hukuka, yerleşik yüksek mahkeme kararlarına ve ticari teamül ve ticari ahlaka aykırı şekilde davanın kabulüne karar verildiğini, izah edilen ve re’ sen nazara alınacak nedenlerle, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/1119 E. 2025/507 K. Sayılı kararının kaldırılarak davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesine karşı sunduğu cevap dilekçesinde özetle ; Taraflarına tebliğ edilen ilk bilirkişi raporunda özet itibariyle; "Bu durumda davacının davalıya bu faturalar bakımından borçlu olmayacağı, ancak davalının teslimini kabul ettiği faturalar toplamı 1.722.469,42-TL bakımından borçlu olacağı, bu borca karşılık ise davalının ve davacının kabulünde olan toplam 1.682.000,00-TL davacı ödemenin mahsup yapılacağı, yapılan bu ödemenin mahsubu ile davacının davalıdan 659,22-TL alacaklı olacağı hesap ve tespit edilmiştir. Davacı cari hesaptan dolayı borçlu olmayıp alacaklı olduğundan davaya konu edilen Kayseri Yeşilhisar İcra Dairesi ...-Esas dosyasına konu edilen cari hesap için borçlu olmadığı hesap ve tespit edilmiştir." şeklinde müvekkilin borçlu olmadığına dair açık tespit bulunduğunu, ikinci bilirkişi raporunda ise; "Sonuç itibariyle davacının davaya konu Kayseri Yeşilhisar İcra Dairesi ...-Esas dosyasına dayanak edilen cari hesaptan dolayı borçlu olmadığı hesap ve tespit edildiğini, davacı şirketin faaliyet konusunun altın alım satımı olmaması ve altın alımına dair teslimin belgelendirilememesi nedeniyle WhatsApp yazışmaları ve tanık beyanları davalı lehine müspet olsa bile davacı açısından bir sonuç doğuramayacağı, bu hususta takdir Sayın Mahkemenindir." şeklinde sonuç içeren rapor tanzim edildiğini, rapor içeriği davalının ticari defterlerinin incelendiği Bilirkişi Raporu ile de aynı sonuç içeriğine sahip olup müvekkilin borçlu olmadığı kesin olarak tespit edildiğini, her iki tespit raporuna rağmen müvekkilin borçlu olduğuna ilişkin değerlendirmelerin ve bu değerlendirmelere dayanılarak yapılan istinaf başvurusunun kabul edilmesi mümkün olmadığını, davalı tarafından söz konusu ticari defterlerin incelenmesi sırasında "ticari defterlerin içeriğine" denk ve kesinlikte delil sunulmadığını, açıklanan nedenlerle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerektiğini, arz ve izah edilen nedenlerle ve mahkemece re'sen dikkate alınacak sair hususlarla; davalı tarafın iddialarının yersiz olması ve dosya içeriği ile uyuşmaması nedeniyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Dava, davalı tarafından satım akdi gereği başlatılan ilamsız icra takibi sonrası ödemede bulunan davacının istirdat istemine ilişkindir. Davalının davacıya karşı başlattığı ilamsız icra takibinde davacının 22.09.2023 tarihinde icra veznesine 52.760,71 TL ödediği, böyle bir borcunun olmadığını savunduğu, davalının davacı adına 07.12.2022 tarihli 8.453,25 TL ve 01.04.2023 tarihli 32.675,38 TL bedelli iki fatura düzenlediği görülmüştür. Davalının bu faturalara dair sevk irsaliyesi, teslim belgesi sunmadığı görülmüş, mali müşavir 12.09.2024 tarihli bilirkişi raporunda BA-BS kaynağı gereği mükellef tarafından verilmediği için teslimin yapıldığının kabul edilemeyeceğinin bildirildiği görülmüştür. Davalının dayandığı temel ilişki, satış sözleşmesidir. Davalı, davacıya mal sattığını, mal satımı nedeniyle bedelin ödenmediğini iddia etmiştir. Davacı ise borçlu olmadığını savunmuştur. Davacının bu savunması ile malın teslim edildiğinin ispat yükünün davalıda olduğu değerlendirilmiştir. Satış sözleşmesi, TBK'nın 207. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satım sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması, ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında, bedelin alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. Kural olarak satış sözleşmelerinde satışa konu malın teslim edildiği hususunda ispat külfeti satıcı tarafa düşmektedir. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gereklidir. Faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması, koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle; taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davacının, sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda; davalının, öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bir başka anlatımla; faturaya tebliğ tarihinden itibaren sekiz gün içinde (mücerret) itiraz edilmemiş olması hali, sadece o faturanın miktar ve fiyat yönünden münderecatını kabul anlamını taşır; yoksa, o faturada yazılı malın alıcıya mutlaka daha önce teslim edilmiş olduğu anlamına gelmez; satıcının, faturada yazılı malı alıcıya veya kanuni temsilcisine teslim ettiğini ayrıca ispat etmesi zorunludur (Doğanay, İ.:Ticari Alım-Satım Akdi ve Nevileri, Ankara 2003, s:52, Doğanay,İ: Faturanın Kapatılması, Delil Olma Özelliği ve Faturaya İtiraz Aylık Yaklaşım Dergisi Sayı 4, Nisan 1993, s:8-13). Kısaca, fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki; taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belge olacaktır. Elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin sonuç doğurması da beklenemez. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulu'nun 12.10.2011 tarih ve 2011/15-472 E.-2011/608 K., 2017/19-915 Esas 2018/1338 sayılı kararında da benimsenmiştir. İlk derece mahkemesine bilirkişi tarafından sunulan rapor sonucunda davalının davacıdan alacaklı olduğunu kesin delille ispatlayamadığı, davalının sunduğu mesajlarda buna dair bir ibare bulunmadığı, yazılı delil başlangıcı olarak kabulünün mümkün olmadığı, kesin delille ispatı gereken teslim hususunda tanık dinlenmesinin mümkün olmadığı, davalı cevap dilekçesinde yemin deliline dayanmış ise de istinaf talebinde açıkça bu hususu istinafa konu etmediği görülmekle davanın kabulü yönündeki ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/1119 Esas 2025/507 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalının istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 3.604,00 TL istinaf karar ve ilam harcı olup istinaf eden davalı tarafça peşin yatırılan 901,00 TL harcın mahsubundan sonra geriye kalan 2.703,00 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına Davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , HMK 302/5 maddesi gereğince işbu ilamın kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin , harç tahsil işlemlerinin, HMK 359/4 Maddesi gereğince bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.19/11/2025