4. Ceza Dairesi 2013/15245 E. , 2013/26509 K. "İçtihat Metni" Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda beraatine dair, Honaz (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 25/03/2008 ... ve 2008/23 esas, 2008/73 karar sayılı hükmün katılan ... tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 20/02/2013 ... ve 2010/17848 esas, 2013/4642 sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğ
**4. Ceza Dairesi 2013/15245 E. , 2013/26509 K.** **"İçtihat Metni"** Tehdit suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda beraatine dair, Honaz (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesince verilen 25/03/2008 ... ve 2008/23 esas, 2008/73 karar sayılı hükmün katılan ... tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 20/02/2013 ... ve 2010/17848 esas, 2013/4642 sayılı kararıyla; "Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede: Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan ...'in temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA," karar verilmiştir. I-İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/04/2013 ... ve 2008/204326 sayılı yazısı ile; "Sanık ile katılan ... arasında tarla meselesi yüzünden husumet olduğu, bu tarla sorunu ile ilgili olarak aralarında hukuk mahkemesinde davalarının bulunduğu ve hukuk davasını katılan tarafın kazandığı, sanığın hukuk davasını kaybetmesine karşın bu taşınmazı katılan ...’a vermek istemediği ve bu sebeple katılanı korkutmak ve gözdağı vermek amacı ile, katılanın uzaktan akrabası olan tanık ...'e hitaben " ...'a söyle 9 kurşunum var, onu karnına boşaltacağım," diyerek tehditte bulunduğu, tanık ...'in de bu sözleri katılana aynen aktardığı anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı "tehdit" suçu subuta ermiştir. Sanık, yargılamadaki beyanlarında tanık ... ile aralarında önceye dayalı herhangi bir husumetin bulunmadığını belirtmiştir. Tanık ...'in sanığa iftira etmesini gerektirir herhangi bir sebep bulunmamaktadır. Mahkeme gerekçeli kararında tanık ...'in katılanların akrabası olduğundan bahisle bu tanığın beyanlarına itibar etmediğini belirtmiş ise de; sanık bu sözlerin katılanlara aktarılmasını istediği için akrabalarına söylemiştir. Bu tanığın beyanlarına üstünlük tanınmaması için sanık lehine olan daha ... ve kuvvetli bir delile dayanılması gerekir. Oysa dava konusu olayda tanık ...'in beyanından başka delil bulunmamaktadır. Bu bağlamda; sanığın üzerine atılı "tehdit" suçunu işlediği sübuta erdiğinden üzerine atılı suçtan cezalandırılması yerine, yetersiz gerekçeyle sanık hakkında beraat kararı verilmesi, usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İtirazımızın CMK 307/son ve 308. maddeler gereğince KABULÜ ile; 2-Yüksek 4. Ceza Dairesinin yukarıda sözü edilen 20/02/2013 ... ve 2010/17848 esas, 2013/4642 sayılı onama ilamının CMK’nın 308. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Honaz Sulh Ceza Mahkemesinin 25/03/2008 tarih ve 2008/23 esas, 2008/73 karar sayılı ilamı ile sanık ...’in üzerine atılı “Tehdit” suçundan verilen beraat hükmü, usul ve yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmesi, 4-Yüksek Dairenin aksi kanaatte bulunması halinde, CMK'nın 308/3. maddesi uyarınca itirazın incelenmesi bakımından dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi, İtirazen, saygı ile arz ve talep olunur.” isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- KARAR İncelenen dosyada, sanık ... hakkında tehdit suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, Honaz Sulh Ceza Mahkemesince tehdit olayının müştekilerin gıyabında meydana geldiği, olayın ... tanığının ... olduğu, bu kişinin duyduğu olayı müşteki ... ve eşi ...’ya aktardığı, müşteki tarafından ilk dilekçede gösterilen diğer tanıkların olayı doğrulamadığı, sanık ile müşteki arasında tarla meselesi nedeniyle husumet bulunduğu ve müştekilerle akraba olan tanık ...’in beyanı dışında delil bulunmaması nedeniyle, suçun işlendiğine dair tam bir vicdani kanaat oluşmadığından beraat kararı verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca olayın ... tanığı olan ...’in beyanına itibar edilmesi ve beraat kararının bozulması için itirazda bulunulmuştur. Ceza muhakemesinde vicdani kanı yargısı yapma görevi ilk derece mahkemesine aittir. Tanığın yanlı veya yansız olup olmadığı, doğruyu söyleyip söylemediği, açıklık, sözlülük, yüzyüzelik ve doğrudanlık ilkeleri çerçevesinde duruşma yaparak vicdanı kanı oluşturan duruşma hakiminin takdirindedir. Hükümde hukukilik denetlemesi yapmakla görevli Yargıtay, hükmün gerekçesini inceleyerek maddi olayların gerekçede yeterince yansıtılıp yansıtılmadığını ve yansıtılan maddi olaylara ilişkin kanıtların tartışılıp tartışılmadığını, bu tartışma yapılırken, doğa, mantık, deneyim ve hukuk kurallarına uyulup uyulmadığını inceleyecektir. Bu nedenle mahkemece delil tartışması yapılarak vicdani kanaat oluşturulduğundan ve "takdirin takdiri olmaz" kuralına aykırı olarak, yerel mahkemenin yerine geçip ... bir kanaat oluşturulmasının, hukuka uygun olmayacağı anlaşıldığından, Dairemizin 20/02/2013 ... ve 2010/17848 esas, 2013/4642 sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazları yerinde görülmediğinden REDDİNE, 6352 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanunun 308. maddesinin 3. fıkrası gereğince itirazı incelemek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna GÖNDERİLMESİNE, 24.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.