T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1676 KARAR NO: 2026/232 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12.05.2022 NUMARASI: 2020/870 Esas - 2022/436 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1676 KARAR NO: 2026/232 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 12.05.2022 NUMARASI: 2020/870 Esas - 2022/436 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin uluslararası hava taşıma hizmeti verdiği davalıya düzenlediği faturalara konu cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine 13 adet fatura bedelinin tahsili amacıyla ......İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu, götürülecek borçlarda ifa yerinin alacaklının ikametgâh adresi olması nedeniyle takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığını, davalıya hava yolu ile taşıma hizmeti verildiğinden Montreal Konvansiyonu'nun 33.maddesi gereğince de icra dairesinin yetkili olduğunu, müvekkilinin sözleşme ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet verdiğini, düzenlenen faturaların tebliğine rağmen TTK'nın 21.maddesine göre itiraz edilmediğinden fatura içeriğinin kabul edildiğini, taşıma hizmetinin yapıldığına ilişkin konşimentoların sunulduğunu, taraflar arasındaki abone cari hesap anlaşmasının 2. maddesine göre faturaların 15 gün içinde ödenmesi gerektiğini, vadesinde ödeme yapılmaması halinde ayrıca bir ihtar veya ihbara gerek olmaksızın aylık %3 veya yasal ticari faiz oranından hangisi yüksek ise o oranda vade farkı/gecikme faizi uygulanacağının kararlaştırıldığını, TTK'nın 1530/2. maddesine göre de belirli sürede ödenmeyen faturalara faiz uygulanacağını ileri sürerek, davalının 58.524,20 TL tutarındaki takibe yönelik itirazının iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı, davaya cevap vermeyerek HMK'nın 128. maddesine göre davada dayanılan vakıaları inkar etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ;Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı tarafın 2019 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu anlaşılmış olup davalı taraf ticari defterlerini sunmamıştır. Davacının ticari defterlerine göre; davacı tarafın davalı taraftan 56.252,49 TL alacaklı olduğu , davalı usulune uygun yapılan tebligata rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibrazdan kaçınmış olup ticari defterlere delil olarak dayanan davacının usulüne uygun ve alacağın kaynağını oluşturan kayıtları içeren ticari defterlerinin lehine delil teşkil ettiği, davalı tarafın defter ve belge ibraz etmeyerek HMK m. 222/3 hükmü gereği davacı tarafın defterlerinde yer alan kayıtları kabul etmiş sayılması gerekeceği, icra takibine konu alacağın davacı tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ile ispatlamış olup davacı tarafın davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğüne ilişkin belge sunulmadığı anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabul kısmen reddine, ...İcra Müd.nün ... E sayılı icra takibinde davalı tarafından 56.252,49-TL asıl alacak yönünden..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının Bakırköy 5. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibine yönelik itirazının 56.252,49 TL asıl alacak yönünden iptaline, 56.252,49 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren takip talebindeki avans faizinin uygulanarak takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacak likit olduğundan hükmedilen alacağın % 20'si oranında 11.250,49 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkil şirket ile davacı şirket hava taşıma hizmeti alınması konusunda anlaşma yapılmasına rağmen dosyada bulunan mail ve WhatsAap yazışmaları ile sabit olduğu üzere davacının edimini gereği gibi yerine getirmeyerek müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlara uğramasına sebebiyet verdiğini, müvekkilince yurt dışına gönderilen bir çok numune ürünün konşimento kayıtlarının hatalı tutulduğunu ve geç teslim edildiğini, müvekkilinin bu nedenle projelerini kaybettiğini, bu hususta müvekkil şirket çalışanının ...... adlı hesabından davacı şirkete bir çok mail gönderilerek hataların düzeltilmesi talep edilmişse de olumlu yanıt alınamadığını, davacının gönderileri geç teslim etmesi ya da hiç teslim etmemesi nedenleriyle müvekkil şirket kısa zamanda bir çok iş kaybettiğini, bu husus davacı şirkete sözlü ve yazılı olarak bildirildiği halde müvekkilden fatura bedellerinin talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin verdiği zararların tazmini için Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/444 Esas sayılı dosyasında açılan davanın mahkemeye bildirilerek dosyaların bileşiştirilmesinin istenmesine rağmen bu talebin mahkemece kabul edilmediğini, tarafları aynı olan ve aynı taşıma hizmetine ilişkin olan davaların birleştirilerek görülmesi gerektiğini, alınan bilirkişi raporunda sadece faturaya ilişkin alacak belirlenmesinin hatalı olduğunu, davacının edimini gereği gibi yerine getirdiğini kanıtlaması gerektiğini, faturaların ticari defterde kayıtlı olmasının alacağın varlığına karine teşkil etmeyeceğini, geç teslim edilen, veya teslim edilmeyen ürünlere ilişkin hiçbir açıklama yapılmaksızın sadece faturaya dayalı olarak alacak talebinin kötü niyetli olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, taşıma alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında taşıma sözleşmesi ilişkisi bulunduğu ve sözleşme kapsamında davacının davalıya ait emtiaları taşıdığı sabittir. Uyuşmazlık davacının yapmış olduğu taşımanın usulüne uygun şekilde ifa edilip edilmediği konşimento kayıtlarına göre emtianın süresinde teslim edilip edilmediği noktasındadır. Bu tür bir davada HMK'nın 190 ve TMK'nın 6.maddesi gereğince taşıma sözleşmesinden kaynaklı edimin eksiksiz şekilde yerine getirdiğini kanıtlama yükümlülüğü taşımacıya aittir. Taşıma sözleşmesinden kaynaklı faturaların düzenlenmesi ve bu faturaların davacının defterlerinde kayıtlı olması başlı başına sözleşme ilişkisinin ifa edildiği anlamına gelmez. Faturanın düzenlenmiş olması ilişkinin ifa safhasıyla ilgili olup, bu faturaların davalıya tebliği ve davalı defterlerinde kayıtlı olduğunun ispatı halinde hizmetin verildiği kabul edilebilir. Ancak mahkemece gönderilen ihtara rağmen davalı defterlerinin ibraz edilmemesi nedeniyle incelenemediği, mali müşavir bilirkişiden alınan 08.09.2021ve 04.04.2022 tarihli raporlarda belirlenmiştir. Mahkemece hizmetin verildiğine ilişkin bir bilirkişi incelemesi yapılmaksızın veya davalının hizmetin ayıplı olduğuna ilişkin savunmaları değerlendirilmeksizin, davalının ticari defterlerini ibraz etmeyerek davacının ticari defterlerindeki kayıtları kabul ettiği varsayılarak davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Davalı, taşıma sözleşmesinin ayıplı şekilde ifa edildiği gerekçesiyle Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/444 Esas sayılı dosyasında tazminat talepli dava açtığı, mahkemece 02.12.2024 tarih ve 2024/726, 1178 E.K sayılı kararı ile gider avansı yatırılmayan davanın usulden reddine karar verildiği, davacının istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 13. Hukuk Dairesinin 2025/470, 439 E.K. sayılı kararı ile kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır. HMK'nın 266. maddesinde; "(1) Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. (Değişik cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle: 3/11/2016-6754/49 md.) Hukuk öğrenimi görmüş kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez." düzenlemesi ile bilirkişiye başvurulabilecek hâller düzenlenmiştir. Bilirkişi incelemesine mahkemece de resen karar verilebilir. Kaldı ki dava dilekçesinde davacı tarafça bilirkişi deliline dayanılmıştır. Somut olay, özel veya teknik bilgiyi gerektiren taşıma ve taşımaya konu edimin ifa edilip edilmediğine ilişkin olup, uluslararası hava taşımaya ilişkin konşimentoların ve taraflar arasındaki yazışmaların incelenerek davacının taşıma alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusunda taşıma uzmanı bilirkişiden rapor alınarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir. Mahkemece taşıma ediminin yerine getirilip getirilmediği konusunda bir inceleme yapılmadan, davalının ticari defterlerini ibraz etmemesine kabul sonucunu bağlaması ve buna göre karar vermesi nedeniyle karar eksik inceleme ve değerlendirme sonucu verilmiştir. Davalının, Bakırköy 1.Asliye ticaret Mahkemesinde taşımadan kaynaklı zarar nedeniyle açtığı tazminat davasının bu dava ile birleştirilmesi, sonraki davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilecek bir husus olup, sonraki davanın açıldığı mahkemece dosyalar arasında birleştirmeyi gerektirecek bir irtibat bulunup bulunmadığı incelenerek karar verilebilecektir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, esasa dair istinaf nedenleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yukarıdaki açıklamalar ışığında yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davalı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 4-Kaldırılan kararın icrasıyla ilgili olarak İİK'nın 36. maddesi uyarınca yatırılan teminatların, yatıran tarafa iadesine, 5-Davalı tarafça yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, yeniden verilecek hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.02.2026 KANUN YOLU:HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.