11. Hukuk Dairesi 2012/7850 E. , 2012/12177 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/03/2012 gün ve 2010/885-2010/885 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istenilmekle, dava HUMK'nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruş…
**11. Hukuk Dairesi 2012/7850 E. , 2012/12177 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki davadan dolayı Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/03/2012 gün ve 2010/885-2010/885 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen vekili tarafından istenilmekle, dava HUMK'nun 3494 sayılı kanunla değişik 348/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü: İhtiyati tedbir isteyen vekili, Bodrum Ege Gayrimenkul Paz. İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. ortağı olan müvekkilinin imzası taklit edilerek alınan şirket ortaklar kurulu kararlarının ve işlemlerinin iptali, ortak ...'un TTK'nın 551/3 maddesi gereğince ortaklıktan çıkarılması, kabul görülmemesi halinde ise aynı Yasanın 552. maddesi gereğince şirketin fesih ve tasfiyesi talebiyle açtığı davada; şirket adına kayıtlı taşınmazların devir ve temlikiyle üzerilerinde ayni ve şahsi hak tesisinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasını, karşı tarafın hisselerine devir ve temlikinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasını, şirketin aktifini azaltıcı işlemlerin önlenebilmesi için şirket yönetiminin kayyıma devri ile karşı tarafın bu hususta kısıtlanması da dahil gerekli önlemlerin alınması için ihtiyati tedbir kararı alınmasını talep etmiştir. Aleyhine ihtiyati tedbir istenenler vekili, ihtiyati tedbir taleplerinin reddini istemiştir. Mahkemece, şirket adına kayıtlı taşınmazların toplam miktarının (38.588.496.- TL'nin) %15'i oranında nakdi teminat yatırıldığı ya da kesin ve süresiz banka teminat mektubu ibraz edildiği takdirde ve imza incelemesi yapılana kadar ya da bu konuda yeniden bir karar verilinceye kadar geçerli olmak üzere taşınmazların üçüncü şahıslara devir ve temlikinin önlenmesi için tapu kayıtlarına ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şirkette organ boşluğu söz konusu olmadığından şirkete yönetim kayyımı atanması isteğinin reddine, diğer ihtiyati tedbir taleplerinin de reddine karar verilmiş; teminat miktarının yüksek olması nedeniyle yatırılamayacağı bildirilmesi ve TMK.nın 1010 maddesi uyarınca tapuya davanın açıldığının şerh verilmesi talebi üzerine bu kez Tapu Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak taşınmaz tapu kayıtları üzerine bu davanın açıldığı hususunda şerh verilmesine karar verilmiştir. Ardından ihtiyati tedbir talep eden vekilinin teminat karşılığı vaz edilen ihtiyati tedbirin teminatsız olarak veya müvekkilinin şirketteki hisselerinin teminat olarak kabul edilmesiyle taşınmazlar üzerine devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla tedbir konulması, bu suretle ihtiyati tedbir kararının HUMK.un 317. maddesi gereğince teminatsız olarak tebdili, yine teminatsız ya da müvekkilinin şirketteki hissesinin teminat olarak kabulü ile yönetimin kayyıma devri, karşı tarafın kısıtlanması dahil gerekli görülecek tedbirlerin alınması yönündeki talebi üzerine, mahkemece taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı ihtiyati tedbir isteyen vekili temyiz etmiştir.İhtiyati tedbir talebinin reddi üzerine verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulabileceği gibi (HMK. m. 391/1), ayrıca yokluğunda ihtiyati tedbir kararı verilen kişinin itirazı üzerine verilen karara karşı da temyiz yoluna başvurulabilecektir. Gerek Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda gerekse Hukuk Muhakemeleri Kanununda ara kararlarına karşı kanun yoluna başvuru kabul edilmemiştir. Yukarıda da belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir hakkında verilen kararlara karşı ancak belli durumlarda temyiz yoluna başvurulabilecektir. Nitekim, Hukuk Muhakemeleri Kanununun .. 396. maddesinde durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararın temyiz edilemeyeceği aslında kanun koyucunun da açık ve bilinçli bir tercihidir. Zira durum ve koşulların değişmesi sebebiyle itiraz hakkında Hukuk Muhakemeleri Kanununun 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkralarının kıyasen uygulanacağı açıkça belirtilmiştir. Bu şekilde 394. maddenin üçüncü fıkrasına yapılan atıf ile üçüncü kişilerin de itiraz edebileceği, dördüncü fıkraya yapılan atıf ile de itirazın şekli ve incelenmesinin kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. Dikkat edilirse kanun yoluna başvuru imkanını düzenleyen 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmamıştır. Gerekçede de belirtildiği gibi ihtiyati tedbir kararı verildikten sonra, mevcut olan durum ve koşulların dava sırasında birden fazla değişmesi mümkün olabilir ve her seferinde itiraz edilebilir, her itiraz üzerine verilen karara karşı kanun yoluna başvurulması, ihtiyati tedbir kararlarına karşı başvurulması öngörülen temyiz yolundan beklenen amacın tam tersine bir sonuç doğuracaktır. Durum ve koşulların değişmesi sebebiyle yapılan itiraz üzerine verilen kararlara karşı ancak esas hükümle birlikte kanun yoluna başvurulabilecektir (Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi, 01.06.2012 tarihli Hukuki Mütalaa). Sonuç olarak, 6100 sayılı HMK'nın 396. maddesinin ikinci fıkrasında, 394. maddenin beşinci fıkrasına atıf yapılmadığından durum ve koşulların değişmesi sebebiyle ihtiyati tedbir kararının değiştirilmesi talebinin reddi hakkında verilen karar temyiz edilemez. Yukarıda da belirtildiği üzere, ihtiyati tedbir isteyenin verilen ihtiyati tedbir kararının teminatsız olarak değiştirilmesi ve yönetimin kayyıma devri, karşı tarafın kısıtlanması yönünündeki taleplerinin reddedildiği, itiraz ettiği ve daha önceki tarihlerde itirazın reddedildiği dikkat alındığında, yeni bir delil sunularak ve koşulların değiştiği bildirilerek ihtiyati tedbir kararının değiştirilmesi talebinin ve diğer taleplerin reddine dair mahkemece verilen ara kararın temyizi mümkün değildir. HUMK'un 432/4. maddesine göre, hükmü temyiz eden açısından temyizi kabil olmayan karara ilişkin temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 3-4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay da bu konuda karar verebileceğinden temyiz eden ihtiyati tedbir isteyen vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle ihtiyati tedbir isteyen vekilinin temyiz isteminin HUMK’un 432/4. maddesi uyarınca REDDİNE, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.