11. Hukuk Dairesi 2009/6473 E. , 2010/13016 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞTİRİLEN : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/140 Esas Sayılıdosyası (davacı ve davalılar aynı) Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2007/270-2009/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı mirasçıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik…
**11. Hukuk Dairesi 2009/6473 E. , 2010/13016 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi BİRLEŞTİRİLEN : Ankara 17. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/140 Esas Sayılıdosyası (davacı ve davalılar aynı) Taraflar arasında görülen davada Ankara 9.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.03.2009 tarih ve 2007/270-2009/102 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı mirasçıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl davada müvekkilinin ticari işletmesinin işletilmesi hususunda davalıyı 08/07/1999 tarihinde vekil tayin ettiğini, davalının güven sarsıcı davranışları nedeniyle 26/04/2007 tarihinde tebliğ edilen ihtarname ile azledildiğini, vekilliği sırasında müvekkiline ait banka hesabından davalı tarafından çekilen paraların müvekkiline verilmediğini ileri sürerek şimdilik 1.000 YTL alacağın, işletmenin vergi, aidat, harç gibi borçların ödenmemesi nedeniyle daha sonra müvekkili tarafından gecikme bedelleriyle yapılan ödemelerden dolayı da 2.137,90 YTL munzam zararın tahsilini, birleşen davada davalının vekilliği sırasında tahakkuk eden verginin daha sonra müvekkili tarafından gecikme faiziyle ödendiğini ileri sürerek, şimdilik 100,00 YTL maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının müvekkilinden herhangi bir hak ya da alacağının bulunmadığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmadığını, zararlardan vekil sıfatı taşıyan müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını savunarak, davaların reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının vekalet yetkisi ile 11/05/2006 tarihine kadar bankadaki hesaptan 49 kez olmak üzere toplamda 69.169,57 YTL çektiği ve taraflar arasında uyuşmazlık çıkmadığı, davacının bu süreçten haberdar olmayacağının ticari hayatın olağan akışına uygun düşmeyeceği, davalının bu parayı şirket ihtiyaçları doğrultusunda ve davacının rızasına uygun kullandığının kabulü gerekeceği, 2004 yılındaki 17.072,20 YTL zarardan ve 2005 ve 2006 yılındaki toplam 3.025,35 YTL kardan işletme sahibi davacının sorumlu olduğu gerekçesiyle asıl davadaki maddi tazminat talebinin reddine, davacının alacağı saptanmadığı gibi davalının da borcu olduğu kanıtlanamadığından munzam zarar talebinin reddine, davalının bazı işlemlerin yapılması için sınırlı olarak yetkilendirildiği, görevlendirilmediği, davacının işletme sahibi olarak zarardan da sorumlu olduğu, vergi borcu ödeme yükümlülüğünün de yine davacıda olduğu gerekçesiyle birleşen davada talep edilen alacağın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı mirasçıları vekili temyiz etmiştir.