T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1793 - 2025/2126 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1793 Esas KARAR NO : 2025/2126 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/04/2025 NUMARASI : 2025/278 Esas, 2025/248 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Davacı vekili tar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 25. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1793 - 2025/2126 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 25. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1793 Esas KARAR NO : 2025/2126 KARAR TARİHİ : 18/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/04/2025 NUMARASI : 2025/278 Esas, 2025/248 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılama sonucunda, davanın usulden reddine dair hükme karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi. Gereği görüşülüp düşünüldü: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından; 10.09.2024 tarihinde "... adresinde yapılan çalışmalar sırasında davacı ... ve İşletme Anonim Şirketi'ne ait olan kablolara hasar verildiğini, söz konusu hasar neticesinde müvekkil şirket zarara uğradığını, davacı şirket tarafından davalıya gönderilen ihtar ile hasar bedelinin 7 gün içerisinde tazmini talep edildiğini ancak haksız fiili gerçekleştiren davalı tarafça davacı şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, akabinde söz konusu hasarın tazmini amacıyla davacı şirket tarafından Gölbaşı (Ankara) İcra Dairesi 2025/381 Esas Sayılı dosyası ile davalı hakkında icra takibi başlatıldığını davalı/borçlu yan tarafından borca itiraz edilmiş, itiraz üzerine takip durduğunu beyan ederek Gölbaşı (Ankara) İcra Dairesi 2025/381 Esas Sayılı dosyasına yapılan kötü niyetli "İTİRAZIN İPTALİNE", Dava konusu alacak yönünden "TAKİBİN KALDIĞI YERDEN DEVAMINA" Haksız ve kötü niyetli itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere "İCRA İNKAR TAZMİNATINA" hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalıya tebligat yapılmadan karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından; "...davacı yan, davalı idarenin kazı çalışmalarını yaparken mal varlıklarına hasar verdiğini, oluşan hasar nedeniyle ödeme yaptığını, oluşan hasardan davalı şirketin sorumlu olduğunu, hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine takibe giriştiğini, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini istemektedir. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz ... Genel Müdürlüğünün (...) hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkün değildir. Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 05.02.2024 tarih ve 2023/545 Esas, 2024/40 Karar sayılı ilamı da bu yönde olup, davanın çözümünde idari yargı yerinin görevli olduğu benimsenerek yargı yolu bakımından mahkememizin görevsizliğine, davanın HMK'nın 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu olayın haksız fiil niteliğinde olup uyuşmazlık adli yargının görev alanında olduğunu, davalı ... Genel Müdürlüğü'nün TTK'nın 16/1. maddesinde de belirtildiği üzere özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kuruluş olup ticari şekilde, iktisadi esaslara göre işletildiğini, faaliyetleri itibariyle de tacir sıfatı taşıdığı ve tacir olduğunun açık olduğunu, bununla birlikte davalıya karşı başlatılan takibe konu alacak, haksız fiile dayandığından bu uyuşmazlık adli yargının görevine girdiğini, taraflarınca ...'ye karşı başlatılan benzer konulu icra takiplerine yönelik itirazın iptali davalarında emsal nitelikte kararlar verildiğini, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak istinaf başvurusunun kabulüne, dava dilekçeleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından, davaya bakma görevinin idari yargıya ait olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davalı ...(...) Genel Müdürlüğü, bir kamu kurumudur ve ... Belediyesi’ne bağlıdır. Davalı kamu kurumu olup kamu hizmeti niteliğindeki çalışmalarını özel hukuk kuralları kapsamında yapmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 16. maddesine göre; kendi kuruluş kanunları gereğince özel hukuk hükümlerine göre yönetilmek veya ticari şekilde işletilmek üzere Devlet, il özel idaresi, belediye ve köy ile diğer kamu tüzel kişileri tarafından kurulan kurum ve kuruluşlarının dahi tacir sayılacakları belirtilmiştir. 2560 sayılı Kanunda, İSKİ Genel Müdürlüğü'nün genel kurul, yönetim kurulu ve genel müdürlük ile yönetileceği, denetçileri vasıtasıyla denetleneceği, yıllık çalışma ve yatırımlarının bilançolarda belirlenerek genel kurulun onayına sunulacağı ve bütçesinin kamu iktisadi teşebbüslerinde uygulanan bütçe formülünde düzenleneceği belirtilmiştir. Yukarıda gösterilen kanuni düzenlemenin ek 5. maddesinde "Bu Kanun diğer büyükşehir belediyelerinde de uygulanır." hükmü yer almaktadır. Bu kapsamda Ankara Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü'nün de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir. Şu durumda, davalının haksız eylem teşkil ettiği ileri sürülen faaliyetinden kaynaklanan uyuşmazlığın da, yerleşik yargısal uygulamalar gereğince adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir. İlk derece mahkemesi tarafından açıklanan olgular gözetilerek, davalı ... Genel Müdürlüğü aleyhinde açılan davada işin esasına girilip varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yasal olmayan gerekçeler ile yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için mahkemsine gönderilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1)Davacı tarafın istinaf başvurusunun duruşma yapılmadan KABULÜ ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 07/04/2025 gün ve 2025/278 Esas, 2025/248 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (a) bendinin 4.maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2)Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 3)Davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru sırasında yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talep halinde iadesine, 4)Temyizi kabil olmayan bu kararın, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/3.maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddenin 1.fıkrasının a bendinin 4. maddesi uyarınca kesin olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/11/2025 Başkan e-imza Üye e-imza Üye e-imza Katip e-imza