T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:07/07/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:25/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:07/07/2022 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:25/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... alacağına karşılık müvekkili ... ve ...'dan 65.000,00-TL bedelli senet aldığını, ilgili senet suretinde borçlu tarafından yazıldığı üzere 20.000,00-TL peşin ödenmiş ve kalan borç davalının yapmakta olduğu inşaata malzeme almak, malzeme alımı olmazsa ayda 5.000,00-TL ödenmek suretiyle tahsil edileceği konusunda taraflar anlaştıklarını, davalı taraf inşaat malzemesi almaktan vazgeçmiş ve borcun nakit olarak ödenmesini istemesi üzerine davalının talebi doğrultusunda ödeme yapılmaya başlandığını, davalı kendi banka hesaplarını borçları nedeniyle kullanamadığını söyleyerek önce kira ödemesi için 23.08.2019 tarihinde 1.500,00-TL ve 13.09.2019 tarihinde de 1.000,00-TL senet borcuna mahsuben ...'in ... Bankası hesabına gönderilmesini istediği ve 2.500,00-TL senet borcuna mahsuben gönderildiğini, davalı daha sonra da yine banka hesaplarını kullanamadığını söyleyerek borcun elden nakit ve eşi ... adına kullandığı ... Bankası hesabına gönderilmesini istemiş ve aşağıda bildirilen tarih ve miktarlarda müvekkili ... adına ... hesabına toplam 27.500,00.-TL banka yoluyla ödendiğini, davalı tarafa elden nakit ödemeler de yapıldığını ve senet bedeli ödendiği zaman davalıdan senet talep edilmesine rağmen davalı senetle müvekkili ve dava dışı ... aleyhine Antalya Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı ..., ilgili icra dosyasında diğer borçlu ... ile aralarında devam eden Antalya 14 Asliye Ceza Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında "takibe konu senedin bir kısmının ödendiğini” beyanında kabul ettiğini, bu nedenlerle davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi ... esas sayılı dosyasının 27.500,00-TL kısmının iptalini, dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ...'ın 85.000 TL alacağına karşılık davacıdan 20.000 TL ve 65.000 TL bedelli senet aldığını, davacı tarafından 65.000 TL bedelli senetin 20.000 TL'si ödenmiş kalanı vadeye yayılarak ödeme üzerine gibi bir anlaşma olduğu ileri sürüdüğünü, taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığını, davacı 85.000 TL olan borcunun 20.000 TL'sini peşin vermiş kalanı adına 65.000 TL bedelli senet düzenlediğini, senet vadesi geçmiş ve buna rağmen davacı tarafından senet karşılığı ödeme yapılmadığını, müvekkili, davacı ...'dan parasını istediğini aksi takdirde icra takibine konu edeceğini söylediğinde ''ne yaparsan yap, alabiliyorsan al bakalım'' şeklinde cevap verdiğini, davacı taraf ve dava dışı ... müvekkilinin alacağına ulaşmasını engellemek adına elinden geleni yaptığını, bunun üzerine dava konusu alacak müvekkili tarafından icra takibine konu edildiğini, Antalya Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası kapsamında davacı ve ... aleyhine icra takibine başlandığını, davacı tarafından elden nakit ödemeler yapıldığı iddialarının asılsız olduğunu, davacı tarafından herhangi bir ödeme yapılmamış olup, mesleği avukatlık olan, ödemenin ispat yollarını bilen, davacının ödeme yapıldığı ikrar eden makbuz vs bir belge olmadan, davacı tarafından ödeme yapıldığının kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafından ...'e yapılan ödeme hakkında müvekkilinin bir bilgisi olmayıp, davacının iddiaları mesnetsiz olduğunu, ispat yükü davacı taraf üzerinde olup, davacının bu iddiaları ispattan yoksun olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesi talep ve cevap vermiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...TBK'nın 83.maddesi uyarınca borcun bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati yok ise üçüncü kişinin de ödemesi borçluyu borcundan kurtarır. Somut davada borçlunun edimi para borcu olduğundan bizzat ifasında alacaklının menfaati bulunmamaktadır. Bunun yanında alacaklının rızası olması halinde alacaklı adına üçüncü kişiye yapılan ödeme de geçerlidir. Dosyada banka havalesi ile yapılan ödemeler üçüncü kişiler adına yapılmış olup açıklama da bulunmadığından davalı mahkememizce isticvap edilerek hem ödemeler hem de ... da yapılan görüşmeler kendisine sorulmuştur. Davalı isticvap beyanında; Bana göstermiş olduğunuz vatsap görüşmeleri ... hanımla benim aramda geçen görüşmelerdir. Benim alacağım aslında 85.000 TL idi bunun 20.000 TL'sini ödediler, kalan 65.000 TL için senet vermişlerdi, bu senedi de 5'er bin TL taksitle ödeyeceklerini söylemişlerdi. Ancak vatsap görüşmelerinden de anlaşılacağı üzere bana 5'er bin TL taksitler değil, 1 - 2 Bin TL ödemeler yapıldı, aslında bana bir araç vereceğini de söyleşimlerdi ancak araç verilmediği gibi ben alacağımı tahsil edemeyince senedi icraya koyması için avukatıma vekalet verdim, davacı ile aramızdaki hukuki ilişki aslında benim avukatım iken takip ettiği bir dosyada bana verilmesi gereken miktarı kendi zimmetine geçirdiğinden dolayı bu senet düzenlenmişti, ben savcılığa şikayette bulunduktan sonra uzlaşmak için beni çağırdıklarında bu 20.000 TL para ile takibe konu senedi vermişlerdi, asıl alacaklı görünen ... ise davacı ile birlikte çalışıyordu, onun borcu benim borcumdur diyerek senedi borçlu olarak imzaladı, ben durumumdan dolayı kendi ibanımı veremediğimden dolayı eşimin ibanını verdim ayrıca diğer ... de benim arkadaşımdır o sırada yanımda olduğu için onun ibanını verdim ancak yapılan bu ödemeler 65.000 TL'lik senede dair değildir şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı taraf beyanlarında Whatsapp görüşmelerini ve ödemeleri kabul etmiş ancak yapılan ödemelerin senede istinaden yapılmadığını iddia etmiştir. Davacı ile davalı arasında vekalet ilişkisi olduğu, davacının davalıya ait dosyayı takip ettiği ancak müvekkili olan davalıya ödemesi gereken meblağı uhdesinde tuttuğu için söz konusu senedin düzenlendiği de kabul edilmiştir. Her ne kadar söz konusu borcun 85.000,00 TL olduğu belirtilmiş ise de; Davalının Antalya CBS'ye şikayeti sonrasında uzlaşma görüşmelerinde kendisine 20.000,00 TL para ile 65.000,00 TL'lik senedin verildiğini de ikrar etmiştir. Dolayısıyla takibe konu olan alacaktan davalının kabulünde olan eşi ... ile arkadaşı olan ...'e yapılan toplam 27.500,00 TL'lik ödemenin toplam borçtan düşülerek senedin takibe konulması gerekli iken davalının senedin tamamı üzerinden takip yapması nedeni ile davalının davasında haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş, yapılan ödemeler mahsup edilmeden senedin tümü üzerinden takip yapılarak mükerrer tahsilat yoluna gidilmesinde davalının kötüniyetli olduğu kanaatine de varıldığından.." şeklindeki gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açıldığını, davacı tarafından dava konusu senede istinaden ödeme yapılmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, davanın kabulüne karar verilmesini gerektiren hukuki şartların mevcut olmadığını beyan ederek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, borcun bizzat borçlu tarafından ifa edilmesinde alacaklının menfaati yok ise üçüncü kişinin de ödemesinin borçluyu borcundan kurtaracak olmasına, davada borçlunun edimi para borcu olduğundan bizzat ifasında alacaklının menfaatinin bulunmamasına, davalı tarafın beyanlarında dosya kapsamında belirtilen ödemeleri kabul etmesine, her ne kadar senede ilişkin ödemeler olmadığını ileri sürse de dosya kapsamından taraflar arasında başkaca bir hukuki ilişki olduğunun anlaşılmamasına, yapılan ödemeler düşülerek senedin takibe konulması gerekli iken davalının senedin tamamı üzerinden takip yapmasının yerinde olmamasına, kötü niyet tazminatı şartlarının mevcut olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 1.878,52 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 469,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.408,89 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA, 3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...