T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/755 - 2026/966 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/755 KARAR NO : 2026/966 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2023 NUMARASI : 2022/716 E. - 2023/804 K. DAVANIN KONUSU : İstirdat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce v…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/755 - 2026/966 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/755 KARAR NO : 2026/966 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/12/2023 NUMARASI : 2022/716 E. - 2023/804 K. DAVANIN KONUSU : İstirdat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasında görülen davada Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21/12/2023 tarih ve 2022/716 Esas - 2023/804 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili ile davalıların oluşturduğu iş ortaklığı arasında gönderilerin toplanması, yüklenmesi, boşaltılması, ayrımı, sevki ve işlenmesi hizmetlerinin yürütülmesi doğrudan temin işi kapsamında 21/05/2015 tarihli "2. Grup İstanbul Anadolu Yakası Sözleşmesi" ile 30/06/2015 tarihli "2. Grup İstanbul Anadolu Yakası 3 Ay Süreli Doğrudan Temin Yöntemiyle Hizmet Alımı Sözleşmesi" düzenlendiğini, müvekkilinin 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 9. maddesi ve KDV Genel Uygulama Tebliği uyarınca söz konusu sözleşmelere istinaden şirketlere yaptığı ödemelerden KDV tutarının 9/10 'nunu sorumlu sıfatıyla tevkif edip kendi vergi dairesine yatırması gerekirken, KDV tutarının tamamının davalı şirketlere ödendiğini, akabinde mevzuat gereği 9/10 oranındaki KDV'nin 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan edilerek ödendiğini ve müvekkili tarafından yapılan bu ödemenin davalılar lehine sebepsiz zenginleşmeye neden olup talep edilmesine rağmen davalılar tarafından müvekkiline iade edilmediğini, ileri sürerek müvekkili tarafından yapılan ödeme toplamı 5.732.122,59-TL'nin temerrüt tarihi olan 02/03/2021'den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılara usulüne uygun tebligata rağmen süresi içinde cevap vermemiş, ancak davalı ... Hiz. İnş. Oto. San. Tic. A.Ş. vekili 18/04/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, 2 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğunu, KDV tevkifatının yapılmasının müvekkili şirkete değil, vergi dairesine menfaat sağladığını, yasal zorunluluğu olmamasına rağmen vergi dairesine ödemede bulunan davacının, sebepsiz zenginleşme nedeni ile iade talep etmesi gereken kurumun vergi dairesi olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalı şirket tarafından davacı adına düzenlenen faturalarda KDV tutarının tevkif edilmeksizin hesaplandığı, tevkifat oranının ayrıca belirtilmediği, davacının, davalı şirkete yaptığı ödemelerden KDV oranının 9/10'unu tevkif edip kendi vergi dairesine ödemesi gerekirken KDV tutarının tamamını davalı şirkete ödemesinden sonra, KDV mevzuatından kaynaklanan zorunluluklar gereği olarak 9/10 oranındaki tevkif KDV'yi 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 371. maddesi hükümlerine göre pişmanlıkla vergi dairesine beyan ederek ödemek durumunda kaldığı, dolayısı ile davalı şirket tarafından katlanılması gereken vergi yükünün ... AŞ üzerinde kaldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 5.731,913,85 TL'nin 31/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... kurumsal Hizm. AŞ. vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili yönünden sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmediğini, zira KDV tevkifatı yapılmasının hukuki bir dayanağının bulunmadığı gibi müvekkiline yapılan bir ödeme veya müvekkili lehine bir menfaat de bulunmadığını, anılan ödemelerin ancak vergi dairesi yönünden zenginleşmeye neden olduğunu, buna ilişkin çok sayıda Danıştay kararı bulunduğunu, davacının müvekkili şirkete hak edişleri haricinde bir ödeme yapmadığını, müvekkil şirketin vergi yükümlülüğü kapsamında kendi sorumluluğunu vergi dairesine karşı yerine getirdiğini, dolayısı ile davacı şirketin yapmış olduğu ödemenin davacı ve vergi idaresi arasındaki bir mesele olduğunu, nitekim davacı tarafaından müvekkiline karşı Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/782 E 2023/512 K sayılı dosyasında aynı nedene dayalı açılan davanın reddedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, 3065 sayılı KDV Kanunu ve KDV Genel Uygulama Tebliği'nin ilgili hükümleri uyarınca, "iş gücü temini hizmeti alınması durumunda", alıcıların satıcılara KDV tutarının tamamını ödemeyip, 9/10'luk kısmını tevkif etmesinin ve bu kısmı kendi vergi dairesine beyan edip ödemesinin, buna karşılık 1/10'luk kısmının ise satıcıya ödenmesinin, satıcının da bu 1/10'luk kısmı kendi vergi dairesine beyan ederek ödemesinin gerektiği, somut uyuşmazlıkta da davacı tarafça davalılardan alınan hizmet bedelinin KDV tutarının tamamının davalılara ödenmesinin ardından, davalılardan alınan hizmetin "iş gücü temini hizmeti" olduğundan bahisle daha önce davalılara ödenen KDV tutarının 9/10'luk kısmının, bu kez vergi dairesine beyan edilerek tekrar ödendiği, işbu davada ise davacı tarafça ödenen anılan 9/10'luk bu kısmın davalı taraftan geri istendiği anlaşılmaktadır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin "Kapsam" başlıklı 2.1.3.2.5.2. maddesinde, "Gerçek veya tüzel kişiler, faaliyetlerinin yürütülmesine ilişkin olarak ihtiyaç duydukları işgücünü, kendilerine hizmet akdi ile bağlı ücretli statüsünde hizmet erbabı çalıştırarak temin etmek yerine, alt işverenlerden veya bu alanda ya da başka alanlarda faaliyette bulunan diğer kişi, kurum, kuruluş veya organizasyonlardan temin etmektedirler. Bu tür hizmetler, esas itibarıyla, temin edilen elemanların, hizmeti alan işletmenin bilfiil sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılabilmesinin mümkün bulunduğu durumlarda tevkifat kapsamına girmektedir. Bu şekilde ortaya çıkan hizmetlerde aşağıdaki şartların varlığı halinde tevkifat uygulanır: - Temin edilen elemanların, hizmeti alana ücretli statüsünde hizmet akdiyle bağlı olmaması gerekmektedir. - Temin edilen elemanların, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gerekmektedir. Elemanların işletmenin mal ve hizmet üretimi safhalarından herhangi birinde çalıştırılması halinde, sevk, idare ve kontrolün hizmeti alan işletmede olduğu kabul edilir. Dolayısıyla işgücü temin hizmetinin varlığının tespitinde; hizmetin ifasında kullanılan elemanların işgücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler göz önünde bulundurulur, bu hususların varlığı, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar da dikkate alınarak tespit edilir. İşgücü temin hizmeti veren mükellefin, söz konusu hizmeti bir başka mükelleften temin ettiği elemanları kullanarak sunması halinde, sadece kendisine verilen işgücü temin hizmetinde tevkifat uygulanır. ..." hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla anılan hüküm uyarınca, bir sözleşmenin iş gücü temin hizmet sözleşmesi olarak kabul edilebilmesi ve hizmet alanın tevkifat sorumlusu olabilmesi için hizmetin ifasında kullanılan elemanların iş gücü temin hizmetini veren firmanın bünyesinde bulunması ve ona hizmet akdiyle bağlı olması, hizmeti alanın sevk, idare ve kontrolü altında çalıştırılması gibi karineler kabul edilmiş olup, bu hususların varlığının, taraflar arasında bir sözleşme yapılmışsa bu sözleşmedeki hükümler veya sözleşmeye bağlı teknik şartnamedeki açıklamalar dikkate alınarak tespit edileceği hüküm altına alınmıştır. Diğer bir deyişle taraflar arasındaki sözleşmenin iş gücü temin hizmeti sayılabilmesi için KDV Genel Uygulama Tebliği 2.1.3.2.5.2. maddesinde yazılı olduğu üzere "elemanların sevk, idare ve kontrolünün" hizmet alan davacıda olması gerekmektedir. Somut uyuşmazlıkta ise taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 27. maddesinde açıkça, "... yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu değildir." şeklinde hüküm yer almaktadır. Bu hükmün işçilerin sevk ve idaresinin hizmet alınan davalı tarafta olduğunu gösterir. Dolayısıyla Dairemizce taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yüklenicinin, sözleşme konusu iş ile ilgili çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının, ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri çerçevesinde yükleniciye ait olduğuna, ...'nin yüklenicinin çalıştırdığı işçilerin muhatabı ve sorumlusu bulunmadığına ilişkin düzenlemeye yer verildiği, bu nedenle davalı tarafından üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde olmadığı ve KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı bulunduğu, KDV tevkifatından dolayı davalı tarafın davacı idareye borcunun bulunmadığı ve taraflar arasındaki akdi ilişki dikkate alındığında, davalının sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Kaldı ki Dairemize intikal eden dosyalardan, dava dışı kişiler tarafından davacı ...'nin aynı nitelikteki KDV tevkifatı işlemi nedeniyle Vergi Dairesi Başkanlığı'na açılan davalarda, ilk derece mahkemelerince, yüklenici şirketler tarafından üstlenilen işin, iş gücü temini niteliğinde olduğundan bahisle yapılan 9/10 oranındaki Katma Değer Vergisi tevkifatında hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle verilen davanın kabulüne, dava konusu işlemlerin iptaline dair kararların, derecattan geçerek kesinleştiği görülmektedir. (Ankara 2. Vergi Mahkemesinin 30/03/2023 tarih ve 2022/1910 Esas- 2023/427 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 21/02/2024 tarih ve 2023/1284 Esas - 2024/307 Karar sayılı istinaf isteminin reddi ilamı ile kesinleştiği, Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 06/06/2023 tarih ve 2022/1684 Esas- 2023/1034 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 23/10/2024 tarihli ve 2023/2150 Esas - 2024/1661 Karar sayılı istinaf isteminin reddi ilamı ile kesinleştiği, Ankara 2. Vergi Mahkemesince verilen 29/04/2021 tarih ve 2020/2458 Esas, 2021/704 Karar sayılı kararın, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 15/12/2021 tarih ve 2021/1395 Esas, 2021/1938 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 4. Dairesinin 17/01/2023 tarih, 2022/513 Esas, 2023/234 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, Ankara 7. Vergi Mahkemesince verilen 15/10/2021 tarih ve 2021/829 Esas, 2021/1417 Karar sayılı kararın, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 02/03/2022 tarih ve 2021/2198 Esas, 2022/336 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 4. Dairesinin 17/01/2023 tarih, 2022/2295 Esas 2023/230 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2031 Esas, 2022/1372 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/1871 Esas, 2023/715 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 18/04/2024 tarih ve 2023/7757 Esas-2024/1800 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2033 Esas, 2022/1374 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/1872 Esas, 2023/716 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 18/04/2024 tarih ve 2023/7758 Esas-2024/1801 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2032 Esas, 2022/1373 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/1873 Esas, 2023/717 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 18/04/2024 tarih ve 2023/7759 Esas-2024/1799 Karar sayılı kararı ile temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, Ankara 3. Vergi Mahkemesinin 23/05/2022 tarih ve 2021/2016 Esas, 2022/1371 Karar sayılı kararının, Ankara Bölge İdare Mahkemesi 2. Vergi Dava Dairesinin 31/05/2023 tarih ve 2022/2240 Esas, 2023/718 Karar sayılı kararı ile istinaf incelemesinden, Danıştay 9. Dairesinin 2023/7760 Esas-2024/1798 Karar sayılı kararıyla temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır). Böylelikle idari yargıda verilen kararlar ile taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin "işgücü temini" niteliğinde olmadığı, yani 9/10 KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, davacının vergi dairesine yaptığı dava konusu ödemelerin hatalı olduğu hususları kesinleşmiştir. İdari yargıda kesinleşen bu tespitlerin, adli yargı mahkemeleri için de kesin delil teşkil edeceği, aksinin kabulünün hukuk yargılamasında geçerli bulunan hukuki belirlilik ilkesi ile uyuşmayacağı açıktır. Tüm bu nedenlerle Dairemizce de davalı tarafça üstlenilen işin Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği'nin 2.1.3.2.5.2 maddesi kapsamında iş gücü temini niteliğinde olmadığı ve KDV tevkifatına tabi bulunmadığı, KDV tevkifatına tabi olmayan bir iş nedeniyle davacı tarafından yapılan tevkifat işleminin mevzuata aykırı olduğu, KDV tevkifatından davalıların davacı idareye borcunun bulunmadığı, davalıların sebepsiz zenginleşmediği kabul edilmiş, bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından ve HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilebilen, yerel mahkeme hükmünün gerekçesinin değiştirilerek düzelterek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmeyip, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiğini düzenlediğinden, Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 21/12/2023 gün ve 2022/716 Esas - 2023/804 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın Reddine, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 97.890,33-TL harçtan mahsubu ile bakiye 97.158,33-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine, 4-Davalı ... İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince hesap olunan takdiren 45.000,00-TL vekaletin ücretinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Davalı ... İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan 272,00-TL posta masrafı, 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvuru harcından oluşan toplam 1.441,40-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak anılan davalıya verilmesine, 7-Davalı ... Sosyal Hizmetler İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından ilk derece yargılamasında ve istinaf aşamasında herhangi bir gider yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333), 9-Davalı ... İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 99.387,00-TL istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde anılan davalıya iadesine, 10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/05/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.