İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: ASIL DAVA: Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; .. İcra Dairesinin.. E. sayılı icra takip dosyasından aleyhine yönelik kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe girişildiğini, borcunun bulunmadığını, çekin arka yüzünde bulunan imz…
T.C. GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .. KARAR NO :.. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : GAZİANTEP 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :.. NUMARASI :.. DAVACI : ... - -... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVACI VEKİLİ : Av. .. DAVALI :.. VEKİLİ : Av. .. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : .. YAZIM TARİHİ : .. Taraflar arasında görülen davada yerel mahkemece verilen karar davalı tarafça istinaf edilmekle, dosyadaki tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: ASIL DAVA: Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; .. İcra Dairesinin.. E. sayılı icra takip dosyasından aleyhine yönelik kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe girişildiğini, borcunun bulunmadığını, çekin arka yüzünde bulunan imzanın kendisine ait olmadığını, bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yapılarak mezkur icra takibinde yer alan çekten borçlu olmadığının tesptini, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı ... davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m. 128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiş sayılmıştır. BİRLEŞEN DAVA: Davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; .. İcra Dairesinin .. sayılı icra takip dosyasından aleyhine yönelik kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe girişildiğini, borcunun bulunmadığını, çekin arka yüzünde bulunan imzanın kendisine ait olmadığını, bilirkişi marifetiyle imza incelemesi yapılarak mezkur icra takibinde yer alan çekten borçlu olmadığının tesptine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı ... davaya cevap dilekçesi vermeyerek 6100 sayılı HMK m. 128'e göre dava konusu maddi vakıaları inkâr etmiş sayılmıştır. YEREL MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; "Asıl davaya konu .. İcra Dairesinin .. Esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davalısı, borçlunun dosyamız davacısı ve . .. olduğu, . . seri numaralı .. keşide tarihli ve .. TL bedelli çeke istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmış olduğu görülmüştür. Takibe dayanak senedin incelenmesinde keşidecisinin . ., lehtarın . .. - ... olduğu, ciro silsilesinde ilk imzanın lehtar adına atılmış olduğu görüldü. Birleşen davaya konu . İcra Dairesinin .. Esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davalısı, borçlunun dosyamız davacısı ..., . . ve . . . olduğu, .. seri numaralı, .. keşide tarihli ve .. TL bedelli çeke istinaden kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatılmış olduğu görülmüştür. Takibe dayanak senedin incelenmesinde keşidecisinin . ., lehtarın .. . olduğu, çekin arka yüzünde üçüncü sırada davacı adına yapılan ciro bulunduğu görüldü. Davacı vekili her iki takibe konu çekte bulunan davacı adına atılmış imzaların davacı eli ürünü olmadığını ileri sürmüş olup, davalı vekili .. tarihli celsedeki beyanlarında imzanın davacının eli ürünü olmadığını kabul etmiş ancak davacı adına babası ve vekili olan . .. tarafından imza atılmış olduğunu beyan etmiştir. 6098 Sayılı .. Borçlar Kanununun 504/3 maddesi gereğince vekil özel olarak yetkilendirilmedikçe kambiyo taahhüdünde bulunamaz. Davalı vekilinin talebine istinaden ilgili noterliklere ve . . Birliğine müzekkere yazılarak davacı tarafından verilen vekaletname bilgileri celbedilmiş olup davacının çeklerin keşide tarihi olan .. tarihlerinden önce vermiş olduğu vekaletnamenin bulunmadığı anlaşılmıştır. İmzanın sahteliği ve temsil yetkisinin mevcut olmaması herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defiilerden olup davalı tarafça davacı adına yapılan cirolardaki imzaların davacıya ait olmadığı kabul edilmiş olup, ayrıca imzaların TBK 504 maddesi kapsamında kambiyo senedi düzenlemekle yetkilendirilmiş vekil tarafından imzalandığı da ispatlanamadığından davacının asıl ve birleşen davaya konu çeklerden sorumlu tutulamayacağı değerlendirilerek asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilerek aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı taraf istinaf dilekçesinde; her iki dosya yönünden de duruşmaların temsil yetkisi bulunmayan avukat eliyle takip edildiğini, bu nedenle asıl ve birleşen davanın takip edilmemesi neticesinde düşürülmesine karar verilmesi gerektiğini, . . ... gelen cevabın ekinde davacının babası . .. .. yılında verdiği vekâletname bulunduğunu, vekâletname dosyaya eklendikten sonra ki duruşmada davacı çeklerin babası tarafından imzalandığını ikrar ettiğini, vekâletname içeriğinde "bilumum resmi kurum ve kuruluşlar, hakiki ve hükmi şahıslar, şirketler tarafından tarafıma ödenen ve ödenecek olan bilumum bedelleri ilgili kurumlardan ve şirketlerden talep tahsil ahzu kabza sulh ve ibraya, şirketlerden gerek şahsıma ve gerekse kendi adına hesaplar açmaya, bu hesaplara para çıkarmaya, çekmeye, bu hususta benim yapmam gereken bilumum iş ve işlemleri yapmaya ve imzalamaya, yetkili olmak üzere" yetkilerinin bulunduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Asıl ve birleşen dava, kambiyo senetlerine özgü icra takibi nedeniyle 2004 sayılı İİK m. 72'ye göre açılmış menfi tespit davasıdır. Asıl ve birleşen davanın konusu uyuşmazlık takibe konu her iki çek üzerindeki davacıya ait ciranta imzasının davacıya ait olup olmadığı konusundadır. Davanın .. tarihinde açıldığı, dosyaya .. tarihinde 1136 sayılı Avukatlık Kanunu m. 171'e uygun şekilde düzenlenmiş yetki belgesi sunulduğu görülmektedir. Yetki belgesinde açıkça dayanak vekâletname bilgileri yazmasa da dayanak vekâletname kısmında "Dosyada mübrez vekâletname" açıklamasının yazılı olduğu, dosya içerisinde de davacı vekilinin vekâletnamesinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı vekilinin duruşmaların yetkisiz avukat eliyle takip edildiği gerekçesiyle dosyanın işlemden kaldırılması gerektiğine ilişkin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK m. 188/I'e göre; "Tarafların veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez." Bu maddede düzenlenen ikrar kesin delil niteliğindedir. .... tarihli duruşmada davalı vekili; "davacının babası bize göstermiş olduğu vekaletname ile çeke davacı adına imza atmıştır. Çekteki imza davacının babasına aittir. Biz de vekaletname sureti bulunmamaktadır. Biz çeki ...'den değil sonradan gelen cirantadan aldık." açıklamasında bulunmuş olup davaya konu çekleri davacının imzalamadığını, davacının babasının imzaladığını, imzalarken de davacının verdiği vekâletnameyi gösterdiğini ikrar etmiştir. ...tarihli duruşmada davacı ...; "Babam kendi borcuna ipotek olarak benim adıma imzaladığı çekleri vermiştir. Benim bu çeklerin verilmesinden haberim ve rızam yoktur. Ben babama sadece 2015 yılında .. Noterliğinde vekalet verdim. Bu vekaletnamenin tarihi çeklerin düzenlenmesinden sonradır. Benim davalı taraf ile ya da arada ciranta olarak görünen . . ile herhangi bir alışverişim yoktur. Davalı taraf kendilerine vekaletname gösterilerek çeklerin verildiğini, iddia etmişler. Ancak ciro silsilesinde arada . .. yer almaktadır. Bu durumda davalı tarafa vekaletname gösterilmiş olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını göstermektedir." açıklamasında bulunmuş olup davaya konu çekleri davacının imzalamadığını, davacının babasının iznini almaksızın imzaladığını, babasına verdiği bir vekâletname olduğunu ancak bu vekâletnamenin çeklerin keşide tarihinden sonra olduğunu belirtmiştir. Davalı vekili ile davacı asilin duruşmadaki açıklamalarının birbirini doğruladığı, dolayısıyla davaya konu çeki davacının imzalamadığı, babasının imzaladığı vakıasının sabit hale geldiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisine alınan .. Noterliğinin.. sayılı vekâletnamesinde davacının, babası . .. vekâlet verdiği ancak bu vekâletnamede 6098 sayılı TBK m. 504/III'e göre kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisi yer almadığı görülmektedir. Bu durumda davacının kendi adına davaya konu çekleri imzalamadığı, çekleri imzalayan babasının da davacı adına kambiyo taahhüdünde bulunma yetkisinin bulunmadığı, mahkemenin kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalının istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı tarafın istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-a)Asıl dava yönünden alınması gereken .. TL istinaf harcından peşin alınan .. TL harcın mahsubu ile bakiye .. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, b)Birleşen dava yönünden alınması gereken .. TL istinaf harcından peşin alınan .. TL harcın mahsubu ile bakiye .. TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf yargılaması duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi uyarınca artan gider avansının talep halinde ilgili tarafa iadesine, 6-HMK'nın 359/4. maddesi uyarınca kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde HMK'nin 353 ve 362/1-a bendi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verilmiştir. 10/12/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."