Rekabet Kurumu Başkanlığından, (Danıştay ın İptali Üzerine Verilen ) REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : D2/1/M.Ç. -99/4 Karar Sayısı : 05-61/900 -243 Karar Tarihi : 26.9.2005 Dosya Konusu: Teleon Reklamcılık ve Filmcilik A.Ş. (Teleon) nin hakim durumu nu kötüye kullanarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında 10 Kanun u ihlâl ettiği iddiası . A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER II. Başkan : Tuncay SONGÖR Üyeler : Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, Sıraç ASLAN, Mehmet
Rekabet Kurumu Başkanlığından, (Danıştay ın İptali Üzerine Verilen ) REKABET KURULU KARARI Dosya Sayısı : D2/1/M.Ç. -99/4 Karar Sayısı : 05-61/900 -243 Karar Tarihi : 26.9.2005 Dosya Konusu: Teleon Reklamcılık ve Filmcilik A.Ş. (Teleon) nin hakim durumu nu kötüye kullanarak 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında 10 Kanun u ihlâl ettiği iddiası . A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER II. Başkan : Tuncay SONGÖR Üyeler : Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ, Rıfkı ÜNAL, Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, Sıraç ASLAN, Mehmet Akif ERSİN B. SORUŞTURMA HEYETİ 20 Raportörler : Murat ÇETİNKAYA, Derya YENİŞEN C . ŞİKAYET EDENLER - Aks Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Show TV) Eski Büyükdere Cad., 100. Yıl Sanayi Sitesi Girişi, No:77, Maslak - İSTANBUL - Turkcell İ letişim Hizmetleri A.Ş. Meşrutiyet Cad. No:153, Turkcell Plaza, Tepebaşı İSTANBUL 30 D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR - Türkiye Futbol Federasyonu Konur Sokak No:10, Kızılay ANKARA - Teleon Reklamcılık ve Filmcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. Dr. Eminpaşa Sok. No:20 -2, Cağaloğlu İSTANBUL E. İDDİALARIN ÖZETİ 40 Şikayet dilekçelerinde özetle; - Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ve Teleon Reklamcılık ve Filmcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Teleon) arasında 28.5.1999 tarihinde imzalanan sözleşme ve bu söz leşme ile tesis edilen havuz sisteminin 4054 sayılı Kanun kapsamında ihlal oluşturduğu, 05-61/900 -243 2 - Bu sözleşme ile 1. futbol ligi kulüpleri maç yayın hakları piyasasında hakim duruma gelen Teleon un bu konumunu 1. futbol ligi maçları görüntüleri ve GSM hatları opera törlüğü piyasalarında kötüye kullandığı, 50 iddia edilmektedir. F. DOSYA EVRELERİ Aks Televizyon Reklamcılık ve Filmcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. nin (Aks A.Ş.) özetle Türkiye 1. Profeyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının haber amaçlı görüntülerinin temini ve Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. nin özetle dekoder satışlarında Telsim Mobil Telekomünikasyon Hizmetleri A.Ş. abonelerine farklı koşullar uygulanması haklarında, Teleon un hakim durumunu kötüye kullandığı 60 iddiası ile ayrı ayrı yapmış oldukları şikayet dilekçeleri Rekabet Kurumu kayıtlarına sırasıyla 31.8.1999 tarih, 2809 sayı ve 31.8.1999 tarih, 2836 sayı ile intikal etmiştir. Bu başvurular üzerine hazırlanan 8.9.1999 tarih ve D2/1/M.Ç. -99/4 sayılı İlk İnceleme Raporu, Rekabet Kurulu nun 14.9.1999 tari h ve 99 -42 sayılı toplantısında görüşülmüş ve TFF ile Teleon hakkında soruşturma açılması, 99 - 42/447 -281 sayı ile karar altına alınmıştır. Soruşturma açılmasına dair karar, Kanun un 43/2. maddesi uyarınca, 70 1.10.1999 tarihinde, haklarında soruşturma açıl an TFF ve Teleon a tebliğ edilmiş, taraflardan 30 gün içinde ilk yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir. Taraflardan Teleon, savunmasını tebliğ tarihinden 60 gün sonra, 2.12.1999 tarihinde göndermiştir. Hakkında soruşturma açılan diğer taraf olan TFF ise, 27.10.1999 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden yazı ile, kendilerine yapılan bildirimde yer alan bilgi ve açıklamaların yetersiz olması nedeniyle Kanun un 44/2. maddesi 80 gereğince kendileri ile ilgili dosyaya intikal eden tüm bilgi ve belgel er taraflarına tebliğ edilinceye kadar ilk yazılı savunma haklarını saklı tuttuklarını ve konu hakkında sadece kısa açıklamalarını bildirdiklerini beyan etmiştir. 21.9.1999 tarihli Kurul toplantısında Aks A.Ş. nin Teleon tarafından haber amaçlı görüntül erin teminat mektubu şartı öne sürülmeden verilmesi konusundaki tedbir talebi değerlendirilmiş ve Türkiye 1 inci futbol ligi maçlarından görüntü yayınlama pazarında meydana gelebilecek rekabet ihlallerini ve bunların yol açabileceği telafi edilemeyecek ni telikte zararları önlemek amacıyla, Teleon un TFF Yayın Talimatı nın HABER VERME 90 GÖREVİ VE YAYIN başlıklı 13. maddesinin 4 üncü fıkrası ile Yayın Hakları Devir Sözleşmesi' nin 7.ç. maddesinin ikinci paragrafında söz konusu edilen 05-61/900 -243 3 haber amaçlı görüntüler i herhangi bir yayın kuruluşunun, oynanan herhangi bir maçla ilgili talebi üzerine, anılan sözleşmede belirlenen sınır içinde peşin olarak ödenecek bir ücret karşılığında ve herhangi bir teminat isteminde bulunmaksızın, ait olduğu maçın, varsa, golleri ve diğer önemli pozisyonlarını içerir biçimde hazırlanacak yayına uygun kalitede 1 -3 dakikalık, aynı içerikte görüntüler halinde, maç bitiminden sonra en geç 45 dakika içinde, talep sahibi bütün yayın kuruluşlarının temsilcilerine aynı zamanda teslim edilmek koşuluyla vermesi ve görüntülerin alıcı yayın kuruluşunca hiçbir değişiklik yapılmadan 100 yayınlanması şeklinde uygulama yapılmasını teminen 99/43/450 -283(a) sayılı tedbir kararı alınmıştır. Söz konusu tedbir kararının yürütülmesinin durdurulması istemiyle Teleon tarafından 99/4514 sayılı dosya ile Danıştay da dava açılmış, Danıştay 10. Dairesi 24.2.2000 tarih ve 1999/4514 E. sayılı kararı ile yürütmenin durdurulması talebini reddetmiştir. Bu karara Teleon tarafından Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu nezd inde itiraz edilmiş, Genel Kurul 26.5.2000 tarih ve 2000/258 sayı ile itirazı 110 reddetmiştir. Teleon tarafından gönderilen ve Kurum kayıtlarına 9.8.2000 tarih ve 3437 sayı ile intikal eden yazıda tedbir kararına uyulacağı ve bu nedenle süreli para cezasının durdurulması talep edilmiştir. Bunun üzerine ulusal yayın yapan kanallara gönderilen bilgi isteme yazıları sonucunda Teleon un 21 .9.1999 ta rih ve 99 -43/450 283(a) sayılı geçici tedbir kararına uymadığı belirlenmiştir. Kurul un 8.3.2000 tarih ve 0 -10/106 -52 sayılı kararı ile Kanun un 43. maddesi hükmü uyarınca soruşturma süresi altı (6) ay uzatılmıştır. 120 Soruşturma Heyeti nce tamamlanan 12.9.2000 tarih ve SR/00 - 10 sayılı Soruşturma Raporu, Kanun un 45/1. maddesi uyarınca Başkanlıkça tüm Kurul Üyeleri il e ilgili taraflara 14.9.2000 tarihinde gönderilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince taraflardan 30 gün içinde yazılı savunmalarını göndermeleri istenilmiştir. Teleon un ikinci yazılı savunması 16.10.2000 tarih ve 7215 sayı ile Kurum kayıtlarına g irmiştir. 130 Soruşturma Heyeti nin hazırladığı Ek Yazılı Görüş , Kanun un 45/2. maddesi uyarınca, 1.11.2000 tarihinde tüm Kurul Üyeleri ve Teleon ve TFF ye gönderilmiştir. Tarafların ek yazılı görüşe karşı cevapları yasal süreleri içinde Rekabet Kurumu na ulaşmıştır. Kurul, 12.12.2000 tarih ve 00 -49/528 -290 sayı ile, yürütülen soruşturma ile ilgili olarak 24.1.2001 tarihinde sözlü savunma 05-61/900 -243 4 toplantısı yapılmasına karar vermiş ve sözlü savunma toplantısı davetiyeleri, Kanun un 46/2 . maddesi uyarınca ilgililere gönderilmiştir. 140 24.1.2001 tarihinde sözlü savunma toplantısı yapılmıştır. 6.2.2001 tarihinde Kurul soruşturmaya ilişkin nihai kararını vermiştir. Geçici Tedbir kararının iptali istemiyle Teleon tarafından açılan davada Danıştay 10. Dairesi 22.11.2001 ta rih ve 1999/4514 E. ve 2001/4033 K. sayılı kararı ile iptal talebini reddetmiştir. Bu karara karşı da Teleon tarafından Danıştay İdari Davalar Genel Kurulu nezdinde itiraz edilmiş, Genel Kurul 25.11.2004 tarih ve 2002/242 E. ve 2004/1882 K. Sayılı kararı ile itirazı reddetmiştir. 150 Teleon tarafından Rekabet Kurulu nun 6.2.2001 tarih ve 01 -07/62 -19 sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması talebiyle dava açılmış, Danıştay 10. Daire nin 2003/2857 E. sayılı kararı ile yürütmeyi durdurma talebi redded ilmiştir. Anılan, Kurul un 6.2.2001 tarih ve 01 -07/62 -19 sayılı kararı Soruşturmayı yürüten Kurul üyesinin nihai karar toplantısına katılarak oy kullanmasının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle Danıştay 13. Daire si nin 1.7.2005 tarih ve 2005/934 E. , 2005 /3395 K. sayılı kararı ile iptal edilmiştir. 160 Bu karar üzerine, Kurul ilk İnceleme ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları, raporlar, Danıştay ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında ye r alan bütün bilgi ve belgeleri inc eleyerek 26.9.2005 tarihinde dosyaya ilişkin nihai kararını vermiştir . G. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ 1- Özel hukuk hükümlerine tabi olsa da 3813 sayılı Yasa ile kurulan ve futbol alanında kamusal nitelikte belirli görevler yüklenen TFF nin, yayın haklarının 170 devrine ilişkin gerçekleştirdiği işlemin bir teşebbüs davranışı veya bir teşebbüs birliği davranışı şeklinde tezahür etmediği ve kamusal fayda yaratma amaçlı düzenleyici işlem niteliğine sahip olduğu, - Söz konusu işlemin, 4054 sayılı Kanun un kapsamını tan ımlayan Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde mal ve hizmet piyasalarında faaliyet gösteren ya da bu piyasaları etkileyen her türlü teşebbüsün aralarında yaptığı rekabeti engelleyici, bozucu ve kısıtlayıcı anlaşma, uygulama ve kararlar ile piyasaya hâkim o lan teşebbüslerin bu hakimiyetlerini kötüye kullanmaları ve rekabeti önemli ölçüde azaltacak birleşme ve devralma niteliğindeki her türlü hukukî 180 işlem ve davranışlar, şeklindeki 2. maddesi karşısında kanun kapsamında olmayan, futbol alanında düzenleme yap ma görev ve yetkisi 3813 sayılı 05-61/900 -243 5 Kanun la tanınmış bir kuruluşun bu görevler çerçevesinde kamusal fayda yaratma amaçlı bir düzenleyici işlemi olduğu, - 4054 sayılı Kanun un yalnızca teşebbüslerin mal veya hizmet piyasalarında rekabeti bozucu sonuçlar doğur an veya doğurabilecek nitelikte olan davranışlarına uygulanabilir olması ve devlet tarafından veya devlet adına, onun yetkili kıldığı kurumlarca gerçekleştirilen düzenleyici işlemleri kapsamaması nedeniyle, burada ele alınan düzenleme ve dolayısı ile havu z 190 sözleşmesi hakkında işlem tesis edilemeyeceği, bu nedenlerle; - TFF nin yürüttüğü faaliyetleri açısından kamusal yetkiler kullandığı, futbol maçlarının yayınına ilişkin olarak yaptığı düzenlemenin ve bu düzenleme çerçevesinde tek yayıncı belirlemesinin ; bir kamu otoritesince bir piyasanın düzenlenmesi amacıyla işlem tesis etmesi niteliği taşıdığı, - Bu durumda da, yayın haklarının devri işleminin kamunun bir piyasayı düzenleme yetkisi çerçevesinde bir teşebbüse bir hak tahsis etmesi olarak değerlendir ilmesi gerektiği, 200 - TFF nin yapmış olduğu işlem dolayısı ile 4054 sayılı Kanun kapsamında bir teşebbüs olarak ele alınamayacağı, - Yayın haklarının devri işlemine ilişkin olarak, bir teşebbüs faaliyetinde bulunmayan TFF nin bu işleminin, 4054 sayılı Kan un kapsamında sayılamayacağı, - Bu durumda da TFF ve Teleon hakkında, soruşturma konularından birini oluşturan, yayın haklarının devri amacıyla akdedilen sözleşme ile ilgili olarak 210 bir rekabet ihlaline hükmolunamayacağı, 2- Teleon un görüntü satışı için yüksek meblağlarda teminat talep etmek gibi ağır ve kabul edilemeyeceği önceden bilinebilen bir satış koşulu ileri sürmesinin ve böylelikle kendisiyle ekonomik birlik içinde bulunduğu bilinen Star TV dışındaki kanalları maçlardan haber verirken görüntü yay ınlayamaz durumda bırakmasının, Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının yayın haklarını tekel olarak devralmakla Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının banda kaydedilmiş görüntüleri piyasasında elde etttiği hakim durumun Teleon c a televizyon yayınları piyasasında kötüye kullanılması 220 olduğu, Dolayısıyla, yayıncı kuruluş Teleon un, 4054 sayılı Kanun un 6. maddesi anlamında hakim durumun kötüye kullanılmasına tam uygunluk gösteren bu uygulamadan ötürü Kanun un 16. maddesi uyarınca i dari para cezası ile cezalandırılması, ayrıca ihlal oluşturan uygulamaya son verilmesi yolunda uyarılması gerektiği, 05-61/900 -243 6 3- Teleon tarafından, ilan ettiği abonelik fiyat tarifesi uyarınca, mevcut ve sonradan katılabilecek Telsim abonelerine Teleon aboneliği s atışında daha 230 elverişli ve ucuz koşullar sağlanmasının, GSM hizmetleri piyasasında rekabet koşullarını bozucu etkiler doğurması riskinin olmadığı ve fiilen de bu etkileri doğurmadığı, dolayısıyla söz konusu uygulamanın 4054 sayılı Kanun un 6. maddesi kapsa mında bir kötüye kullanma hali olarak kabul edilemeyeceği. 240 H. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME H.1. İlgili Pazar TFF ile Teleon arasında 28.5.1999 tarihinde akdedilen Yayın Sözleşmesi nin (Sözleşme) Konu başlıklı 2. maddesinde sözleşmenin konusu 1999 -2000 ve 2000 -2001 sezonları Türkiye Profesyonel 1. Ligi maçlarının, yurtiçine her hafta 3 adedinin canlı yayın hakkı ile kalan maçların banttan ve/veya özet olarak yayın hakkının verilmesi olarak belirlenmiştir. 250 Sözleşme ye konu olan Türkiye 1. Profesyon el Futbol Ligi maçlarına ilişkin yayın haklarının başlı başına bir piyasa oluşturup oluşturamayacağının tespiti için, bu hakların, diğer spor müsabakalarının yayın hakları ve Türkiye sınırları içerisinde gerçekleşen diğer futbol müsabakaları ve organizasyo nlarına ilişkin yayın hakları ile ikame edilip edilemeyeceğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Spor müsabakaları yayın hakları diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye de de yayıncılar açısından izleyiciyi ekran başına çekmek bakımından büyük önem 260 arzetmekt edir. Spor müsabakaları her ülkenin sosyo -ekonomik yapısına bağlı olarak şekillenen izleyici tercihleri ve talepleri bakımından kendi aralarında farklılık göstermektedir. Spor olaylarının spor izleyicileri açısından incelenmesi sonucunda spor olayları arasında futbol müsabakaları yayınlarının, diğer spor müsabakalarından çok farklı bir izleyici talebine konu oldukları görülmektedir. Nitekim televizyon yayınlarına ilişkin izlenme oranlarının ölçümünde yetkili tek kuruluş olan AGB Anadolu A.Ş. izlenme rapo rlarına bakıldığında, izleyiciler 270 açısından futbol müsabakaları yayınlarına olan ilgi ve bu yayınlar ile diğer spor yayınlarına olan ilgi arası belirgin farklılık açıkça görülmektedir. 05-61/900 -243 7 1998 yılı Tüm Kişiler en çok izlenen İlk 100 Program sıralamasınd a yer alan spor programlarının tamamı futbol karşılaşmaları yayınlarından veya bu karşılaşmalar ile ilgili yapılan programlardan oluşmaktadır. Bunun yanı sıra 1998 yılı İlk 20 Haber Programı sıralamasında yer alan spor haberlerinin tamamı (91. Dakika, B izim Stadyum, Maraton vb.) futbola ilişkin haber programlarından oluşmaktadır 280 Ancak spor olayları arasında futbolun diğer spor dallarına ilişkin yayınlardan ayrı ele alınmasını gerektiren en belirgin gösterge 1998 yılı İlk 20 Spor Programı sıralamasıdır . Söz konusu sıralamaya bakıldığında, sıralamada yer alan bütün spor programlarının futbol karşılaşmalarına ilişkin olduğu görülmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde incelemenin, diğer spor branşlarından ayrı ele alınması gerektiği sonucuna ulaşılan futbol karşılaşmaları üzerine yoğunlaştırılması gerekmektedir. Ülkemizde de gerçekleşen futbol 290 müsabakalarını, a) Hazırlık müsabakaları, b) Dostluk müsabakaları, c) Jubile müsabakaları, d) Milli müsabakalar, e) Türkiye Spor Yazarları Derneği Kupası (TSYD ) dahilinde yapılan müsabakalar, f) Bir lig dahilinde oynanan müsabakalar 1- 1. lig müsabakaları, 300 2- 2. lig müsabakaları, 3- 3. lig müsabakaları, 4- Şampiyonlar ligi müsabakaları, g) Eleme usulü oynanan müsabakalar 1- Türkiye Kupası müsabakaları 2- UEFA Kupası müsabakaları şeklinde tasnif etmek mümkündür. Sözleşmeye konu olan Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi, 18 spor kulübünün 310 futbol takımlarının 17 şer haftalık iki ayrı devreden oluşan bir sezon boyunca karşılık lı müsabakalar yaptıkları bir organizasyondur. Lig, eleme usulü ile oynanan bir düzenleme değildir. Sezon başında yapılan fikstür çekilişleri ile müsabakaların sırası ve takımların bu sıraya göre eşleşmeleri belirlenmektedir. Bu kapsamda, takımlar birbirle ri ile, sezon sonuna (34 hafta boyunca) kadar her hafta cuma, cumartesi veya pazar günleri gerçekleştirilen dokuz adet karşılaşmada mücadele etmektedirler. 05-61/900 -243 8 Lig organizasyonunda, hangi takımın sezonu kaçıncı sırada bitireceği, ligdeki herbir takımın ayrı ayrı diğer takımlarla yapacakları maçların sonuçlarına 320 bağlıdır. Bir takımın bütün müsabakalar gerçekleştikten sonra kaçıncı sırada yer alacağı, kendisini yakından takip eden diğer takımların alacakları bir fazla puandan ya da bir fazla gol sayısından bile etkilenmektedir. Tüm maçlar halka açık şekilde, stadyumlarda seyirci önünde oynanmaktadır. Toplanan seyirci hasılatı belli giderler düşüldükten sonra ev sahibi takıma ait olmakta ve kulüplerinin başlıca gelir kalemlerinden birisini oluşturmaktadır. Spor kulüplerinin futbol müsabakalarının oynanmasından doğan en önemli gelir kaynağı ise; müsabakaların televizyon, radyo gibi iletişim kanallarında yayınlanması karşılığında elde edilen gelirlerdir. 330 1. lig maçlarının gerek iletişim kanallarından gerekse sta dyumlarda fiilen izlenmesi konusunda futbol izleyicilerinden kaynaklanan büyük bir talep mevcuttur. Yayın kuruluşları için izleyicilerin tercihi kuşkusuz büyük önem arzetmektedir. Bu sebepten dolayı yayın kuruluşları izleyicilerden gelen yoğun talebi karşı lamak için bu maçlara ilişkin görüntüleri izleyicilere aktarmaya büyük önem vermektedirler. 1. lig müsabakalarına ilişkin yayın haklarının diğer müsabakalara ilişkin yayın hakları ile ikame edilip edilemeyeceğinin belirlenmesi için, yayın haklarına talip 340 olan yayın kuruluşlarının başta izleyici tercihleri olmak üzere gözönüne aldıkları noktaların kısaca incelenmesi gerekmektedir. a) İzleyici Tercihleri Yukarıda detaylı olarak anlatıldığı üzere, Türkiye 1. Futbol Ligi 34 haftadan oluşan bir mücadeleyi ifad e etmektedir. 1. ligde yer alan bir futbol takımı olağanüstü bir durum olmadıkça 34 haftanın hepsinde maç yapmaktadır. Bir takımın ligdeki başarı grafiğinin düşük olması, bu takımın maç yapma hakkına halel getirmemekte, aynı şekilde takımın başarı grafiğin in yüksekliği de takıma 350 fazladan maç yapma hakkı vermemektedir. Diğer organizasyonlar veya sair maçlar izleyici gözünde, bir kereye mahsus olma, devamlılık arzetmeme, arızi olma gibi organizasyonun kendine has özelliklerinden dolayı; oynanan müsabakaları n uzun soluklu bir mücadeleyi ve buna bağlı olarak uzun süreli bir heyecanı ifade ettiği 1. ligden ayrılmaktadırlar. b) Yayın Haklarının Yayıncı İçin Taşıdığı Risk Futbol maçlarına ilişkin yayın haklarını talep eden yayıncılar gözünde ligler, 360 diğer org anizasyonlara göre daha az risk ifade etmektedir. Yayıncılar açısından lig maçlarının yayın hakları 34 hafta sürecek bir yayını ifade etmektedir. Buna göre, yayıncılar geleceğe yönelik yayın program ayarlamalarını daha güvenli bir şekilde yapabilmektedir. Yayıncılar açısından lig dışında seyirci çekme 05-61/900 -243 9 potansiyeli olan diğer müsabakalardan UEFA Kupası maçları eleme usulü ile oynandığı için, yayın hakkı satın alınmak istenen takımın bir üst tura çıkıp çıkmayacağı, daha doğrusu elenip elenmeyeceği belli değild ir. Dolayısıyla bu yayın hakları yayıncılar açısından risk ifade etmektedir. Seyirci çekme potansiyeli olan organizasyonlardan, Şampiyonlar Ligi ise her ne 370 kadar bir lig adı altında oynansa da normal lig müsabakalarından farklılık göstermektedir. Bu org anizasyonda takımların dörderli gruplar halinde birbirleri ile maç yapmalarından sonra grupta birinci ve ikinci sırayı alanlar ikinci aşamaya yükselmekte, üçüncü sıradaki takımlar UEFA kupasında mücadele etme hakkı kazanırken son sırada yer alan takımlar e lenmektedir. İkinci aşama ise, yine dörtlü gruplar halinde oynanan müsabakalar sonunda gruplarda birinci ve ikinci olanların son sekiz takım içerisinde mücadele etme hakkı kazanmalarını içermektedir. Grupların birinci ve ikincilerinin çapraz eleme usulü i le karşılaşması sonunda yarı final ve finale kalanlar belirlenmekte ve sonuçta iki finalistin karşılaşması sonucunda şampiyon takım ortaya 380 çıkmaktadır. UEFA ve Şampiyonlar Ligi nde her sene Türkiye Ligi nde yer alan takımların da mücadele etmesine rağmen , öncelikle ilerleyen turlarda mücadele eden Türk takımlarının sayısının azalması nedeniyle, Türk seyircilerinin yabancı takımların birbirleriyle oynadığı diğer maçlara duyduğu ilgi azalmakta ve bu nedenle Türkiye 1. lig müsabakalarının yayın hakları; yayı n kuruluşları için, diğer organizasyonların yayın haklarından farklılık göstermektedir. c) Reklamverenlerle İlişkiler 390 Reklamverenlerin reklamlarını yayınlatacakları te levizyon kanallarını seçmelerin de en belirleyici etken kanalların izlenme oranlarıdır. Reklamveren doğal olarak reklamının en fazla izlenen kanalda yayınlanmasını istemektedir. Bu sayede reklamlar en yüksek sayıda izleyiciye ulaşabilecektir. Futbol müsabaka görüntülerinin ve özellikle 1. lig müsabakalarının futbolseverleri devamlılık, sürü kleyicilik, sonuçların belirsizliği gibi unsurlara dayalı olarak ekran başına çekme hususunda önemli bir yeri olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle yayın kuruluşları, izlenme oranlarını yükseltmek, 400 dolayısı ile reklam gelirlerini artırmak için; futbolseverlerin i lgisini ve heyecanını daha uzun süre tahrik eden 1. lig maçlarının yayın haklarını satın almayı özellikle istemektedirler. Havuz sistemi uygulamalarının başlamasından buyana, münhasırlık çerçeve - sinde ve birden fazla futbol sezonunu kapsayacak biçimde top lu olarak pazarlanan 1. lig maçları yayın haklarının fiyatında sürekli ve büyük artışlar 05-61/900 -243 10 meydana gelmiş1, ihalelerde kanallar büyük fiyat savaşlarına girerek bu haklara talip olmuşlardır. 410 Fiyatların yükselmesiyle birlikte gerek diğer futbol müsabakaların ın gerekse başka spor branşlarının müsabakalarının yayın haklarına doğru bir talep kayması olmamış ve hatta Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi maçlarının yayın haklarının toplu halde bir yayıncıya satılmasından sonra diğer kanallar başka müsabakaları yayın lamaya yönelseler bile 1. lig maçlarına ait haber amaçlı özet görüntüleri satın almak için de yüksek maliyetlere katlanmayı göze almışlardır. Yukarıdaki açıklamalar karşısında, nihai tüketici olan izleyiciler, yayıncılar ve reklam şirketleri açısından di ğer müsakalara ait yayın hakları ile ikame edilemez nitelik taşıyan Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının 420 yayın hakları nın başlı başına bir piyasa oluşturduğuna hükmetmek kaçınılmaz olmaktadır. Söz konusu yayın haklarını satın alan yayınc ı kuruluş stadlara girerek çekim yapabilecek tek kuruluş olarak belirlenmiştir. Bu şekilde söz konusu hakları satın alarak maçların canlı yayın hakkını elinde bulunduran kuruluş, aynı zamanda bu maçlara ait banttan, özet veya haber amaçlı görüntüler için d e tek temin kaynağı haline gelmektedir. Ancak hak sahibi yayıncı kuruluşun yayın haklarını münhasıran elinde bulundurması karşısında, diğer yayıncı kuruluşların da 1. lig maçlarına ilişkin görüntülü haber yayını yapmaları 430 Sözleşme ile güvence altına alınmı ş, tekrar yayın, özet ve banttan görüntü satışı kaydı ile bir çeşit alt -lisanslama sistemi getirilmiştir. Bir başka deyişle, naklen yayınlanan ya da yayınlanmayan maçların kaydedilen görüntüleri, yayın haklarını elinde bulunduran kuruluş tarafından maçla r ile ilgili yayın yapmak isteyen yayın kuruluşlarına satılabilmektedir. Bu şekilde, reklam gelirlerini garanti edebilmek için çeşitli yayın farklılaşmalarına gitmesi gereken kanallar, belirli yayın gün ve saatlerinde bu görüntülerin yer aldığı programla r hazırlayarak, izlenme oranlarını artırmaya çalışmakta, bu programlar bazında birbirleriyle rekabet etmektedirler. Teleon ve 440 TFF arasında akdedilen sözleşme ile maçların haber amaçlı özetlerine getirilen azami fiyatın yüksekliğine karşın bu görüntülerin t alep bulması, maç görüntülerine seyircilerin ve dolayısı ile yayıncı kanalların verdikleri önemin bir göstergesidir. Bu durum başka piyasaların varlığına da işaret etmektedir. Maç yayın haklarının satışından doğrudan etkilenen ve rekabet hukuku açısından ayrı bir ürün olduğu sonucuna varılan ürün, Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi Karşılaşmalarının Banda Kaydedilmiş Görüntüleri ; bu ürünün alım satıma konu olduğu piyasa ise, Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi 1 1996 -1997,1997 -1998, 1998 -1999 futbol sezonlarına ilişkin olarak yayın haklarının bedeli, %10 TFF payı da dahil olmak üzere 154. 111.100 ABD Doları, 1999 -2000 ve 2000 -2001 sezonlarına ilişkin olarak ise 274.378.500 ABD Doları olarak belirlenmiştir. 05-61/900 -243 11 Karşılaşmalarının Banda Kaydedilmiş Görüntül eri Piyasası olarak tespit 450 edilmiştir. 29.5.1996 tarihinden itibaren yürürlükte olan havuz sistemi, bütün kulüplerin yayın haklarının tüm çeşitleri ile birlikte tek bir yayın kuruluşuna verilmesini ve müsabakaların yapıldığı stadlara girme yetkisine tek bir yayın kuruluşunun sahip olmasını öngörmektedir. Maçın oynadığı gün veya bir gün sonra yayınlanan, maça ilişkin görüntülerin yer aldığı, önemli pozisyonların değerlendirildiği, ligin ilerleyen günlerine dair tahminlerin yapıldığı, önemli spor otoritel erinin, futbolcuların ve yorumcuların 460 katıldığı spor programları yayıncılar açısından büyük önem taşımakta, kanallar bu programları görüntülü yapabilmek için önemli maliyetlerin altına girmeyi göze almaktadır. Dolayısıyla, bir diğer ilgili ürün pazarı da, açık (bedelsiz) televizyon yayınları piyasası olarak belirlenmiştir. H.2. Tespit ve Deliller H.2.1 . Taraflar Hakkında Bilgi H.2.1.1 . Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) 470 TFF, 3813 Sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile kurulmuş, özel hukuk hükümlerine tabi, özerk bir kuruluştur. 3813 sayılı Kanun un 2. maddesinde ise, TFF nin görevleri: Futbol faaliyetlerini yürütmek, futbolun gelişmesini ve yurt sathına yayılmasını sağlamak, bu konularda her türlü düzenlemeyi yapmak , kararlar almak ve uygulamak, 480 Milli ve milletlerarası kuralların ve her türlü talimatın uygulanmasını sağlamak ve Türkiye yi futbol ile ilgili konularda yurt dışında temsil etmek, Yurt içi ve yurt dışı futbol faaliyetleri ile milli müsabakalar için plan , program ve benzeri her türlü düzenlemeyi yapmak ve başarılı sonuç sağlanması için gerekli tedbirleri almak olarak sayılmıştır. H.2.1.2. Teleon Reklamcılık ve Filmcilik Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Teleon) 490 TFF ile 28.5.1999 tarihinde imzaladığı sözleşme il e 1999 -2000 ve 2000 -2001 futbol sezonlarında Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi maçlarının yayın haklarını devralan Teleon, yayıncılık hizmeti sunan bir teşebbüstür. İstanbul 05-61/900 -243 12 Ticaret Sicili Memurluğu Sicili ne 281094 -226676 sayı ve 29.11.1991 tarihi itibar ıyla kayıtlı söz konusu teşebbüsün ortaklık yapısı aşağıdaki gibidir: Pay Sahibi Pay Oranı (%) Değeri C. C U 46 460.000.000 M. H U 46 460.000.000 Y O 5 50.000.000 A R T 1 10.000.000 D G 1 10.000.000 S A 1 10.000.000 TOPLAM 100 1.000.0 00.000 H.2.2. Havuz Sistemi ve TFF 500 Ülkemizde, havuz sistemi olarak adlandırılan, futbol müsabakalarına ilişkin yayın haklarının toplu olarak devri ve bu devir sonucu elde edilen gelirin kulüpler arasında belli bazı kriterlere göre paylaştırılması esasın a dayalı sistem, TFF'nin 22.4.1996 tarihli Yönetim Kurulu Kararı ile hayata geçirilmiştir. TFF, 3.7.1992 tarihinde yürürlüğe giren 3813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonu Kuruluş ve Görevleri Hakkında Yasa ile özel hukuk hükümlerine tabi, tüzel kişili ğe sahip ve özerk olarak kurulmuştur. TFF nin Kuruluş ve Görevleri Hakkında 3813 sayılı Yasa nın 2. maddesinde 510 TFF nin görevleri; a) Futbol faaliyetlerini yürütmek, futbolun gelişmesini ve yurt sathına yayılmasını sağlamak, bu konularda her türlü dü zenlemeyi yapmak, kararlar almak ve uygulamak, b) Milli ve milletlerarası kuralların ve her türlü talimatın uygulanmasını sağlamak ve Türkiye yi futbol ile ilgili konularda yurt dışında temsil etmek, 520 c) Yurt içi ve yurt dışı futbol faaliyetleri ile m illi müsabakalar için plan, program ve benzeri her türlü düzenlemeyi yapmak ve başarılı sonuç sağlanması için gerekli tedbirleri almak olarak tanımlanmıştır. 2. maddede yer alan bu görevler haricinde; Yasa nın Yayınların Düzenlenmesi başlıklı 29. madd esine göre, Futbol müsabakalarının televizyon ve radyodan yayınlanmasının düzenlenmesi ve programlanmasına Federasyon yetkilidir. Kulüplerin bu konuda yayın kuruluşları ile yapacakları sözleşmeler, 530 Federasyonun gözetim, denetim ve onayına tabidir . 05-61/900 -243 13 TFF Yönetim Kurulu nun görevleri arasında ise 3813 sayılı Kanun un 10. maddesi (j) bendinde belirtildiği üzere Futbol ile ilgili televizyon, radyo, basılı eser yayınları ile her türlü reklam konusunda ticari ve mali hakları düzenlemek ve denetlemek yer almak tadır. H.2.3. TFF ve Teleon Arasında Akdedilen 28.5.1999 Tarihli Sözleşme Teleon ve TFF arasında 28.5.1999 tarihinde imzalanan yayın sözleşmesi ile 540 1999 2000 ve 2000 2001 sezonları Türkiye 1. profesyonel futbol ligi maçlarının yurt içine her hafta 3 ade dinin canlı yayın hakkı ile kalan maçların banttan ve/veya özet yayın hakkı Teleon'a devredilmiştir. Aynı sözleşmenin Yayın Esas ve Usülleri başlıklı 7. maddesinin (ç) bendinde, Haber amaçlı görüntüleri almak isteyen yayın kuruluşları bu görüntüleri almak için sözleşmenin tarafı olan Yayıncı ya başvurmak zorundadır. Yayıncı talep halinde diğer yayın kuruluşlarına 3 dakika ile sınırlı olmak, dakikası başına 2.000. - USD ndan pahalı olmamak ve tüm yayın kuruluşlarına eşit koşullarla, eş zamanlı ve içeri ği aynı olmak kaydıyla haber amaçlı görüntüleri vermek 550 zorundadır ifadesine yer verilmektedir. H.2.4. Görüntü Satışları Teleon'un haber amaçlı görüntülerin diğer televizyon kuruluşlarınca satın alınmasına ilişkin düzenlediği taslak sözleşme incelendiği nde, başlangıçta görüntülerin her hafta ayrı ayrı değil, iki futbol sezonunu kapsayacak şekilde paket olarak satın alınması zorunluluğu, 35 .000.000 ABD Doları tutarında banka teminat mektubu gibi şartların bulunduğu görülmektedir. Teleon satışa ilişkin şar tları daha sonra değişik bir taslak sözleşme metni olarak hazırlamış, 560 bu taslakta teminat mektubu miktarı 10 .000.000 ABD Doları olarak yer almıştır . Haber amaçlı görüntü alacak kuruluşların imzalaması öngörülen taslak sözleşmede daha sonra bir takım değişi klikler daha yapılmıştır. Son durumda istenen teminat mektubu miktarı 2 .000.000 ABD Doları olarak belirlenmiştir. Teleon un bu eylemleri sonucunda bazı yayın kuruluşlarının 1999 -2000 sezonuna kadar yayınladıkları bazı spor programlarını görüntüsüz yayınla nmaları sonucunda izlenme payları genellikle düşmüştür. Bu yayıncılar bazı programları ise yayından çıkarmak zorunda kalmışlardır. 570 H.2.5. Teleon Abonelik Koşulları Teleon, 1999 Haziran sonunda, çeşitli alıcı grupları arasında fiyat farklılaştırmasına git tiği aşağıdaki abonelik fiyat tarifesini ilan etmiş ve yetkili satıcılar (bazı Telsim Shop'lar) kanalıyla söz konusu tarifeyi uygulamıştır. Promosyon (uydu sistemi için) Uydu Anten veya Mevcut Yeni Telsim İşyerleri 05-61/900 -243 14 Kablolu TV Telsim Abonesi Abonesi (Aktif 90) Ürün Kodu A B C D E Receiver Bedeli(TL) 45,000.000 Xxxxxx 0 22,500,000 45,000,000 Dekoder Bedeli(TL) Xxxxxx 90,000,000 xxxxxx Xxxxxx Xxxxxx 1 Yıllık Peşin Üyelik(TL) 225,000.000 225,000,000 185,000,000 185,000,000 895,000,000 Peşin Topla m(TL) 270,000,000 315,000,000 185,000,000 207,500,000 940,000,000 1 Yıllık Taksitli Üyelik(TL) Xxxxxx Xxxxxx 25,000,000 peşin 10 ay*40$ 25,000,000 peşin 10 ay*40$ 112,000,000 peşin 10 ay*200$ Teleon abonelik paketlerinin satışının yapıldığı yetkili baz ı Telsim Shop lardan elde edilen ve Telsim Shop lar tarafından uygulanması zorunlu olan Teleon abonelik paketlerinin satış koşullarının ayrıntılı olarak düzenlendiği Teleon 580 Satış Dosyası nın incelenmesi sonucunda, farklı abone gruplarının farklı uygulamal ara tabi olduğu anlaşılmıştır . Maç yayın hakkının alınmasından sonra eski ve yeni Telsim abonelerine uygulanan indirimli satış koşulları, promosyon ve üyelik taahhütnamesi hükümleri çerçevesinde incelendiğinde, 3.8.1999 tarihinden önce Telsim abonesi olan ların mevcut aboneliklerini 1 yıl süreyle devam ettireceklerinin, 3.8.1999 tarihinden itibaren abone olanların ise Telsim Aktif -90 paketine abone olacakları ve 1 yıl süre ile bu pakete aboneliklerinin devam edeceğinin taahhüt altına alındığı ve taahhütlere aykırı davranışların ise ağır maddi yaptırımlara 590 bağlandığı görülmektedir. Bu uygulama ile, bir yandan indirimli satış sayesinde Teleon abonesi kazanılırken diğer yandan yine bir Rumeli Grubu şirketi olan Telsim'in de asgari 1 yıl için bu indirimden yarar lanan müşterilerin aboneliğini garanti altına almasının amaçlandığı, bu şekilde iki piyasada da özendirici bir satış promosyonunun hedeflendiği, Teleon abonelik paketlerinin Telsim Shop'larda satışa sunulmasının da bu durumu pratikte kolaylaştırdığı anlaşı lmaktadır. Bu durumda eski Telsim aboneleri için, indiriminin uygulandığı esas ürün "1 yıllık Teleon aboneliği" olarak belirlenebilmekte, Telsim aboneliğinin en az bir 600 yıl süre ile aktif tutulması gerekliliği ise bu indirime hak kazanmanın şartını oluştur maktadır. Yeni Telsim abonelerinde ise, Teleon aboneliğinde indirim uygulanmasının koşulu 3.8.1999 tarihinde veya sonrasında eğer Aktif -90 aboneliği dışında Telsim abonesi olunduysa bu aboneliğin Aktif -90'a dönüştürülmesi veya sıfırdan Telsim Aktif -90 abo nesi olunmasıdır. Burada esas ürün Teleon aboneliği, bu üründe indirim uygulanmasını sağlayan ürün ise Telsim Aktif -90 aboneliğidir. 05-61/900 -243 15 610 Aralık 1999 itibarıyla Telsim'in toplam abone sayısı 1. 344.000, Turkcell İletişim Hizmetleri A.Ş. nin ise 3 .386.000 olmak üzere bu teşebbüslerin GSM hizmetleri piyasasındaki pazar payları yaklaşık sırasıyla %29 ve %71 olarak belirlenmiştir. Mayıs 1999'dan başlamak suretiyle Aralık 1999'a kadar ay bazında Telsim ve Turkcell'e her ay kaydolan abone sayı sı ise Turkcell'in Nis an 2000 satış raporundan derlendiği şekliyle aşağıdaki tabloda gösterilmiştir: May. 99 Haz. 99 Tem. 99 Ağ. 99 Eyl. 99 Ek. 99 Kas. 99 Ar. 99 Telsim 113.780 149.820 205.490 185.320 142.370 138.450 124.120 102.590 Turkcel 265.869 302.906 309.650 270.171 322.859 296.993 275.712 211.920 Telsim'in 9.12.1999 tarihli dilekçesinde, Teleon'a abone olan mevcut Telsim 620 abone sayısı 1999 yılının uygulamanın başladığı ayları olan Ağustos ve Eylül için sırasıyla 10.029 ve 9.156 olarak bildirilmiş, Teleon ve Telsim'e birlikte abone olanların sayısının ise aynı aylar itibarıyla, 1.149 ve 875 olduğu ifade edilmiştir. Yukarıdaki rakamlardan, Telsim abonelerine uygulanan promosyonun başlangıç tarihinden itibaren 2 ay içinde elde edilen Teleon abonesi sayısının 21.213 oldu ğu, bunun GSM hizmetleri piyasasında her ay kaydolan abone sayıları karşısında çok düşük kaldığı anlaşılmaktadır. Turkcell'e her ay kaydolan abone sayısında kampanya sonrası Ağustos ayında deprem 630 nedeniyle kaydedilen düşüş dışında önemli bir değişiklik olm adığı, abone kaydının neredeyse sabit bir seyirde devam ettiği de gözlemlenmektedir. Benzer şekilde, Telsim abonelerinin sayısında da dikkat çeken herhangi bir artış görülmemektedir. H.3. Savunmalar TFF, Kurum kayıtlarına 9.10.2000 tarih ve 4189 sayı ile intikal eden yazısında, Soruşturma Raporu nda yer alan Soruşturma Heyeti görüşlerine karşı herhangi bir itirazları olmadığını belirtmiştir. 640 Teleon'un yazılı ve sözlü savunmalarında yer verdiği temel noktalar da aşağıda yer almaktadır: H.3.1. Pazar Tanı mı Konusunda - Televizyon seyircisi bakımından 1. lig maçları ile aynı nitelikte, fiyatta veya kullanım amacı aynı olan başka görüntüler varsa bunların hepsinin aynı pazarda kabul edilmesi gerektiği, 650 - Bu açıdan futbol maçları yayınlarının, diğer programla rdan (diziler, filmler vb.) bir farkı olmadığı, 05-61/900 -243 16 - Rekabetin esas ölçüsünün rating ler olduğu, - Bazı televizyon programlarının futbol maçlarından fazla rating alabildiği, - Nitekim Soruşturma Raporu nun ekinde yer alan AGB raporunun 117. sayfasından da görüleceği üzere Galatasaray - Beşiktaş futbol maçının % 31.8 rating aldığı, TV seyircisinin % 68.2 sinin ise başka programları izledikleri, 660 maç yerine başka programları seyreden büyük bir kitlenin olduğu, hal böyle iken 1. lig maçları yayın piyasasının v arlığından söz edilemeyeceği, - Asıl rekabetin televizyon yayınları pazarında gerçekleştiği, - Oligopol piyasası olan TV yayıncılığına yeni girmeye çalışan Teleon un daha önce maç yayın haklarını devralmış başka bir şifreli yayıncı olan Cine 5 Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş. ye (Cine 5) benzer bir şekilde futbol maçlarına ihtiyacı olduğu, bu sayede TV yayıncılığında rekabetin arttığı, şikayet edilmelerinin ardında yatan gerekçenin TV yayıncılığında rekabetin artmış 670 olmasının olduğu, - Bu gerekçelerden dolayı p azar tanımlamasının yanlış olduğu. H.3.2. Hakim Durum Konusunda - Kurul a göre Teleon un ihale sonucu maçların yayın hakkını almakla hakim duruma geçtiğinin kabul edildiği, burada Teleon un hakim durumda olduğuna karar verilmesine sebep olan gerekçenin ih aleyi kazanmış olmasının olduğu, başkaca herhangi bir analiz yapılmadığı, 680 - Fikri mülkiyet haklarının sahibine hukuki tekel hakkı verdiği, ancak bu hakkı elinde tutan işletmenin ekonomik olarak hakim durumda olduğu önermesinin her zaman geçerli olmadığı, - Sırf hukuki tekele sahip olunmasının, hak sahibinin ekonomik bakımdan da tekel olması sonucunu doğurmayacağı, ekonomik bakımdan tekel olmanın gösterilebilmesi için hukuki tekel olma dışında başka pazar unsurlarına da bakılması gerektirdiği, 690 - Teleon un d ekoder satamaması durumunda sırf hukuken tekel hakkına sahip olduğu için hakim durumda olduğundan söz etmenin daha detaylı bir analiz gerektireceği, - Bundan önceki ihaleyi kazanan yayın kuruluşunun abone sayısının 550.000 civarında olduğu ve Teleon un ş u ana kadar yalnız 124.055 abonelik sattığı, bu durumda maç yayınlarını anında izlemek isteyen 550.000 kişinin varlığından söz edilebileceği, bunlardan 124.055 adedine sahip olabilmiş Teleon un hakim durumda olduğundan bahsetmenin zayıf bir görüş olduğu, b u nedenle Kurul un 05-61/900 -243 17 sadece hukuken tekel hakkına sahip olmakla fiilen, ekonomik olarak hakim 700 durumda olmayı eş tutmasından kaynaklanan hakim durum tespitini n yetersiz kaldığı. H.3.3. Haber Amaçlı Görüntüler ve Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Konusunda - Diğer yayıncı kuruluşlara verilmediği iddia edilen görüntülerin haber amaçlı görüntüler olduğu ve Kurul tarafından varlığı iddia edilen hakim durumun kötüye kullanılması eyleminin de bu nedenle televizyon yayınları pazarında değil televizyon haber program ları yayını pazarında gerçekleşmesi gerektiği, 710 - Yayın sözleşmesinin 7/ç maddesine göre Teleon tarafından diğer yayın kuruluşlarına verilen görüntülerin haber amaçlı olduğu ve bu görüntülerin sadece haber programlarında gösterilebileceği ve bu görüntüleri alan TV kanallarının bu görüntüleri haber programları haricinde kullanma haklarının bulunmadığı, - Haber programlarına alınacak reklamların Radyo ve Televizyon Üst Kurulu tarafından sınırlanmış olmasından bahisle bu görüntülerin verilmemesinin diğer TV yay ınları reklam piyasasını etkilemeyeceği, haber programlarındaki 720 reklamların ise etkilenme ihtimalinin çok düşük olduğu, RTÜK tarafından bu reklamların sınırlanması nedeniyle tüm kanalların RTÜK tarafından izin verilen süreyi tamamen doldurabildikleri, - Kurul tarafından bir kötüye kullanma hali olarak kabul edilen Teleon un 2.000.000 ABD Doları teminat vermedikleri sürece haber amaçlı ve maçlarla aynı gün yayınlanacak olan görüntüleri vermemesi eyleminin; Teleon tarafından yapılmış olan yatırımların korunma sı, izinsiz kullanımların engellenmesi amacına dayandığı, 730 - Eski dönemde Cine 5 tarafından bu amaçla açılmış ve bazıları henüz sonuçlanmamış pek çok davanın bulunmasının bu amacı desteklediği, - Sözleşmenin karşı tarafı olan TFF nin de bu uygulamanın sözle şmeye uygun olduğunu belirttiği, - Büyük televizyon kuruluşları için özellikle Sh ow TV gibi senelik yaklaşık 100.000.000 ABD Doları reklam geliri olan bir şirket için 2.000.000 ABD Doları gibi bir teminatın faaliyetlerini zorlaştırmaya yetmeyeceğinin açı k olduğu, 740 - Teleon tarafından istenilen teminat mektubunun, kendi grup bankası olan Show TV için maliyetsiz bir işlem olacağı, - Teleon tarafından istenilen teminat mektubunun hangi hallerde nakde çevrileceğinin sözleşmede açıkça belirtildiği ve ancak bu h allerin 05-61/900 -243 18 gerçekleşmesi halinde teminat mektubunun nakde çevrilebileceği, bu koşullar altında ağır ve kabul edilemez bir teminat şartının getirildiğinden söz edilemeyeceği, - Kötüye kullanma olarak kabul edilen uygulamaların sonuçlarının tespiti 750 mümkünken Ku rul un bu uygulamaların sonuçlarını kanallara sorduğu, oysa bu sonuçla rın AGB den temin edilebileceği. H.3.4. TFF nin Düzenleyici Yetkisi Konusunda - TFF nin yaptığı açıklamalarda teminat isteme uygulamasının sözleşmeye aykırı olmadığını ve hukuka uygun o lduğunu belirttiği, bu çerçevede söz konusu uygulamanın sözleşmenin bir parçası olduğunun düşünülmesi gerektiği, sözleşmenin bir parçası olan bu uygulamanın yapılmasına itiraz edebilecek tek makamın TFF olduğu, Rekabet Kurulu nun bu konuya karışma ve müdah ale 760 etme yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle Rekabet Kurulu nun TFF nin yetkilerine ve yapmış olduğu sözleşmelere müdahale etmesinin 3813 sayılı Kanun a aykırı olduğu, - Kurul un havuz ihalesi öncesinde, TFF ye, Devlet Bakanlığı eli ile göndermiş olduğu gör üş yazısında, TFF nin havuz yayıncısının satacağı haber amaçlı görüntülerin maksimum fiyatını tespit etmesini dahi yayıncı aleyhine rekabet sınırlaması olarak öngörmüş iken Teleon un basit bir uygulaması aleyhine soruşturma açmasının çelişki teşkil ettiği. 770 H.3.5. Yan Sınırlamalar Doktrini Konusunda - Teleon un yayın haklarına ilişkin bir hukuki tekel devraldığı, ancak fiilen bu hakkın kendisine geçtiğinden söz edilemeyeceği, bu hakkın Teleon a geçmesinden söz edebilmek için en azından 550.000 dekoder alıcı sından önemli bir miktarının Teleon dekoderini satın almasının gerektiği, soruşturma açıldığı tarihte 30.000 ve savunmaların yapıldığı tarih itibarıyla 124.055 olan abonelik sayısının bu hakkın henüz tam olarak geçmemiş olduğunu gösterdiği, rakip firmaları n yasadışı uygulamalarını engelleyerek hukuken devralınmış olan tekelden yayın haklarının fiilen geçmesini sağlamaya çalışmanın bir tali 780 sınırlama teşkil edeceği ve bu durumda en azından hukuken devralınmış olan tekel haklarının fiilen alıcıya geçmesine ka dar tali bazı sınırlamalara izin verilmesinin tali sınırlamalar doktrininin bir gereği olduğu, - Olayda hakları devredenin bir rakip olmaması, üçüncü bir kişi olması, devir konusu işlemin yayın hakkı gibi teknolojik bir seviyeye ulaşmış firmalar için ihlali çok basit bir konu olması, fiilen de bu gibi ihlallerin varlığını gösteren kuvvetli delillerin olmasının tali sınırlamalar doktrininin uygulanabileceğini gösteren önemli deliller olduğu. 790 H.4. Savunmaların Değerlendirilmesi 05-61/900 -243 19 H.4.1. Pazar Tanımına İli şkin Görüşler Teleon'un savunmalarının ilk bölümünü pazar tanımına ilişkin yapılan itirazlar oluşturmaktadır. Adı geçen kuruluş tarafından, pazarın Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmaları görüntüleri olarak ele alınmasının daraltıcı olduğu ve rekabetin esas ölçüsünün "rating ler olduğu, TV kanalları açısından kanallarda 800 yayınlanan programların aldıkları rating lere göre birbiri ile ikame edilebilir oldukları, bu sayede TV kanalları için futbol maçlarının diğer programlardan bağımsız olarak ele alınamayacağı, futbol maçlarına yakın veya benzer rating alan diğer programların varlığı göz önünde bulundurularak, pazarın TV yayınları pazarı olarak ele alınması gerektiği ifade edilmektedir. TV yayıncılığı, izleyiciye içerikleri farklı programların ulaştırılması faaliyeti olarak tanımlanabilmektedir. Yayıncılık faaliyeti teknolojik gelişmelere paralel olarak günümüzde geleneksel olarak yapılan açık yayıncılık haricinde şifreli (paralı) olarak da sunulmaktadır. 810 TV kanalları tarafından izleyicilere u laştırılan yayınların açık veya şifreli olması, bu sektöre ilişkin yapılacak pazar tanımlarını da etkilemektedir. Açık televizyon yayıncılığında, kanal tarafından sunulan yayınlar herhangi bir bedel karşılığı olmaksızın izleyiciye ulaştırılmakta, dolayıs ıyla kanal ve izleyici arasında bir ticari ilişki bulunmamaktadır. Yayınların bu şekilde ticarete konu olmadığı bir durumda açık yayınlara ilişkin rekabet hukuku anlamında bir yayın pazarından bahsedilememektedir. Ancak aşağıda açıklanacağı üzere reklam yeri, yayın hakları, yayın materyalleri gibi bazı pazarları içinde barındıran genel 820 anlamda bir yayıncılık sektörü tanımlanabilmektedir. Bedelsiz sunulan söz konusu yayınlar büyük oranda reklam yeri satışı ile finanse edilmektedir. Kanal -reklamveren arasınd a reklam yeri alım -satımına dayalı ilişki göz önünde bulunduruğunda, TV yayıncılığı sektörüne ilişkin olarak reklam yeri pazarı tanımı yapılabilmektedir. Kanalların izleyiciye sundukları program profilleri ve izleyicilerin programlara karşı olan ilgisi yukarıda tanımlanan bu piyasada ilgili ürün olan reklam yerinin değerinin saptanmasında temel kriterlerdir. 830 Kanallar, çeşitli programlar ile farklı nitelikte izleyici kitlelerini ekran başına çekerek reklamverenlerin reklam yerlerine olan taleplerini art ırmaya çalışmaktadırlar. Bu nedenle, farklı içerikte programların hazırlanabilmesi kanallar açısından büyük önem arzetmektedir. Bu çerçevede televizyon yayıncılığı sektörü ile ilgili reklam yeri pazarının yanısıra, farklı nitelikte 05-61/900 -243 20 programların yapılmasına olanak sağlayan program materyal pazarları ya da yayın malzemesi pazarları tanımlanabilmektedir. İzleyici tercihlerinin ne yönde oluştuğu programların izlenme oranları ve 840 izlenme paylarının belirlenmesi ile tespit edilmektedir. İzlenme oranı kanalda yayınlanan bir programın toplam izleyicilerin yüzde kaçı tarafından, izlenme payı ise bir programın belirli bir zaman diliminde ekran başında olan izleyicilerin yüzde kaçı tarafından izlendiğini gösteren ölçümlerdir. İzleyicilerin kendilerine sunulan far klı içerikteki programlardan bazılarını seçmesi ve bu programların benzer izlenme oranı ya da paylarına sahip olması, söz konusu programların izleyiciler açısından birbirini ikame edebildiğini değil, izleyici tercihlerinin programlara olan dağılımını göste rmektedir. Başka bir ifade ile, TV yayıncılığında örneğin, maç yayınları ile dizi ya da filmlerin birbirine 850 yakın izlenme payı almaları; maç yayınları ile diziler ya da filmler gibi birbirinden farklı programların birbirini ikame edebildiği biçiminde yorum lanamaz. Bu nedenle, izleyici açısından programlara ilişkin olarak bir ikame edilebilirlik değil bir tercih sorunu bulunmakta, izleyicinin belirli bir zaman aralığında çeşitli nedenlerle bir programı seçmesinden sonra bu programın ikame edilebilir olup olmadığı tartışması anlamsız kalmaktadır. Bu çerçevede aynı nitelikte izleyici tercihlerine konu olan, benzer içerikte 860 programların temin edildikleri pazarların ayrı ayrı pazar teşkil ettiğini (örneğin spor içerikli programlar, yerli diziler, eğlence progr amları, yarışma programları v.b.) söylemek mümkündür. Bu programların içeriğini belirleyen her türlü fikri mülkiyet hakları ve bu haklara dayalı olarak oluşturulan eserler, hak pazarları ve görüntü pazarları olarak tanımlanabilecek pazarları yaratmakta dır. Bu duruma örnek olarak 1. Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmaları yayın hakları pazarı ve hakkı elde eden kuruluşların (ülkemizde kuruluşun ) diğer kuruluşlara ürün satabileceği banda kaydedilmiş görüntüler pazarı verilebilmektedir. 870 Türkiye 1. Prof esyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının yayın haklarına dayanılarak hazırlanan banda kaydedilmiş görüntüler, spor içerikli programlarda kullanılan hammaddeyi teşkil etmektedir. Teleon tarafından banda kaydedilmiş bu görüntülerin spor içerikli programlarda ku llanılmak üzere diğer yayın kuruluşlarına satılması diğer kanalların spor içerikli programlar yapabilmesi için zorunludur. Futbol maçlarına ilişkin görüntülerin ilgili pazardaki öneminin tespitinde, ülkemizde yayınlanan spor programlarının büyük oranda futbol karşılaşmaları görüntülerini kullandığı ve söz konusu görüntülere dayalı programların yüksek izleme paylarına sahip oldukları gözönünde bulundurulmalıdır. 880 H.4.2. Hakim Duruma İlişkin Görüşler 05-61/900 -243 21 Soruşturma Raporu'nda, Teleon a yayın haklarının tahsisi nin tek başına pazar tanımı için yeterli olmayacağı düşünülmüş ve bu doğrultuda hak tahsisine konu maç yayın haklarına ilişkin olarak; gerek bu hakları talep eden yayın kuruluşları gerek izleyici tercihleri gerekse reklamverenler açısından teknik analiz ya pılmış olup, bunun sonucunda tanımlanan Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi maçları yayın hakları pazarı nda tek olan ürüne iki yıl süre ile sahip olmuş bulunan Teleon un, Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi maçlarının banda kaydedilmiş 890 görüntüleri pazarı nda mutlak hakim durumda olduğu yargısına varılmıştır. Teleon tarafından ileri sürülen, Teleon un abonelik sayısının henüz kendisinden önce maç yayın haklarını devralmış Cine 5 in abonelik sayısına ulaşmamış olduğu iddiası ise, Teleon tarafından maç yayı n hakları ile şifreli yayıncılık piyasalarının birlikte ele alınması nedeniyle ulaşılan hatalı bir sonuçtur. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, yukarıda da değinildiği üzere, Teleon un spor içerikli programlar piyasasının hammaddesi ol an Türkiye 1. Profesyonel 900 Futbol Ligi maçlarının banda kaydedilmiş görüntülerinin tek temin kaynağı haline gelmiş olmasıdır. Dolayısı ile yayın hakları ile şifreli yayıncılık piyasalarının gerek Soruşturma Raporu gerekse yukarıda yer alan açıklamalar çerçevesinde ayrı a yrı piyasalar olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Teleon tarafından ileri sürülen, adı geçen kuruluşun şifreli yayıncılık piyasasında hakim durumda olmadığı iddiasının soruşturma konusu ile bir ilgisinin bulunmadığı açıkça görülmektedir. H.4.3. Haber Am açlı Görüntüler ve Hakim Durumun Kötüye Kullanılmasına 910 İlişkin Görüşler Teleon un savunmalarında, haber amaçlı görüntülerin ancak haber programlarında kullanılabileceği, diğer programlar içinde kullanılamayacağı, bu nedenle söz konusu eylemin etkilerini n haber programları bazında incelenmesi gerektiği, bunun yanısıra söz konusu eylemin bir kötüye kullanma teşkil edebilecek etkiye sahip olmadığı iddia edilmektedir. Haber amaçlı görüntüler tanımı, yayın haklarının devrine ilişkin mevcut sözleşmede, aynı g ün satılacak/yayınlanacak maç görüntülerinin daha sonra 920 satılacak/yayınlanacak maç görüntülerinden ayırdedilmesi amacıyla TFF tarafından kullanılmış bir deyimi teşkil etmektedir. Bu deyim seçimi de, oynanan maçla ilgili görüntülerin ancak yazılı basında gö rülmeden önce yayınlanmasının haber değeri taşıdığı ve televizyonda yayınlanacak spor haber programlarının haber değeri taşıması için ele alınan spor olayından görüntüler içermesinin gerekli olduğu kabulüne dayanmaktadır. 05-61/900 -243 22 Haber amaçlı görüntü tanımına kon u görüntüler, maçların goller gibi önemli pozisyonlarını içeren kısa görüntüler olarak ele alınmaktadır. Nitekim benzer görüntülere yurt dışı uygulamalarında short excerpts (kısa alıntılar) 930 denildiğine de rastlanılmaktadır. Soruşturma konusu olayda da gö rüldüğü üzere, haber amaçlı görüntüleri temin eden tek kuruluş olan Star TV nin görüntüleri gerek haber programlarında gerekse maç yorum ve değerlendirme programlarında kullanması, yukarıda yer alan açıklamaları teyit edici niteliktedir. Soruşturma konus u olayda diğer TV kanallarından maç görüntü bedeli peşin ödenmesine rağmen teminat mektubu istenilmektedir. Satıcı açısından bu eylemin amacı, pazarın kapatılması, giriş engeli yaratmak ve belirli teşebbüslere avantaj sağlamak olabilir. Bir başka deyişle, teminat mektubu 940 talebi ile bazı yayıncıların söz konusu görüntüleri satın almaları pratikte olanaksız kılınmaktadır. Görüntülerin satın alınmasının zorlaştırılması ile de, hem dekoder satışlarının artırılması, hem de hak sahibi yayıncı kuruluşla yakın ili şkide olduğu bilinen açık televizyon kanalının (Star TV) rekabette avantajlı konuma geçirilmesi amaçlanmaktadır. Söz konusu eylem hakim durumda olan firmaların, hakim durumdan kaynaklanan güçlerini kötüye kullanma hallerine uygunluk göstermektedir. 950 H.4.4. TFF nin Düzenleyici Yetkisine İlişkin Görüşler Savunmalarda yer alan bir diğer iddia, TFF nin sahip olduğu düzenleyici yetki çerçevesinde, haber amaçlı görüntü verilmesine ilişkin çıkabilecek uyuşmazlıklarda tek yetkili kuruluş olduğu ve Rekabet Kurulu t arafından açılmış olan soruşturma ve alınan tedbir kararının Kurul un görev alanı dışında kaldığı iddiasıdır. Soruşturma konusu olayda Teleon tarafından diğer yayın kuruluşlarından teminat istenmesi Teleon un bağımsız iradesi ile alınmış bir karardır. Ola yda 960 TFF tarafından herhangi bir müdahalede bulunulmaması, eylemin hukuka uygunluğunun kanıtı olarak görülemez. Teleon tarafından gerçekleştirilen eylem, haber amaçlı görüntülerin diğer yayın kuruluşlarına teslim edilmesi koşullarının yayın sözleşmesinde ne t olarak belirtilmemiş olması karşısında, bu boşluktan faydalanarak maç görüntülerinin diğer kanallarca talep edilmesini zorlaştırmayı hedef alan bir eylemdir. Dolayısı ile Teleon un, haber amaçlı görüntülerin diğer yayıncı kuruluşlarca temin edilmesini f iilen engelleyen söz konusu eylemleri, Kanun kapsamında ihlal sayılan eylemlerden birini teşkil etmekte ve bu konuda Kurul un görev 970 alanına ilişkin yapılan itiraz dayanaksız kalmaktadır. H.4.5. Yan Sınırlamalar Doktrinine İlişkin Görüşler 05-61/900 -243 23 Teleon, Türk iye 1. Profesyonel Futbol Ligi maçlarına ilişkin hukuken devralmış olduğu tekel hakkı fiilen kendisine geçene kadar ya da başka bir deyişle, abone sayısı belirli bir düzeye ulaşana kadar, rakip firmaların yasadışı uygulamalarını engellemeye yönelik eylemle rinin tali sınırlama niteliğinde olduğunu ve bu dönem içinde söz konusu tali sınırlamalara izin verilmesi gerektiğini iddia etmektedir. 980 Bir diğer ismiyle y an sınırlama kavramı, rekabet hukukunda birleşme/ devralmaların kontrolünde, ekonomik ve hukuki a çıdan yoğunlaşma işlemini tamamlayıcı nitelikte olan, ancak işlemin amacı ve sonuçları itibarıyla merkezi öneme sahip olmayan sınırlamaları tanımlamak üzere kullanılmaktadır. Yan sınırlama kapsamında ele alınan düzenlemelerin, taraflarca kararlaştırılan, birleşme/devralma işlemi ile doğrudan ilgili, işlemin hayata geçirilmesi için gerekli olan, kapsamı belirli ve sınırlı ve üçüncü kişileri bağlamayan düzenlemeler olması gerekmektedir. 990 Teleon un rakip kanallara haber amaçlı maç görüntülerini vermeyi reddet me şeklinde gerçekleşen eylemleri 4054 sayılı Kanun un 6. maddesi kapsamında değerlendirilmektedir. Bu eylemlerin, yukarıda verilen tanımdan da anlaşılacağı üzere, yan sınırlama olarak kabul edilebilmesi ve bu noktadan hareketle eylemlerin makul görülmesi mümkün değildir. I - GEREKÇE VE HUKUKİ DAYANAK I.1. Yayın Sözleşmesi ve Havuz Sistemi 1000 05-61/900 -243 24 TFF özel hukuk hükümlerine tabi tüzel bir kişiliktir2. Bu anlamda bu kararda, kendisine yasayla verilmiş olan ve genel anlamda futbol oyununa -kulüpler, stadlar, hakem ler, maç saatleri, fikstür vb. - ilişkin kural koyucu ve düzenleyici kimliği dışında yapmış olduğu ekonomik aktiviteleri açısından değerlendirmeye alınmıştır. TFF ve Teleon arasında yapılan havuz sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin yalnızca maç yayın ha klarına ilişkin olmayıp, ağırlıklı olarak başka piyasaları da etkileyebilecek ekonomik hükümler içerdiği görülmektedir. Dolayısıyla bu noktada, öncelikli olarak yayın haklarının devrinin ekonomik yönünün açıklığa kavuşturulması, hem TFF nin konumunun hem d e sözleşmenin niteliğinin belirlenmesinde önemli bir kıstas olarak ortaya 1010 çıkmaktadır. Yayın hakları satışı günümüzde spor olaylarının ekonomik yanı ile ilgili olarak en önemli konuyu teşkil etmektedir. Yayıncılık alanında, kablolu televizyonun yaygınlaşm ası, abonelik sistemine dayalı kanalların ortaya çıkması, yakın zamanlarda paket aboneliklerin ve izleme başına ödeme ( pay-per-view) sisteminin uygulamaya geçmesinde yansıyan teknolojik gelişmeler, dijital teknolojinin piyasaya girişiyle birlikte ivme ka zanmıştır. Bu teknik gelişmeler, yayıncılık alanında çeşitliliğin ve dolayısıyla rekabetin 1020 artmasına, reklam, sponsorluk, abonelik aidatları gibi farklı yollardan finansman sağlanabilmesi için daha cazip programların yapılması yönünde baskı oluşmasına yo l açmıştır. Yayın türlerinin ve programların çeşitliliğinin fazla olduğu bir ortamda, önemli spor olayları ile ilgili programlar; sadık bir izleyici kitlesi kazanmak, yüksek 2 Ankara 6. İdare Mahkemesi 24.12.1996, 1996/1558 K. Star Televizyon Hizmetleri A.Ş. nin, 1996 -1997 sezonu yayın talimatının 5. ve 7/A. maddelerinin iptali istemi ile açmış olduğu davada, TFF nun genel idarenin dışında yer alan Kamu Kurumu niteliği bulunmadığı, özel hukuk tüzel kişisi olması nedeniyle idari işlem niteliği bulunmayan 1996 -1997 sezonu Yayın Talimatına karşı açılan davanın çö zümünün Adli yargının görev alanına gireceği cihetle görev yönünden reddine karar vermiştir. Bu karar Danıştayca onanmıştır.Danıştay 10 uncu Dairesi 1997/2081 Sayılı Kararında; Ankara 6. İdare mahkemesince; 2813 sayılı Türkiye Futbol Federasyonunun kurulu ş ve görevleri hakkında Kanunun 1. Maddesinde Türkiye Futbol Federasyonu nun bir özel hukuk tüzel kişisi olduğunun belirtildiği, 30. maddesinde ise bu kanunda belirtilen teşkilatın çalışma usül ve esasları ile kanun un uygulanmasına ilişkin hususların genel kurulun yapacağı ana statü ve yönetim kurulunun yapacağı statü ve talimatlarla belirleneceğinin hüküm altına alındığı yasanın bu kuralları karşısında Türkiye Futb ol Federasyonu nun genel idarenin dışında kalan ve kamu kurumu niteliği taşımayan bir özel h ukuk tüzel kişisi olması nedeniyle idari işlem niteliği bulunmayan 1996 -1997 sezonu yayın talimatına karşı açılan davanın çözümünün adli yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı idare mahkemesince verilen kararın Anayasa nın 123. ve 125. Maddeleri ile 3813 sayılı Yasanın amaçlarına aykırı olduğu iddiasıyla temyizen incelenip bozulmasını istemektedir. İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması 2577 sayılı idari yargılama usu lü kanununun 3622 sayılı yasayla değişik 59. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen ve yukarıda özetlenen gerekçelere dayalı olarak temyiz isteminin reddine ve anıl an kararın onanmasına karar vermiştir. ( Danıştay 10. Daire, 25.07.1997 tarih, E. 1997/972, K. 1997/2081) Ankara 2. İdare Mahkemesi 1996/1297 E. 1997/622 K. sayılı kararı ile, Prime Prodüksiyon Hizmetleri A.Ş. nin İstanbulspor Faaliyetleri A.Ş. ile imzalamış oldukları sözleşmenin onaylanması tale bi ile ilgili yaptığı müracaat, işlemin ticari nitelikte olması ve Federasyonun özel hukuk kişisi olması sebepleri ile görev yönünden reddedilmiştir. 05-61/900 -243 25 izlenme oranları sağlamak ve reklam gelirlerini artırmak açısından büyük önem kazanmıştır. Bu tür programların, özellikle paralı kanallar için talebi artırdığı ve piyasaya yeni bir teknoloji sunan yayın kuruluşları için de piyasaya girişi ve piyasada tutunmayı kolaylaştırdığı kabul görmektedir. 1030 Bazı popüler spor olaylarına ilişkin y ayın hakları, kanallar arasında yoğun rekabetin yaşandığı ihale savaşlarına yol açarak fiyatların çok yüksek seviyelere fırlamasına neden olmaktadır. Yayın haklarının bedelindeki bu artışla birlikte, federasyonlar ve kulüpler, vazgeçilemeyecek bir finansma n kaynağına sahip olmuşlardır3. Futbol, ekonomik hayata etkisi olan, yayıncılık sektörü gibi çeşitli sektörlerde faaliyet gösteren teşebbüsler açısından önem arz eden bir olaydır. Futbol müsabakalarından kaynaklanan yayın hakları satışı, sponsorluk sözleş meleri, 1040 reklam anlaşmaları, bilet satışları vb. konularda çok büyük rakamlar söz konusudur. Futbolun bu ticari boyutu Futbol Endüstrisi olarak adlandırılan yeni bir endüstri tanımının yapılmasını gerektirmiştir. Futbol endüstrisinin temel taşı olan spor kulüpleri, yeni doğan ve süratle gelişen bu endüstri içinde yerlerini sağlamlaştırmak ve işin ekonomik boyutunu gözönünde bulundurarak yönetimlerini daha profesyonel bir hale getirmek için, ülkemizde her ne kadar geç başlamış (İstanbulspor, Sakaryaspor gi bi) olsa da, yurtdışında 1980 li yıllardan itibaren şirketleşmektedirler. 1050 Futbolun bu ekonomik yönü, artık şirketleşmeye başlayan kulüpler arasındaki rekabeti futbol sahalarının dışına, ekonomik hayata taşımıştır. Buna bağlı olarak da, kulüpler arasında b aşta taraftar sayısı olmak üzere çeşitli nedenlerle varolan ekonomik dengesizliklerin futbol sahalarındaki rekabette güç eşitsizliklerine dönüşmesi kaçınılmaz olmuştur. Futbol maç görüntülerinin çekicilik derecesinin maçı oynayan kulüplerin popülerlik der ecelerinin bir türevi olması nedeniyle, her maçın görüntülerinin televizyonlar için aynı değeri taşımaması ve dolayısıyla yayın hakları karşılığında kulüplere verilen bedellerin aynı olmaması sonucu doğmuştur. 1060 Televizyon kuruluşları doğal olarak kar etme g ayesini ön planda tutmuşlar ve dolayısıyla daha fazla izlenme oranına sahip olacaklarına inandıkları, taraftar sayıları fazla olan futbol kulüpleri ile büyük paralar karşılığı anlaşma yapmayı göze alırken, taraftar ve dolayısıyla seyirci sayıları az olan d iğer kulüpler için ya düşük meblağlar önermişler ya da hiç anlaşma teklif etmemeyi yeğlemişlerdir. Sonuç olarak, kulüpler arasında ekonomik dengesizliğin azaltılmasıyla sahalardaki rekabetin birbirine daha yakın güçler arasında gerçekleşmesi ve 3 Nitekim, ülkemizde de, Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligine ilişkin yayın hakları satışında yayınc ıların yayın hakları karşılığında ödedikleri toplam bedel 1994/95 futbol sezonunda yalnızca 6,7 milyon ABD Doları iken, 1996 -1999 yılları arasındaki 3 sezonda toplam 139 milyon ABD Dolarına, 1999 -2000 ve 2000 -2001 futbol sezonlarında ise 350 milyon dolara kada r çıkmıştır. 05-61/900 -243 26 böylelikl e futbolun seyirciler ve yayıncılar gözünde çekiciliğinin artırılması özellikle uzun yıllar boyunca dünya futbolunun düzenleyici kurumlarını meşgul 1070 eden bir konu olmuştur. Spor kulüplerinin başlıca gelir kaynaklarını yayın hakları satışından elde edilen gelirler, sponsorluk sözleşmelerinden elde edilen gelirler ve reklam gelirleri oluşturmaktadır. Bu gelir kaynakları içinde yayın haklarının payı yayıncılık sektörünün gelişmesiyle doğru orantılı olarak gitgide büyümektedir. Dolayısıyla kulüpler arasındaki gelir farklılığının en belirgin olduğu alanı da yayın gelirleri teşkil etmektedir. Yurt dışında özellikle Avrupa ülkelerinde, temelde yayın gelirlerinin 1080 paylaşılmasından kaynaklanan bu gelir farklılığının giderilmesi için 1980 li yıllardan itibaren takım ların dahil oldukları organizasyonların maç yayın haklarının toplu olarak satışı yoluna gidilmiştir. Bu uygulamada, kulüplerin maç yayın haklarının toplu satışı neticesinde elde edilen gelirler, çeşitli kriterler gözetilerek kulüpler arasında dağıtılmakta, her kulübün alacağı bir asgari yayın geliri teminat altına alınmaktadır. Bu anlamda soruşturma konusu olayda; özel hukuk tüzel kişisi olan TFF, ekonomik nitelik taşıyan faaliyetleri dolayısıyla bir teşebbüs olarak kabul edilmektedir. Teleon un ise teşebb üs olduğunda bir şüphe bulunmamaktadır. 1090 Dolayısıyla, TFF ile Teleon arasında imzalanan sözleşme de, 4054 sayılı Kanun un uygulama alanı içerisinde yer almaktadır. Sözleşmenin konusu, 2. maddede şöyle belirlenmektedir: - her hafta oynanacak dokuz adet 1. lig maçından 3 maçın naklen yayın hakkı, - naklen yayınlanmayan diğer 6 maç da dahil olmak üzere 9 lig maçının bant yayın hakları, - 1. lig maçlarının tamamına ilişkin özet yayın hakları (haber amaçlı 1100 görüntü). Dolayısıyla, Sözleşmenin konusu, kapsam ı, süresi ve gerek Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi maç görüntüleri piyasasında gerekse başka piyasalarda rekabeti kısıtlayıcı etkiler doğurup doğurmayacağı açısından rekabet hukuku çerçevesinde incelenmesi gerekmektedir. Daha önce de ifade edildiği gib i, TFF Yönetim Kurulu nun 1. Profesyonel Futbol Ligi müsabakalarının televizyondan yayını konusunda 22.4.1996 tarihinde aldığı karar ile yayın haklarının tek elden ve toplu olarak satışını ifade eden 1110 havuz sistemine geçilmiştir. 05-61/900 -243 27 Bu karar dahilinde açılan ilk ihaleyi Cine 5 Filmcilik ve Yapımcılık A.Ş.(Cine 5) kazanmış ve bu kuruluş ile 28.5.1996 tarihinde 3 yıllığına yayın sözleşmesi imzalanmıştır. TFF, Cine 5 ile yapmış olduğu sözleşmenin süresinin sona ermesini müteakiben yaklaşık aynı esaslar dahilind e yeni bir ihale açarak yayın haklarını 28.5.1999 tarihinde iki yıllığına Teleon a devretmiş ve hak sahibi yayıncı kuruluş ile soruşturmaya konu olan sözleşmeyi imzalamıştır. 1120 28.5.1996 tarihinde TFF ve Cine5 arasında gerçekleştirilen ilk havuz sözleşmesi nin imzası esnasında, 4054 sayılı Kanun un yürürlükte olmasına karşın Rekabet Kurumu'nun henüz faaliyete geçmemiş olması nedeniyle sözleşmenin rekabet hukuku açısından önceden incelenmesi mümkün olmamıştır. Ancak konu önce adli yargı önüne götürülmüştür. Rekabet Kurumu'nun faaliyete geçmesinin ardından da Kuruma konuya ilişkin olarak müracaat yapılmıştır. Söz konusu müracaatı takiben Kurul, 28.5.1998 tarihinde TFF ile Cine 5 hakkında soruşturma açmıştır. Ancak Yargıtay Onbirinci Hukuk Dairesi tarafından 8 Haziran 1998 tarihinde 1998/30 E. ve 1998/4204 K. sayı 1130 ile onanan İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi nin 8 Temmuz 1997 tarih ve 1996/760 E. ve 1997/625 K. no. lu " . 29 mayıs 1996 tarihli sözleşmenin Anayasadaki basım ve haberalma özgürlüğüne ait hüküml eri ile rekabetin önlenmesi hakkındaki yasa hükümlerine ve B.K.'nun 19 ve 20. maddelerine aykırı hükümleri içermediğinden ve sözleşmenin feshi koşulları gerçekleşmediğinden fesih talebinin reddine" şeklindeki hükmü ve sözkonusu hüküm sonrası Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu nun 22.3.1999 tarihinde vermiş olduğu Soruşturma konusu olan sözleşmenin Rekabet Kanunu dahil kanunlara aykırı olmadığı yolunda kesinleşmiş yargı kararı bulunması, sözleşmeye dayanılarak hazırlanan protokolün iptali istemiyle açılan 1140 davada, yürütmenin durdurulması isteminin reddedilmesi ve bu yargılamanın halen devam ediyor olması dolayısıyla davalı idarece anılan sözleşmenin Rekabet Kanunu na aykırı hükümler taşıdığı yolundaki saptamalara dayanarak yargı kararlarıyla hukuka uy gun bulunan sözleşmeyi etkisiz kılacak biçimde tedbir kararı verme konusunda yetkisi bulunmamaktadır. Zira yargılama faaliyetinin amacı uyuşmazlığı gelecek için sona erdirmektir ve yargılama faaliyeti sonucu verilen kesin hükümle birlikte davanın yeniden e le alınabilmesi, uyuşmazlıkla ilgili tartışmalara yeniden dönülebilmesi olanağı ortadan kalkmış olur. Kesin hükmün ilişkin olduğu davadaki uyuşmazlığın hukuka uygun biçimde çözülmüş olduğu kabul edilmek zorundadır hüküm karşısında, açılan 1150 soruşturmada TF F ile Cine 5 arasında imzalanan yayın sözleşmesine ilişkin olarak bir karar verilememiştir. Bu noktada TFF ile bu kez Teleon arasında 1999 -2001 dönemi yayın haklarının devredilmesini düzenlemek amacıyla 28.5.1999 tarihinde imzalanan ve bu soruşturmanın od ak noktalarından birini oluşturan Sözleşme nin taraflarından birinin değişmiş olması noktasından, Cine 5 ile imzalanan önceki sözleşmeden farklı olduğu gözönüne alınarak yapılan bir inceleme sonucunda, her iki 05-61/900 -243 28 sözleşmenin esas itibariyla birbirine çok benz er düzenlemeler getirdiği ve bu bakımdan önceki sözleşmenin 4054 sayılı Kanun a uygunluğuna ilişkin yargı 1160 kararının bu sözleşme ile ilgili değerlendirmelerde geçerliliğini tartışılır kılacak herhangi bir gelişme yaşanmadığı Rekabet Kurulu nca saptanmış, do layısıyla 28.5.1999 tarihli Sözleşme nin 4054 sayılı Kanun a aykırılık içermediği yargısına ulaşılmıştır. I.2. Teleon un Haber Amaçlı Görüntü Satın Alınmasını Güçleştirmesi Soruşturma Raporu nda yer alan tespitlere göre, Teleon, maçların oynandığı gün b u maçlara ait haber amaçlı görüntüleri aynı gün yayınlamak isteyen diğer televizyon kanallarından yayın sözleşmesinde düzenlenen şartlara ek olarak bir 1170 de 2 milyon ABD Doları tutarında teminat mektubu talep etmektedir. Bu mektubun nakde çevrilme koşulların a netlik getirilmemesi ise verecekleri teminat mektubunun keyfi olarak nakde çevrilebileceği ve 2 milyon ABD Dolarına el konulabileceği endişesini taşıyan diğer (Star TV'ye rakip) kanalların, maç günü yayınlanmak üzere haber amaçlı görüntü talebinde bulunm alarını neredeyse olanaksız hale getirmiştir. Teleon un bu eylemleri sonucunda bazı yayın kuruluşlarının 1999 -2000 sezonuna kadar yayınlamış oldukları spor programlarını yayından kaldırmak zorunda kaldıkları göz önüne alındığında, Teleon un teminat koşul unu, açık 1180 televizyon yayıncılığı alanında kendi grubunun temsilcisi olan Star TV ye rakip kanalları futbol ağırlıklı programlar konusunda dezavantajlı kılmak ve böylelikle Star TV nin reklam pastasından daha büyük pay almasını sağlamak amacıyla ileri sürdü ğü, bu suretle haber amaçlı görüntüleri yayınlamak isteyen diğer yayıncılar için rekabet koşullarını ağırlaştırdığı kanaati oluşmuştur. Bu durum karşısında, haber amaçlı görüntülerin bedelinin peşin olarak talep edilmesine karşın Teleon un görüntü satışın da, diğer yayıncılar tarafından teminat koşullarında netlik olmaması nedeniyle kabul edilmeyeceği önceden bilinebilecek satış koşulları ileri sürmesinin, adı geçen teşebbüsün Türkiye 1. 1190 Profesyonel Futbol Ligi karşılaşmalarının banda kaydedilmiş görüntüler i piyasasında elde ettiği hakim durumunu açık televizyon yayınları piyasasında kötüye kullanması halini teşkil ettiği ve söz konusu eyleminin 4054 sayılı Kanun un 6. maddesi kapsamında bir ihlal olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu ihlal nedeniyle Kanun un 16 . maddesi çerçevesinde Teleon a verilecek olan cezanın hesaplanmasında , 1998 yılı cirosunun Teleon un ilgili pazardaki gücünü tam anlamıyla yansıtmaması nedeniyle, maç yayın larının başladığı yıl olan 1999 yılı gayrisafi geliri nin dikkate alınması gerekmekt edir. 1200 I.3. Teleon Abonelik Satışında Telsim GSM Abonelerine Tanınan Ayrıcalıklar 05-61/900 -243 29 Soruşturma Heyeti tarafından yapılan incelemelerden, Teleon un 1999 yılı Haziran ayı sonunda çeşitli alıcı gruplarına farklı fiyat uygulanmasını öngören abonelik fiyat tari fesi ilan ettiği ve yukarıda H.2.5. numaralı bölümde yer verilen bu tarifeyi yetkili satıcılar aracılığı ile uyguladığı anlaşılmaktadır. Abonelik koşullarını gösterir tablonun incelenmesinde, mevcut ve sonradan katılabilecek Telsim abonelerine Teleon abo neliğinde indirimli fiyatlar 1210 uygulandığı ve bu uygulama neticesinde bir yandan şifreli yayın, diğer yandan da GSM operatörlüğü piyasalarında özendirici bir satış stratejisinin yani promosyonun hedeflendiği görülmektedir. Başka bir ifadeyle, maç yayınların ı izlemek isteyen potansiyel GSM alıcıları Telsim abonesi olmaları durumunda Teleon a daha ucuz abone olabilecekleri vaadiyle, Telsim abonesi olmaya teşvik edilmektedir. Abonelik koşulları incelendiğinde, Telsim in mevcut abonelerine sağlanan indirimler in Uzan veya Rumeli adıyla tanınan grubun bir başka hizmetinin daha 1220 satın alınması sırasında bir tür bağlılık ödülü olarak işlev gördüğü, dolayısıyla bu indirimli fiyat politikasının GSM hizmetleri pazarında herhangi bir etkisinin söz konusu olmadığı anlaş ılmaktadır. Söz konusu tarifelerin Telsim e yeni katılacak aboneler bakımından değerlendirmesi ise, eylemin rekabet hukuku literatüründe yer alan ve sözleşme şartları veya başka uygulamalar aracılığı ile bir ürünün temininin başka bir ürünün de temini şa rtına bağlanması olarak tanımlanabilen bağlama (tie-in) uygulamalarına uygunluk gösterip göstermediği açısından yapılmıştır. 1230 Bağlama uygulamalarında, alıcı tarafından esas olarak talep edilen birinci ürüne bağlayıcı ya da bağlayan ürün , bu ürünle birli kte alımı istenen ikinci ürüne ise bağlanan ya da bağlı ürün adı verilmektedir. Bağlama uygulamalarının Kanun un 6. madde altında hakim durumun kötüye kullanılması olarak ele alınabilmesi için öncelikle, davranışı gerçekleştiren teşebbüsün hakim durumd a olup olmadığının, bunun yanısıra, bağlayan ve bağlanan ürünlerin tek bir ürün oluşturup oluşturmadığının (başka bir ifade ile birbirinden bağımsız ürünlerin söz konusu olup olmadığının) ortaya konulması, uygulamada da alıcıların bir ürünü satın almaya zo rlanıp zorlanmadığının ve bu 1240 zorlamanın ilgili piyasada rekabeti o piyasadaki, kendisiyle ekonomik birlik içinde olan ya da olmayan bir aktör lehine bozup bozmadığının tespiti gerekmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde Teleon un, satış koşulları aracılığı ile Teleon aboneliği ile Telsim aboneliği arasında kurduğu ilişkinin Kanun un 6. madde ile yasaklanan bağlama uygulaması olup olmadığının değerlendirilmesine ilişkin olarak öncelikle, dosya konusu olayda birbirinden bağımsız iki ürünün var olduğu ve Teleo n un bağlayan ürün olan futbol maçları yayınları konusunda 05-61/900 -243 30 hakim durumda bulunduğu açıktır. Ancak bu tespitler ile beraber, 6. madde 1250 çerçevesinde yasaklanan bir durumdan bahsedilebilmesi için ayrıca; - Teleon aboneliği için Telsim aboneliğinin zorunlu tutu lup tutulmadığının; zorunlu tutulmasa bile, yalnızca Teleon abonesi olmak isteyenlere ileri sürülen şartlar ile her iki ürüne abone olmak isteyenlere ileri sürülen şartlar arası farklılığının, müşterileri her iki ürün aboneliğini birlikte temin etmeye yöne ltebilecek nitelikte olup olmadığının, - Bu uygulama sonucunda GSM hizmetleri pazarında r ekabetin bozulup bozulmadığının ve ayrıca - Turkcell aboneliğini iptal ettirerek Teleon abonesi olmak isteyenlere 1260 farklı koşullar uygulanıp uygulanmadığının incelenmesi gerekmektedir. Daha önceki bölümlerde de yer verildiği üzere, Turkcell aboneliğinin iptali gibi bir koşulun hiçbir surette herhangi bir abonelik paketi içerisinde yer almadığı, ayrıca söz konusu paketlerde Teleon abonesi olmak için Telsim abonesi olma şartı getirilmediği, alıcıların ürünlere tek tek veya birlikte sahip olabilmelerine olanak sağlayan tarifeler oluşturulduğu görülmüştür. 1270 Bu anlamda sözü edilen abonelik koşullarının, bir rekabeti kısıtlama girişiminden çok, farklı müşteri gruplarına yönel ik bir pazarlama stratejisi olduğu ve alıcılara yönelik bir zorlama olarak nitelendirilemeyeceği anlaşılmaktadır. Uygulamanın etkisine bakıldığında da, GSM hizmetleri pazarında rekabetin bu anlamda sınırlandığı tespit edilmemiştir. Kararın H.2.5. numaralı Teleon Abonelik Koşulları bölümünde yer verilen abonelik rakamları da bu durumu destekler niteliktedir. 1280 Sonuç olarak, Teleon tarafından, ilan ettiği abonelik fiyat tarifesi uyarınca, mevcut ve yeni Telsim abonelerine Teleon aboneliği satışında daha el verişli ve ucuz koşullar sağlanmasının, GSM hizmetleri piyasasında rekabet koşullarını bozucu etkiler doğurması ihtimalinin olmadığı ve fiilen de bu etkileri doğurmadığı, dolayısıyla söz konusu uygulamanın Kanun un 6. maddesi kapsamında bir kötüye kullanma hali olarak kabul edilemeyeceği kanaatine ulaşılmaktadır. İ- SONUÇ İlk İnceleme ve soruşturmaya ait tüm savunma, ek savunma, sözlü savunma tutanakları, raporlar, Danıştay ın iptal kararları, tüm dosya münderecatında yer alan bütün bilgi ve belgelerin incelenmesi sonucunda; 05-61/900 -243 31 1- a) TFF ile Teleon arasında 28.5.1999 tarihinde imzalanan Türkiye 1. Profesyonel Futbol Ligi maçlarının yayın haklarının devrine ilişkin sözleşmenin 4054 sayılı Kanun un uygulama alanında olduğuna ve TFF nin yine aynı kanun kapsamınd a teşebbüs olduğuna OYBİRLİĞİ ile, b) Konuya ilişkin adli yargı ve Yargıtay emsal kararları da göz önüne alınarak, ilgili sözleşmenin 4054 sayılı Kanun a aykırı hüküm ler içermediğine OYBİRLİĞİ ile, 2- a) Teleon un haber amaçlı görüntü satışına ilişkin ağırlaşt ırıcı koşullar ileri sürerek diğer kanalları görüntü alamaz duruma getirmesinin, 4054 sayılı Kanun un 6. maddesi kapsamında bir ihlal oluşturduğuna OYBİRLİĞİ ile, b) Söz konusu ihlal nedeniyle, 4054 sayılı Kanun un 16. maddesinin ikinci fıkrası gereğinc e Teleon un 1999 mali yılı içinde oluşan yıllık gayrisafi gelirinin takdiren %3 ü oranında olmak üzere 1.334.678.811.000 TL olarak takdir edilen idari para cezası ile cezalandırılmasına OYÇOKLUĞU ile, 3- Teleon un abonelik satışında, Telsim GSM abonelerine t anıdığı haklar bakımından, 4054 sayılı Kanun un 6. maddesini ihlal etmediğine OYBİRLİĞİ ile, 4- Teleon un Rekabet Kurulu nun almış olduğu 21.9.1999 tarih ve 99 -99- 43/450 -283 sayılı Tedbir Kararı na, kararın tebliğ tarihi olan 24.9.1999 ile yayın hakkı devir sözleşmesinin TFF tarafından fesih tarihi olan 4.1.2001 arasında uymamasından dolayı, 4054 sayılı Kanun un 17. maddesinin (a) bendi uyarınca, 1999 yılındaki 98 gün için günlük 400.000.000 TL üzerinden 39.200.000.000 TL, 2000 yılındaki 366 gün için günlük 6 08.400.000 TL üzerinden 222.674.400.000 TL ve 2001 yılındaki 3 gün için günlük 949.104.000 TL üzerinden 2.847.312.000 TL olmak üzere toplam 264.721.712.000 TL süreli para cezası ile cezalandırılmasına OYBİRLİĞİ ile, Danıştay yolu açık olmak üzere karar ve rilmiştir. 05-61/900 -243 32 Rekabet Kurulu nun 26.09.2005 tarih ve 05 -61/900 -243 sayılı Kararı na KARŞI OY GEREKÇESİ Rekabet Kurulu, soruşturulan teşebbüs olan Teleon Reklamcılık ve Filmcilik A.Ş. nin hâkim durumunu kötüye kullanarak 4054 Sayılı Kanun un 6 maddesini ihlal ettiğini kararlaştırıp 16.maddenin 2. fıkrasına göre para cezası tayin cihetine giderken teşebbüsün 1999 mali yılı içinde oluşan yıllık gayrisafi gelirini esas almıştır. Bu uygulama Kanuna, Rekabet Kanunu nun yerleşik kararlarına ve Danış tay ın içtihat haline gelen istikrarlı kararlarına aykırıdır. 4054 Sayılı Kanun un 40 ve müteakip maddeleri İLE Çalışma Yönetmelik ve Yönergeleri, Rekabet Kurulu nun Teşebbüslerle ilgili yapacağı inceleme ve araştırmaların kurallarını düzenlemektedir. Kuru l resen veya şikâyet üzerine bir teşebbüse yönelik işleme başlarken, konuyu önce Rekabet Kurulu Uzmanlarına inceletmekte, çalışmalar sonunda hazırlanan ilk inceleme raporu (dosyası) Kurulca incelenip ihlale yönelik ciddi bilgi ve belgeler sağlanmışsa, bi r sonraki aşama olan Ön araştırma yapılmasına karar vermekte, Ön araştırma çalışmaları neticesinde hazırlanacak kapsamlı Ön araştırma raporu Kurul tarafından değerlendirilmekte ve yasanın 4 ve 6. maddelerinde yasaklanmış olan davranışların gerçekleşmediğ i sonucuna varınca soruşturma açılmasına gerek olmadığına, aksi halde rekabet ihlalinin mevcudiyetini saptayınca Soruşturma açılmasına karar vermektedir. Kanunun 16. maddesi 2. fıkrasında Bu Kanunun 4. ve 6. maddesinde yasaklanmış olan davranışları ger çekleştirdiği Kurul Kararı ile saptanan teşebbüslerin bir yıl önceki malî yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayrisafî gelirinin yüzde onuna kadar para cezası verileceğini öngörmektedir. Kurul tarafından soruşturma açılmasına kar ar verildiği tarih; teşebbüs tarafından 4 ve 6. maddelere aykırı davranışta bulunulduğunun saptandığı tarihtir. Bu itibarla, 16. maddenin 2. fıkrasına göre para cezasının hesaplanmasında dayanak alınacak yıl, soruşturmanın açıldığı tarihteki yıldır. Para c ezası da bu yılın (soruşturmanın açıldığı yılın) bir önceki yılının gayrisafî gelirine göre tayin edilecektir. 05-61/900 -243 33 Bu saptamamız, Kurul un aşağıda belirteceğimiz kararları ve bu kararları onayan Danıştay Kararlarıyla doğrulanmaktadır : 1) BELKO Kararı : Rekabet Kurulu nun 6.4.2001 tarihli, 39 sayılı para cezası verilmesine ilişkin kararı. - Soruşturma Tarihi : 8.12.1999 - Karar Tarihi : 5.12.2003 - Cezaya Esas Alınan Yıl: Soruşturmanın açılma tarihinden (Yılından) bir önceki yıl ola n 1998 yılı dır. * Bu Karar Danıştay 10.Dairesi nin E:2001/4817 Esas, 2003/4770 sayılı Kararı ile onanmıştır(Teşebbüsün kararın iptaline yönelik açtığı davayı reddetmiştir). 2) PAK Gıda Kararı : Rekabet Kurulu nun 28.11.2000 tarihli 138 sayılı para cezası v erilmesine ilişkin Kararı. - Soruşturma Tarihi : 20.05.1999 - Karar Tarihi : 28.11.2002 - Cezaya Esas Alınan Yıl :Ciro - 1998 yılı dır. * Bu Karar Danıştay 10.Dairesi nin E: 200/6064 Esas, K:2002/4541 sayılı kararı ile 28.11.2002 tarihinde onanmıştır(Teşeb büsün kararın iptaline yönelik açtığı davayı reddetmiştir). 3) İGTOD Kararı : Rekabet Kurulu nun 24.11.1999 tarihli 365 sayılı para cezası verilmesine ilişkin Kararı. - Soruşturma Tarihi : 26.03.1998 - Karar Tarihi : 24.11.1999 - Cezaya Esas Alınan Yıl : Ciro -1997 yılı dır. * Bu Karar Danıştay 10.Dairesi nin E:2001/2278, K: 2003/4479 sayılı kararı ile 19.11.2003 te onanmıştır(Teşebbüssün kararın iptaline yönelik açtığı davayı reddetmiştir). Rekabet Kurulu nun yerleşik uygulamalarına ve Danıştay ın içtiha t arz eden kararlarına rağmen, Kurulun, karara konu dosyada, Teleon Reklamcılık ve Filmcilik A.Ş. hakkında 14.9.1999 tarihinde Soruşturma açılmasına rağmen, para cezası hesabında 16. maddenin 2. fıkrasının amir hükmüne 05-61/900 -243 34 göre bir önceki yıl olan 1998 yılı ga yrisafî gelirini (1.069.583.055.000 -Bir trilyon küsur) nazarı itibara alması gerekirken, soruşturmanın açıldığı yıl olan 1999 yılının cirosunu (44.489.293.700.000 -Kırkdört trilyon küsur)esas almak suretiyle teşebbüse (%3 ü olan 32.087.491.650 TL yerine 1.3 34.678.811.00 TL ye - çok fahiş farkla) fazla para cezasına karar vermesi yasaya aykırıdır. Açıkladığımız sebeplerle 26.9.2005 tarih ve 05 -61/900 -243 sayılı Kararın 2 -b maddesine katılmamaktayız. Tuncay SONGÖR M.Sıraç ASLAN II.Başkan Kurul Üyesi