T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2336 Esas KARAR NO: 2026/727 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2022/112 Esas - 2023/459 Karar TARİHİ: 31/05/2023 DAVA: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara ka…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/2336 Esas KARAR NO: 2026/727 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2022/112 Esas - 2023/459 Karar TARİHİ: 31/05/2023 DAVA: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan (İtirazın İptali) KARAR TARİHİ: 09/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil bankanın ... Şubesi ile davalı kredi borçlusu/lehtarı asıl borçlu .... Şti. arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, anılan sözleşmeyi diğer davalı kefilinde müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları, bahse konu sözleşmeye istinaden nakdi krediler ile gayri nakdi ktediler kullandırıldığı, verilen kredinin sözleşme hükümlerine aykırı kullanılması nedeniyle, kredi sözleşmesinin verdiği yetkiye istinaden .......... Noterliğinin 14.09.2021 tarih ve ......... yevmiye nolu ihtarnamesi ile 658.128,76 TL nakit ve 45.390,00 TL gayrinakdi kredi alacağından dolayı cari hesabın Kesilip kat edildiği, davalı şirkete... kefaletiyle kredi kullandırıldığı ve bu krediyi müvekkil davalılardan tahsil edip, ..........A.Ş.'ne ödemekle yükümlü olduğu, davalı kefillerin ası| borca ve fer'ilerine itirazı üzerine takibin durduğu, GKS 4/c m. uyarınca krediye uygulanan en yüksek faizin %50 fazlası mertebesinde temer-rüt faizi uygulanacağı, neticeten 715.369,70 TL nakit alacak üzerinden itirazın iptaline takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini; talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcu bulunmadığı belirtilerek, asıl borca, işlemiş faize, faiz oranırma ve takibin tüm fer'ilerine itiraz edilerek takibin durdurulmasına talep ederek takibi durdurduğunu, takip talebinde istenilen alacağa ve ferilerine itirazın yinelendiği, kefaletin usulüne uygun olarak tesis edilmediği, müvekkil şirkete verilen çekler, şirket çalışanının trafik kazası geçirmesi sonucunda 3.kişilerine eline geçtiği ve CBS suç duyusunda bulunulduğu, talep edilen faizin fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini; talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 31/05/2023 tarih ve 2022/112 Esas - 2023/459 Karar sayılı kararında; "........Buna göre kat tarihinden itibaren talebe konu 658.128,76 TL'ye, temerrüt tarihi olan 27/09/2021 tarihine kadar akti faiz uygulanmış, faizin %5 BSMV'si ile birlikte temer-rüt tarihi itibariyle toplam asıl alacak 662.235,01 TL bulunmuş, ancak davacı banka takipte asıl alacak için 652.768,50 TL talep etmiş olmakla bu tutar kadar asıl alacağa hükmedilmişitr. .......Takibe konu alacağın likit olduğu değerlendirilmekle, hükmolunan alacağın %20’si kadar da icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline dair karar vermek gerekmiştir. Takibe konu çek sorumluluk tutarının depo edilmesi istemi yönünden, davalı kefilin çek garanti tutarlarından da sorumlu bulunduğuna ilişkin sözleşmede açık düzenleme bulunmaması nedeniyle bu istemin davalı kefile yöneltilemeyeceği değerlendirilmekle davalı .... yönünden reddine karar verilmiş; davalı şirket yönünden ise davacı banka kayıtlarına göre 2 adet çekin davalı şirkette bulunduğu, ayrıca 14 adet kayıp-çalıntı faslı adı altında çek yaprağının daha kayıtlarda göründüğü, bunlarla ilgili alınmış bir ödeme yasağı kararı ya da çek iptal kararı da bulunmadı-ğının tespit edildiği, dolayısıyla anılan çeklerden dolayı banka açısından riskin halen devam ettiği, takibin açıldığı 2021 yılında beher çek yaprağı için sorumluluk bedeli 2.670,00 TL'na nazaran (16 x 2670) 42.720,00 TL için depo istemin davalı şirket yönünden kabul-üne dair karar vermek gerekmişitir. " gerekçesi ile, ''1-Davanın kısmen kabulü ile İstanbul ... İcra Dairesinin ...esas sayılı takibine yapılan itirazın kısmen iptali ile, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %21,45 oranında temerrüt faizi işletilmek suretiyle, - 652.768,50 TL asıl alacak - 22.290,99 TL işlemiş temerrüt faizi - 1.114,55 TL BSMV - 910 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti - 165,50 ihtiyati haciz masraf olmak üzere toplamda 677.249,54 TL üzerinden takibin devamına,Fazlaya ilişkin istemin reddine, Hükmoluna alacağın %20'si olan 135.544,90 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 42.720,00 TL çek yaprağı sorumluluk bedelinin davacı banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta davalı şirket tarafından depo edilmesini teminen takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ 21.09.2023 TARİH VE 2022/112 ESAS - 2023/459 KARAR SAYILI EK KARARI İLE; ''1-Davalılar...... ve .... Şti. vekilinin verilen kesin sürede eksik harç ve avansın yatırmaması nedeniyle Mahkememizin 2022/112 Esas, 2023/459 Karar sayılı ve 31.05.2023 tarihli kararına karşı istinaf talebinden vazgeçmiş sayılmasına,'' karar verilmiş, verilen ek karar davalılar vekiline e tebligat yolu ile 27/09/2023 tarihinde tebliğ edilmiş, ek kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmemesi üzerine ek kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince verilen 21.09.2023 tarihli ek karar davalılar vekili tarafından istinaf edilmeyip kesinleştiğinden dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusu incelenmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince Hükme Esas Alınan 15.11.2022 Tarihli Kök Raporda ve 06.03.2023 tarihli ek raporda, davacı müvekkili şirket tarafından takip talebinde talep edilen 57.785,50 TL Tutarındaki işlemiş faizin neye göre ve nasıl belirlendiğinin anlaşılamadığı ifade edilmiş, usul ve yasaya aykırı şekilde hesaplama yapılmak Suretiyle 38.120,16 TL fazla talepte bulunulduğu şeklinde yerinde olmayan bir görüş bildirildiğini, Her ne kadar dosya kapsamı bakımından hukuka uygun değerlendirmelere yer vermiş olsa dahi işlemiş faize istinaden eksik ve hukuka aykırı tespitler içermesi sebebiyle, mahkemece açıklamalarımız doğrultusunda dosyanın ek rapor tanzim edilmek üzere bilirkişiye tevdi edilmesi gerekirken, işbu denetime elverişsiz bilirkişi raporunun hükme esas alınması yerinde olmadığını, Davacı müvekkil şirket ile davalı .... Şti. ve kefil... arasında 10.01.2020 tarihinde akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi’nin “Faiz, Temerrüt Faizi, Vergi ve Masraflar, Komisyon” başlıklı 4. Maddesinin (b) bendi uyarınca gecikme faizi uygulandığını, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyası kapsamında hazırlanan takip talebinde yer alan ve “Takip Tarihine Kadar İşlemiş Temerrüt Faizi” olarak isimlendirilen 57.785,27 TL tutarındaki alacak kalemi, hesabın kat edilmesi ile birlikte muaccel hale gelen alacağın hesap kat tarihinden takip tarihine kadarki süreçte ödenmemesi sebebiyle davacı müvekkili şirket tarafından işletilen temerrüt faizinin yanı sıra, hesap kat ihtarı’nda belirtilen gecikme faizi tutarını da ihtiva etmekte ve her iki tutarın toplamına tekabül ettiğini, Hesap Kat İhtarı’nın gönderilmesinden takip tarihine kadar geçen yaklaşık 2 aylık sürece ilişkin olarak, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı icra dosyasında hazırlanan takip talebinde belirtilen asıl alacak tutarına, takip talebinde belirtildiği üzere yıllık %21,45 temerrüt faizi işletilerek bir alacak kalemi hesaplanmış olup işbu tutar, Hesap Kat İhtarı’nda belirtilen Gecikme Faizi tutarına eklenmek suretiyle takip talebinde “Takip Tarihine Kadar İşlemiş Temerrüt Faizi” olarak isimlendirilen 57.785,27 TL tutarındaki alacak kalemine ulaşılmıştır. Yukarıda arz ve izah edilen tüm bu sebeplerle, dosyanın itirazları çerçevesinde toplam faiz miktarının tekrar hesaplanması veya sadece hesap kat ihtarına kadar işleyen faizin hesaplanabilmesi için tekraren bilirkişiye tevdi edilmesi ve açıklamaları nazara alınarak tekraren hesaplama gerçek-leştirilmek suretiyle hukuka uygun bir ek rapor tanzim edilmesi gerekmekte iken, işbu husustaki talepleri dikkate alınmaksızın denet-ime elverişsiz bilirkişi raporunun hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını, belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa re'sen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı nakdi ve gayrinakdi alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda, davacı banka ile davalı .... Şti. arasında 13.01.2020 tarihli 1.200.000,00 TL. Miktarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeyi diğer davalı...'nun aynı miktarda müteselsil kefil olarak imzalamıştır.Taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca, davalı şirkete taksitli ve diğer ticari nitelikli krediler ile gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredisi kullandırılmış, davacı banka taraflar arasında akdedilen GKS. Nin 24. m. hükmü uyarınca, .....Noterliğinden gönderilen 13.09.2021 tarih ve....... yevmiye sayılı ihtarname hesabın kat edildiği, ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde 658.128,76 TL tutarındaki NAKDİ kredi borcunun %23,40 oranındaki temerrüt faizi ile birlikte ödenmesi, ayrıca (17) adet çek yaprağından dolayı 45.390,00 TL. GAYRİNAKDİ çek taahhüt bedeli kredisinin DEPO edilmesinin ihtaren bildirildiği, asıl borçlu şirkete çıkartılan ihtarnamenin 23.09.2021 tarihinde bila tebliğ İADE edildiği, sözleşme hükmü uyarınca İİK. 68/b maddesi uyarınca davalı asıl borçlu şirkete çıkartılan tebligatın yapılmış sayıldığı, davalı kefile ise ihtarnamenin 23/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Mahkemece, taraf delilleri toplanıp bankacı bilirkişi .......'den kök rapor alınmış, davacı vekili kök rapora karşı itirazlarını içerir verdiği beyan dilekçesinde;Takip talebinde 57.785,27-TL işlemiş temerrüt faiz alacağı belirtilmiş olup bilirkişi tarafından bu alacak 22.290,99-TL olarak hesaplandığını, takip talebinde 3.738,04-TL BSMV belirtilmiş olup bilirkişi tarafından 1.114,55-TL olarak hesaplandığını, aradaki farkın nereden kaynaklandığının belirli olmadığını, takip talebinde ihtiyati haciz vekalet ücreti işlemiş faizi olarak 2,02-TL ve ihtiyati haciz masrafları işlemiş faizi olarak 0,37-TL belirtildiğini fakat bilirkişi tarafından bu hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı ileri sürülmüş, mahkemece tarafların itirazları doğrultusunda bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle istinafa konu karar verilmiştir. HMK 282 maddesinde "Hakim bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlen-dirir," yasal düzenlemesi yer almaktadır. Davacı vekili tarafından hesaplama ve faiz oranına ilişkin ileri sürdüğü istinaf sebeplerini bilirkişi kök raporuna karşı verdiği itirazlarını içerir beyan dilekçesi ile de ileri sürülmüş, ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi ek raporunda bu iddialar ve itirazlar değerlendirilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ilk derece mahkemesince gerekçesi yazılmak suretiyle hüküm kurulduğu da gözetildiğinde; bilirkişi raporunda 13/09/2021 kat tarihi ile 27/09/2021 temerrüt tarihi aralığındaki döneme ilişkin akdi faiz, 27/09/2021 temerrüt tarihinden takip tarihi aralığındaki temerrüt faizi ile % 5 BSMV hesaplanmış ve takip tarihi itibariyle talep edilebilecek faiz miktarı bulunmuş, yapılan hesaplamanın sözleşme hükmüne, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bilirkişi raporundaki hesaplamalar doğrultusunda davanın kısmen kabulüne yönelik verilen kararın yerinde olduğu, mahkemenin kabul ve gerekçesine göre davacı vekilinin temerrüt faiz miktarına ve mahkemenin kabulüne yönelik aksi yöndeki tüm istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcının istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 11.565,73 TL harçtan mahsubu ile bakiye 10.833,73 TL'nin talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 09/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.