T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/754 KARAR NO : 2026/1031 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 21.01.2021 ESAS-K…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2021/754 KARAR NO : 2026/1031 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 21.01.2021 ESAS-KARAR NUMARASI : 2016/665 E., 2021/26 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 30.04.2026 YAZIM TARİHİ : 30.04.2026 Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olduğunu, kooperatifin konut tahsislerini 1. etap ve 2. etap olarak böldüğünü, 2. etabın 1, 2 ve 3. kısımlarının bulunduğunu, ... parselde kayıtlı arsalar üzerinde konut yapımına başlandığını, 44776 ada 3 parseldeki inşa edilen konutlar için çekilen kura sonucu B blok 3. kat 14 numaralı dairenin müvekkiline isabet ettiğini, 44776 ada 3 parseldeki konutların bir kısmının 09.09.2009 tarihinde, 44754 ada 3 parseldeki konutların bir kısmının 12.07.2010 tarihinde ferdileştiğini, müvekkiline isabet eden bağımsız bölümün teslim edilmediğini, ferdileşme işleminin yapılmadığını, müvekkilinin genel kurullarda kararlaştırılan aidat ödemelerini yerine getirdiğini, konut tesliminde alınması gereken 5.000 TL ödemenin gerçekleştirildiğini, ancak konutun teslim edilmediğini, bir kısım ortakların konutlarını teslim aldığını, 2008 yılından bu yana konutlardan faydalanıldığını, müvekkilinin o tarihten bu yana konutların rayiç kira bedeli kadar kiradan mahrum kaldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kura ile tahsis edilen konutun teslimine ve ferdileşme suretiyle tesciline, tahsis edilecek konut bulunmaması halinde konutun rayiç değerinden şimdilik 9.000 TL konut bedelinin davalıdan faiziyle birlikte tahsiline, şimdilik 1.000 TL kira gelirinin faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/630 E. 2015/536 K. sayılı ilamı ile müvekkili hakkında iflas kararı verildiğini, iflas idaresi oluşturulduğunu, 22.02.2016 tarihinde birinci alacaklılar toplantısı yapıldığını, iflas kararının henüz kesinleşmediğini ve ikinci alacaklılar toplantısının yapılmadığını, iflas tarihinden sonra tahsil amaçlı alacak davası açılamayacağını, davacının iflas masasına başvurmadığını savunarak, davacının iflas masasına alacak başvurusunda bulunması için süre verilmesine, yargılamanın ikinci alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar bekletici mesele yapılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Yanlar arasındaki çekişme, davacının kooperatif üyeliği nedeniyle taşınmazı isteyip isteyemeyeceği, istemeyemez ise bedelini ve kira kaybını talep etme hakkının bulunup bulunmadığı hususundadır. Mahkemece yapılan bilirkişi incelemesinde kooperatifçe davacıya tahsis edilebilecek konut bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacının davalıya yaptığı aidat ödemelerinin bağımsız bölümlerin parasal değerini karşıladığı da ek bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Buna göre davacının konut teslim alamaması nedeniyle kira kaybı olacağının kabulünün hayatın olağan akışına uygun olduğu, davacının diğer maliklerin taşınmazlarını teslim aldığı zaman itibariyle kira gelirinden mahrumiyetinin ortaya çıktığının kabulü gerektiği ayrıca konut teslimi yapılaması nedeniyle bedelinin tazmininin gerektiği ve bu konuda bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu dikkate alınarak davacının ıslah ile birlikte talep ettiği 239.919,77 TL konut bedeli, 38.390,30 TL kira kaybı tazminatı olmak üzere toplam 278.310,07 TL alacak talebinin kabulüne..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Davacının kooperatifin aktif üyesi olmaya devam ettiği, üyelikten ayrılmadığı halde kooperatif aleyhine tazminat ve kira talebinde bulunmasının KK ve ana sözleşmeye aykırı olduğu, mahkemece davacının edimlerini yerine getirip getirmediğinin ve kooperatif genel giderlerinden sorumluluğunun araştırılmadığı, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, davalı kooperatifin geçmişte yaşadığı mali sorunlar ve genel kurul kararları kapsamında üyelerin mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik kararlar alındığı, arsa sahibi kooperatif ile yapılan sözleşmenin feshi ve taşınmazın üçüncü kişilere satılması nedeniyle açılan davanın sonucunun bekletici mesele yapılması gerektiği, davacının kooperatifin genel kurul kararlarından kaçınarak kötüniyetli şekilde dava açtığı ve kooperatifi zarara uğrattığı, bu durumun değerlendirilmediği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, kooperatif ortaklığına bağlı konutun tescili, mümkün olmaması halinde tazminatın ve kira kaybının tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1.b.1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.b.1 gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 19.011,36 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 4.582,65 TL harcın düşümü ile kalan 14.428,71 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına. 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 361 gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 30.04.2026 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...