T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/676 - Karar No:2025/1017 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/676 KARAR NO : 2025/1017 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2023 NUMARASI : 2021/382 E-2023/8 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 08/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2025 Davacı vekili tarafı…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2023/676 - Karar No:2025/1017 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/676 KARAR NO : 2025/1017 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2023 NUMARASI : 2021/382 E-2023/8 K DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 08/10/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/10/2025 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasında mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili; davalı idare ile müvekkili arasında 2015/171447 ihale kayıt numaralı İTM.174 154 kV Erbaa TM işi için 02.03.2016 tarihli sözleşmenin imzalandığını, sözleşmede iş bitim süresinin 450 gün olarak kararlaştırıldığını ancak müvekkilinden kaynaklanmayan sebeplerle süre uzatımı gerektiren haller ortaya çıktığını, davalı tarafından müvekkiline 248 gün cezalı süre uzatımı verildiğini, bu cezanın iptali için Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin 2020/1924 Esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, mahkemece davanın görülmesinde Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek görevsizlik kararı verildiğini, davaya konu cezanın sözleşmenin 25.1 maddesine göre verildiğinin açıklandığını, oysa ki bu maddeye göre ceza uygulanmadan önce 10 gün süreli yazılı ihtar yapılmasının zorunlu olduğunu, esasen idarenin verdiği cezanın dayanağının sözleşme olmayıp, Kamu İhale Kurumu'nun 2019/DK.D-71 kararı ve 4735 sayılı kanuna eklenen geçici 4. maddesi olduğunu, anılan geçici 4. maddesinin 31.08.2018 tarihinden önce ihalesi yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibariyle devam eden sözleşmelerle ilgili olup imalat fiyatlarında beklenmeyen artışlar meydana gelmesi nedeniyle sözleşmenin idarenin onayına bağlı olarak feshedilebileceği yada maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki 60 gün içinde yüklenicinin başvurması kaydıyla süre uzatımana ilişkin kısıtlama ve şartlara tabi olunmaksızın Hazine ve Maliye Bakanlığının görüşü alınarak idare tarafından süre uzatımı verilebileceğinin düzenlendiğini, idarenin düzenlediği ve tebliğ ettiği cezanın Kamu İhale Kanunun'a eklenen geçici 4. maddesi dayandırıldığını, bu maddenin sözleşme imzalandıktan sonra ortaya çıkan bir madde olduğunu, sözleşmeye göre ceza kesebilmesi için ihtarın 10 günlük süre vermesi gerektiğini, idarenin böyle bir süre vermediğini belirterek esasa girmeden adli-idari yargı yolu uyuşmazlığı yönünden bir karar verilmesini, esas ve usul açısından hem sözleşmeye, hem de idarenin dayandığı kanun geçici 4. maddeye aykırı olan idarenin ceza kararının iptali yönündeki davanın kabulü ile idarenin sayı*** *** ****5.03.05-E.300482 tarih 31.08.2020 kararının iptaline yönünde karar verilmesini ve kesilen 428.907,60 TL cezanın ödendiği andan itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; davacı ile müvekkili arasında "154 kV Erbaa Trafo Merkezi Yapım İşi" için 02.03.2016 tarihinde İTM.174 referanslı sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre yapım süresi 03.06.2017 tarihinde tamamlanması gerekirken işin devamında meydana gelen hususlardan dolayı 189 gün süre uzatımı verilmesi üzerine 09.12.2017 tarihine ötelendiğini, sözleşme konusu trafo merkezinin 248 gün gecikme ile geçici kabul itibar tarihi 14.08.2018 olmak üzere 14.08.2018 tarihinde geçici kabulü yapılarak devreye alındığını, davacıya 29.05.2017 tarihli süre uzatım talebine ilişkin 58 gün, 13.09.2018 tarihli süre uzatım talebine ilişkin 30 gün, 11.03.2019 tarihli süre uzatım talebine ilişkin 20 gün süre uzatım verildiğini, ancak kurul kararı uyarınca revize iş bitim tarihinden itibaren geçici kabul itibar tarihine kadar olan kısmının kabul edilmesiyle davacıya 248 gün süre uzatım verilmesi ve 09.12.2017 olan revize iş bitim tarihinin 14.08.2018 tarihine ertelendiğini, sözleşmenin 25.2 maddesinde belirtilen gecikme cezasının uygulanması hususlarının 07.02.2020 tarihli ve 522381 sayılı Genel Müdürlük oluru ile uygun değerlendirildiğini, bu durumun 30.12.2019 tarihinde davacıya bildirildiğini, davacının talebinin müvekkili tarafından yeniden değerlendirildiğini, ihtarlı süre verilmesinin sözleşmenin feshedilmesiyle ilgili olduğunu ve verilecek süre uzatımının belirsiz olması nedeniyle davacının taleplerinin değerlendirmesi tamamlanıncaya kadar gecikme cezasının mağduriyet oluşmaması için uygulanmadığını, yapılan işlemin Kamu İhale Kurumu kararına uygun olduğunu belirterek taleplerinin reddedildiğini, davacının her ne kadar dava dilekçesinde 248 günlük gecikme cezası uygulandığını ileri sürmüş ise de davacıya süre verilmesi üzerine gecikme cezası uygulanan gün sayısının 248'den 110 güne düşürüldüğünü, davacının gecikme cezası uygulanmasının haksız ve usule aykırı olduğu yönündeki iddialarının dayanağı bulunmadığını, davacı tarafa müvekkili tarafından cezanın sözleşmenin 25.1 maddesine göre kesildiğinin belirtildiği ve bu maddeye göre uygulanan gecikme cezasının usulüne uygun olmadığı ileri sürülmüş ise de, davacı ile yapılan yazışmalarda da ifade edildiği üzere esasen Kamu İhale Kurumu'nun kurul kararı uyarınca sözleşmenin 25.2 maddesinde belirtilen gecikme cezasının uygulandığını savunmuş, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davalı idare tarafından sözleşme hükümleri uyarınca gecikme cezası uygulanabilmesi için, yükleniciye önceden süre içeren bir ihtar gönderilmesi gerekmekte olup, davalı idare tarafından davacı yana süre içeren ihtarname gönderilmeden gecikme cezası uygulandığı, gecikme cezasının haksız ve hukuka aykırı olduğu ve bu yöndeki davacı talebinin yerinde olduğu değerlendirilerek, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf başvurusunda; dava konusu uyuşmazlığın idari yargı mercilerince çözümlenmesi gerektiğinden, davanın yargı yolu dava şartı noksanlığından reddi gerektiğini, sözleşme gereğince iş bitim tarihinin 189 gün süre uzatım verilmesi üzerine 09.12.2017 tarihine ötelendiğini, sözleşme konusu trafo merkezinin 248 gün gecikme ile geçici kabul itibar tarihi 14.08.2018 olmak üzere 14.08.2018 tarihinde geçici kabul yapılarak devreye alındığını, 18.01.2019 tarihli ve 30609 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7161 Sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32.maddesi ile 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanun'una eklenen "Sözleşmelerin Tasfiyesi veya Devri" başlıklı 4. madde kapsamında davacının 12.03.2019 tarihinde 14.08.2018'e kadar süre uzatım verilmesini talep ettiği, talebin Hazine ve Maliye Bakanlığı'na gönderilmesi üzerine 22.07.2019 tarihli yazı ile 2368 gün süre uzatım talebinin bakanlıkça olumlu değerlendirildiğinin belirtildiği, bu geçici 4.maddenin uygulanmasına ilişkin 2019/DK.D-71 sayılı kurul kararı dikkate alınarak revize iş bitim tarihinden itibaren geçici kabul itibar tarihine kadar olan kısmın kabul edilmesiyle davacıya 248 gün süre uzatımı verilmesi ve 09.12.2017 olan revize iş bitim tarihinin 14.08.2018 tarihine ötelenmesi ancak kurul kararı uyarınca 10.12.2017 - 14.08.2018 tarihleri arasındaki 248 gün için sözleşmenin 25.2maddesinde belirtilen gecikme cezasının uygunlanması hususları 23.12.2019 tarihli idarenin oluru ile uygun değerlendirilmiş ve bu husus davacıya bildirilmiş olup, davacının 24.06.2020 tarihli yazısı ile gecikme cezasının kanun ve sözleşme hükümlerine uygun olmadığını belirterek, ceza verilmemesini talep ettiğini, idare tarafından yapılan değerlendirmede talebin reddine karar verildiğini, bunun dışında, belirtilen durumlardan bağımsız olarak davacının iş eksilişi kaynaklı talebi değerlendirilerek, 27.05.2020 tarihli ve 171620 sayılı genel müdürlük oluru ile 138 gün süre uzatımı verildiğini, bu hususun 29.05.2020 tarihli ve 174656 sayılı yazı ile davacıya da bildirildiğini, her ne kadar dava dilekçesinde 248 günlük gecikme cezası uygulandığı ileri sürülmekte ise de, davacıya süre verilmesi üzerine gecikme cezası uygulanan gün sayısının 248'ten 110 güne düşürüldüğünü, mahkemenin ihtar gönderilmediğine ilişkin gerekçesinin yerinde olmadığını, yukarıda belirtilen 2019/DK.D-71 sayılı kurul kararı, sözleşmenin 25.maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, ihtarda bulunulma hususunun sözleşmenin feshi sürecinin işletilmesiyle ilgili olduğunu, sözleşmenin eki olan YİGŞ'nin 29.maddesindeki düzenleme dikkate alındığında da ihtara gerek olmadığının anlaşılacağını, yine 4735 Sayılı Kanun'un 20.maddesinde de ihtarla süre verilmesinin sözleşmenin feshi için ön görülen bir koşul olduğunun düzenlendiğini, bu kapsamda sözleşme konusu işin bitirilmesi gereken tarihin belirli ve kesin bir vade olup, bu tarihte işin tamamlanmaması halinde sözleşme ve YİGŞ hükümleri gereğince gecikme cezasının işlemeye başlayacağının açık olduğunu ve idarenin Kamu İhale Kurumu'nun kurul kararını da dikkate alarak, sözleşmenin 25.2 maddesinde belirtilen dava konusu gecikme cezasının uygulandığını, 7161 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce koşulları gerçekleşen gecikme cezası uygulamasının hukuka aykırı olmadığını, kaldı ki mahkemece bu yöndeki itirazları hiç gerekçe gösterilmeksizin göz ardı edilmiş ise de; davacının iddiasının aksine geçici 4.madde kapsamında bildirimin yapıldığı 23.12.2019 tarihinden önce düzenlenen 04.07.2017 tarihli 7 nolu hakedişte 30 gün gecikmenin karşılığı 55.065,20 TL, 17.10.2017 tarihli 8 nolu hakedişte 83 gün gecikmenin karşılığı 152.347,06 TL ve 20.11.2017 tarihli 9 nolu hakedişte 118 gün gecikmenin karşılığı 227.450,33 TL gecikme cezası kesildiğini, bu cezaların tamamının iddia edilenin aksine 23.12.2019 tarihinden önce uygulandığını ve bu gecikme cezalarının düzenlendiği hak edişlere davacı tarafça itiraz edilmediğini, sözleşmenin eki YİGŞ'nin 39.maddesi/ 4-e bendindeki düzenleme dikkate alındığında, davacının bu gecikme cezası ile ilgili talep hakkının bulunmadığını, 7221 Sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 30.maddesi ile 4735 Sayılı Kanun'a eklenen ek 1.madde ve 31.madde ile eklenen ek 2.madde hükümleri dikkate alındığında, 4735 Sayılı Kanun kapsamındaki yapım işi sözleşmelerinin uygulanmasında, süre uzatımı ve gecikme cezası gibi durumlardan kaynaklanan anlaşmazlıkları başvuru üzerine incelemeye yüksek fen kurulunun yetkili kılındığını ve yüksek fen kurulunun yukarıda belirtilen kararı dikkate alındığında gecikme cezasının sözleşme ve mevzuat hükümlerine uygun olması nedeniyle verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İnceleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, taraflar arasındaki 02.03.2016 tarihli "İTM.174, 154 Kv Erbaa Trafo Merkezi Yapımı İşi'ne ait sözleşme kapsamında davacıdan kaynaklanmayan sebeplerle iş sahibi tarafından süre uzatımları verildiği, bu süre uzatımlarının bir kısmına cezai müeyyide uygulanmazken, idarenin 23.12.2019 tarihli yazısı ile Kamu İhale Kurulu'nun 2019/DK.D-71 kararı uyarınca 248 gün için sözleşmenin 25/2 maddesinde belirtilen gecikme cezasının uygulanmasına karar verildiğinin bildirildiği, 7161 Sayılı Vergi Kanunları İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 32.maddesi ile 4735 Sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanun'una eklenen "Sözleşmelerin Tasfiyesi veya Devri" başlıklı geçici 4. maddesi kapsamında gecikme cezası uygulanmayacağı ve sözleşmenin 25.1 maddesi kapsamında süreli ihtar gönderilmeden ceza uygulanmayacağını ileri sürerek 428.907,60 TL ceza kesildiği iddiasına dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşmenin incelenmesinde; sözleşmenin 8.2.1 maddesinde YİGŞ'nin sözleşmenin eki olduğu, yine sözleşmenin 25/1. maddesinde yüklenicinin işi süresinde bitirememesi halinde en az 10 gün süreli yazılı ihtar yapılarak gecikme cezası uygulanacağı, 25.2 maddesinde ise "Yüklenicinin sözleşmeye uygun olarak işi süresinde bitirmediği takdirde, gecikilen her gün için sözleşme bedelinin %0,06 (onbinde altı) oranında gecikme cezası uygulanır.", yine bu kapsamda 25.3 maddesinde ise "İhtarda belirtilen sürenin bitmesine rağmen aynı durumun devam etmesi halinde ayrıca protesto çekmeye gerek kalmaksızın kesin teminatı gelir kaydedilir ve sözleşme feshedilerek hesabı genel hükümlere göre tasfiye edilir." düzenlemesi bulunduğu anlaşılmıştır. Sözleşme eki olan YİGŞ'nin 29. maddesinde işin sözleşmede belirtilen zamanda geçici kabule hazır hale getirilememesi durumunda gecikilen her gün için sözleşmede öngörülen gecikme cezasının uygulanacağı belirtilmiş, bu madde de 10 gün süreli bir ihtar hususu düzenlenmemiştir. Bu maddedeki hüküm ile sözleşmenin 25. maddesindeki hüküm çelişkilidir. Bu durumda sözleşmenin 8.1 maddesine göre öncelikle YİGŞ'nin 29. maddesindeki hükmün uygulanması gereklidir. Söz konusu madde de 10 gün süreli yazılı ihtar hususuna yer verilmemiştir. Mahkemece yapılan yargılamada alınan 21.03.2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, 4735 Sayılı Kanun'un geçici 4.maddesine dayalı olarak yapılan başvurunun, işin geçici kabulünün kanunun yürürlüğe girdiği 18.01.2019 tarihinden önce yapılmış olması ve davacının işin yürütülmesi sırasındaki süre uzatım başvurularının maddede öngörülen "imalat fiyatlarındaki öngörülmeyen artış" gerekçesine dayanmamış olması nedeniyle, gecikme cezasının iptali talebinin yerinde olmadığı görüşünün belirtildiği, mahkemenin davanın kabulüne ilişkin gerekçesinin ise, davalı idare tarafından sözleşme hükümleri uyarınca gecikme cezası uygulanabilmesi için yükleniciye önceden süre içeren bir ihtar gönderilmesi gerekmekte olup, davalı idare tarafından davacı yana süre içeren ihtarname gönderilmeden gecikme cezası uygulanması nedeniyle cezanın haksız ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin yukarıda belirtilen hükümleri ve bu kapsamda yerleşik Yargıtay içtihatları göz önüne alınarak yapılan değerlendirmede, sözleşmenin ifası aşamasında gecikme olması halinde iş sahibince herhangi bir ihtar veya uyarıya gerek olmaksızın ara hakedişlerde veya geçici kabulde gecikilen süre için gecikme cezası uygulama hakkına sahip olup, sözleşmenin 25.maddesinde düzenlenen hususun işin süresinde tamamlanmamış olması halinde idarenin sözleşmenin feshine yönelik olarak düzenlenmiş olup, başka bir ifade ile idarece feshedilemeyen süreye ilişkin olduğu anlaşılmakla, mahkemenin davanın kabulüne ilişkin gerekçesi hatalıdır. Mahkemece yapılması gereken iş, taraflar arasındaki sözleşme, ekleri, 7161 Sayılı yasa kapsamında, 7435 Sayılı yasaya eklenen geçici 4.madde ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 16.12.2020 tarih ve 2021/1313 Esas- 2021/1570 Karar sayılı kararı da değerlendirilerek ve yine YİGŞ sözleşmenin eki olduğu husus dikkate alınarak, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında düzenlenen 7, 8 ve 9 no'lu hakedişlerde kesildiği belirtilen gecikme cezalarının davada talep edilen süre ve miktarların kapsamında olup olmadığı da değerlendirilerek, bu kapsamda hakedişlere itiraz olup olmadığı da incelenerek, yine davalının 2.cevap dilekçesinde ve istinaf dilekçesinde iş azalışı nedeniyle 110 gün ek süre verildiği hususuna ilişkin beyan ve kabulü de değerlendirilecek şekilde ve gerektiğinde HMK'nın 31. maddesi kapsamında taraflara süre verilerek yazılı beyanların dosyaya kazandırılmasından sonra ek bilirkişi raporu alınarak, ek rapora itiraz edilmesi halinde itirazların da karşılanarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden görülmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 2-Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/01/2023 tarih ve 2021/382 Esas- 2023/8 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Dairemiz kararına uygun şekilde davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davalı tarafından yatırılan 7.144,77 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine, 5-İstinaf talep eden davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 08/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır