İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/02/2026 YAZIM TARİHİ : 13/02/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararının iptali davasında 26/06/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kooperatifin yönetim …
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/06/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar İSTİNAF EDEN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av... DAVA : Genel Kurul Kararının İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/02/2026 YAZIM TARİHİ : 13/02/2026 Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan genel kurul kararının iptali davasında 26/06/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kooperatifin yönetim kurulu üyesi olduğunu, denetim kurulu üyelerinin başvurusu üzerine Tarım Bakanlığı tarafından olağanüstü genel kurul toplantısına çağrı yapıldığını, 19/04/2023 tarihinde de olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığını, toplantıda çağrı usulü dahil birçok hukuka aykırılığın bulunduğunu, olağanüstü genel kurul toplantısına çağrı ve ilanın şeklinin usule ve hukuka aykırı olduğunu, olağanüstü genel kurul toplantısı ilanında, toplantı başlangıç ve bitiş süreleri asli unsur olmasına rağmen bunlara ilişkin açıklamalara ilanda yer verilmediğini, ayrıca seçim için öngörülen süreden önce seçime son verilerek oy kullanma süresi içerisinde sayıma geçildiğini, 110 üyeden sadece 88 tanesi genel kurula katıldığını 22 üye genel kurula erken bitirilmesi ve çağrının yapılmaması nedeniyle katılamadığını, bu üyelerin de katılması durumunda kararın değişeceğini, olağanüstü genel kurul toplantısında oy kullanma yeterliliğine sahip olmayan kişiler tarafından oy kullanılarak söz konusu yönetim kurulunun seçiminin gerçekleştirildiğini, yapılan seçimin hukuka aykırı olduğunu, gizli oy açık sayım şeklinde yapılması gereken seçimin açık şekilde yapıldığını ve hem üyelerin üstünde bir baskı oluşturulduğunu hem de açıkça yasaya muhalefet edildiğini, hazirun listesindeki imzaların bile geçersiz olduğunu, imza atmasını bilmeyen kimselere oy kullandırıldığını ve başkaları tarafından imza atıldığını, olağanüstü genel kurulun toplanabilmesi için objektif ve ciddi sebep şartı aranmakta iken davalı kooperatifin bu sebepler olmadan yüzeysel ve soyut gerekçelerle haksız şekilde toplandığını, seçimde mühürsüz oy pusulaları kullanıldığını beyan ederek kooperatif genel kurul kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bilirkişi heyetinin 14/02/2024 tarihli raporu ve toplanan tüm deliller dava taraflarının iddia ve savunmalarıyla birlikte değerlendirildiğinde ; dava konusu genel kurulda sadece yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin seçiminin yapıldığı, oylama sonucunda davacı ... sunduğu listeye karşılık dava dışı ......'in sunduğu listenin gerekli çoğunluğu sağladığı ve kooperatifin yeni yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin belirlendiği, davacı, alınan kararlara olumsuz oy kullansa dahi kararlara muhalefetine ilişkin bir şerhin toplantı tutanağına işlenmediği, genel kurul çağrısının yapılması ve ayrıca toplantı ve karar yeter sayısı bakımından yürürlükteki mevzuata veya kooperatif ana sözleşmesine aykırı bir durumun olmadığı, çağrının toplantı öncesinde gerektiği gibi yapıldığı ve gerekli nisabın sağlandığı, toplantıya katılan bazı üyelerin mevcut rahatsızlıkları sebebiyle oy kullanma yetilerinin bulunmadığı veya kooperatif üyesi olmayanların oy kullandığı şeklinde davacı tarafça iddiada bulunulmuş ise de bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere bu durumun nisaba etki etmediği, bu durumlar karşısında davacının alınan kararların kanuna, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu iddia ve ispat etmesi gerektiği, dosya kapsamında söz konusu ispatın sağlanamadığı, ayrıca kararların yoklukla maluliyetini gerektirir bir sebebin de bulunmadığı netice ve kanaatine varılarak davanın reddi gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece, genel kurul çağrısının hukuka aykırı şekilde yapıldığını, muhtarlıkta ilan edilmediğini, yerel adet gereği camiden hoparlörle ilan edilmesi gerektiğini belirtmelerine rağmen ilana ilişkin fotoğraflar ve sosyal medya camide askıya çıkarıldığına ilişkin yazışmaları olduğu tespiti yeterli görülerek, muhtarlıkta ilan edildiği yer almamasına rağmen anasözleşme gereğince yerel adete bakılması gerekirken bakılmadan karar verildiğini, toplantının, ilandan 15 gün sonrası yapılması gerekirken 15. gün, askı süresi içerisinde yapıldığını, ilanda bitiş saati yer almadığını ve saat olarak erken bitirildiğini, bu nedenle oy kullanamayanların olduğunu ve bu sayının sonuca etki edebilecek nitelikte olduğunu belirtmelerine rağmen bu konuda değerlendirme yapılmadan, oylamanın sonucunu değiştirebilecek nitelikteki 22 üyenin ilanın eksik ve hatalı olması, ayrıca oy verme sürecinin erken bitirilmesinden kaynaklı olarak oy kullanamadığını belirtmelerine rağmen bu konuda değerlendirmeye esas alınmadığını, sadece toplantı ve seçilme yeterliliğine bakılarak karar verildiğini, oy kullanan bazı üyelerin oy kullanma yeterliliklerine haiz olmadıklarını belirtmelerine rağmen bu iddialarının hiç değerlendirmeye alınmadığını, sadece önceki seçimlerde de oy kullandıkları tespiti ile yetinildiğini, Kooperatif ana sözleşmesinin 67. maddesi gereğince mühürsüz pusula kullanılması halinde geçersiz olacağı açıkça yer almasına rağmen bu iddialarının da göz ardı edildiğini, her genel kurulun kendi içerisinde değerlendirilmesi gerektiğini, sonuçta üye olmayan şahısların katılmış olması ve oy kullanmış olmasının bir iptal sebebi olduğunun göz önünde bulundurulması gerektiğini, dilekçelerinin göz ardı edildiğini, sunulan delillerin, tanıkların dahi toplanmadığını, çağrının usule aykırı olması ve oy verme sürecinin erken bitirilmesi nedeniyle katılamayan kişilerin sayısı, gerek üye olmayan şahısların oy kullanmış olması, mühürsüz pusula ve zarf kullanımı gerek ise seçme yeterliliğini yitirmiş şahısların oy kullanmış olması nedeniyle iddialarının her biri ayrı ayrı seçim sonucunu değiştirebilecek nitelikte olması nedeniyle davanın kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kooperatif genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, toplanan delillere göre davalı kooperatifin 19/04/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında sadece yeni yönetim kurulu, denetleme kurulu ve üst birlik delegelerinin seçiminin yapıldığı, hazirun listesindeki 110 ortaktan 88 ortağın genel kurula katıldığı genel kurulda yapılan seçim sonucu davacının listesinin 37, dava dışı ......'in listesinin ise 49 oy aldığı , 2 oyun geçersiz sayıldığı, aradaki oy farkının 12 olduğu, genel kurula çağrının usulüne uygun yapıldığı, toplantı ve karar nisabının sağlandığı, davacının oy kullanma yetisi bulunmadığını iddia ettiği 9 kişinin oyunun nisaba etkisinin olmayacağı, ayrıca hazirun listesinde ismi bulunup da kooperatif üyesi olmadığı iddia edilen ve oy kullanan 2 kişinin daha önceki genel kurullara katıldıkları ayrıca davacının da yönetim kurulu üyesi olarak dava konusu genel kurula ilişkin hazirun listesi altında imzasının bulunduğu, davacı oy verme işleminin erken bitirildiğini iddia etmiş ise de genel kurula katılan tüm ortakların oy kullanmış oldukları anlaşılmakla, davacının iptal sebebi olarak ileri sürdüğü hususlar yönünden muhalefet şerhi bulunmadığından ve işbu husus iptal davası açılması için dava şartı olduğundan ve ayrıca, somut olayda genel kurulda alınan kararların yokluk ya da butlanını gerektirir bir durumun da bulunmadığı tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına, 6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 12/02/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır ...