11. Hukuk Dairesi 2012/12977 E. , 2013/6624 K. MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.12.2011 tarih ve 2011/512-2011/445 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ... vekili Av. ... dinlenild…
**11. Hukuk Dairesi 2012/12977 E. , 2013/6624 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.12.2011 tarih ve 2011/512-2011/445 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılardan ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı gerçek kişilerin diğer davalı anonim şirketin yönetim kurulu başkan ve üyeleri olduğunu, müvekkilinin davalı ...'dan 23.05.2000 tarihinde 10.000.000.000 TL kıymetindeki şirket sermayesinde sahip olduğu 1.250 adet ve 1.250.000.000 TL nominal bedelli % 12,5 hissesini satın aldığını, davalı ...'ın da kendisine ait 50.000.000.000 TL kıymetinde sermayesine sahip olduğu 6.250 adet ve 6.250.000.000 TL nominal bedelli % 12,5 hissesini 30.10.2003 tarihinde müvekkili şirkete satarak bedelini aldığını, ihtarnamelere rağmen toplam % 25 pay devrinin şirket pay defterine yazılmadığını ileri sürerek, davacının mevcut şirket sermayesine göre % 25 oranında hissedar olduğunun tespiti ile şirket pay defterine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacı ile müvekkili arasında imzalanan 23.05.2000 tarihli sözleşmenin aynı taraflar arasında yapılan 21.05.2000 tarihli başka bir sözleşme uyarınca şarta bağlı olarak yapıldığını, ancak her iki sözleşmenin de geçerli olabilmesi için gerekli şartların gerçekleşmediğini, kaldı ki davacının hisse bedelinin tümünü müvekkiline ödemediğini ve ödediği kısmi bedeli de müvekkilinden geri istediğini, taraflar arasında geçerli bir sözleşmenin varlığından söz edilemeyeceğini, davacı talebinin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, şirket pay defterine kaydın anonim şirketten istenebileceğini, müvekkili aleyhine dava açılamayacağını, davacının müvekkilinden satın aldığını iddia ettiği hisse bedelini tam olarak ödemediğini, kaldı ki davacının yaptığı kısmi ödemeleri de müvekkilinden geri istediğini, davalı şirketin 4628 sayılı Kanun'a tabi olup ...'dan hisse devrine dair izin alınamadığını, BK'nın 117. maddesi gereğince imkansızlık bulunduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. Diğer davalı vekili, davacı tarafından hisse sattığı iddia olunan diğer davalılar ile birlikte müvekkili şirkete usulünce bir başvuru olmadığını, BK'nın 126. maddesinde yazılı zamanaşımı süresinin geçtiğini, hisse devrine ilgili idarenin izin vermediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davacının davalı şirket nezdinde %25 oranında pay sahibi olduğunun tespitine ilişkin verilen karar Dairemizce “mahkemece kararda davalı gerçek kişilerin davacıya kaç pay devrettiğinin, devirler sonrası davacının davalı şirkete kaç pay ile ortak olduğunun infazda tereddüt yaratmayacak şekilde gösterilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davalı ...’ın davalı şirkette sahibi olduğu %12,5 oranındaki 1.250 adet, davalı ...’ın ise sahibi olduğu %12,5 oranındaki 6.250 adet hisseyi davacıya devrettiği, buna göre davacının davalı şirket nezdinde %25 oranında toplam 7500 adet hissenin sahibi olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Ancak, dava dilekçesinde harca esas değer 12.500,00 TL olarak gösterilmiş ve bu değer üzerinden yatırılan harç mahkemece re’sen ikmal ettirilmemiştir. Bu durumda, davacı tarafça bildirilen bu değer üzerinden davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, dava konusu hisse senetlerinin devir bedeli dava tarihi itibariyle milli paraya çevrilerek bunun üzerinden fahiş vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalılar yararına bozulması gerekmiştir. 3- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, somut olayda, davacı tarafından davalılardan ... ’a ait %12,5 oranındaki 1250 adet davalı şirket hissesi 23.05.2000 tarihinde devralınmış olup, anılan devir mahkemenin de kabulünde olduğu gibi davalı şirket kayıtlarına geçmemiş ve bu arada 20.08.2002 tarihinde yapılan genel kurulda sermaye artırım kararı alınarak şirket sermayesi 10.000.000,00 TL’den, 50.000.000,00 TL’ye çıkarılmış ve davalı ... da sermaye artırımına katılarak toplam %25 oranındaki hissesi 12.500 adet olmuştur. Bu durumda mahkemece, davalı ...’a ait %12,5 oranındaki hissenin 23.05.2000 tarihinde davacı tarafından devralındığı ve bu hisselerin anılan tarih itibariyle davacıya ait olduğu kabul edildiğine göre, davacının da sermaye artırımına katılmış olacağı kabul edilerek devralınan hisselere karşılık gelen sermaye artırım bedelinin davalı ...’a verilmek üzere davacı tarafından depo edilmesi kaydı ile davalı ...’a ait %12,5 oranındaki sermaye artırım sonucu oluşan 6250 adet hissenin davacıya ait olduğunun tesbitine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün davalılar yararına, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.