11. Hukuk Dairesi 2025/4930 E. , 2026/1047 K. "" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1182 Esas, 2025/668 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler i…
11. Hukuk Dairesi 2025/4930 E. , 2026/1047 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1182 Esas, 2025/668 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalıların müvekkili banka ile dava dışı ...İnş. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıklarını, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine müvekkilince davalılar aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, takibin, davalıların itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilleri ile dava dışı asıl borçlunun konkordato talep etmesinin davacı tarafından hesapların kat edilmesi için yeterli neden olmadığını, geçici mühlet süresi içerisinde hesapların kat edilerek kredi sözleşmesinin sonlandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı ile dava dışı ...İnş. ve Tic. A.Ş. arasında 01.03.2016 tarihli ve 30.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların aynı limitlerle sözleşmede müteselsil kefil olarak imzalarının yer aldığı, davalıların dava dışı asıl borçlu şirketin yönetim kurulu başkan yardımcısı ve üyesi olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 584/son hükmü uyarınca eş rızasının aranmadığı, davalıların sözleşmede yer alan kefaletlerinin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 583 vd. maddelerinde yer alan şekil koşullarına uygunluk arzettiği, davacı vekilinin istinaf itirazının ödeme planındaki kâr payının anaparaya ilave edilmek suretiyle asıl alacağın tespit edilmesi gerektiğine yöneldiği, davacı katılım bankasının tabi bulunduğu murabaha sisteminde müşterinin talimatı ve satın alma vaadiyle bir malın yatırım ve kalkınma bankası tarafından ilk satıcıdan peşin veya vadeli alınıp, alış fiyatı veya maliyetinin üzerine belirli bir kâr ilave edilerek müşteriye beyan edilmek suretiyle peşin veya vadeli olarak satıldığı, ...nın 2.7.4. maddesinde, taksitlerin vadelerinde ödenmemesi durumunda tüm alacağın muaccel hale getirilebileceği yönünde sözleşmeye hüküm konulabileceği belirtilmiş iken, " ... Ancak bu şarta istinaden muaccel hale getirilen alacaklarda, henüz vadesi gelmemiş taksitlerin karları indirilir...” denilmek suretiyle, muaccel hale getirilen taksitlerden yalnızca vadesi geldiği halde ödenmemiş olan taksitlere ilişkin kâr paylarının talep edilebileceği, henüz vadesi gelmemiş taksitlere ilişkin kârların ise talep konusu edilemeyeceğinin hükme bağlandığı, alınan bilirkişi ek raporunda, takip tarihi itibarıyla davacının davalılardan 1.578.356,26 TL asıl alacak, 28.373,23 TL gecikme cezası, 2.583.500,00 TL gayri nakdi kredi alacağı olmak üzere toplam 4.190.229,49 TL alacaklı olduğu, 301 no.lu projeden kaynaklı olarak tespit olunan 105.977,61 TL asıl alacağa %21,684 oranından, 302 no.lu projeden kaynaklı olarak tespit olunan 928.508,80 TL'lik kısmına %29,952 oranından, 304 no.lu projeden kaynaklı olarak tespit olunan 438.712,18 TL'lik kısmına %34.632 oranından, 200 nolu projeden kaynaklı olarak tespit olunan 100.108,12 TL'lık kısmına %19,656 oranından gecikme faizi talep edilebileceği tespit edildiği, ek rapor ile davacının davalılardan takip tarihi itibarıyla alacaklı olduğu tespit edilen miktar 1.578.356,26 TL asıl alacak, 28.373,23 TL gecikme cezası, 2.583.500,00 TL gayri nakdi kredi miktarı iken Dairece önceki kararda 1.587.261,71 TL asıl alacak, 28.373,23 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 1.615.634,94 TL nakit alacak ile 2.583.500,00 TL gayri nakdi kredi alacağına davalıların itirazının iptaline yönelik karar verildiği, Daire kararına karşı davalıların bir temyiz başvurusu bulunmadığından, aleyhe hüküm kurma yasağı gözetilerek istinaf aşamasında alınan ve denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi ek raporunda tespit edilen alacak miktarına göre davacı lehine olan Daire hükmünde yer alan miktarlar üzerinden hüküm kurulduğu, davacının dava dilekçesinde icra takibi dışında, gayri nakdi alacağın ayrıca depo edilmesi yönünde bir talebi bulunmadığı, mahkemece ise, gayrinakit alacak yönünden davalıların sorumlu olduğu belirtilerek 2.583.500,00 TL gayri nakdi alacağın bankada açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesini teminen davalılardan tahsiline karar verildiği, bu durum itirazın iptali kararının sonucu olan takip dolasıyla depo kararından ayrı bağımsız bir depo kararının talep aşımı niteliğinde olduğu gibi infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğundan re'sen gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, Ankara 19. İcra Müdürlüğünün 2019/3659 sayılı takip dosyasında davalıların itirazının 1.587.261,71 TL asıl alacak, 28.373,23 TL gecikme cezası olmak üzere toplam 1.615.634,94 TL nakit alacak ile 2.583.500,00 TL gayrinakdi alacağa yapmış oldukları itirazın iptaline, takibin anılan miktarlar üzerinden, nakit alacağın tahsili, gayri nakit alacağın bankada açılacak vadesiz bir hesaba depo edilmesine imkan verecek şekilde ve 1.587.261,71 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %34,632 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, itirazın iptaline karar verilen 1.615.634,94 TL'nin %20'si oranında hesaplanan 323.126,98 TL icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, davanın reddedilen bölümü için davalıların kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. IV. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 373/3 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, 24.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.