4. Ceza Dairesi 2025/18 E. , 2025/2906 K. SAYISI : 2018/316 E. 2018/1256 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin 26.09.2024 tarihli ve 2021/36788 Esas, 2024/11290 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.12.2024 tarihli ve 2019/126243 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesinde beli…
**4. Ceza Dairesi 2025/18 E. , 2025/2906 K.** **"İçtihat Metni"** SAYISI : 2018/316 E. 2018/1256 K. SUÇ : Hakaret İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkumiyet İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Dairemizin 26.09.2024 tarihli ve 2021/36788 Esas, 2024/11290 Karar sayılı ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.12.2024 tarihli ve 2019/126243 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2019/126243 numaralı yazısıyla; ''İtiraz konusu sanığı katılana karşı sarfettiği sözlerin kamu görevlisine hakaret suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkindir. Suç tarihi itibarıyla Tokat T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan sanığın sağlık sebepleriyle şikayetçinin görev yaptığı Tokat Dr. ... Ruh Sağlığı Hastalıkları Hastanesine sevk edildiği, şikayetçinin sanığı muayene ettiği sırada sanığın şizofren ve parkinson hastalıkları olduğunu söyleyerek şikayetçiden bir kısım ilaçları yazmasını talep ettiği, şikayetçinin sanığın daha önce sık sık hastaneye gelmesi nedeniyle sanığı tanıdığı, sanığa, söylediği hastalıkların kendisinde olmadığını, istediği ilaçları yazamayacağını söylemesi üzerine şikayetçiye hitaben "neden istediğim ilaçları yazmıyorsun şıllık, sen doktor değil şıllıksın" demek suretiyle hakaret ettiği anlaşılmıştır. Sanığın ruh sağlığı ve hastalıkları uzman doktoru olarak görev yapan şikayetçiye söylediği "şıllık" kelimesi Türk Dil Kurumu sözlüğünde "aşırı ve bayağı şekilde süslenmiş kadın" olarak tarif edilmekle birlikte yaygın olarak kullanılan google arama motorunda bu tanıma ilaveten toplumda sadece kadınlara yönelik cinsel yönden aşağılamak kastıyla söylenen "sürtük, o....u" gibi anlamlara da gelebildiği anlaşılmaktadır. Sanık "sen doktor değil şıllıksın" şeklindeki ifade tarzıyla şikayetçiyi kendisini erkeklere pazarlayan ahlaksız bir kişi olarak sıfatlandırmak suretiyle açıkça şikayetçinin onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil ve olgu isnadında bulunmuştur. Bu sebeple sanığın unsurları oluşan müsnet suçtan mahkumiyetine dair ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının onanması gerektiği halde bozulması hukuka aykırı bulunmaktadır. Açıklanan nedenlerle Yüksek Daire kararına karşı sanık aleyhine 5271 sayılı Kanun’un 308. maddesi uyarınca itiraz olağanüstü kanun yoluna başvurulmuştur. SONUÇ VE İSTEM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. İtirazımızın KABULÜ ile, 2. Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26.09.2024 tarihli ve 2021/36788 Esas, 2024/11290 Karar sayılı BOZMA kararının KALDIRILMASI, 3. Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.11.2017 gün ve 2016/286 Esas-2017/220 Karar sayılı kararıyla sanığın kamu görevlisine hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin hükmün istinaf incelemesi sonucu Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi tarafından verilen, 28.05.2018 gün ve 2018/316 Esas - 2018/1256 Karar sayılı, istinaf isteminin düzeltilerek esastan reddine dair kararının ONANMASI, 4. İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, 5271 sayılı Kanun’un 308/3. maddesi uyarınca bir karar verilmek üzere dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi " biçimindeki talep ve gerekçeyle itirazda bulunulmuştur. II. GEREKÇE Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre Dairemizin bozma ilamından sonra 28.10.2024 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Kanun'un 64/1. maddesi uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. III. KARAR 1. Gerekçe bölümünde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının İTİRAZININ KABULÜNE, 2. 5271 sayılı Kanun'un 308/1. maddesi gereği Dairemizin 26.09.2024 tarihli ve 2021/36788 Esas, 2024/11290 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, 3. Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden HÜKMÜN, başkaca yönleri incelenmeksizin 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/2. maddesi uyarınca Tokat 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.02.2025 tarihinde karar verildi.