T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/870 Esas KARAR NO: 2026/864 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2026/118 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 24/02/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Alacak KARAR TARİHİ: 27/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulm…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/870 Esas KARAR NO: 2026/864 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : 2026/118 Esas (Derdest Dava Dosyası) TARİH: 24/02/2026 (Ara Karar Tarihi) DAVA: Alacak KARAR TARİHİ: 27/04/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; temlik eden ... A.Ş. ile davalı... Limited Şirketi arasında kredi sözleşmeleri imzalandığı, ... ve ...'un müşterek ve müteselsilen kefil olduklarını, ... A.Ş. tarafından .... Noterliği'nin... yevmiye numaralı 15.12.2011 tarihli ihtarnamesi ile kredi alacağı ve çek sorumluluk bedellerinin temerrüt faizi ile davalılardan tahsili talep edilmişse de alacağın tahsil edilmediğini, davalıların temerrüde düştüğünü, temlik eden banka tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyası ile icra takibine başlan ıldığını, bu icra takibi sonrası da tüm borcun tahsil edilemediğini, alacağını tahsil edemeyen... A.Ş.'nin davalılardan olan alacağını ve anapara alacağına işleyen faiz ve fer'ilerini 07.06.2016 tarihli Temlik Sözleşmesi ile .... A.Ş'ye temlik ettiğini, ..... A.Ş ile .... A.Ş'nin TTK hükümleri doğrultusunda birleşmesi neticesinde ........ A.Ş tüm aktif ve pasifleri ile ... A.Ş'ye devrolduğunu ileri sürerek; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalılar hakkında 406.759,93 TL için teminatsız olarak ihtiyaten ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 24/02/2026 (Ara Karar Tarihi) tarih ve 2026/118 Esas (Derdest Dava Dosyası) sayılı kararında; " İhtiyati haciz talep eden tarafın dan sunulan belgeler ile Mahkememiz dosyasına kazandırılan icra dosyası incelendiğinde, Temlik eden ... A.Ş. ile davalı... Limited Şirketi arasında Kredi Sözleşmeleri imzalandığı, ..... ve .....'un müşterek ve müteselsilen kefil olduklarını, ..... A.Ş.'nin alacağını tahsil etmek için müvekkiline ..... Noterliği'nin... yevmiye numaralı 15.12.2011 tarihli ihtarnamesi ile kredi alacağı ve çek sorumluluk bedellerinin temerrüt faizi ile davalıdan tahsili talep edilmişse de; dosyamız arasına temlik eden banka ile davalılar arasındaki alacağın doğumuna ilişkin evrakların tamamının sunulmadığı, kefalet ilişkisi ve sair hususların tespitinin şuan tam olarak yapılamadığı, bu kapsamda icra takibine itirazda davalıların bir kısım itirazları ile zamanaşımı itirazlarının bulunduğu, dosya kapsamında henüz delillerin toplanmadığı, dosya kapsamı sunulan delillerin bu aşamada davacı taraf iddialarını yaklaşık olarak ispat hususunda yeterli olmadığı ve davacı iddialarının haklılığının yargılamayı gerektirdiği ve bu haliyle de yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı anlaşılmış olduğundan davacının ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, ''1-Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE, '' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İİK'nun 258 maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağının varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenek olduğunu; yani yaklaşık ispatın yeterli olduğunu; davalılar bakımından yaklaşık ispat gerçekleşmiş olup ihtiyati haczin reddine dair verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Temlik eden ... A.Ş. ile davalı ... LİMİTED ŞİRKETİ arasında Kredi Sözleşmeleri imzalandığını, ... ve ...'un müşterek ve müteselsilen kefil olduğunu; ... A.Ş., alacağını tahsil etmek için yasal yollara başvurduğunu, davalı asıl borçlu şirkete ve davalı kefillere ihtarname gönderdiğini, Temlik eden banka tarafından keşide edilen .... Noterliği'nin... yevmiye numaralı ...12.2011 tarihli ihtarnamesi ile temerrüte düşürül -müş olup bu ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiğini; temlik eden banka tarafından ..... İcra Müdürlüğü'nün .... E. sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatılmışsa da davalılar borçtan kurtulma gayesiyle zamanaşımı iddiasına yönelik olarak ikame ettikleri İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2025/224 Esas 2025/409 K. Sayılı dosyası ile takibin iptaline karar verildiğini, alacakları zamanaşımına uğramadığından davayı ikame etmek gerektiğini, Davalılar hakkında kesinleşmiş takip mevcut olup dava dilekçeleri ekinde sunulan belgeler ve davalılar hakkında kesinleşen takipler dikkate alınarak ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, Davalılar hakkında temlik eden banka tarafından kambiyo takibine özgü takip yolu ile ..... İcra Müdürlüğü'nün ... E.,..... İcra Müdürlüğü 'nün ... E. (davalı ...aleyhine) , İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (davalı ...aleyhine), .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. (davalı ...aleyhine) takipler başlatıldığını; davalılar hakkında kambiyo senetlerine özgü başlatılan icra takiplerinin usulüne uygun şekilde kesinleştiğini; davalıların, takip konusu borcun mevcut olmadığı yönünde herhangi bir itirazda bulunmadığını; aksine, sırf alacağın tahsilini sürünce mede bırakma amacıyla zamanaşımı def’ine dayandıklarını; oysa takip konusu alacak zamanaşımına uğramamış olup, davalıların bu yöndeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,..... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra dosyasında yer alan taleplerini yeniden ifade etmek gerekirse; 16.11.2011 tarihinde takip başlatıldığını, 16.12.2011 tarihinde borçlular aleyhine malvarlığı sorgula -ması yapıldığını, 31.05.2012 tarihinde satış talimatı yazıldığını, 31.01.2013 tarihinde bir takım menkuller için kıymet takdiri talep edildiğini, 27.02.2013 tarihinde araç haciz işlemi yapıldığını, 10.01.2014 ve 10.06.2014 tarihlerinde satış talep edildiğini, 11.06.2014 tarihinde satış avansı yatırıldığını, 30/10/2014 tarihinde araç haciz işlemi, takpas sorgusu ve GİB sorgusu yapıldığını, 10.04.2015 tarihinde araç haciz işlemi, takpas sorgusu ve GİB sorgusu yapıldığını, 02.10.2015 tarihinde araç haciz işlemi yapıldığını, 28/03/2016 tarihinde tüm borçlular yönünden malvarlığı sorgusu talep edildiği ve satış talep edildiğini, 26.10.2017 tarihinde temlik sözleşmesinin sunulduğu, tüm borçlular yönünden mal varlığı sorgusu ve haciz talep edildiğini, 02.10.2024 tarihinde takibin yenilenmesi ve borçlular yönünden araç haczi ve 89/1 gönderilmesi talep edildiğini, takibin iptaline konu icra dosyasında alacağın tahsiline yönelik işlemler yapıldığını, Dava dilekçesi ekinde, davalı borçlu tarafından imzalanan sözleşme, borçluya gönderilen ihtarname ve tebliğ şerhi sunulduğunu; bu durumda davalılar aleyhine başlatılan takipler ve sunulan belgeler gereği yaklaşık ispat kuralının gerçekleştiğini; davalıların taşınmaz ya da taşınırları üzerinde mülkiyet değişikliği yaparak alacaklılarından mal kaçırmasını önlemek amacıyla ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne dair karar verilmesi gerekirken reddi ne dair karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı oludğunu, Dosya kapsamında dava dilekçeleri ekinde sunulan bilgi ve belgeler ve davalılar hakkında kesinleşmiş kambiyo takbine yönelik alacaklarını sürüncemede bırakma maksatlı zamanaşımı itirazında bulun ması da dikkate alınarak istinaf incelemesi neticesinde İİK'nun 258. maddesi gereğince yaklaşık ispatın gerçekleştiğinin kabulü ile Davalı / borçlunun taşınır, taşınmaz mal varlığı ve 3. kişiler nezdinde bulunan hak ve alacakları bakımından ihtiyati haciz kararı verilmesine, dair karar verilmesini talep ettiklerini, İleri sürerek, izan edilen ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle; istinaf taleplerinin kabulüne, istinaf incelemesi ile ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık varsa resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep; genel kredi ve kefalet sözleşmelerine dayalı kredi alacağının davalı kefillerden tahsili istemli davada ihtiyati haciz istemine ilişkin olup, mahkemece talebin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili taraf -ından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İİK'nun 257/1 fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacak -lariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. Somut olayda; davacının dava dilekçesi ekinde kat ihtarı örneğini sunduğu ve fakat davalıların kefili oldukları belirtilen genel kredi sözleşmelerinin aslı gibidir şerhli, okunaklı ve tam örneklerinin sunulmadığı, dilekçe ekinde genel kredi sözleşmesi eki olduğu belirtilen bir sayfası sunulan ibaret hızır hesap sözleşmesi, bir sayfası sunulan kredi kartı sözleşmesi bulunduğu, bu durumda davacının İİK'nun 258 maddesinde aranan ve yaklaşık ispata yarar delilleri talep tarihi itibariyle dosyaya sunmamış olduğu, yine davacıya alacağını temlik eden banka tarafından davalılar aleyhine kambiyo takipleri başlatıldığının ve kesinleştiğinin belirtilmiş olması, davalılar aleyhine başlatılan ilamsız takibin icra hukuk mahkemesi kararı ile iptaline karar verildiğinin belirtilmiş olması, dilekçeye ekli 2011 tarihli kat ihtarında alacağın aynı zamanda ipotekle teminat altına alındığının belirtilmiş olması, dilekçede hangi genel kredi sözleşmesine istinaden ve hangi kredi kalemlerine dayalı alacak talep edildiğinin açıklanmamış olması, kat ihtarındaki tutarlar ile dava dilekçesinde talep edilen alacak tutarı arasında ciddi farklılık bulunması karşısında, davacının dava tarihiyle mütesel sil kefil olduğu iddia edilen davalılardan dava dilekçesinde talep ettiği tutar kadar muaccel ve rehinle temin edilmemiş alacağının varlığı ve miktarını mevcut delil durumuna göre bu aşamada yaklaşık düzeyde ispat edemediği, değişen delil durumuna göre mahkemeden yeniden talepte bulunulabileceği de nazara alındığında, mahkemece istemin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı anlaşılmış, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00-TL istinaf karar harcı istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, yatırılan harcın hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/04/2026 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.