11. Hukuk Dairesi 2011/10586 E. , 2012/17445 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/10/2009 tarih ve 2009/44-2009/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm
**11. Hukuk Dairesi 2011/10586 E. , 2012/17445 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/10/2009 tarih ve 2009/44-2009/446 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili,davalı banka ile dava dışı Türkoğlu Tic.Ltd.Şti. arasında imzalanan iki adet genel kredi taahhütnamesinde müvekkilinin kefil olarak imzasının bulunduğunu, taahhütnamelerden dolayı herhangi bir borç bulunmamasına rağmen davalı banka tarafından taahhütnamelerin senet üzeri avans kredisi olarak kabul edilip kat edilerek müvekkili aleyhine haksız icra takiplerine girişildiğini iddia ederek 10.000.000.00 TL maddi, 8.000.00 TL manevi olmak üzere toplam 10.008.000.00 TL zararın hesap kat tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş ve bu tutarın 10.000.00 TL’lik kısmına ilişkin peşin harcı yatırarak kalan kesim yönünden adli yardım talebinde bulunmuştur. Davalı vekili, adli yardım talebi şartlarının oluşmadığını, eksik harcın tamamlattırılması gerektiğini ve iddiaların haksız olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın tam dava olarak açıldığı, davacının harcı yatırılmayan kısım yönünden davadan feragat etmediği veya geri aldığı takdirde ise bunun davalı yanca kabul edilmediği sürece harcı ikmal etmeden davaya devam edilmesini isteme imkanının bulunmadığı, davacının eksik harcın tamamlanması ihtarının tebliğinden sonra yaptığı rücu talebinin de harç yatırılmadığından değerlendirmeye alınmayarak 14/04/2009 tarihli duruşmada dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı her ne kadar 06/07/2009 tarihli dilekçesiyle yenileme telebinde bulunmuşsa da bir aylık süreden sonraki yenilemede peşin harç ve başvuru harcını yatırmadığı, bu nedenle feragat dışında kalan dava için usulüne uygun yenileme yapılmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Karar tarihinde yürürlükte olan HUMK'nun 469/1. ve temyiz incelemesi sırasında yürürlüğe giren HMK'nun 337/2. maddeleri uyarınca adli yardım talebinin kabul veya reddine ilişkin mahkeme kararlarının kesin olması nedeniyle, davacının adli yardım talebinin reddine dair mahkeme kararı, kesin olup temyizi kabil değildir. Bu nedenle davacının adli yardım talebinin reddine ilişkin kararı temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 3-Dava, her ne kadar tam dava niteliğinde açılmış ise de, dava harcının yatırılmayan kesimi yönünden adli yardım istemi hakkında bir karar verilinceye değin davanın askıda olduğunun, bir başka söyleyişle bu kesim bakımından henüz usülünce açılmış bir davadan söz edilemeyeceğinin kabulü gerekir. Davacı yan, mahkemece adli yardım isteminin reddi nedeniyle müddeabihin 10.000 TL’lık kısmı için yatırılan harç tutarı dışında kalan bakiye harcın tamamlanması için tensiben verilen mehil gereğini yerine getirmemiş olmakla, mahkemenin harcı yatmayan kesim bakımından davaya devam olanağı bulunmamaktadır. Bunun için davacının ayrıca beyanda bulunmasına ve/veya davanın o kesiminden ayrıca feragat etmesine gerek yoktur. Bu durumda, mahkemenin, 14.4.2009 tarihli celsede dosyanın bütünüyle işlemden kaldırılması kararında isabet bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı yan vekili, 20.4.2009 tarihli dilekçesiyle davanın 22.000.00 TL’lık kısım üzerinden devamı isteminde bulunmuş, bu tutar üzerinden hesaplanan peşin harç tutarını ikmal etmiş, kalan bölüme ilişkin harcı ise 14.4.2009 tarihli işlemden kaldırma tarihinden sonra geçen üç aylık süre içerisinde tamamlamamıştır. Bu durumda, mahkemece, yargılamanın harcı tamamlanan bu miktar üzerinden davaya devam edilmesi, kalan kesim bakımından ise davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmesi gerekirken, dava değerinin tamamı üzerinden harcın tamamlanmadığı ve bilahare feragat edilen kesim bakımından süresi içerisinde yenileme harcının yatırılmadığından bahisle müddeabihin tamamı için davanın açılmamış sayılması kararı verilmesi doğru olmamış, yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, 05/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.