11. Hukuk Dairesi 2026/1712 E. , 2026/1342 K. "" MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2234 Esas, 2023/1696 Karar HÜKÜM: Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/598 E., 2023/183 K. Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tar…
11. Hukuk Dairesi 2026/1712 E. , 2026/1342 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/2234 Esas, 2023/1696 Karar HÜKÜM: Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2022/598 E., 2023/183 K. Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/138848 E. sayılı dosyası ile müvekkili hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, takibe konu bonolar altındaki imzaların davacıya ait olmadığını, davalının Antalya 36. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2021/547 E. sayılı dosyasında senetlerin davacının boşandığı eşi tarafından doldurulup kendisine getirildiğini ileri sürdüğünü, söz konusu ceza dosyasında imzaların davacıya ait olmadığının tespit edildiğini ileri sürerek müvekkilinin takibe konu 290.000,00 TL ve 80.000,00 TL meblağlı bonolardan dolayı ve ...İcra Dairesinin 2020/138848 E. sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespitine, kötüniyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Antalya 36. Asliye Ceza Mahkemesinin yargılamasında dava dış...'nın resmi belgede sahtecilikten dolayı mahkumiyet kararı aldığını, bu suretle takibe konu senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığının tespit edildiğini, nitekim söz konusu ceza dosyasında alınan rapordan sonra 06.10.2021 tarihinde icra müdürlüğüne dilekçe verilerek bono altındaki imzanın davacı elinden çıkmadığının takip sırasında anlaşıldığı belirtilip bu kişi yönünden takipten vazgeçildiğini, hacizlerin kaldırılmasının talep edildiğini, masraf yatırılmadığından hacizlerin kaldırılmadığını, ardından Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülen şikayet davası ile hacizlerin kaldırıldığını savunarak davanın öncelikle hukuki yarar yokluğundan reddini, aksi halde kabul nedeniyle yargılama giderleri taraflar üzerinde bırakılacak şekilde davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takibe dayanak senetlerdeki imzaların davacıya ait olmadığı hususunda ihtilaf bulunmadığı, bu senetlerde davacının avalist olduğu, davalı senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığını bilebilecek durumda ise de eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle davalının takipten vazgeçmiş olması karşısında bu hususun önem arz etmediği, davalı tarafın icra dosyasına 05.10.2021 tarihinde dilekçe vererek bono altındaki imzanın davacı elinden çıkmadığını ikrar ile takipten vazgeçtiği, hacizlerin kaldırılmasını talep ettiği, bu noktadan sonra icra müdürlüğünce hacizler kaldırılmamış ise de icra mahkemesine şikayet yoluyla hacizlerin kaldırılabileceği, eldeki davanın açılmasında dava tarihi itibariyle hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı alacaklının 80.000,00 TL ve 290.000,00 TL bedelli bonolardan dolayı davacı ile dava dış... aleyhine 22.06.2020 tarihinde kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlattığı, bonolarda ...'nın keşideci, davalı alacaklının lehtar, davacının avalist konumunda bulunduğu, 06.10.2021 tarihinde davalı alacaklı tarafından takipten vazgeçme dilekçesi verildiği, haricen tahsil harcının yatırılmadığı, davacı borçlunun bir kısım taşınmazlarında hacizlerin halen devam ettiği, davalı alacaklı vekilinin takipten vazgeçmiş olmasının alacaktan vazgeçme anlamına gelmeyeceği, bonolar halen alacaklı elinde bulunduğundan dava konusu bonoların her zaman işleme konulabileceği, davacının bu bonoları hükümden düşürmek amacı ile dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, takibe konu senetlerdeki borçlu imzasının davacının elinden çıkmadığı hususunda uyuşmazlığın olmadığı, davacının bonolardan dolayı sorumlu tutulamayacağı, davalının bonolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığını bilebileceği, davalının imzaların davacıya ait olmadığını bilerek davacı hakkında icra takibine geçmiş olması nedeniyle icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, dava konusu bonolardan ve ilgili icra dosyasındaki borçtan dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiş, Dairemizin 15.01.2025 tarihli, 2024/1185 E. ve 2025/165 K. sayılı kararı ile onanmasına karar verilmiştir. V. EK KARAR Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen ek kararı ile Daire ilamında, bonolarda davacının aval veren, davalının ise lehtar konumunda olduğu, davalının bonolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığını bilebilecek durumda olduğu, davalının imzaların davacıya ait olmadığını bilerek davacı hakkında icra takibine geçmiş olması nedeniyle icra takibinde haksız ve kötüniyetli olduğu gözetilerek davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği belirtildiği halde davacı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmediği, davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça kötüniyet tazminatı talebinin de bulunduğu, yargılamada ileri sürülmesine rağmen bu hususta karar verilmediği, talebin süresi içerisinde olduğu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 305/A maddesi uyarınca davacı vekilinin talebinin kabulüne karar vermek gerektiği gerekçesiyle Dairenin 27.10.2023 tarihli, 2023/2234 E. ve 2023/1696 K. sayılı ilamının hüküm kısmının (2-f) bendinden sonra ek madde olarak "2/g- HMK'nın 305/A maddesi uyarınca dava konusu alacağın %20'si olan 85.308,13 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine," ibaresinin eklenmesine karar verilmiş, iş bu ek karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. VI. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, Bölge Adliye Mahkemesinin ek kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalının ek karara yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir. VII. SONUÇ: Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan ek kararın ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 05.03.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.