11. Hukuk Dairesi 2018/1618 E. , 2019/3214 K. MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/06/2017 tarih ve 2016/47 E. - 2017/239 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 11/01/2018 tarih ve 2017/1227-2018/33 sayılı ka…
**11. Hukuk Dairesi 2018/1618 E. , 2019/3214 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/06/2017 tarih ve 2016/47 E. - 2017/239 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 11/01/2018 tarih ve 2017/1227-2018/33 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının "Hektaş Ester'H" ibareli 05.sınıf mal ve hizmetleri içeren markanın sahibi olduğunu, davalı şirketin davalı markası ile iltibasa neden olabilecek "SAFA ESTER" ibareli marka başvurusuna yapılan itirazın TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu, başvuru konusu markanın davacının uzun yıllardır fiilen kullanılan ambalaj şekli ile aynı olduğunu, davalının kötüniyetle davacının ürünlerini taklit ettiğini ileri sürerek, TPMK YİDK'in 2015-M-10458 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, "ESTER" ibaresinin kimyasal bir bağ çeşidi olduğunu ve ayırt ediciliğinin bulunmadığını, ambalaj üzerindeki sarı rengin ilgili yönetmelik gereği zorunlu olarak markada yer aldığını, markalar arasında benzerlik bulunmadığını, markasını tescilli haliyle kullanmayan davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, markalar arasında iltibasa neden olabilecek benzerlik bulunmadığı, davacının fiili kullanımı dikkate alındığında davalı markasının davacı markasına yanaşma niteliğinde olduğu ve davalının kötü niyetli bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce, markalar arasında benzerlik bulunmamakta ise de başvuru konusu ibare ve şeklin davacı tarafça tescilsiz olarak ürün ambalajı üzerinde kullanıldığı, tescilsiz ambalaj kullanımına konu şeklin çok küçük değişikliklerle başvuruya konu edildiği, davacı ile aynı sektörde faaliyette bulunan davalının davacı kullanımından haberdar olduğunun kabulü gerekeceği, davacının davalıya gönderdiği ihtarnamede, davacıya ait şeklin kullanılmasına son verilmesini istediği, davalı şirketin de kullanıma son verileceğini davacıya bildirdiği, bundan sonra küçük değişikliklerle davalı şirketin kullanımına devam ettiği ve aynı şeklin tescili için marka tescil başvurusu yaptığı gözetildiğinde davalı şirketin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Kararı davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 29/04/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.