7. Hukuk Dairesi 2013/5008 E. , 2013/12055 K. "" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, daha önceden iş akdinin feshedildiğini, ancak işe iade davasını kazanması nedeniyle tekrar işe başlatıldığını, ancak bu durumun sürekli baskı nedeni olarak kullanıldığını, 23.09.2011 tarihinde 26-28.09.2011 tarihleri arası i…
**7. Hukuk Dairesi 2013/5008 E. , 2013/12055 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, daha önceden iş akdinin feshedildiğini, ancak işe iade davasını kazanması nedeniyle tekrar işe başlatıldığını, ancak bu durumun sürekli baskı nedeni olarak kullanıldığını, 23.09.2011 tarihinde 26-28.09.2011 tarihleri arası izin talebinde bulunduğunu ancak verilmediğini, daha sonra 26.09.2011 günü de şarta bağlı dilekçesinde tüm haklarının verilmesi koşulu ile istifasının kabulünü istediğini, ancak işverenin bunu hemen istifa olarak kabul ettiğini, müvekkilin bu işleminin istifa olmadığını, görevinin başında olduğunu söylemesi üzerine 26-27 Eylül tarihlerinde zorla istifa dilekçesi imzalatılmak istendiğini, çalıştığı bölge kendisinden alınıp iş verilmediğini, bu nedenle haksız olarak işveren tarafından sözleşmenin feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının tahsilini talep etmiştir. Davalı, davacının 23.09.2011 tarihinde istediği 3 günlük izin talebinin diğer telefon operatörünün işten ayrılması, talebin son anda gelmesi gibi nedenlerle kabul edilmediğini, bu nedenle davacının çocuğuna daha iyi bakabilmek için istifa ettiğini, istifa dilekçesinin işleme konulup, kendisine ihbar süresi ve iş arama izninin verildiğini, işverenin davacıyla çalışmak istediğinin en büyük delili olarak iki ay önce operatörlükten satış müdürlüğüne terfi ettirilmesi olduğunu, davacının 27.09.2011 tarihinde işe geldiğini, daha sonra işe gelmediğini, mazeretinin sorulduğunu daha sonra da 07.10.2011 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, davacının istifaya zorlanmadığını, zira çalışmasına ihtiyaç olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkeme davacının istifasının 4857 Sayılı Kanunun 24/1-a maddesi uyarınca haklı nedene dayanması sebebiyle kıdem tazminatı isteyebileceği gerekçesiyle kıdem tazminatının kabulüne, ihbar tazminatının ise reddine karar vermiştir. Taraflar arasında, iş ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Genel olarak iş sözleşmesini fesih ..., karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İşçinin istifa dilekçesindeki iradesinin fesada uğratılması da sıkça karşılaşılan bir durumdur. İşverence tazminatların derhal ödenmesi ve benzeri baskılarla işçiden yazılı istifa dilekçesi vermesini talep etmesi ve işçinin buna uyması halinde, gerçek bir istifa iradesinden söz edilemez. Bu halde feshin işverence gerçekleştirildiği kabul edilmelidir. İşverenin baskı uygulaması sonucu düzenlenen istifa dilekçesine değer verilemez.