İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davalının, ... ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ni 22 milyon zarar ettiğini, davalının haksız eylemleri ile şirkete verdi…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1142 KARAR NO : 2025/1152 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ: 13/06/2025 NUMARASI : 2025/553 Esas (Derdest) DAVA: Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/09/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; davalının, ... ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ni 22 milyon zarar ettiğini, davalının haksız eylemleri ile şirkete verdiği zarar açık olduğunu, HMK 389 ve devam eden maddelere göre davalının malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde, geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuştur. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada, normal bir yargılamada yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hakim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Yargıtay, 6100 sayılı HMK’nın 390. maddesinin 3. fıkrası ile pozitif düzenlemeye kavuşturulan madde metnini hemen hemen tüm kararlarında tekraren belirtmiş; ihtiyati tedbir talep eden tarafın, “davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda” olduğunu kararlarında önemle vurgulamıştır. Yargıtay’ın yaklaşık ispat ölçüsüne haklı olarak dikkatle vurgu yapması uygulama birliğinin sağlanması bakımından önem arz etmektedir. Somut olayda, davacı tarafça davalının malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilmiş ise de, dava dosyası henüz layihalar aşamasında olup, tarafların iddia ve savunmalarını ispatlayacak deliller tam olarak toplanmamış, yaklaşık ispat koşulu henüz gerçekleşmemiştir. Bu nedenle mahkememizce koşulları oluşmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddine, " karar verilmiştir. Bu karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; yaklaşık ispat kuralının yerine getirildiğini davacının alacağına kavuşma imkanından mahrum bırakıldığını, davalı yetkili şirket müdürü ...'in hukuka aykırı kusurlu eylemlerinden dolayı meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, sunulan bilirkişi raporlarına göre zararın ve haklılığın yaklaşık olarak ispat edildiğini, ... ... San. Tic. Ltd.Şti.'nin %60 ortağı ve müdürü olan ...'in müdürlük görevinden haklı nedenler ile azli istemli dava açıldığını, söz konusu karar gerekçesi ile şirket müdürü olan ...'in şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal ettiğinin tespit edildiğini, mahkeme tespitinin de davanın yaklaşık olarak ispatlandığının kanıtı olduğunu, bu kadar çok gerçek kişinin, durup dururken ayda bir milyon TL yi aşan miktarda, davalı müdür ...'e para göndermesinin olağan bir durum olmadığını, zararına satış yapıldığının kayyım heyeti raporu ile de tespit edildiğini, şirketin 22 milyon zarar ettiğine dair tespite göre davalının haksız eylemleri ile şirkete verdiği zararın açık olduğunu, zararın yaklaşık olarak ispat edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Talep, limited şirket müdürünün şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle açılan tazminat davasında davalının mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir , mümkün olmadığı takdirde ihtiyati haciz istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati tedbir- ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. 6100 Sayılı HMK 389. Maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Aynı yasanın 390/3 Maddesi "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenlenmiştir. Geçici hukuki koruma yargılamasını, asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsü noktasındadır. Geçici hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Yaklaşık ispat durumunda ise; hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte; zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki; genelde geçici hukuki korumalara, karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K). İhtiyati tedbir ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebilir. Somut uyuşmazlıkta davalının mal varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Dosyaya sunulan deliller ve geldiği aşama itibarıyla ayrıca ihtiyati tedbir verilebilmesi için gerekli olan davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi koşulunu sağlamadığı anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz talebi yönünden iddia edilen alacağın varlığı ve muacceliyeti ihtilaflı ve tespite muhtaç durumdadır. Bu durumda olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Buna göre dosyanın geldiği aşama itibarı ile ibraz edilen deliller, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispata elverişli değildir. Bu durumda yasal koşulları oluşmayan ihtiyati tedbir ve haciz talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-İhtiyati tedbir talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 23/09/2025