İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 21/11/2025 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 17/10/2024 tarih ve 2023/596 E - 2024/949 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı tarafından sunulan istinaf başvurusu dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket tacir olup aralarında birçok ticari ilişki meydana geldiğini…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2025/1917 KARAR NO: 2025/2111 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/10/2024 ESAS NO: 2023/596 KARAR NO: 2024/949 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 20/11/2025 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 21/11/2025 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 17/10/2024 tarih ve 2023/596 E - 2024/949 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı tarafından sunulan istinaf başvurusu dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket tacir olup aralarında birçok ticari ilişki meydana geldiğini, bu ticari ilişkiler neticesinde davalı şirketin müvekkiline borcu olduğu tespit edildiğini, müvekkilinin alacağı olan 88.325,84 TL sebebi ile davalı aleyhine Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayı ve 18/04/2023 tarihli ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından 02/05/2023 tarihinde bu takibin borcuna, işlemiş faizine ve faiz oranına itiraz edildiğini, takibin aynı tarihte durdurulmasına karar verildiğini, takibin durması sebebi ile tarafımızca ticari arabuluculuğa başvurulduğunu anlaşma sağlanamadığını, davalı şirketin müvekkiline borcunun olduğunu, davalı şirket de borca itirazında aralarındaki ticari ilişkiyi kabul ettiğini, ancak borcun ödendiğine dair herhangi bir belge sunmadığını, zira borcun ödenmediğini, Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. Sayı ve 18/04/2023 tarihli icra takibine yapılan itirazın kaldırılarak takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulünü, davalının yerinde olmayan itirazlarının iptali ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 100,00 TL üzerinden Kayseri Genel İcra Dairesinin ... E. sayılı takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından açılmış olan itirazın iptali davasının harca esas değeri "100,00 TL " olarak belirtildiğini ve bu miktar üzerinden dava açılmışsa da eldeki davanın harca esas değeri takibin başladığı tarihteki miktar olan " 88.325,84 TL " olup bu miktar üzerinden harç yatırılması gerektiğini, itirazın iptali davası her ne kadar bir alacak davası olsa da fazlaya dair hak saklı tutulmak suretiyle kısmi olarak açılmasının mümkün olmadığını, bu sebeple davacı tarafa süre verilerek eksik harcın tamamlattırılması,aksi halde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde müvekkili şirket ile davacı arasında ticari ilişkisinin olduğunu ve bu ticari ilişki neticesinde müvekkilinin davacıya borçlu olduğunu iddia etmişse de bu iddia gerçekleri yansıtmadığını, zira müvekkili şirket ile davacının eşi ... evveliyatında ortak olup ortaklığı sonlandırırken 09/10/2020 tarihli protokolü imza altına aldıklarını anılan protokol gereği tarafların üzerine düşen edimler açıkça belirtildiğini ve gerek müvekkili şirket,gerekse müvekkili şirket yetkilisi üzerine düşen edimleri eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davacı ve dava dışı eşi sürekli olarak müvekkili şirketi ve şirket yetkilisini edimleri yerine getirmemiş gibi lanse ederek davalar açtığını, müvekkili şirket ile davacı arasında yapılan ticaretlerden kaynaklı olarak müvekkili şirketin davacıya hiçbir borcu kalmadığını, davacı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile müvekkile tebliğ edilen ödeme emri incelendiğinde;takibe dayanak evrakların 16/10/2020,31/08/2020,31/07/2020,31/07/2020,13/03/2020 tarihli faturalı evraklar olduğunu belirtilen tarih aralıklarında müvekkili şirket davacıya tüm borçlarını ödediğini, bununla ilgili de ibraname aldığını, davacı, müvekkili şirket ve yetkilisine 16/10/2020 tarihinde " ...Ltd.Şti ( Vergi No:... ) ve ...'e ( T.C.No... ) geriye dönük hiçbir alacağım kalmamıştır. " şeklinde beyanıyla ibra verdiğini, takibe dayanak belgelerin tamamı ibranın öncesine dayanan tarihler olması sebebiyle verilen ibra 16/10/2020 ve öncesi tarihlerin tamamını kapsadığını verilen ibraname gereğince müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun olmayacağını, müvekkili şirkete ait ticari ve muavin defter kayıtları incelendiği takdirde dahi müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, taraflar arasında birlikte yaptıkları ticari işler ve ortaklık sebebiyle ve sonrasında da ortaklığı sona erdirmelerinden kaynaklı alacaklar sebebiyle karşılıklı davalar açıldığını dava halen Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/407 Esas sayılı dosyasıyla derdest olduğunu, müvekkili şirketin davacı ya da dava dışı eşine herhangi bir borcunun olmadığını aksine müvekkili şirketin davacı ve eşinden alacaklı olduğu birbirini teyit eden bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu, müvekkili şirket,davacıdan ibraname alarak borçlarını sona erdirdiğini, hatta alacaklı da olmasına rağmen davalı taraf kötü niyetli olarak takibe başladığını ve müvekkili şirketi hem maddi, hem de manevi olarak zarara uğrattığını, müvekkili şirketin alacaklı olarak görünen davacıya bu protokol, senet, fatura ya da başkaca bir sebepten dolayı herhangi bir borcu olmadığı gibi alacaklı konuma dahi geçtiğini, davacı tarafın haksız ve yersiz davasının öncelikle usulden, aksi halde esastan reddini, asıl alacak miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. . İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "... davalının defterlerinde dava konusu faturaların yer alması sebebiyle davacı şirketin faturaya konu mal ve / veya hizmetin davalıya teslim edildiğini anlaşılmıştır. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK.'nın 102 maddesine göre; “kanunen geçerli bir açıklama yapılmadığı veya makbuzda bir açıklık bulunmadığı durumda ödeme, muaccel borç için yapılmış sayılır. Birden çok borç muaccel ise ödemenin borçluya karşı ilk olarak takip edilen borç için yapılmış olduğu kabul edilir. Takip yapılmış ise ödeme vadesi önce gelmiş olan borç için yapılmış olur. Birden çok borcun vadesi aynı zamanda gelmiş ise mahsup orantılı olarak; borçlulardan hiçbirinin vadesi gelmemişse ödeme güvencesi en az olan borç için yapılmış sayılır.” usulüne uygun tutulsun veya tutulmasın ticari defterler sahibi aleyhine delil teşkil edeceğinden, bir açıklama yapılmadığı sürece yapılan ödemenin 6098 sayılı TBK'nun 102.maddesi gereğince muaccel olan borç için yapıldığının kabulü gerekir. Davalı tarafından daha önce yapılan ödemelerin başka bir borca mahsuben yapıldığını iddia eden alacaklının kanıtlaması gerekir. Alacaklı tarafından yapılan ödemelerin başka bir borca karşılık yapıldığı kanıtlanmadığı sürece, yapılan ödemelerin daha önce muaccel olan borca yönelik kabul edilmesi gerekmektedir. Nitekim Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22 Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2017/1365 Esas 2018/932 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir. Özetle davacının dava konusu faturadan sonra davalının yapmış olduğu ödemelerin icra takibinin dayanağı olan faturaları karşıladığından davanın reddine karar verilmiştir. Davacıya nihai olarak yemin teklifi hatırlatılmış ve yemin deliline dayanılmamıştır. 1-Davanın REDDİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; halen müvekkilin davalıdan alacaklı olduğu net bilirkişi raporu ile de sabit olmasına karşın davanın reddine karar verilmesi hatalı olup, usul ve esas yönünden yasaya aykırı kararın kaldırılması gerektiğini, istinaf başvurusunun kabulü ile, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/596E.-2024/949K. kararının kaldırılarak Kayseri Genel İcra Dairesinin ...E. Numaralı takibinin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/596 E.2024/949 K.sayılı ve 17/10/2024 tarihli ilamına karşı davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, ticari satımdan kaynaklanan faturaya dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davacının ticari satış kapsamında davalıdan alacaklı olduğunu yeterli ve kesin delillerle ispat edememesi nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 17/10/2024 tarih ve 2023/596 E - 2024/949 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 615,50 TL istinaf karar ve ilam harcı davacı tarafça peşin yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 20/11/2025