11. Hukuk Dairesi 2010/3559 E. , 2010/3428 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2007 tarih ve 2007/321-2007/431 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tü…
**11. Hukuk Dairesi 2010/3559 E. , 2010/3428 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2007 tarih ve 2007/321-2007/431 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar, davalının ortakları olduklarını, ortak sayısının azaldığını, bu nedenle inşaatların yapılacağı arsa sahibinin kabul edilmeyecek isteklerde bulunduğunu, sözleşmenin şartlarının yeniden görüşülmesi için yönetimden ve denetim kurulundan genel kurulu toplantıya çağırmalarını istediklerini, taleplerinin yerine getirilmediğini ileri sürerek, dilekçede açıklanan gündem maddeleri ile kooperatifin olağanüstü genel kurula çağrılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı Kooperatif başkanı, istemin kabulüne karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dilekçedeki gündem maddelerinin görüşülmesi için davalının genel kurulunun olağanüstü toplanmasına izin verilmesine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiş, bu istem süresinde yapılmadığından mahkemece ek karar ile ret edilmiştir. Ek kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Davalı vekilinin temyiz dilekçesi, süresinde verilmediği gerekçesiyle reddedilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararı, kalemde davalının yönetim kurulu başkanına tebliğ edilerek kesinleştirme işlemi yapılmıştır. Oysa, 10.05.2007 tarihli imza sirküsünden anlaşılacağı üzere davalı kooperatifi tebliğ yapılan yönetim kurulu başkanı ile diğer yönetim kurulu üyelerinden biri olmak üzere en az iki kişinin temsil edeceği anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, temsil yetkisi, iki kişinin imzasıyla kullanılacaktır. Tebligat Kanunu’n 12 ve 41 nci maddeleri hükümleri dikkate alındığında tek başına temsil kabiliyeti olmayan yönetim kurulu başkanına yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunun kabulü doğru değildir. O halde, davalı vekilinin bildirdiği tarih itibariyle temyiz isteminin süresinde olduğunun kabulü ile temyiz dilekçesinin reddine ilişkin 29.01.2008 tarihli mahkeme kararının kaldırılarak temyiz isteminin esastan incelenmesine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, davalı kooperatifin olağanüstü toplantıya çağrılmasına izin verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuştur. Ancak, davalı adına davayı yönetim kurulu başkanı kabul etmiştir. Oysa, diğer yönetim kurulu üyelerinden birinin imzası ile birlikte temsile yetkili olan yönetim kurulu başkanın tek başına temsil yetkisi bulunmamaktadır.. Bu nedenle, geçerli bir kabulden bahsetmek mümkün değildir. O halde, yazılı gerekçe ile davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mahkemenin temyiz isteminin reddine ilişkin kararının kaldırılmasına, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.