TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/10/2025 NUMARASI : 2025/416 Esas 2025/705 Karar DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 30/05/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2026 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hük…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/7 Esas 2026/514 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2026/7 KARAR NO : 2026/514 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/10/2025 NUMARASI : 2025/416 Esas 2025/705 Karar DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ : 30/05/2025 KARAR TARİHİ : 29/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/05/2026 Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı ve vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin demir-çelik sektöründe faaliyet gösteren bir aile şirketi olup, davacının davalı şirketin %25'ine sahip azınlık pay sahibi olduğunu,13/01/2023 tarihinde ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'ne ait 2023/01 numaralı yönetim kurulu kararı ile 2023 yılına ait olağanüstü genel kurul kararı alındığını, kararın takiben 23/01/2023 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı gerçekleştirildiğini ve davacının ... A.Ş.'de temsil yetkisinin müştereken olarak değiştirilerek uygulanmaya başlandığını, davacının aile içinde yaşanan sorunlarını düzeleceğini düşünerek, iradesinin sakatlanarak söz konusu kararı imzaladığını bildirerek davacının hem iradesinin sakatlanmak suretiyle, hem de TTK.'nin 408 ve 485. maddelerine aykırı olarak yapılan 23/01/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunda alınan kararların emredici hukuk kurullarına , kanunlarına ve esas sözleşmeye aykırı olması sebebi ile yoklukla batıl olduğuna karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Yönetim Kurulu tarafından 17/05/2023 tarih ve 2023/11 sıra nosu ile alınan ve Ankara 59. Noterliğince 22/05/2023 tarih 14877 yevmiye nosu ile onaylanan şirket yönetim kurulu kararı ile davacının şirket bünyesindeki görevlerine son verilmiş olduğunu, dava konusu genel kurula davacının bizzat katıldığını ve tüm gündem maddelerinin oy birliğiyle karara bağlandığını, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olmadığını, davacının basiretli bir tacir ve yönetim kurulu üyesi olarak iradesinin sakatlandığını iddia etmesinin TTK'ya uygun değilken, benzer şekilde baskı ve zor altında işlem yapıldığı iddiasına karşı ise yaptığı savcılık şikayetlerinin takipsizlikle neticelenmesi karşısında itibar edilmeyeceğini, davacı tarafından TTK'nın emredici hükümlerine aykırı şekilde açılan davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacı ortağın, davalı şirketin dava konusu 23/01/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunun toplantıya çağrılmasına yönelik 13/01/2023 tarihli Yönetik Kurulu Toplantısına ve 23/01/2023 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısına bizzat katıldığı, alınan kararların oy birliği ile alındığı, davacının, aile içinde yaşanan sorunlarını düzeleceğini düşüncesi ile iradesi sakatlanarak söz konusu kararları imzalamak zorunda kaldığı iddiasını ispatlayamadığı, dava konusu genel kurul toplantısının yapılmasında ve alınan kararlarda TTK.'nin 447. maddesi kapsamında butlan sonucunu doğuran sebeplerin gerçekleştiğinin ispatlanamadığı, gerek Yönetim Kurulu ve gerekse Genel Kurul toplantısına bizzat katılan, kararlara olumlu oy kullanan davacı ortağın, bu kararların butlan ile malul olduğu iddiası ile dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, 6100 sayılı HMK.'nin 114/1-h bendinde yer alan "Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması" dava şartının, açılan bu davada olmadığı, bu sebeple davanın aynı Yasanın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davalı anonim şirketin 23/01/2023 tarihli genel kurulunda alınan kararların butlan ile malul olduğunun tespiti talebine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Somut olayda davacı yan , dava konusu genel kurulda aile ilişkilerinin düzeleceğini sanarak iradesi sakatlanarak kararlar aldığını , ayrıca dava konusu genel kurulda alınan kararların emredici hukuk kurullarına , kanunlarına ve esas sözleşmeye aykırı olduğunu bildirerek , 23/01/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunda alınan kararların yoklukla batıl olduğuna karar verilmesini talep ettiği , mahkemece ön inceleme duruşmasını takiben aynı celse tahkikata geçerek ve yine aynı celse tahkikatı sonlandırarak açılan davada 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h bendinde yer alan "Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması" dava şartı bulunmadığından, davanın aynı yasanın 115/2. Maddesi uyarınca usulden reddine karar verildiği görülmüştür. Anayasanın 141,III hükmüne göre, “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır.” HMK'nun 297. maddesinde de mahkeme kararının içeriğinde bulunması gereken öğeler açıklanmıştır. Gerekçe, kararın denetiminin yapılabilmesi ve tarafların kararın doğruluğu veya yanlışlığı konusunda fikir sahibi olmasını sağlayarak kanun yollarına başvurma konusundaki tutumlarının belirlenebilmesi açısından önemli bir işlev görür. Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesindeki yargılamayı tekrarlamak ve esas hakkında karar vermek yetkisine sahiptir. Ancak ilk derece mahkemesi yargılaması usul hukukuna uygun yürütülüp karar da gerekçesi yazıldığında iki dereceli yargılama sistemi uygulanmış olacaktır. Diğer bir anlatımla, ilk derece mahkemesi yargılamasının tekrarlanması gereken ağır bir usul hatası varsa HMK'nun 353. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerekir. Yukarıda anılan Anayasa ve yasa hükümleri ile yapılan açıklamalar karşısında istinafa konu mahkeme kararı incelendiğinde; mahkeme karar gerekçesinde "...Somut olayda tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı ortağın, davalı şirketin dava konusu 23/01/2023 tarihli Olağanüstü Genel Kurulunun toplantıya çağrılmasına yönelik 13/01/2023 tarihli Yönetik Kurulu Toplantısına ve 23/01/2023 tarihinde yapılan Olağanüstü Genel Kurul toplantısına bizzat katıldığı, alınan kararların oy birliği ile alındığı, davacının, aile içinde yaşanan sorunlarını düzeleceğini düşüncesi ile iradesi sakatlanarak söz konusu kararları imzalamak zorunda kaldığı iddiasını ispatlayamadığı, dava konusu genel kurul toplantısının yapılmasında ve alınan kararlarda TTK.'nin 447. maddesi kapsamında butlan sonucunu doğuran sebeplerin gerçekleştiğinin ispatlanamadığı, gerek Yönetim Kurulu ve gerekse Genel Kurul toplantısına bizzat katılan, kararlara olumlu oy kullanan davacı ortağın, bu kararların butlan ile malul olduğu iddiası ile dava açmakta hukuki yararının bulunmadığı, 6100 sayılı HMK.'nin 114/1-h bendinde yer alan "Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması" dava şartının, açılan bu davada olmadığı, bu sebeple davanın aynı Yasanın 115/2. maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmesi gerektiği kanaati ile aşağıdaki hüküm verilmiştir..." denilerek hem esasa hem usule ilişkin gerekçeye yer vererek , çift gerekçe ile karar verilmiştir. Bu durum ise, mahkeme gerekçesinin kendi içerisinde çelişkili olmasına sebebiyet vermiş olup, kamu düzenine aykırılık teşkil eden bu husus re'sen gözetilmiştir. Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun HMK'nun 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve taktiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE, 2- Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/10/2025 tarih ve 2025/416 Esas 2025/705 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/04/2026 Başkan- Üye - Üye Zabıt Katibi -