11. Hukuk Dairesi 2019/3576 E. , 2020/2021 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27/12/2018 tarih ve 2017/182-2018/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl davada davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, dur
**11. Hukuk Dairesi 2019/3576 E. , 2020/2021 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Çorlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27/12/2018 tarih ve 2017/182-2018/385 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl davada davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, asıl dosyada, müvekkili ile davalı arasında müvekkilinin işlettiği ... ili,...lçesi, ... Köyü, buğday ekili 1490 ve 3739 parseller, arpa ekili 1493 ve 1494 parseller, 50 dekarlık kısmında buğday ekili 1504 parsel ve 100 dekarlık kısmında arpa ekili 3746 parsellerdeki ürünlerin sigortalanması amacı ile 03/03/2014 ve 04/03/2014 tarihli sigorta poliçeleri akdedildiğini, 25/05/2014 tarihinde...lçesinde etkisini gösteren gök gürültülü sağanak yağış meydana geldiğini, sigortalanan arazilerde büyük oranda zarar olduğunu, ihbar üzerine gelen eksperlerin ürünlerin yağıştan önce zaten hasarlı ve hastalıklı olması gerekçesi ile ödeme yapılamayacağını bildirdiğini, müvekkilinin Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2014/41 D.İş sayılı dosyasından meydana gelen zararın nedenleri ve miktarının tespiti için yaptığı başvuru sonucunda meteoroloji bilirkişisinin kuvvetli gök gürültülü sağanak yağış ile birlikte fırtına hadiselerinin yaşandığını bildirdiğini, ziraat bilirkişisinin ise keşfe konu yerde herhangi bir hastalık tespit edilemediğini, tetikleyici unsur olmadan üründe yatma meydana gelmeyeceğini belirterek buğday ekili yerlerde % 80 ve arpa ekili yerlerde % 30’un üzerinde yatma meydana geldiğini beyan ettiğini, poliçe koşullarına uygun olarak ürünlerin filizlenip yetiştiği ve hasat zamanı yaklaştığı zamanda riskin meydana geldiğini, riskin sebebinin saatte 72,2 km/h hız ile esas fırtına olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmasına, tahkikat sonunda dava değerinin belirlenmesi halinde artırılmak üzere şimdilik 1.000,00 TL belirsiz alacağın zararın meydana geldiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, 06/10/2015 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 103.827,06 TL olarak artırmış, bozma sonrasında birleşen davasında ise, asıl dosyada Yargıtay bozma ilamı sonrasında yeniden aldırılan bilirkişi raporuna göre zararın 141.091,66 TL olarak belirlendiğini, asıl davada bozma öncesinde 92.544,35 TL üzerinden ıslah yaptıklarını, son rapora göre bakiye kalan 48.547,31 TL alacakları için ek dava açtıklarını ileri sürerek, zararın meydana geldiği tarihten itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının kısmi dava açmasında hukuki yararının bulunmadığını, davacının önce sigortalı taşınmaları için düzenlenen 3755105, 3755160, 3755117, 3755174, 3765838 ve 3765754 sayılı poliçeler ile ilgili iki farklı hasar ihbarı yaptığını, 24/05/2014 tarihli ilk ihbarın dolu hasarı ile ilgili olduğunu, ekspertiz çalışması sonunda ürünler üzerinde teminat dışı hastalık sebebi ile yatma olduğunun belirlendiğini, daha sonra 25/05/2014 tarihinde fırtına olduğu gerekçesi ile hasar ihbarı yapıldığını, bu hasar ile ilgili ekspertiz çalışmasında ise ürünlerde fırtına hasarının olmadığının, teminat dışı hastalıktan kaynaklanan yatma olduğunun belirlendiğini, ancak 1490 ve 3739 sayılı parseller ile ilgili fırtına hasarı olmadığı hastalık sebebi ile yatma olduğu şeklinde rapor tutulunca geriye kalan parsellerin eksperlere gösterilmediğini, bu yatmalar sebebi ile üründe verim düşüklüğü meydana geldiğinden verim değeri üzerinden poliçe zeyil edilerek prim iadesi yapıldığını, davacının taşınmazlarındaki ürünlerde fırtına hasarı bulunmadığını savunarak, asıl davanın öncelikle usulden, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiş, birleşen dava ile ilgili zamanaşımı itirazı ile birlikte davacının davasını dayandırdığı bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, ürünlerdeki hasarın hastalıktan meydana geldiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu olan zararın 25/05/2014 tarihinde 62/km-h hızla esen rüzgar (bofor rüzgar ıskalasında fırtına olarak tabir edilen) ve şiddetli yağış (54,2 k3/m2) nedeniyle meydana geldiği, 1490, 3739, 1504 no.lu parsellerde üretilen buğdayda %80 oranında ve 1493, 1494, 3746 no.lu parsellerde ekili olan arpada %30 yatmaya neden olduğu, dava konusu alanlardaki hasarların 4041992, 3755117, 3765838, 3766754 ve 3755174 no.lu poliçelerde belirtilen teminatlar kapsamında alınması gerektiği, ancak 3755105 ve 3755160 poliçelerin kapsam dışı olduğu, toplam zarar hesabının 141.091,66 TL olarak hesaplandığı, bozma öncesi hüküm altına alınan 92.544,35 TL davacı tarafça temyiz edilmediği, dolayısıyla bu tutar üzerinden hükmü temyiz eden davalı taraf yönünden usuli kazanılmış hak söz konusu olduğundan aleyhe hüküm kurma yasağı nedeniyle kabul edilen 92.544,35 TL' nin üzerinde kalan fark bedeli davacının ek davada talep hakkı söz konusu olmadığı gerekçesi ile, asıl davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, 92,544,35 TL nin dava tarihi olan 04/09/2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Çorlu 3. Asliye hukuk Mahkemesinin 2018/65 esas 2018/161 karar sayılı dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Karar, asıl dosya davalısı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Asıl ve birleşen dava, bitkisel ürün sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, verilen ilk karardan önce davacı tarafından yapılan ihbar üzerine sigortalı ürünlerin bulunduğu yere giden eksperlerce hazırlanan raporda hasarın sebebi bitki hastalığı, mahkeme dosyasına sunulan bilirkişi raporunda ise meteorolojik koşullara bağlı fırtına ve yağış gösterilmiştir. Mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden verilen karar Dairemizce bu yöne işaret olunarak bozulmuştur. Bozma ilamı sonrasında, mahkemece bozmaya uyularak yeniden bilirkişi raporu alınmış ise de, raporda davalı yanın davanın bidayetinden beri savunmasının esasını teşkil eden hasarın üründeki bitki hastalığına dayalı olarak oluştuğu yönündeki savunmalar konusunda bir değerlendirme yapılmamış, sadece davacının ibraz ettiği CD’ler incelenmek suretiyle rapor sunulmuştur. Davalı tarafça delil listesinde eksperlerce yapılan tespitlere ilişkin olarak hazırlanmış CD’lerin kurumdan istenilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, davalıya yazılan müzekkerelerde sadece sigorta poliçeleri istenilmiş, davalının delil olarak ibraz ettiği CD’ler dosyaya kazandırılmamıştır. Açıklanan sebeplerle, davacının ürünlerinde meydana gelen hasarın meteorolojik koşullara bağlı olduğu yönünde değerlendirme içeren rapor bu hali ile hüküm kurmaya elverişli olmayıp bu rapora vaki davalının ciddi itirazları ve dosyaya sunduğu tüm delilleri ilgili yerlerden istenilip yeni veya ek bir rapor alınarak değerlendirilmeden asıl davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, kararın temyiz eden davalı lehine bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 25/02/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.