4. Ceza Dairesi 2011/6110 E. , 2013/5949 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın…
**4. Ceza Dairesi 2011/6110 E. , 2013/5949 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Sanığın katılana gönderdiği elektronik posta içeriğinde yer alan “ Türk Milleti önce bölücülerin, sonra da bölücülere yardım yataklık sağlayan ve bu devletin ekmeğini, suyunu içen kuduz köpeklerin hesabını soracak, sıranızı bekleyin sayın ...” biçimindeki sözlerin ne şekilde TCK'nın 106/1-1. cümlesinde düzenlenen katılanın hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit suçunun unsurlarını oluşturduğu açıklanıp tartışılmadan, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; a-Denetim süresi belirlenirken uygulama maddesinin TCK'nın 51/3 madde ve fıkrası yerine aynı Kanunun 53/1 madde ve fıkrası olarak gösterilmesi, b-Koşullarının bulunmasına rağmen, TCK'nın 58. maddesinin uygulanmaması, Yasaya aykırı ve sanık ... müdafii ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. K. KARŞIOY: İki nedenle karşı görüşteyim: birincisi, eylemle ilgili olarak sanık hakkında 6352 sayılı Yasanın geçici madde 1/1'deki düzenlemenin uygulanması gerektiği; ikincisi ise, TCY'nın 51 nci maddesinin 3 ncü fıkrasına aykırı hüküm kurulması. I-Sanık eylemini elekronik posta ile gerçekleştirmiş ve içeriği itibariyle tehdit suçunun unsurları oluşmaktadır. Suçun işleniş biçimi ile sarf edilen sözlerin içeriği itibariyle ifade kullanımı olduğundan, konuyla ilgili olarak 6352 sayılı Yasanın uygulanıp uygulanmayacağı noktasından da bozma kararı verilmesi gerekir. Şöyle ki; yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi amacıyla bazı yasalarda değişiklik yapılması konusunda düzenleme getiren 2.7.2012 gün ve 6352 sayılı Yasa’nın (R.G.5.7.2012, Sayı: 28344) Geçici Madde 1/1’deki düzenlemesine göre, “31.12.2011 tarihine kadar, basın ve yayın yoluyla ya da sair düşünce ve kanaat açıklama yöntemleriyle işlenmiş olup; temel şekli itibariyle adli para cezasını ya da üst sınırı beş yıldan fazla olmayan hapis cezasını gerektiren bir suçtan dolayı; a)Soruşturma evresinde, 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakeme Kanununun 171’nci maddesindeki şartlar aranmaksızın kamu davasının açılmasının ertelenmesine, b)Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine, c)Kesinleşmiş olan mahkumiyet hükmünün infazının ertelenmesine, karar verilir".