T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1910 KARAR NO : 2025/1767 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22.09.2025 tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/292 Esas DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz ta…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1910 KARAR NO : 2025/1767 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22.09.2025 tarihli Ara Karar NUMARASI : 2025/292 Esas DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirketin elektrikli skuter alımı hususunda anlaştığını, bu sözleşmenin sözlü olarak yapıldığını, bu şekilde 196 adet skuter verildiğini, sonrasında 234 skuter siparişi verildiğini fakat davalı firmanın Çin'de gümrükten çıkmadığını beyan ettiğini; kalan bakiye para için davalı tarafından 52 adet skuter ve yedek parça verileceği söylenmesine rağmen teslim etmediğini, yapılan görüşmelere rağmen ücret iadesinin yapılmadığını, davacı tarafça işbu dilekçe ekinde sureti bulunan ve tebliğ mazbatası da bulunan Sivas 2. Noterliği'nin 05/02/2024 tarihli ihtarı ile davalının temerrüde düşürülmesine rağmen davalının para iadesin yapmadığını ve skuterların da teslim edilmediğini, skuterlar zamanında teslim edilmediği için dolar ile satın alındığından davacının dolar kuru üzerinden de zararının olduğunu, gönderilen ödemelerden fatura bedelleri düşüldüğünde çıkan 1.093.136,44 TL'nin ödenmesi için davacı tarafça ihtar gönderildiğini, icra takibi başlatıldğını ve sonuçsuz kaldığını, davacı şirketin haricen öğrendiği bilgilerden davalının mal kaçırma amacında olduğunun görüleceğini iddia ederek, davalının dava değeri kadar menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı uygulanması için karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 22.09.2025 tarihli ara kararında; "...Somut olayda, davacı, davalı ile skuter alımı konusunda anlaşma yapıldığını, ancak davalıya yapılan ödeme karşılığında sözleşmeye konu malların teslim edilmediğini iş bu nedenle davalıdan alacaklı olduğunu, alacak miktarı kadar ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ise de, davacının davalıdan vadesi gelmiş bir para alacağı bulunmadığı, taraflar arasındaki sözleşme gereği, malların teslim edilip edilmediği, kaç tanesinin teslim edildiği, yapılan ödemeler karşılığı alacak miktarı hususlarının, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde belirlenmesi mümkün olduğundan bu aşamada alacağın varlığı ve miktarının yargılama sonucu belirlenecek olması nedeniyle yaklaşık ispatın koşullarının oluşmadığı gibi ihtiyati haciz talep eden tarafça davalının mal kaçırma girişiminde olduğunun da yaklaşık delillerle kanıtlanamaması ve İİK’nın 257/2 maddesinde belirtilen şartların oluşmadığı..." gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine, karar vermiştir.Bu ara kararına karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle ;Mahkeme tarafından ihtiyati haciz talebinin reddedildiğini, vadesi gelmiş bir alacağın bulunmadığı ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğinin belirtildiğini, bu hususların kabulünün mümkün olmadığını, dosyaya sunulan tebliğ şerhi mevcut ihtarnamede alacağın davalıdan talep edildiğini, davalının temerrüte düşürüldüğünü, yine mahkemenin bilirkişi tarafından alacağı net belirlenmesi hususunun esas hakkında yargılamayı gerektirir bir husus olduğunu, bunun beklenmesinin alacağın semeresiz kalma tehlikesi ile karşı karşıya bırakacağını, ihtiyati haczin amacının davacının alacağının zayi olmasını engellemek olduğunu, bu durumda alacağın varlığının yaklaşık ispat ile ispatlanmasının yeterli olduğunu, dosya içerisinde, davalı tarafından düzenlenen faturalar, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme dekontlarının mevcut olduğunu, aradaki farkın müvekkili alacağını oluşturduğunu, her ne kadar davalı ihtarnamesinde komisyon karşılığı iş yaptığını iddia etmiş ise de davalının düzenlemiş olduğu faturaların satış ilişkisi olduğunu, scoterlerin teslim edilmediğini ikrar etmiş olduğunu belirterek, 19.09.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasını ve dava değeri olan 1.121.212,54 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satım kapsamında alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davcı vekili, esas dava içinde ihtiyati haciz talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, taraflar arasında ... satışına ilişkin olarak ticari ilişki kapsamında davalı şirket tarafından davacı şirket adına faturalar düzenlendiği, davacı şirketin davalı şirkete banka yolu ile ödemeler yaptığına dair dekontların mevcut olduğu, davacı tarafça davalı şirkete 05.02.2024 tarihinde gönderilen ihtarname ile bir kısım elketrikli Scooterlerin teslim edildiği fakat kalan Scooterlerin teslim edilmediği, hesap hareketlerine göre 1.193.136,44 TL alacaklı göründükleri, vadedilen diğer elektrikli Sooterlerin müvekkili şirkete teslim edilmediği, bedelin karşılığı Dolar ile satılan elektrikli ... olduğundan dolayı ihtar eden firmanın ayrıca döviz karşılığında zararının daha fazla olduğu, ayrıca elektrikli Scooterlerı paylaşımlı olarak kullanacak olan müvekkili şirketin kendi işlerini yapamadığından dolayı zararların daha fazla olduğunu belirterek, teslim edilen scooterlerin BTK kaydının taraflarına yapılmamış olması ve kullanılır durumda bulunmaması ayrıca cezayı müeyyidelerle karşı karşıya kalındığı belirterek derhal BTK kayıtlarının yapılmamasından kaynaklanan tüm zararların talep edildiği, iddia edilen talebin karşılanmaması üzerine ise davacı şirket tarafından davalı aleyhine, İstanbul 6. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 1.096.136,54 TL asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.121.212,54 TL alacağın tahsili amacı ile 09.04.2025 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, alacak sebebinin 5.138.493 TL tutarındaki dekont olarak gösterilmiş olduğu, davalı şirket tarafından takip ve borca itiraz edildiği, davacının ise İİK 67.maddesi gereğince iş bu itirazın iptali davasını açtığı ve ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesine ekli olarak e-fatura örneklerini, dekont örnekleri, ihtarname örneğini ibraz etmiştir. İİK'nın 257.maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Somut olayda, davacı vekili tarafından, ödemelere rağmen scooterlerin tamamının teslim edilmediğini, teslim edilenler yönünden eksiklikler olduğunu iddia ederek ödemelere dair bakiye dekont alacağının tahsili amacı ile icra takibinde bulunmuştur. Ancak dava dosyası içeriğinde, ara karar tarihi itibariyle, İİK'nın 258. maddesi uyarınca, alacağın varlığına ve miktarına dair kanaat oluşturacak delil bulunmadığı, fatura, dekont ve ihtarname örneğinin sözleşmeye aykırılık iddiaları bakımından bu aşamada yaklaşık ispatı sağlamaya yeterli olmadığı ve ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Yargılamanın ilerleyen aşamasında, oluşacak yeni delil durumuna göre yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunulması mümkün olup, ara karar tarihinde ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 22.09.2025 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 13.11.2025 KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.