TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/262 KARAR NO : 2026/24 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 26/10/2021 KARAR TARİHİ : 14/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/18…
T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/262 KARAR NO : 2026/24 BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 26/10/2021 KARAR TARİHİ : 14/01/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin, ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1842 Esas-2015/1019 Karar sayılı ve 25/12/2015 tarihli ilamıyla iflasına karar verildiğini, taraflar arasında ... 63. Noterliği'nin 10/06/2010 tarihli ve 111862 yevmiye nolu 'Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi' imzalandığını, arsa sahibinin asli borçları arasında yer alan yüklenici adına vekaletname tanzim borcu yükümlülüğünü ihlal eden davalının, müvekkili yükleniciyi vekaletten haksız olarak azlettiğini, sözleşmenin yüklenici tarafından ifasının engellendiğini, devamında ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/410 Esas sayılı dosyası ile sözleşmenin aynen ifası ile sözleşmenin ifasının engellenmesi sonucu uğradığı zararın davalıdan tazmini talebi ile dava açıldığını, davalının da ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde sözleşmenin geriye etkili feshi ile taşınmaz üzerindeki imalatın yıkılarak arsanın davalı yüklenici namına temizlenmesi talepli açmış olduğu davada verilen 2018/344 Esas-2020/387 Karar sayılı davada sözleşmenin geriye etkili feshine karar verildiğini, davalı kooperatifin kötü niyetli olarak sözleşmenin ifası sırasında müvekkili davacıyı azlettiğini, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki dava devam ederken davalının bu sefer kısmi imalat olan iki bloktan birini yıktırdığını, delilleri karartan davalının iflas masasına daha az ödeme yapmayı amaçlayarak hile yoluna başvurduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin ifa olunan kısmının gerçekleşme seviyesinin ve alacağının tespiti ile şimdilik 700.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, istinaf başvuru dilekçesinde; öncelikle derdestlik itirazları bulunduğunu, davanın 26/10/2021 tarihinde açıldığını, bu tarihte konusu, sebebi ve tarafları aynı olup Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2021/3311 Esasına kayıtlı olarak temyiz inceleme safhasında bulunan ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce karar bağlanmış 2018/344 Esas-2020/387 Karar sayılı derdest bir davanın olduğunu, bu sebeple derdestlik dava şartı yokluğunun mevcut bulunduğunu, davacının da dava dilekçesinde bunu belirttiğini, kendilerinin de derdestlik itirazlarını mahkemeye sunduklarını, bu sebeple öncelikle mahkemece ''derdestlik dava şartı yokluğu'' nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken görev dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olmasının doğru olmadığını veya öncelikle mahkemece derdestlik dava şartı yokluğu, sonra da göreve ilişkin dava şartı yokluğu gerekçe gösterilerek davanın usulden reddi gerektiğini, davanın sadece görev yönünden reddedilmesinin usul ekonomisi yönünden de doğru olmadığını, beyanlarını ayrıntılı olarak ve kronolojik sırasıyla dilekçelerinde açıkladıklarını savunarak, esas yönünden de davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir. KANITLAR : Yapılan yargılama sonucunda, Mahkememizce 06/12/2023 Tarih ve 2023/519 Esas -2023/933 Karar sayılı kararı ile davanın derdestlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş, anılan kararı davacı vekili istinaf etmiş, tesis edilen bu karar, ... BAM 31. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2024 Tarih ve 2024/209 Esas- 2024/369 Karar sayılı ilamıyla, davacının önce ... 6. ATM'nin 2013/410 Esasında açtığı, sonra birleşme ve görevsizlikle ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/500 Esasını almış, daha sonra bozma sonrası esas değiştirmiş işbu dosyadaki 28/04/2014 tarihli dava dilekçesi açıklamasına göre, derdestlik itirazının yerinde olmadığı, zira bu taleplerin dava dışı kişilerin davacı aleyhine tüketici mahkemesinde açılan davalara ilişkin bulunduğu, konusunun farklı olduğu, davanın esas yönünden görülerek sonuçlandırılması ve bu sırada taraflar arasında güçlü delil niteliğinde olan ve Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin denetiminden bozularak geçen ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/35 Esas sayılı dosyasına kaydı yapılarak yargılaması devam eden dava dosyasının kesinleşmesinin eldeki dava yönünden bekletici mesele yapılarak bu dava dosyasının kesinleşmesinden sonra bu dava dosyasındaki maddi ve hukuki kabullere göre eldeki davanın sonuçlandırılması gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın derdestlik dava şartı nedeniyle yeniden usulden reddine karar verilmiş olması sebebi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmesi gerekçesi ile mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. ... BAM 31. HD.'nin 26/03/2024 tarih, 2024/209 Esas-2024/369 Karar sayılı kaldırma kararına uyulmuştur. ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2023/35 Esas sayılı dosyası ile ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/228 Esas sayılı dosyalarının celbine karar verilmiş, anılan dosyaların kanun yolu incelemesi de görerek kesinleştikleri anlaşılmıştır. GEREKÇE : Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta konusunu davalıya ait taşınmazların oluşturduğu, taraflar arasında ... 63. Noterliği'nin 10/06/2010 tarih ve 111862 yevmiye nolu 'Düzenleme Şeklinde Kat Karşılığı İnşaat ve Gayrimenkul Satış Vaadi Sözleşmesi' imzalandığını, bu sözleşmeye göre davacının yüklenici, davalının arsa sahibi sıfatlarının olduğu, davacı açmış olduğu işbu dava ile davalı kooperatifle yapılan kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinin ifasının gerçekleşme seviyesinin ve alacağının tespiti ile imalat bedeli alacağından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 700.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş bulunduğu, öncesinde taraflar arasında davaların görüldüğü, ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bozulmakla 2025/419 Esasını alan davada davacı olan, işbu davada davalı bulunan taşınmazların sahibi Kooperatifin, taraflar arasındaki düzenleme şeklindeki kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul vaadi satış sözleşmesinin geriye etkili feshini, taşınmazlar üzerinde yasaya, sözleşmeye ve tekniğine aykırı yapılan imalatın temizlenmesine, nama ifaya ve zararın tazminine yönelik davasının kısmen kabulüne, sözleşmenin geriye etkili olarak feshine, masrafı davalıya ait olmak üzere taşınmaz üzerindeki imalatların kal'ine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği hususları uyuşmazlık konusu değildir. Çekişme, davacının, yüklenici sıfatıyla davacı taşınmazları üzerindeki yaptığı inşaatın bedelinin tahsili isteminin koşullarının olup olmadığı yönlerinde toplanmaktadır. İddia, savunma, toplanan kanıtlar, taraflar arası görülen ve kesinleşen davalar ile tüm dosya kapsamından, aralarındaki düzenleme şeklindeki kat karşılığı inşaat ve gayrimenkul vaadi satış sözleşmesinin, davalının açtığı dava sonucu, davacı kusurlu kabul edilerek geriye etkili olarak feshine, taşınmaz üzerindeki davacının inşa ettiği yapının kal'ine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Geriye etkili fesih suretiyle sözleşmeden dönülmüştür. O halde, sözleşmenin tasfiye edilmesi gerekmektedir. Kural olarak sözleşmeden dönme sonrası, taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre talepte bulunabilirler. Davacı, taşınmazlar üzerinde inşaat yaptığını, tamamlama seviyesine göre bunun değerinin 700.000,00 TL olduğunu ileri sürmüştür. Ancak, davalının açtığı dava sonrasında ve davacının kusurlu kabulü ile sözleşmenin geriye etkili feshi kabul edilmiş, ayrıca masrafı davacıya ait olmak üzere inşa edilen ve bedeli talep edilen yapının kal'ine karar verilmiştir. Bu durum karşısında, yasaya, sözleşmeye ve tekniğine uygun yapılmayan, yıkılmasına karar verilen ve davalının bir kazanımına sebep olmayan yapı nedeniyle davacının bir talep hakkının olmayacağı, başka bir ifadeyle davalının inşa edilen yapı nedeniyle zenginleşmesinin bulunmayacağı sabit olduğundan, davacının davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının reddine, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının peşin alınan 11.954,25 TL'nin mahsubu ile arta kalan 11.222,25 TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Arabuluculuk aşamasında harcanan 1.560,00 TL giderin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 111.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekili tarafından yatırılan gider ve delil avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 14/01/2026 tarihinde oybirliği ile verilen karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır