11. Hukuk Dairesi 2023/3900 E. , 2024/5949 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1550 Esas, 2023/420 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/124 E., 2019/196 K. Taraflar arasındaki asıl davada endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat; karşı davada ise tasarım hükümsüzlüğü davalarına ilişkin yapılan yargıla…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3900 E. , 2024/5949 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1550 Esas, 2023/420 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/124 E., 2019/196 K. Taraflar arasındaki asıl davada endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat; karşı davada ise tasarım hükümsüzlüğü davalarına ilişkin yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA ve KARŞI DAVAYA CEVAP Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde 2016/07990, 2017/07759 ve 2017/07761 sayı ile tescilli desen ve bu desenin uygulandığı plastik kase ve bardak modellerinin tasarım ve koruma hakkına sahip olduğunu, davalı yanın ise kendisine ait "EVSİTİYLE" markasını taşıyan etiketlerini, müvekkili tasarımının şekil, üretim tekniği, ölçü ve desen olarak aynısını ve ayırt edilemeyecek kadar benzerini, çeşitli boyut ve renklerde kaselerin de üretim ve toptan satışını yaptığını, davalı eyleminin müvekkilinin haklarını ihlal ettiğinden, davalı aleyhinde Mahkemenin 2018/31 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti yaptırıldığını ve davalı işyerinde yapılan keşifte, 2016/07990 sayılı tasarıma tecavüz teşkil edecek ürünlerin tespit edilerek ihtiyati tedbir kararı verildiğini, ayrıca davalının müvekkilinin diğer tasarımlarını da kullanarak ürünler yapmaya, bu konuda siparişler almaya başladığı ve kalıplar sipariş ettiği duyumlarını aldıklarını ve davalı fiillerinin müvekkili haklarına tecavüz teşkil ettiğini iddia ederek, tecavüzün tespitini, önlenmesini, durdurulmasını, tecavüz oluşturan ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan kalıp, cihaz ve makine gibi araçlara el konulmasını, el konulan ürün, cihaz ve makinelerin imhasına, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 1.000,00 TL ve delil tespit ve tedbir kararının infazı için sarfedilen bedeller olarak toplam 1.900,00 TL olmak üzere toplam 2.900,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini ve verilecek hüküm özetinin ilanını talep etmiş, karşı davada ise müvekkili tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına sahip olduğunu savunmuştur. II. CEVAP ve KARŞI DAVA Davalı vekili cevap dilekçesinde; değişik iş dosyasında alınan bilirkişi raporu ile, davacıya ait 2016/07990 sayılı tasarımla müvekkili şirket merkezinde bulunan ürünler arasında benzerlik algılandığını, 2017/07759 sayılı benek deseni tasarımının müvekkili şirket merkezinde bulunan ürünlerin üzerindekilerle farklı olarak algılandığını, yine davacıya ait 2017/07761 sayılı tasarımın müvekkili şirket merkezinde bulunmadığı sonucuna varıldığını, rapordan da görüleceği üzere davacıya ait her iki tasarıma müvekkilinin herhangi bir ihlalinin olmadığını, davacının 2016/07990 sayılı tasarımının ise uzun yıllardan bu yana insanlar tarafından kullanılan kase, yani çanak çömlek olduğunu, kase şeklinin tescil edilmesinin TÜRKPATENT'in yanlış ve sorumsuz işleyişinin yanında, davacı yanın da açık ve kötü niyetinin bir göstergesi olduğunu, davacıya ait söz konusu tasarımın hiçbir şekilde yeni ve ayırt edici vasıflarına haiz olmadığını ileri sürerek asıl davanın reddine ve karşı davanın kabulüyle davacı karşı davalı adına tescilli 2016/07990 ve 2017/07759 sayılı tasarımların hükümsüzlüğünü talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı karşı davalının tescilli 2016/07990 ve 2017/07759 nolu tasarımlarıyla davalı kullanımı arasında benzerlikler olsa da davacı karşı davalıya ait 2017/07761 nolu tasarımla benzer bir kullanım olmadığının; karşı dava değerlendirildiğinde ise davacı/karşı davalı tarafa ait 2016/07990 numaralı tasarım tescilinin başvuru tarihi olan 03.12.2016 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığının, davacı/karşı davalı tarafa ait 2017/07759 numaralı tasarım tescilinin de başvuru tarihi olan 22.11.2017 tarihi itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığının belirtildiği, anılan raporun hükme elverişli olduğu, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından davacının artık bu tasarımlardan doğan hakları ileri sürmesinin mümkün olmayacağı, keza yeni ve ayırt edici niteliği olmayan, harcıalem olan tasarımdan dolayı haksız rekabet de söz konusu olmayacağından asıl davanın reddinin gerektiği, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile, davacı-karşı davalı adına tescilli 2016/07990 ve 2017/07759 tescil başvuru no.lu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine haiz olmaması nedeniyle hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıya ait ürünlerin, davacıya ait 2016/07990 ve 2017/07759 numaralı tasarım tescillerine benzerliği hususunda kabullere rağmen davanın reddinin hatalı olduğunu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 79 uncu maddesinin birinci fıkrasının açıkça Anayasa'ya aykırı olduğunu, hükümsüzlük kararının geriye etkili olacak biçimde uygulanmasının hukuk devleti ilkesine ve devletin ... amaç ve görevi tanımına aykırı olduğunu, Anayasaya aykırılık nedeniyle iptal başvurusu yapılmasını talep ettiklerini, tazminat miktarının hesap yöntemi konusunda taraflarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazancın tercih edildiğini, bunun dikkate alınmadığını, bilirkişi raporunda müvekkiline ait 2016/07990, 2017/07759 ve 2017/07761 numaralı tasarımların, özellikle raporun 10 ve 11 maddelerinde gruplandırılmış görsellere benzerlik taşıdığı, yenilik ve ayırt edicilik unsurundan yoksun olduklarına dair görüş ve kabulün hiçbir teknik değerlendirmeye dayanmadığını yeniden rapor alınması gerektiğini, raporuna hükme elverişsiz olduğunu, Mahkeme kararında üç defa vekâlet ücretine karar verdiğini, işbu davanın açılmasında ... dayanağın bir kamu kurumunun verdiği tescil kararı veya idari işlem niteliğindeki bir kabul olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti Devletine güvenen müvekkilinin böyle bir kararla cezalandırılır biçimde fahiş avukatlık ücretine mahkum edilmesinin devlete ve adalete güveni zedelediğini ileri sürerek kararın müvekkili lehine kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı karşı davalı adına 03.12.2016 tarihi itibarı ile koruma şartı olan 2016/07990 ve 22.11.2017 tarihi itibarı ile koruma şartı olan 2017/07759 sayı ile tescilli tasarımların yeni ve ayırt edici özelliklere sahip olmaması nedeniyle hükümsüzlüğü isteminde bulunulduğu, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğun, asıl davaya dayanak ve karşı dava konusu tasarımın tescil başvuru tarihinden önce kullanıldığının ispatlandığı yani yenilik unsurunun ortadan kalktığı, mutlak yenilik kriterini sağlamayan tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu, davacı karşı davalı taraf her ne kadar tasarımların benzer olduğu gerekçesi ile istinaf isteminde bulunmuş ve raporlardaki hesaplanan tazminat miktarı ve yöntemine itiraz etmiş ise de, öncelikli olarak hükümsüzlük koşullarının değerlendirilmesi gerektiği, hükümsüzlük kararının geçmişe etkili olması nedeniyle hükümsüzlük kararı verilmesi halinde tasarım tecavüzü ve tazminat miktarına ilişkin istemlerin değerlendirilmesinin gerekmeyeceği, davacının her biri ayrı bir davaya konu olabilecek istemlerini tek bir dava içinde talep ettiği, bu duruma objektif dava birleşmesi olduğu, tasarım tecavüzü ve haksız rekabetin farklı kanunlardan doğduğu, bunun objektif dava yığılması şeklinde gerçekleşen iki dava olarak kabulünün gerektiği, bu sebeple her iki talep için de ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği, yine karşı dava yönünden hükümsüzlük isteminin ayrı bir dava konusu olup, bu hususta da kabul kararı verilmiş olmasının da yerinde olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün tespiti, men'i, ref'i ile maddi ve manevi tazminat; karşı dava ise asıl davaya dayanak tasarımlardan bir kısmının yeni ve ayırt edici olmadıkları iddiasıyla hükümsüzlüğü isteminden ibarettir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 77, 78, 79 uncu maddeleri ile 81 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.