T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/423 - 2026/699 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/423 KARAR NO : 2026/699 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :12.12.2019 NUMARASI :2018/1110 Esas, 2019/1192 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Z…
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/423 - 2026/699 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2026/423 KARAR NO : 2026/699 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :.... Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ :12.12.2019 NUMARASI :2018/1110 Esas, 2019/1192 Karar DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... - VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 03/03/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/03/2026 .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2019 tarih ve 2018/1110 Esas, 2019/1192 Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.10.2016 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu sürücü ... sevk ve idaresindeki tescilsiz araçla ... Mah. ... Sk üzerinde seyir halinde iken plakası ve sürücüsü belli olmayan beyaz renkli ... aracın çarpması sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, müvekkilinin ciddi şekilde geçici ve kalıcı maluliyete düçar olduğunu, müvekkilinin tüm tedavilere rağmen eski sağlığına kavuşamadığını ve esaslı oranda geçici ve daimi sakat kaldığını, bu kazanın oluşumunda kusurlu olan plakası ve sürücüsü belli olmayan beyaz renkli ... aracın geçerli bir poliçesi olmadığından ... tazminatı gerektirir şekilde kusurlu olduğunu, müvekkilinin geçici ve kalıcı sakatlığından aynı zamanda geçici sakatlığı süresince bakıma muhtaçlığından ileri gelen şu anda ve geleceğe dönük ciddi bir kazanç mahrumiyeti söz konusu olduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 02.10.2016 tarihinde ... sevk ve idaresindeki plakası bilinmeyen motosiklet ile plakası bilinmeyen aracın çarpması sonucu kazanın meydana geldiğini, içerisinde yolcu olan ...'ın yaralanarak malul kaldığını, somut olayda başvuran vekil tarafından maluliyet tazminatına ilişkin olarak müvekkili şirkete başvuruda bulunulduğunu ve müvekkili kurum tarafından ... sayılı hasar dosyasının oluşturulduğunu, trafik kazasına plakası tespit edilemeyen bir aracın sebebiyet verdiğine ilişkin tek delilin davacının iddia ve beyanın olduğunu ileri sürerek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davanın HMK'nun 114/1-i ve 115-2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Karara karşı davacı vekili; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan başvuru sonucunda verilen 21/07/2018 tarihli İtiraz Hakem Heyeti Kararının niteliği itibarıyla “el çekmeye” ilişkin bir karar olup, uyuşmazlığın esasına girilerek verilmiş bir hüküm olmadığını, taraflar arasındaki maddi hukuki ilişkinin veya talep edilen alacağın varlığına ya da yokluğuna ilişkin herhangi bir değerlendirme içermemekle bu yönüyle yalnızca usule ilişkin sonuç doğuran, esasa etkisi bulunmayan bir karar olduğunu, davalı tarafça ileri sürülen kesin hüküm ve dava şartı yokluğu yönündeki itirazların reddedilmesi gerekirken mahkemesince, söz konusu el çekme kararının hukuki niteliği göz ardı edilerek, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesinin yasaya, usul kurallarına ve yerleşik içtihatlara açıkça aykırı olduğunu belirterek mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, yaralanmalı trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat (geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri) istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kesin hükme dayalı dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, verilen karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekilinin istinafının incelenmesinde: Davacı vekili eldeki davada; 02.10.2016 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu sürücü ... sevk ve idaresindeki tescilsiz motosiklete, plakası ve sürücüsü belli olmayan beyaz renkli ... marka aracın çarpması sonucu yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini ileri sürerek geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talep etmiştir. Mahkemece; "Kalıcı iş gücü kaybına ilişkin talep ve dava yönünden, bu dava ile Sigorta Tahkim Komisyonu'nunda görülen davanın tarafları konusu ve sebebi aynı olduğu ve Tahkim Komisyonu tarafından aynı konuda karar verildiği" gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmiştir Dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan başvuru sonucunda İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 21/07/2018 tarihli kararın, niteliği itibarıyla “el çekmeye” ilişkin bir karar olduğu, heyetçe kusur tespiti yapılamayacağı ve kusur oranı ve olayın oluşuna ilişkin iddiaların davacı tarafından ispatlanması gerektiği belirtilmiştir. Dolayısıyla İtiraz Hakem Heyeti tarafından uyuşmazlığın esasına girilerek bir karar verilmiş değildir. Bu sebeple anılan karar, taraflar arasındaki maddi hukuki ilişkinin veya talep edilen alacağın varlığına ya da yokluğuna ilişkin herhangi bir değerlendirme içermediğinden ve yalnızca usule ilişkin sonuç doğuran, esasa etkisi bulunmayan bir karar olduğundan kesin hüküm niteliğinde kabul edilemez. Diğer yandan, davacı vekili eldeki davada geçici ve kalıcı işgöremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı talep etmiş mahkemece Hakem Heyetinin kararının yalnızca kalıcı maluliyete ilişkin olduğu gerekçeli kararda belirtilmesine rağmen diğer taleplerle ilgili hiçbir değerlendirme yapılmamıştır. 6100 sayılı HMK'nın 297/2. Maddesi şöyledir: "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." Anılan düzenleme gereği dava dilekçesinde talep edilen tüm hususlar hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerekmektedir. Anayasa Mahkemesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesinin (a) bendinin 22/7/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanun’un 35. maddesiyle değiştirilen (6) numaralı alt bendinin Anayasa’nın bazı maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptaline karar verilmesi istemli başvuruda vermiş olduğu 23/02/2022 günlü resmi gazetede yayınlanan 2020/101 esas ve 2021/95 karar sayılı 16/12/2021 günlü kararının gerekçesinde; tarafların usulüne uygun olarak gösterdikleri delillerin yöntemince toplamak ve söz konusu delillerin ileri sürülen vakıaları kanıtlama güç, kabiliyet ve ağırlığını tasnif etmek ve tarafların talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermenin ise ilk derece mahkemelerinin asli görevi olduğu belirtildikte sonra İlk derece mahkemesi tarafından uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli delillerin toplanmaması veya değerlendirilmemesi, ya da davacının talebinin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olmasının açık ve ağır bir usul kuralı ihlali niteliğinde olduğu, bu şekilde verilen bir kararın esastan yapılacak bir denetime uygun olmayacağı kabul edilmiştir. Mahkemece davacının davalılardan talep ettiği tüm maddi tazminat talepleri ile ilgili bir karar verilmemiş olması Anayasa Mahkemesi 2020/101 esas ve 2021/95 karar sayılı 16/12/2021 günlü kararında belirtildiği gibi açık ve ağır bir usul kuralı ihlali niteliğinde olduğu görülmüştür. Bu durumda mahkemece yapılması gereken tarafların tüm delilleri toplanarak; olayın oluşu, kusur, maluliyet ve davacının maddi tazminat talepleri hakkında gerekli incelemeyi yaparak rapor almak ve usulüne uygun şekilde esasa ilişkin bir karar vermektir. Eksik inceleme ile karar verilemez. HMK'nın 355. maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Tüm bu anlatılanlar ışığında mahkemece öncelikle yukarıda açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma yapıldığı, HMK'nın 353/1-a-6. bendine göre gereken delillerin toplanmadığı anlaşıldığından açıklanan nedenlere dayalı davacı vekilinin istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KABULÜYLE, kararın kaldırılarak, sair istinaf nedenleri incelenmeksizin dosyanın mahalline gönderilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1.a-6. maddesi gereğince KABULÜ İLE, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2019 tarih ve 2018/1110 Esas, 2019/1192 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Yukarıda belirtilen sebeplerle eksik bilgi ve belgeler tamamlandıktan sonra davanın yeniden görülüp karar verilmesi için dosyanın yerel Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından kurulacak esasa ilişkin hükümde dikkate alınmasına, 5-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-HMK'nın 359/3. maddesi gereğince harç iade ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 7-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince, varsa, istinaf eden tarafça yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre İİK'nın 36/5. fıkrası gereğince yatıran/ sunan tarafa iadesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.03.03.2026 Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.